Sözleşmenin Uyarlanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9960 E. 2014/19296 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalın Bankanın sözleşme hükümlerine dayanarak faiz oranlarını artırmasının, yurtiçinde ve yurtdışında faizlerin düştüğü bir dönemde ekonomik gerekçelere dayanmadığı ve bu nedenle iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, ancak dövize endeksli kredilerde tüm kur farklarının müşterilere ait bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi uyarınca da davacının kur oranlarının kredi kullanma tarihindeki oran üzerinden sabitlenmesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davada davanın kısmen kabulü ile 15.02.2009 - 15.01.2010 dönemi aylık taksidin (26.055,38) İsviçre Frangı, 15.01.2010 tarihinden 15.01.2013 son takside kadar (26.726,40) İsviçre Frangı olarak ödenmesi ve sözleşmenin bu şekilde uyarlanması gerektiğinin tespitine, birleşen ilk davanın kısmen kabulü ile (27.315,79) TL'nin, birleşen ikinci davanın kısmen kabulü ile (8.655,98) TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sözleşmenin Uyarlanması 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9197 E. 2014/856 K.
Ortak:kur farkı · temerrüt · i̇i̇k 72/son · Sözleşmenin Uyarlanması
İncelediğiniz kararda… e yurtdışında faizlerin düştüğü bir dönemde ekonomik gerekçelere dayanmadığı ve bu nedenle iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, ancak dövize endeksli kredilerde tüm «kur farklarının» müşterilere ait bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi uyarınca da davacının kur oranlarının kredi kullanma tarihindeki oran üzerinden sabitlenmesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davada davanın kısmen kabulü ile 15.02.2009 - 15.01.2010 dönemi aylık taksidin (26.055,38) İsviçre Frangı, 15.01.2010 tarihinden 15.01.2013 «son» takside kadar (26.726,40) İsviçre Frangı olarak ödenmesi ve sözleşmenin bu şekilde uyarlanması gerektiğinin tespitine, birleşen ilk davanın kısmen kabulü ile (27.315,79) TL'nin, birleşen ikinci davanın kısmen kabulü ile (8.655,98) TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu kararda… e yurtdışında faizlerin düştüğü bir dönemde ekonomik gerekçelere dayanmadığı ve bu nedenle iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, ancak dövize endeksli kredilerde tüm «kur farklarının» müşterilere ait bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi uyarınca da davacının kur oranlarının kredi kullanma tarihindeki oran üzerinden sabitlenmesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davada davanın kısmen kabulü ile 15.02.2009 - 15.01.2010 dönemi aylık taksidin (26.055,38) İsviçre Frangı, 15.01.2010 tarihinden 15.01.2013 «son» takside kadar (26.726,40) İsviçre Frangı olarak ödenmesi ve sözleşmenin bu şekilde uyarlanması gerektiğinin tespitine, birleşen ilk davanın kısmen kabulü ile (27.315,79) TL'nın, birleşen ikinci davanın kısmen kabulü ile (8.655,98) TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dolayısıyla somut uyuşmazlık yönünden 2010 yılından itibaren kredinin «son» taksitine kadar %7 faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması doğru olmuş, ancak bu oranın 2009 yılı için de uygulanması ve tüm kredi dönemi için TCMB. kur oranlarına göre davacı lehine «kur farkı» hesaplanması doğru olmamıştır.
Somut uyuşmazlıkta da her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.1., 4.2., 4.3. ve 17. maddeleri davalı bankaya faiz artırımı yapmak ve «dövize endeksli kredi» açılması halinde «kur farklarını» belirlemek yetkisi vermişse de, bu «yetkinin» de MK.'nın 2. maddesinde düzenlenen «iyiniyet kurallarına» uygun bir şekilde kullanılması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dövize endeksli kredi · iyiniyet kuralı · mutabakat · iyiniyet · genel kredi sözleşmesi · yetki · kredi sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta da her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.1., 4.2., 4.3. ve 17. maddeleri davalı bankaya faiz artırımı yapmak ve «dövize endeksli kredi» açılması halinde «kur farklarını» belirlemek yetkisi vermişse de, bu «yetkinin» de MK.'nın 2. maddesinde düzenlenen «iyiniyet kurallarına» uygun bir şekilde kullanılması gereklidir.
2- Ancak asıl ve birleşen davalar, davalı Banka'nın taraflar arasında imzalanan 15.02.2008 tarihli «genel kredi sözleşmesi» hükümlerine aykırı davranarak 13.01.2009 tarihli «ihtarname» ile çıkardığı muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir.
… hüküm kurulmuşsa da, davalarda 15.02.2008 tarihli sözleşme hükümlerinin değişen şartlara uyarlanması istenmeyip, davalının bu sözleşme ile kendisine tanınan hakları «iyiniyet kurallarına» aykırı bir şekilde kullanmasının önlenmesi talep edildiğinden, davanın uyarlama davası olarak nitelendirilmesi doğru değildir.
… likle yurt içindeki diğer bankaların aynı nitelikteki krediye, dava konusu dönemde uyguladığı faiz ve kur oranlarının incelenmesi, buna göre davalı bankanın faiz ve «kur farkı» uygulamasının MK.'nın 2. maddesinde düzenlenen «iyiniyet kurallarına» aykırı derecede fahiş olup olmadığının değerlendirilmesi ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda belirtilen şekilde incelenip değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2549 E. 2013/19330 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü
Benzer bu kararda… e göre 10 yılı geçen arşiv kayıtlarının imha edilmesi nedeniyle 11 yıl önceki ödemeleri ilişkin belgenin gönderilemediği belirtildiği, araştırılan ödemelere ilişkin «ispat yükünün» davalı bankada olduğu, davalı bankanın da ödeme dekontlarını sunamadığı, davalı bankanın anılan ödemelerin davacı tarafa yapıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13776 E. 2017/1818 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · tebligat · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı nezdinde davacıya ait mevduat hesaplarının «zamanaşımına» uğraması için davalı Banka'nın davacıya «tebligatta» bulunması gerektiği, davalı Banka tarafından tebligat yükümlülüğünün yerine getirilmediği, mevduatların açıldığı tarih itibariyle ve dava tarihi esas alınmak suret …
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı kanun ile değişik 427/2 maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün «kesin» olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4801 E. 2010/9569 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh
Benzer bu karardaTaraf vekilleri, 17.09.2010 tarihli dilekçeleri ile tarafların «sulh» olduklarını bildirerek dosyanın mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerinden ve vekaletnamelerinde sulh yapma yetkisi bulunduğundan ancak, mahkemece karar verilip davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında sulh olunduğundan ve bu aşamada dahi sulh nedeniyle bir karar vermek mahkemenin görevi dahilinde bulunduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9960 E. , 2014/19296 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2011 gün ve 2009/59-2011/659 sayılı kararı bozan Daire’nin 16/01/2014 gün ve 2012/9197-2014/856 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında 15.02.2008 tarihli (1.330.000) İsviçre Frangı bedelli kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede aylık net faiz oranının % 0,52 (yıllık % 6,24), tutarının (26.055,38) İsviçre Frangı, kur oranının da (1.0845) TL olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin 15.12.2008 tarihine kadar kredi taksitlerini düzenli şekilde ödediğini, ancak davalının 13.01.2009 tarihli bir ihtarname göndererek, yıllık faiz oranını % 9'a çıkardığını bildirerek Şubat 2009 ayından itibaren 50 ay boyunca aylık (27.607,44) İsviçre Frangı ödenmesini istediğini, sözleşmenin davalıya bu hakkı veren bir maddesi var ise bu şartın müvekkilince muzayaka ve gabin altında kabul edildiğini, ayrıca müvekkilinin krediyi kullandığı tarihteki kur oranlarının birkaç ay içinde % 38 oranında artacağını öngöremeyeceğini, davalının buna rağmen anılan şartlarda tahsilat yapmaya devam ettiğini ileri sürerek, asıl davada kredi taksitlerinin 15.02.2009 tarihinden başlayıp sözleşmenin sonuna kadar aylık net % 0,52 faiz oranı üzerinden (26.055,38) İsviçre Frangı olarak ödenmesi ve İsviçre Frangı'nın kur karşılığının (1.0845) TL olarak sabitlenmesi suretiyle sözleşmenin uyarlanmasını, birleşen birinci davada, fazladan ödenen (41.609,30) TL'nin, birleşen ikinci davada, fazladan ödenen (21.952,97) TL'nin, ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekilinin uygulamasının sözleşme hükümlerine ve ekonomik şartlara uygun bulunduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğinden uyarlamanın talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalın Bankanın sözleşme hükümlerine dayanarak faiz oranlarını artırmasının, yurtiçinde ve yurtdışında faizlerin düştüğü bir dönemde ekonomik gerekçelere dayanmadığı ve bu nedenle iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, ancak dövize endeksli kredilerde tüm kur farklarının müşterilere ait bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi uyarınca da davacının kur oranlarının kredi kullanma tarihindeki oran üzerinden sabitlenmesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davada davanın kısmen kabulü ile 15.02.2009 - 15.01.2010 dönemi aylık taksidin (26.055,38) İsviçre Frangı, 15.01.2010 tarihinden 15.01.2013 son takside kadar (26.726,40) İsviçre Frangı olarak ödenmesi ve sözleşmenin bu şekilde uyarlanması gerektiğinin tespitine, birleşen ilk davanın kısmen kabulü ile (27.315,79) TL'nin, birleşen ikinci davanın kısmen kabulü ile (8.655,98) TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354020700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz