Senedi iptali | Borçluluk terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14963 E. 2013/20349 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro silsilesi↗ mazeret↗ teminat senedi↗ yemin teklifi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ bedelsizlik↗ yemin↗ cy/cy şerhi↗ ciro↗ bono↗ tebligat↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bonolların asıllarında teminat olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davacının, bono asılları üzerine herhangi bir şerh konulmadığı, fotokopileri çekilerek bu fotokopiler üzerine teminat oldukları yazılarak davalının da bulunduğu üç ortak tarafından imzalandığını ileri sürdüğü, gerçekten de davakonusu bonoların fotokopileri üzerine orjinal olarak senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin şerh düşüldüğü ve şerhin altında da davalıya ait ıslak imzanın bulunduğu, davalı bu imzayı senet asıllarının teslim alındığına dair attığını ve imzasının üzerinin sonradan doldurulduğunu savunmuşsa da bu hususu ispatlayamadığı, şerh altındaki imzanın kabul edilmesiyle şerhin içeriğinin de kabul edilmiş sayılacağı, senetlerin teminat senedi olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle dava konusu senetlerin davalı ... yönünden bedelsiz olduğu, diğer davalının da, dava konusu senetleri bedelsiz olduğunu bilerek aldığı vakasının ispatı için kendine çıkarılan yemin davetiyesine rağmen duruşmaya katılmaması ve mazeret de bildirmemesi sebebiyle yemin etmekten kaçınmış ve yemin teklifindeki vakıayı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu bonoların ciro silsilesinde, dava dışı bir kişinin de bulunduğu gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar emyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...'nun tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, teminat senedi olarak verilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı ...'un dava konusu bonoların teminat senedi olduğunu bilerek iktisap ettiğinin ispatı bakımdan bu davalıya yemin teklifinde bulunmuş, mahkemece de bu davalı yönünden açılan davanın, yemin davetiyesinin tebliğine rağmen davalı ...'un yeminden kaçındığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı ..., ihtarlı yemin davetiyesinin kendisine ilanen tebliğinden sonra, yeminin edası için tebligatta belirtilen duruşma tarihi gelmeden, Alanya Mahkemeleri aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde, yemin teklifini kabul ettiğini, ancak Alanya'da ikamet ettiğini bu nedenle yeminini Alanya Mahkemeleri'ne talimat yazılmak suretiyle eda etmek istediğini beyan etmiştir. Bu durumda, davalı ...'un yeminden kaçındığından bahsedilmeyeceğinden, mahkemece, bu husus nazara alınmadan yazılı olduğu şeklide hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10753 E. 2012/17537 K.
Ortak:yemin teklifi · yemin
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bonolların asıllarında «teminat» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davacının, «bono» asılları üzerine herhangi bir «şerh» konulmadığı, fotokopileri çekilerek bu fotokopiler üzerine teminat oldukları yazılarak davalının da bulunduğu üç ortak tarafından imzalandığını ileri sürdüğü, gerçekten de davakonusu bonoların fotokopileri üzerine orjinal olarak senetlerin «teminat senedi» olduğuna ilişkin şerh düşüldüğü ve şerhin altında da davalıya ait ıslak imzanın bulunduğu, davalı bu imzayı senet asıllarının «teslim» alındığına dair attığını ve imzasının üzerinin sonradan doldurulduğunu savunmuşsa da bu hususu ispatlayamadığı, şerh altındaki imzanın kabul edilmesiyle şerhin içeriğinin de kabul edilmiş sayılacağı, senetlerin teminat senedi olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle dava konusu senetlerin davalı ... yönünden «bedelsiz» olduğu, diğer davalının da, dava konusu senetleri bedelsiz olduğunu bilerek aldığı vakasının ispatı için kendine çıkarılan «yemin» davetiyesine rağmen duruşmaya katılmaması ve «mazeret» de bildirmemesi sebebiyle yemin etmekten kaçınmış ve «yemin teklifindeki» vakıayı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu bonoların «ciro silsilesinde», dava dışı bir kişinin de bulunduğu gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «teminat senedi» olarak verilen bonodan dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı ...'un dava konusu bonoların teminat senedi olduğunu bilerek iktisap ettiğinin ispatı bakımdan bu davalıya «yemin teklifinde» bulunmuş, mahkemece de bu davalı yönünden açılan davanın, yemin davetiyesinin tebliğine rağmen davalı ...'un yeminden kaçındığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmi …
Ancak, davalı ..., ihtarlı «yemin» davetiyesinin kendisine ilanen tebliğinden sonra, yeminin edası için «tebligatta» belirtilen duruşma tarihi gelmeden, Alanya Mahkemeleri aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde, «yemin teklifini» kabul ettiğini, ancak Alanya'da ikamet ettiğini bu nedenle yeminini Alanya Mahkemeleri'ne talimat yazılmak suretiyle eda etmek istediğini beyan etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekiline bozma ilamı doğrultusunda «yemin teklif» etme hakkının hatırladıldığı, davacı vekili, yemin teklif edeceğini belirterek yemin metni «ibraz» ettiği, davalı şirketin adresi itibariyle yeminin eda edilmesi için talimat yazıldığı, talimat mahkemesinin yemin davetiyesini «usulüne uygun tebliğ» ettiği, davalı şirket yetkilisinin yemin davetiyesinde verilen «ihtara» rağmen belli edilen gün ve saatte yemini eda etmek üzere hazır olmadığı, bu şekilde yemini ifadan kaçındığı, davacının, davalı şirkete karşı ileri sürdüğü aynen «ifa» hakkının yerinde olduğu, uzman bilirkişinin emsal ve piyasa koşullarıyla tarafların konumlarına, yayının ulaştığı kişi sayısı, ticaretin gelişimi ve ekonomik kalkı …
Mahkemece, bozma kararı gereğince «yemin teklif» edilen davalının yeminden kaçındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davalı Deha Denizli Radyo Televizyon Yayın Habercilik Sanayi ve Ticaret A.Ş olup bu konudaki «yemin» davetiyesi davalı şirket yerine ... adına çıkarılmış ve bu kişinin duruşmaya gelmemesi nedeniyle yeminden kaçındığı kabul edilmiştir.Yemin kural olarak davanın taraflarına teklif edilip tüzel kişi yönünden şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişi tarafından eda edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · ifa · ihtar · ibraz · temsil
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekiline bozma ilamı doğrultusunda «yemin teklif» etme hakkının hatırladıldığı, davacı vekili, yemin teklif edeceğini belirterek yemin metni «ibraz» ettiği, davalı şirketin adresi itibariyle yeminin eda edilmesi için talimat yazıldığı, talimat mahkemesinin yemin davetiyesini «usulüne uygun tebliğ» ettiği, davalı şirket yetkilisinin yemin davetiyesinde verilen «ihtara» rağmen belli edilen gün ve saatte yemini eda etmek üzere hazır olmadığı, bu şekilde yemini ifadan kaçındığı, davacının, davalı şirkete karşı ileri sürdüğü aynen «ifa» hakkının yerinde olduğu, uzman bilirkişinin emsal ve piyasa koşullarıyla tarafların konumlarına, yayının ulaştığı kişi sayısı, ticaretin gelişimi ve ekonomik kalkı …
Ancak davalı Deha Denizli Radyo Televizyon Yayın Habercilik Sanayi ve Ticaret A.Ş olup bu konudaki «yemin» davetiyesi davalı şirket yerine ... adına çıkarılmış ve bu kişinin duruşmaya gelmemesi nedeniyle yeminden kaçındığı kabul edilmiştir.Yemin kural olarak davanın taraflarına teklif edilip tüzel kişi yönünden şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişi tarafından eda edilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6930 E. 2011/8130 K.
Ortak:yemin · tebligat
İncelediğiniz karardaAncak, davalı ..., ihtarlı «yemin» davetiyesinin kendisine ilanen tebliğinden sonra, yeminin edası için «tebligatta» belirtilen duruşma tarihi gelmeden, Alanya Mahkemeleri aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde, «yemin teklifini» kabul ettiğini, ancak Alanya'da ikamet ettiğini bu nedenle yeminini Alanya Mahkemeleri'ne talimat yazılmak suretiyle eda etmek istediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bonolların asıllarında «teminat» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davacının, «bono» asılları üzerine herhangi bir «şerh» konulmadığı, fotokopileri çekilerek bu fotokopiler üzerine teminat oldukları yazılarak davalının da bulunduğu üç ortak tarafından imzalandığını ileri sürdüğü, gerçekten de davakonusu bonoların fotokopileri üzerine orjinal olarak senetlerin «teminat senedi» olduğuna ilişkin şerh düşüldüğü ve şerhin altında da davalıya ait ıslak imzanın bulunduğu, davalı bu imzayı senet asıllarının «teslim» alındığına dair attığını ve imzasının üzerinin sonradan doldurulduğunu savunmuşsa da bu hususu ispatlayamadığı, şerh altındaki imzanın kabul edilmesiyle şerhin içeriğinin de kabul edilmiş sayılacağı, senetlerin teminat senedi olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle dava konusu senetlerin davalı ... yönünden «bedelsiz» olduğu, diğer davalının da, dava konusu senetleri bedelsiz olduğunu bilerek aldığı vakasının ispatı için kendine çıkarılan «yemin» davetiyesine rağmen duruşmaya katılmaması ve «mazeret» de bildirmemesi sebebiyle yemin etmekten kaçınmış ve «yemin teklifindeki» vakıayı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu bonoların «ciro silsilesinde», dava dışı bir kişinin de bulunduğu gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «teminat senedi» olarak verilen bonodan dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı ...'un dava konusu bonoların teminat senedi olduğunu bilerek iktisap ettiğinin ispatı bakımdan bu davalıya «yemin teklifinde» bulunmuş, mahkemece de bu davalı yönünden açılan davanın, yemin davetiyesinin tebliğine rağmen davalı ...'un yeminden kaçındığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmi …
Benzer bu kararda2) Diğer taraftan, «yemin» davetiyesinin davalının 24.01.2007 tarihli celsede bildirilen adrese değil davalı ...’in eski adresine çıkartılması doğru olmadığı gibi usulüne uygun şeklide Tebli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kasa açığı · eksik inceleme
Benzer bu kararda1) Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf «kasa açığının» diğer davalı adına davalı ...’e yapılan ödeme sırasında oluştuğunu ileri sürerek banka kamera kayıtlarına da delil olarak dayanmıştır.
Bu durumda mahkemece kamera kayıtları uzman bilirkişiler vasıtasıyla incelettirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şeklide hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5618 E. 2020/4127 K.
Ortak:yemin teklifi · yemin
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bonolların asıllarında «teminat» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davacının, «bono» asılları üzerine herhangi bir «şerh» konulmadığı, fotokopileri çekilerek bu fotokopiler üzerine teminat oldukları yazılarak davalının da bulunduğu üç ortak tarafından imzalandığını ileri sürdüğü, gerçekten de davakonusu bonoların fotokopileri üzerine orjinal olarak senetlerin «teminat senedi» olduğuna ilişkin şerh düşüldüğü ve şerhin altında da davalıya ait ıslak imzanın bulunduğu, davalı bu imzayı senet asıllarının «teslim» alındığına dair attığını ve imzasının üzerinin sonradan doldurulduğunu savunmuşsa da bu hususu ispatlayamadığı, şerh altındaki imzanın kabul edilmesiyle şerhin içeriğinin de kabul edilmiş sayılacağı, senetlerin teminat senedi olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle dava konusu senetlerin davalı ... yönünden «bedelsiz» olduğu, diğer davalının da, dava konusu senetleri bedelsiz olduğunu bilerek aldığı vakasının ispatı için kendine çıkarılan «yemin» davetiyesine rağmen duruşmaya katılmaması ve «mazeret» de bildirmemesi sebebiyle yemin etmekten kaçınmış ve «yemin teklifindeki» vakıayı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu bonoların «ciro silsilesinde», dava dışı bir kişinin de bulunduğu gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «teminat senedi» olarak verilen bonodan dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı ...'un dava konusu bonoların teminat senedi olduğunu bilerek iktisap ettiğinin ispatı bakımdan bu davalıya «yemin teklifinde» bulunmuş, mahkemece de bu davalı yönünden açılan davanın, yemin davetiyesinin tebliğine rağmen davalı ...'un yeminden kaçındığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmi …
Ancak, davalı ..., ihtarlı «yemin» davetiyesinin kendisine ilanen tebliğinden sonra, yeminin edası için «tebligatta» belirtilen duruşma tarihi gelmeden, Alanya Mahkemeleri aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde, «yemin teklifini» kabul ettiğini, ancak Alanya'da ikamet ettiğini bu nedenle yeminini Alanya Mahkemeleri'ne talimat yazılmak suretiyle eda etmek istediğini beyan etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dayandığı «hasar» tespitine ilişkin belgelerin davacı tarafından kabul edilmediği, hasar tespitini yapan firma konusunda tarafların anlaştığının ispatlanamadığı, taşıma sırasında taşınan mallarda hasar meydana geldiği iddiasını kanıtlamakla yükümlü olan davalının bu savunmasını ispat edememesi nedeniyle davacı tarafa «yemin teklif» ettiği, ancak davacı şirket yetkilisinin yemin etmeyeceğini beyan ederek yeminden kaçındığını, bu nedenle davalının savunmasını kanıtladığı gerekçesiyle asıl ve bi …
Bir davada ileri sürülen maddi vakıayı «ispat yükü» kendisine düşün taraf, o vakıayı başka türlü ispat edemezse, delil listesinde dayanmış olmak koşuluyla HMK 225 vd. md. uyarınca ispat için «son» çare olarak karşı tarafa «yemin teklif» edebilir.
Koşullarına uygun şekilde «yemin teklifi» halinde, karşı taraf ya yemini eda, ya da yemini iade (ret) edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · icra takibine itiraz · ispat yükü · tüzel kişilik · fatura · yetkisizlik kararı · hasar · temsil
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen davalar, taşıma hizmeti karşılığı düzenlenen «fatura» bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, davacı tarafın yeminden kaçındığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Yemin davetiyesinin, «yemin teklif» edilen gerçek veya tüzel kişinin bizzat kendisine çıkartılması ve usulüne uygun bir biçimde tebliği zorunlu ise de, talimat mahkemesince yemin davetiyesi davalı şirketin «tüzel kişiliği» yerine davalı şirketin «temsilcisi» sıfatıyla ...'ya çıkarılması doğru olmamıştır.
371/3'de «temsil» «yetkisinin» sınırlandırılması düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dayandığı «hasar» tespitine ilişkin belgelerin davacı tarafından kabul edilmediği, hasar tespitini yapan firma konusunda tarafların anlaştığının ispatlanamadığı, taşıma sırasında taşınan mallarda hasar meydana geldiği iddiasını kanıtlamakla yükümlü olan davalının bu savunmasını ispat edememesi nedeniyle davacı tarafa «yemin teklif» ettiği, ancak davacı şirket yetkilisinin yemin etmeyeceğini beyan ederek yeminden kaçındığını, bu nedenle davalının savunmasını kanıtladığı gerekçesiyle asıl ve bi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14963 E. , 2013/20349 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/03/2007 tarih ve 2000/750-2007/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ortakları ... ve ...'in, yine şirket ortağı olan davalı ...'e, 16/06/1999 tarihli protokol gereği, ...'in davacı şirket lehine verdiği teminatlar karşılığında teminat senetleri verdiğini, ancak verilen teminat senetlerinden iki tanesinin davalı ...'a ciro edildiğini ve icra takibine konu edildiğini, davalıların davacı şirketi zarara uğratmak kastı ile birlikte hareket ettiğini, davalı ...'un dava konusu senetleri, bedelsiz olduğunu bilerek iktisap ettiğini ileri sürerek dava konusu senetler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini ve senetlerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senetlerin, müvekkilinin alacağına karşılık verildiğini, ve müvekkili tarafından, borcuna karşılık, diğer davalıya ciro edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bonolların asıllarında teminat olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davacının, bono asılları üzerine herhangi bir şerh konulmadığı, fotokopileri çekilerek bu fotokopiler üzerine teminat oldukları yazılarak davalının da bulunduğu üç ortak tarafından imzalandığını ileri sürdüğü, gerçekten de davakonusu bonoların fotokopileri üzerine orjinal olarak senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin şerh düşüldüğü ve şerhin altında da davalıya ait ıslak imzanın bulunduğu, davalı bu imzayı senet asıllarının teslim alındığına dair attığını ve imzasının üzerinin sonradan doldurulduğunu savunmuşsa da bu hususu ispatlayamadığı, şerh altındaki imzanın kabul edilmesiyle şerhin içeriğinin de kabul edilmiş sayılacağı, senetlerin teminat senedi olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle dava konusu senetlerin davalı ...
yönünden bedelsiz olduğu, diğer davalının da, dava konusu senetleri bedelsiz olduğunu bilerek aldığı vakasının ispatı için kendine çıkarılan yemin davetiyesine rağmen duruşmaya katılmaması ve mazeret de bildirmemesi sebebiyle yemin etmekten kaçınmış ve yemin teklifindeki vakıayı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu bonoların ciro silsilesinde, dava dışı bir kişinin de bulunduğu gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar emyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...'nun tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, teminat senedi olarak verilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı ...'un dava konusu bonoların teminat senedi olduğunu bilerek iktisap ettiğinin ispatı bakımdan bu davalıya yemin teklifinde bulunmuş, mahkemece de bu davalı yönünden açılan davanın, yemin davetiyesinin tebliğine rağmen davalı ...'un yeminden kaçındığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı ..., ihtarlı yemin davetiyesinin kendisine ilanen tebliğinden sonra, yeminin edası için tebligatta belirtilen duruşma tarihi gelmeden, Alanya Mahkemeleri aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde, yemin teklifini kabul ettiğini, ancak Alanya'da ikamet ettiğini bu nedenle yeminini Alanya Mahkemeleri'ne talimat yazılmak suretiyle eda etmek istediğini beyan etmiştir.
Bu durumda, davalı ...'un yeminden kaçındığından bahsedilmeyeceğinden, mahkemece, bu husus nazara alınmadan yazılı olduğu şeklide hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nun tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcının ve 1.550,60TL başvuru ilam harcının davalı ...'ndan alınmasına, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633456400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz