Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2549 E. 2013/19330 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat yükü↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; bankanın gönderdiği hesap özetlerinde ... Şubesi'nde açılan 93.051,79 İsviçre Frangı hesabından 09/08/2001 ila 11/03/2002 tarihleri arasında hesabın 65.981,89 İsviçre Frangı olarak... Şubesi'ne aktarılan kadarki (09/08/2001 tarihli 20.000,00 10/09/2011 tarihli 32,76 ve 8.000,00 ve 11/02/2002 tarihli 193,31 İsviçre Frangının ödenmesine ilişkin) işlemlerdeki "... ve ...’a ödenen” açıklaması üzerinde durulduğu, davacının bozma ilamına göre anılan husus üzerinde araştırma yapılmasına gerek olmadığı yönündeki iddiasının da ödeme olgusunun yargılamanın her aşamasında değerlendirilmesi gerektiği için kabul edilmediği, bu meyanda davalı bankadan anılan işlerdeki açıklamanın anlamının sorulup, ödemelere ilişkin belgelerin istenildiği, davalı bankanın verdiği cevapta TTK’unun 82. ve Bankacılık Kanunu'nun 42. maddesi gereğince bankanın arşiv yönetmeliğine göre 10 yılı geçen arşiv kayıtlarının imha edilmesi nedeniyle 11 yıl önceki ödemeleri ilişkin belgenin gönderilemediği belirtildiği, araştırılan ödemelere ilişkin ispat yükünün davalı bankada olduğu, davalı bankanın da ödeme dekontlarını sunamadığı, davalı bankanın anılan ödemelerin davacı tarafa yapıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 93.051,79 İsviçre Frangı'nın davacının hesabının açılma tarihi olan 9 Ağustos 2001 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece verilen ilk kararda hükmedilen manevi tazminatın bozma kapsamı dışında bulunmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Ancak, davaya konu hesabın açılış tarihi ile hesaptaki paraların usulsüz olarak çekilme tarihine kadar davalı bankanın bu tür hesaplara uygulanan faiz oranında, çekilme tarihinden sonraki dönem için ise 3095 sayılı Yasa uyarınca faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9960 E. 2014/19296 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… e yurtdışında faizlerin düştüğü bir dönemde ekonomik gerekçelere dayanmadığı ve bu nedenle iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, ancak dövize endeksli kredilerde tüm «kur farklarının» müşterilere ait bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi uyarınca da davacının kur oranlarının kredi kullanma tarihindeki oran üzerinden sabitlenmesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davada davanın kısmen kabulü ile 15.02.2009 - 15.01.2010 dönemi aylık taksidin (26.055,38) İsviçre Frangı, 15.01.2010 tarihinden 15.01.2013 «son» takside kadar (26.726,40) İsviçre Frangı olarak ödenmesi ve sözleşmenin bu şekilde uyarlanması gerektiğinin tespitine, birleşen ilk davanın kısmen kabulü ile (27.315,79) TL'nin, birleşen ikinci davanın kısmen kabulü ile (8.655,98) TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4801 E. 2010/9569 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh
Benzer bu karardaTaraf vekilleri, 17.09.2010 tarihli dilekçeleri ile tarafların «sulh» olduklarını bildirerek dosyanın mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerinden ve vekaletnamelerinde sulh yapma yetkisi bulunduğundan ancak, mahkemece karar verilip davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında sulh olunduğundan ve bu aşamada dahi sulh nedeniyle bir karar vermek mahkemenin görevi dahilinde bulunduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13776 E. 2017/1818 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · tebligat · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı nezdinde davacıya ait mevduat hesaplarının «zamanaşımına» uğraması için davalı Banka'nın davacıya «tebligatta» bulunması gerektiği, davalı Banka tarafından tebligat yükümlülüğünün yerine getirilmediği, mevduatların açıldığı tarih itibariyle ve dava tarihi esas alınmak suret …
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı kanun ile değişik 427/2 maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün «kesin» olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2549 E. , 2013/19330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/11/2012 tarih ve 2012/38-2012/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Ordu-... Şubesi’nde döviz hesabı açtırarak 93.051,79 İsviçre Frangı yatırdığını, davalı bankanın ... Şubesi müdürü ...ile aynı köylü olmaları nedeniyle tanıştıklarını, bu kişinin tayininin ... Şubesi’ne çıktığını, hesabını oraya aktarırsa faiz oranlarındaki değişiklikleri daha iyi takip edeceğini, daha iyi nemalandıracağını söylemesi üzerine Ordu ... Noterliği’nce düzenlenen 30.07.2001 tarih 0822 nolu özel vekaletname ile ...’a ... Şubesi’nde bulunan döviz hesabını ... Şubesi’ne nakletme yetkisi verdiğini, ...’un hesabı ... Şubesi’ne aktararak 09.08.2001 tarihinde müvekkili adına döviz hesabı açtığını, yurtdışına gittikten sonra hesaptan hiç para çekmediğini, 2005 yılında Türkiye’ye dönüp para çekmek istediğinde hesabın...
Şubesi’ne aktarıldığının söylendiğini ve müvekkiline verilen hesap ekstresine göre tüm paranın çekilmiş olduğunu gördüğünü, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatıyla müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından ...’a verilen özel vekaletnamede hesabın ... Şubesi’nden ... Şubesi’ne aktarılması dışında, yeni açılacak hesaplardaki parayı kullanma yetkisi tanındığını, vekaletname içeriğine göre müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; bankanın gönderdiği hesap özetlerinde ... Şubesi'nde açılan 93.051,79 İsviçre Frangı hesabından 09/08/2001 ila 11/03/2002 tarihleri arasında hesabın 65.981,89 İsviçre Frangı olarak... Şubesi'ne aktarılan kadarki (09/08/2001 tarihli 20.000,00 10/09/2011 tarihli 32,76 ve 8.000,00 ve 11/02/2002 tarihli 193,31 İsviçre Frangının ödenmesine ilişkin) işlemlerdeki "... ve ...’a ödenen” açıklaması üzerinde durulduğu, davacının bozma ilamına göre anılan husus üzerinde araştırma yapılmasına gerek olmadığı yönündeki iddiasının da ödeme olgusunun yargılamanın her aşamasında değerlendirilmesi gerektiği için kabul edilmediği, bu meyanda davalı bankadan anılan işlerdeki açıklamanın anlamının sorulup, ödemelere ilişkin belgelerin istenildiği, davalı bankanın verdiği cevapta TTK’unun 82.
ve Bankacılık Kanunu'nun 42. maddesi gereğince bankanın arşiv yönetmeliğine göre 10 yılı geçen arşiv kayıtlarının imha edilmesi nedeniyle 11 yıl önceki ödemeleri ilişkin belgenin gönderilemediği belirtildiği, araştırılan ödemelere ilişkin ispat yükünün davalı bankada olduğu, davalı bankanın da ödeme dekontlarını sunamadığı, davalı bankanın anılan ödemelerin davacı tarafa yapıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 93.051,79 İsviçre Frangı'nın davacının hesabının açılma tarihi olan 9 Ağustos 2001 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece verilen ilk kararda hükmedilen manevi tazminatın bozma kapsamı dışında bulunmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Ancak, davaya konu hesabın açılış tarihi ile hesaptaki paraların usulsüz olarak çekilme tarihine kadar davalı bankanın bu tür hesaplara uygulanan faiz oranında, çekilme tarihinden sonraki dönem için ise 3095 sayılı Yasa uyarınca faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/641750900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz