Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3088 E. 2019/1080 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
irade sakatlığı↗ bağış↗ kollektif şirket↗ satış vaadi sözleşmesi↗ şekil şartı↗ pay devri↗ muvazaa↗ uyuşmazlık konusu↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenen davacı tanıkları ile davalı tanığı ...'in anlatımlarından bir kısım davalı asillerin kötü niyetli olduklarını ... İnşaat Kollektif Şirketinin vefat eden yetkili temsilcisi... ile birlikte hareket ettiklerini davacı tarafın usulen ispat edemediği, davalı ...'a yapılan satışın muvazaalı olduğuna ilişkin bedeller arası fark dışında bir delil ve belge sunulmadığı, dava konusu taşınmaz hisselerinin davalı şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum ve mevcut borçları sebebiyle, ayrıca Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Mal Satış Vaadi Sözleşmesi nedeniyle davalı şirket ile bir kısım davalılar arasındaki alacak-borç tasfiyesi gereği sözleşmenin tarafı olan ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin yetkili temsilcisi olan ... ve yakınlarına devir edildiği, bu durumun ... 37.Noterliği tarafından düzenlenen ....09.2002 tarih ve 21448 yevmiye numaralı ihtarname içeriği ve bir kısım davalı tarafça sunulan ... İnşaat Kolektif Şirketine ait defter kayıtları ve ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/195 esas sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ile de teyit edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ... ... dışındaki diğer davalılara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Ancak, davacı tarafından uyuşmazlık konusu 7560 Ada ... nolu parselde ... İnş. Koll. Şti’nden 1/... hisse devralan davalılardan ...’ın şirket yöneticisi müteveffa ...’ın eşinin kardeşinin oğlu olduğu ve esasında bu kişinin alım gücü bulunmadığı halde tapuda bu davalıya yapılan satış ve devir işleminin gerçeği yansıtmadığını ileri sürülmüştür. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan araştırma kapsamında devir bedeli ile taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri arasında açık bir oransızlık bulunduğu
hususu sabittir. Her ne kadar, bu durum tek başına muvazaaya delalet etmiyorsa da, davacının az önce bahsedildiği şekilde ½ pay devrinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddiasının da denetlenmesi gerekmektedir. Tapuda yapılan işlem tarihinde yürürlükteki 818 sayılı BK'nın 18. maddesi uyarınca sözleşmenin taraflarının akdin şekil ve şartlarının tayininde gerçek iradelerini gizleyerek esas iradelerinin yerine geçecek şekilde görünürde tapuda satış ve devir akdi yaptıklarının kanıtlanması halinde, bu işlem taraf iradelerindeki sakatlık nedeniyle yapıldığı an itibarıyla geçersizlik ve iptal nedenidir.
Bu bakımdan, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra taraflarca gösterilen tanıklardan söz konusu ½ hisse bakımından davalı ... ve şirket yöneticisi ... arasındaki akrabalık ilişkisi ve davalı ...’ın ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir bağış niteliğinde olup olmadığı ve ... Şirketi adına ....gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle irade sakatlığı halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak davalı ... adına tescil edilen ½ hisseden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7888 E. 2021/127 K.
Ortak:irade sakatlığı · bağış · satış vaadi sözleşmesi · muvazaa · uyuşmazlık konusu · geçersizlik · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaŞirketi adına ....gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı ... adına tescil edilen ½ hisseden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İnşaat Kollektif Şirketinin vefat eden yetkili «temsilcisi»... ile birlikte hareket ettiklerini davacı tarafın usulen ispat edemediği, davalı ...'a yapılan satışın «muvazaalı» olduğuna ilişkin bedeller arası fark dışında bir delil ve belge sunulmadığı, dava konusu taşınmaz hisselerinin davalı şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum ve m …
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ... ... dışındaki diğer davalılara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Ancak, davacı tarafından «uyuşmazlık konusu» 7560 Ada ... nolu parselde ...
Benzer bu karardaBu bakımdan, taraflarca gösterilen tanıklardan söz konusu bağımsız «bölümler» bakımından anılan davalılar ile şirket yöneticisi ..., ... ve ... arasındaki akrabalık ilişkisi ve anılan davalıların ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalılar ..., ..., ..., A. ... ve ... adına tescil edilen bağımsız bölümlerden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi do …
İlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne «husumet» de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, …
2- Ancak, davacı tarafından «uyuşmazlık konusu» 7560 Ada 8 nolu parselde Tusso İnş.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelde muvazaa · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · rayiç değer · sözleşmeden doğan dava · iş bölümü · teminat · istinaf yoluna başvurulabilirlik · husumet
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne «husumet» de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, …
Karara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ...
Şti’nden çeşitli bağımsız «bölümler» devralan davalılardan ...’ın şirket yöneticisi müteveffa ...’ın eşinin kardeşinin oğlu; ...’ün şirket ortaklarından ...’ün eşi; ..., ... ve A. ...’nun ise yine şirket ortaklarından ...’nun çocukları olduğunu ve esasında bu kişilerin alım gücü bulunmadığı halde tapuda bu davalılara yapılan satış ve devir işleminin gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüştür.
… u taşınmazların satış bedellerinin birden çok taşınmazla birlikte tek bedel üzerinden veya sadece pay satışı yapılmak suretiyle gösterilmiş olmaları nedeniyle satış «bedellerinin muvazaalı» olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmişse de anılan rapor denetlendiğinde, satış senetleri üzerinde her bir taşınmaz için ayrı ayrı satış bedeli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3987 E. 2020/650 K.
Ortak:irade sakatlığı · bağış · pay devri · muvazaa · uyuşmazlık konusu · geçersizlik · eksik inceleme · temsil · Alacak
İncelediğiniz karardaİnşaat Kollektif Şirketinin vefat eden yetkili «temsilcisi»... ile birlikte hareket ettiklerini davacı tarafın usulen ispat edemediği, davalı ...'a yapılan satışın «muvazaalı» olduğuna ilişkin bedeller arası fark dışında bir delil ve belge sunulmadığı, dava konusu taşınmaz hisselerinin davalı şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum ve m …
Her ne kadar, bu durum tek başına «muvazaaya» delalet etmiyorsa da, davacının az önce bahsedildiği şekilde ½ «pay devrinin» gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddiasının da denetlenmesi gerekmektedir.
Şirketi adına ....gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı ... adına tescil edilen ½ hisseden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davalılardan Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin davaya konu taşınmazın önceki maliki olup, «muvazaa» iddiasıyla tapunun iptali ve şirket adına tescili istendiğinden böyle bir davada şirkete ve işlemi yapan ...'a «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile ... «mirasçıları» olan davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» «usulden reddinin» gerektiği, diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi «temsile» yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği anlaşıldığından davacı tarafın satışın «geçersizliğine» ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, satışın muvazaalı olduğu iddiasına gelince; her ne kadar taşınmazın tapudaki devir bedeli 210.000,00 TL ve şirket kayıtlarına 225.000,00 TL olarak işlenmiş ve mahkemece yapılan «keşif» ve alınan raporlardan, devir tarihindeki «rayiç değeri» 3.823.215,00 TL olarak tespit edilmiş ise de aynı ada 8 no'lu parsel için davalı şirketi temsilen ... ile davalı ...
… rasındaki akrabalık ilişkisi ve davalı ...’ın ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı ... adına tescil edilen ½ hisseden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temy …
Kollektif Şirketi'nin yüklenicilere «teslim» edeceği 15 adet meskenin teslim edilemediği, dava konusu 9 no'lu parselin satış bedeli içerisinde 15 adet daire bedelinin de yer aldığı, diğer yandan şirketi «temsile» yetkili ... ve diğer davalıların «muvazaalı» olarak taşınmazın devrini gerçekleştirdiklerine dair taşınmazın satış tarihindeki «rayiç değerinin» azlığı dışında hiçbir delil sunulmadığı, bedeller arasında aşırı orantısızlık olması, muvazaanın varlığı ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · keşif · pasif husumet yokluğu · mirasçılık · pasif husumet · husumet yokluğu · usulden reddi · teslim
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davalılardan Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin davaya konu taşınmazın önceki maliki olup, «muvazaa» iddiasıyla tapunun iptali ve şirket adına tescili istendiğinden böyle bir davada şirkete ve işlemi yapan ...'a «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile ... «mirasçıları» olan davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» «usulden reddinin» gerektiği, diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi «temsile» yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği anlaşıldığından davacı tarafın satışın «geçersizliğine» ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, satışın muvazaalı olduğu iddiasına gelince; her ne kadar taşınmazın tapudaki devir bedeli 210.000,00 TL ve şirket kayıtlarına 225.000,00 TL olarak işlenmiş ve mahkemece yapılan «keşif» ve alınan raporlardan, devir tarihindeki «rayiç değeri» 3.823.215,00 TL olarak tespit edilmiş ise de aynı ada 8 no'lu parsel için davalı şirketi temsilen ... ile davalı ...
Kollektif Şirketi ile Mehmet Şeref «mirasçıları» olan davalılar ... (mirasçıları), ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» «usulden reddine», diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kollektif Şirketi'nin yüklenicilere «teslim» edeceği 15 adet meskenin teslim edilemediği, dava konusu 9 no'lu parselin satış bedeli içerisinde 15 adet daire bedelinin de yer aldığı, diğer yandan şirketi «temsile» yetkili ... ve diğer davalıların «muvazaalı» olarak taşınmazın devrini gerçekleştirdiklerine dair taşınmazın satış tarihindeki «rayiç değerinin» azlığı dışında hiçbir delil sunulmadığı, bedeller arasında aşırı orantısızlık olması, muvazaanın varlığı ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5917 E. 2022/7381 K.
Ortak:irade sakatlığı · bağış · pay devri · muvazaa · uyuşmazlık konusu · geçersizlik · temsil
İncelediğiniz karardaİnşaat Kollektif Şirketinin vefat eden yetkili «temsilcisi»... ile birlikte hareket ettiklerini davacı tarafın usulen ispat edemediği, davalı ...'a yapılan satışın «muvazaalı» olduğuna ilişkin bedeller arası fark dışında bir delil ve belge sunulmadığı, dava konusu taşınmaz hisselerinin davalı şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum ve m …
Her ne kadar, bu durum tek başına «muvazaaya» delalet etmiyorsa da, davacının az önce bahsedildiği şekilde ½ «pay devrinin» gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddiasının da denetlenmesi gerekmektedir.
İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin yetkili «temsilcisi» olan ... ve yakınlarına devir edildiği, bu durumun ...
Benzer bu karardaİnşaat Kollektif Şirketi ile ... ... «mirasçıları» olan davalılar ... (mirasçıları), ... ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» «usulden reddine», diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi «temsile» yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği anlaşıldığından davacı tarafın satışın «geçersizliğine» ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ... ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, diğer yandan şirketi temsile yetkili ... ... ve diğer davalıların «muvazaalı» olarak taşınmazın devrini gerçekleştirdiklerine dair taşınmazın satış tarihindeki «rayiç değerinin» azlığı dışında hiçbir delil sunulmadığı, bedeller arasında aşırı orantısızlık olması, muvazaanın varlığı ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli …
Kollektif Şti. ve ... «mirasçıları» (..., ... ...) yönünden mahkemece verilen karar kesinleştiğinden bu davalılar yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ... aleyhine açılan davaya gelince, bir kısım davalıların miras bırakanı ve şirketi «temsille» yetkili ... ... tarafından taşınmazın 1/2 hissesinin 13/11/2003 tarihinde 105.000,00 TL bedelle davalı ...'a satış gösterilerek devredildiği, mahkemece yapılan «keşif» ve alınan bilirkişi raporuna göre, taşınmazın devir tarihindeki «rayiç değerinin» 3.823.215,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre devir tarihindeki taşınmazın 1/2 rayiç değeri 1.911.562,50 TL olduğu, her ne kadar taşınmazın davalı ...'a devir bedeli ile devrin gerçekleştiği tarihteki rayiç değeri arasında aşırı orantısızlık mevcut ise de, bu hususun tek başına «muvazaalı» işlemi kanıtlamaya yeterli olmadığı, muvazaa olgusunun başka delillerle desteklenmesi gerektiği, dinlenen davacı tanıklarının muvazaa olgusuna ilişkin somut bilgis …
Şirketi’nin ekonomik sıkıntıları nedeniyle taşınmazın satıldığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, herhangi bir «irade sakatlığından» söz edilmesinin de mümkün olmadığı, davalı ...'ın devraldığı 1/2 hisse yönünden devrin «muvazaalı» olduğu yada davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından bu davalı aleyhine açılan davanın da reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · tapu iptali ve tescil · rayiç bedel · keşif · mirasçılık · husumet yokluğu · usulden reddi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaİnşaat Kollektif Şirketi ile ... ... «mirasçıları» olan davalılar ... (mirasçıları), ... ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» «usulden reddine», diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi «temsile» yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği anlaşıldığından davacı tarafın satışın «geçersizliğine» ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ... ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, diğer yandan şirketi temsile yetkili ... ... ve diğer davalıların «muvazaalı» olarak taşınmazın devrini gerçekleştirdiklerine dair taşınmazın satış tarihindeki «rayiç değerinin» azlığı dışında hiçbir delil sunulmadığı, bedeller arasında aşırı orantısızlık olması, muvazaanın varlığı ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli …
Kollektif Şti. ve ... «mirasçıları» (..., ... ...) yönünden mahkemece verilen karar kesinleştiğinden bu davalılar yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ... aleyhine açılan davaya gelince, bir kısım davalıların miras bırakanı ve şirketi «temsille» yetkili ... ... tarafından taşınmazın 1/2 hissesinin 13/11/2003 tarihinde 105.000,00 TL bedelle davalı ...'a satış gösterilerek devredildiği, mahkemece yapılan «keşif» ve alınan bilirkişi raporuna göre, taşınmazın devir tarihindeki «rayiç değerinin» 3.823.215,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre devir tarihindeki taşınmazın 1/2 rayiç değeri 1.911.562,50 TL olduğu, her ne kadar taşınmazın davalı ...'a devir bedeli ile devrin gerçekleştiği tarihteki rayiç değeri arasında aşırı orantısızlık mevcut ise de, bu hususun tek başına «muvazaalı» işlemi kanıtlamaya yeterli olmadığı, muvazaa olgusunun başka delillerle desteklenmesi gerektiği, dinlenen davacı tanıklarının muvazaa olgusuna ilişkin somut bilgis …
Dava, «tapu iptali tescil» olmadığı takdirde «rayiç bedelin» tespiti ile tahsil istemine ilişkindir.
Kararı, davacı ... «mirasçıları» vekili temyiz etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2875 E. 2017/5397 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3088 E. , 2019/1080 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2017 tarih ve 2016/6-2017/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %... hissesine ve tek başına temsil yetkisine sahip ortağı olduğunu... ile ...msil yetkilerinin bulunduğunu, müvekkilinin katılmadığı ve bilgisi dışında yapılan 28.05.2002 tarihli toplantıda alınan kararla şirket adresinin taşındığını, şirketin bundan sonra diğer temsilciler tarafından yönetildiğini, şirkete ait ... İlçesi .... Bölge ... Mahallesi 7560 ada 9 parsel ve 7561 ada ... parsel taşınmazların şirket yetkilisi... tarafından yakınlarına ve güveneceği kişilere düşük bedelle, muvazaalı satıldığını, davalıların taşınmazı satın alabilecek maddi imkanlarının bulunmadığını ileri sürerek 7560 ada ... parsel sayılı taşınmazın muvazaalı satış işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Satış işleminin alıcısı olan davalıların yargılama esnasında taşınmazı üçüncü kişilere devretmesi üzerine davacı vekili ....912.000 TL'nin satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar ... İnş. Koll. Şti...vekili, tescil istemi olmadan tapunun iptaline karar verilemeyeceğini, nakit sıkıntısı ve şirket ihtiyaçlarını karşılamak gayesiyle yapılan satışın geçerli bir satış olduğunu, davacının şirketin ortağı olup her yıl mali ay sonunda bizzat vergi dairesine bir önceki yıl şirkette yapılan tüm işlemleri, gelir-giderleri onaylayarak bilanço sunduğunu, iptalini istediği 2003 yılında yapılan satış işlemine dair bilançoyu ve tüm kayıtları bizzat onaylayıp imzalayarak vergi dairesine verdiğini, 1 yıllık süre içinde dava açılmadığından davanın zamanaşımına uğradığını, şirket temsilciliğinin kaldırılmasının ardından ve uzun süre sonra dava açan davacının hakkı kötüye kullandığını, şirket aleyhine işlemleri nedeniyle mahkeme kararı ile yöneticilikten azledildiğini, bu durumda şirket adına dava da açamayacağını, taşınmazı devralan malikların kat karşılığı inşaat yapılması için müteahhitle sözleşme yaptıklarını, inşa edilen yapıların satıldığını, kiraya verildiğini, bu hususun satışta muvazaa olmadığını kanıtladığını, mal kaçırmak için bir sebebin bulunmadığını, müvekkili ...
ile ... Koll. Şti'nin kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, ... Koll. Şti'nin maddi durumu kötü olunca iade edilmek üzere müvekkilinden para aldığını, ek sözleşmelerle paraların iade edilmemesi halinde daire tapusu verileceği hususlarının kararlaştırıldığını, bu esnada davacının şirket yöneticisi olup sözleşmelerde imzasının bulunduğunu, borçlar iade edilmeyince kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği verilmesi gereken 55 dairenin yanı sıra ... dairenin daha verilmesinin kararlaştırıldığını, böylece müvekkilinin 65 daire alacaklandırıldığını, ancak dairelerin üçüncü kişilere satıldığını, aralarında ihtilaf çıktığını, nihayet .... kişilere satılan ... daire ve 225.000 TL karşılığında dava konusu arsanın 1/...'sinin devri yönünde anlaşma yapıldığını, buna göre muvazaalı olduğu iddia edilen arsa payı devrinin aslında müvekkile devri gereken arsa payının ....
kişilere devri nedeniyle oluşan ihtilafın giderilmesi için yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı... mirasçıları vekili, müvekkillerinin borca batık mirası reddettiklerinin kabul edilmesini ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenen davacı tanıkları ile davalı tanığı ...'in anlatımlarından bir kısım davalı asillerin kötü niyetli olduklarını ... İnşaat Kollektif Şirketinin vefat eden yetkili temsilcisi... ile birlikte hareket ettiklerini davacı tarafın usulen ispat edemediği, davalı ...'a yapılan satışın muvazaalı olduğuna ilişkin bedeller arası fark dışında bir delil ve belge sunulmadığı, dava konusu taşınmaz hisselerinin davalı şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum ve mevcut borçları sebebiyle, ayrıca Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Mal Satış Vaadi Sözleşmesi nedeniyle davalı şirket ile bir kısım davalılar arasındaki alacak-borç tasfiyesi gereği sözleşmenin tarafı olan ...
İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin yetkili temsilcisi olan ... ve yakınlarına devir edildiği, bu durumun ...
37. Noterliği tarafından düzenlenen ....09.2002 tarih ve 21448 yevmiye numaralı ihtarname içeriği ve bir kısım davalı tarafça sunulan ... İnşaat Kolektif Şirketine ait defter kayıtları ve ...
18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/195 esas sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ile de teyit edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ... ... dışındaki diğer davalılara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Ancak, davacı tarafından uyuşmazlık konusu 7560 Ada ... nolu parselde ... İnş. Koll. Şti’nden 1/... hisse devralan davalılardan ...’ın şirket yöneticisi müteveffa ...’ın eşinin kardeşinin oğlu olduğu ve esasında bu kişinin alım gücü bulunmadığı halde tapuda bu davalıya yapılan satış ve devir işleminin gerçeği yansıtmadığını ileri sürülmüştür. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan araştırma kapsamında devir bedeli ile taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri arasında açık bir oransızlık bulunduğu
hususu sabittir. Her ne kadar, bu durum tek başına muvazaaya delalet etmiyorsa da, davacının az önce bahsedildiği şekilde ½ pay devrinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddiasının da denetlenmesi gerekmektedir. Tapuda yapılan işlem tarihinde yürürlükteki 818 sayılı BK'nın 18. maddesi uyarınca sözleşmenin taraflarının akdin şekil ve şartlarının tayininde gerçek iradelerini gizleyerek esas iradelerinin yerine geçecek şekilde görünürde tapuda satış ve devir akdi yaptıklarının kanıtlanması halinde, bu işlem taraf iradelerindeki sakatlık nedeniyle yapıldığı an itibarıyla geçersizlik ve iptal nedenidir.
Bu bakımdan, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra taraflarca gösterilen tanıklardan söz konusu ½ hisse bakımından davalı ... ve şirket yöneticisi ... arasındaki akrabalık ilişkisi ve davalı ...’ın ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir bağış niteliğinde olup olmadığı ve ... Şirketi adına ....gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle irade sakatlığı halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak davalı ... adına tescil edilen ½ hisseden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... dışındaki diğer davalılara yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/485992100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz