Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2112 E. 2021/1383 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt faizi↗ ıslah↗ asıl alacak↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacak davadan sonra 22.12.2014 tarihinde ödenmiş olduğundan asıl alacak ile ilgili dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının ıslah sureti ile talep ettiği temerrüt faizi talebinin kabulüne, 911.002,53 TL'lik faiz alacağının tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/485 E. 2013/2930 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/52 E. 2018/7916 K.
Ortak:temerrüt faizi · ıslah · asıl alacak · karar verilmesine yer olmadığına · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «asıl alacak» davadan sonra 22.12.2014 tarihinde ödenmiş olduğundan asıl alacak ile ilgili dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «ıslah» sureti ile talep ettiği «temerrüt faizi» talebinin kabulüne, 911.002,53 TL'lik faiz alacağının tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «asıl alacak» davadan sonra 22/12/2014 tarihinde ödenmiş olduğundan asıl alacak ile ilgili dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «ıslah» sureti ile talep ettiği «temerrüt faizi» talebinin kabulüne, 911.002,53 TL'lik faiz alacağının tahsiline karar verilmiştir.
Şubesine aktarılması talimatının yerine getirilmemesi nedeniyle söz konusu meblağın ödenmesi talebine ilişkin olup, «ıslah» dilekçesiyle alacağın yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle «temerrüt» faiziyle bankaca alacağa yürütülen mevduat faizi arasındaki farkın tahsili istenmiştir.
Dava konusu alacak dava devam ederken davacının hesabına ödendiğine göre, mahkemece alacağa «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar olan süre içerisinde işleyecek «temerrüt faizi» ile bu süre için bankaca ödenen mevduat faizi arasındaki farkın belirlenerek sonucuna göre belirlenen bedele karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu
Benzer bu karardaAncak, her davanın, açıldığı tarihteki şartlara ve duruma göre yürütülerek sonuçlandırılması yasal zorunluluk olup dava açıldıktan sonra meydana gelen olaylar ve ortaya çıkan sonuçlar o «davanın konusu» yapılamaz ve bu durumun «ıslah» ile de temini mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1607 E. 2010/7099 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı sözleşmesi · reeskont faizi · kefalet · olumsuz oy · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davasının haklı olduğu, davalının «kötüniyetle» itiraz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacı bankaya 26.11.2004 tarihi itibari ile 2.278.93YTL borçlu bulunduğunun tespiti ile bu miktar alacağın davalıdan tahsiline, kabul edilen 2.278.93YTL üzerinden hesaplanan %40 «icra inkar tazminatı» olan 911.57YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde, dava, «kredi kartı sözleşmesine» «kefaletten» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
3- Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesinde, dava yukarıda belirtildiği üzere «kredi kartı sözleşmesine» «kefaletten» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup itirazın iptali istemi söz konusu değildir.
Bu itibarla mahkemece, davanın kabulüne, 2.278,93 YTL’nin tahsiline karar verildikten sonra, davalı aleyhine bu meblağın %40’ı oranında 911,57 YTL «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11538 E. 2018/3882 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · teminat kapsamı · yasal faiz · vekalet ücreti · teminat
Benzer bu kararda… işi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ürünün 2014 yılı haziran ayında yağan doludan zarar gördüğü, davacıların taşınmazlarında meydana gelen dolu zararının poliçe «teminat kapsamında» olduğu, davacıların zararının toplamda 5.002,82 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle davacılar lehine 5.002,82 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, reddedilen dava değeri göz önüne alınarak davalı lehine nisbi «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.800.00 TL «maktu vekalet ücreti» takdiri doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2112 E. , 2021/1383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.03.2016 gün ve 2014/730 E. - 2016/189 K. sayılı kararı bozan Daire'nin 13.12.2018 gün ve 2017/52 E. - 2018/7916 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait mevduatın Halk Bankası ... Şubesi'nde değerlendirildiğini, 20.10.2014 tarihinde mevduatın bulunduğu hesabın vadesi dolduğundan ihaleye çıkıldığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi olmayan, kapalı zarf usulü yapılan ihalede Vakıflar Bankası ... Şubesi ile Halk Bankası ... Şubesi'nin eşit faiz oranı bildirdiğini, ihale sonucunda TDK Başkanlığı'nca mevduatın eşit faiz oranı bildirilen her iki bankada değerlendirilmesi uygun görülerek bu yönde karar alındığını, Halk Bankası ... Şubesine 20.10.2014 tarihinde yazılı olarak şubeleri nezdinde bulunan meblağın 20.10.2014 tarihi itibariyle 478.000.000 TL'sinin Vakıflar Bankası ... Şubesi'ne aktarılması talimatı verildiğini, yazılan talimata rağmen paranın aktarılmadığını, 23.10.2014 tarihinde ihtar çekildiğini, buna rağmen davacının iradesine aykırı şekilde talimat gereğinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, davalı nezdinde bulunan mevduatın 478.000.000 TL'sinin ödenmesini talep etmiş;
davadan sonra davaya konu mevduat hesaba 22.12.2014 tarihinde ödenmiş olduğundan ıslah dilekçesi ile paranın ödenmesinde temerrüde düşülmesi nedeniyle işlemiş temerrüt faizi talep edilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacak davadan sonra 22.12.2014 tarihinde ödenmiş olduğundan asıl alacak ile ilgili dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının ıslah sureti ile talep ettiği temerrüt faizi talebinin kabulüne, 911.002,53 TL'lik faiz alacağının tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/637577900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz