Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6930 E. 2011/8130 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kasa açığı↗ tebligat kanunu m.35↗ yemin↗ tebligat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dosyadaki kanıtlara göre davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf kasa açığının diğer davalı adına davalı ...’e yapılan ödeme sırasında oluştuğunu ileri sürerek banka kamera kayıtlarına da delil olarak dayanmıştır. Bu durumda mahkemece kamera kayıtları uzman bilirkişiler vasıtasıyla incelettirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şeklide hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2) Diğer taraftan, yemin davetiyesinin davalının 24.01.2007 tarihli celsede bildirilen adrese değil davalı ...’in eski adresine çıkartılması doğru olmadığı gibi usulüne uygun şeklide Tebligat Kanunu’nun 35 nci maddesi uyarınca çıkarılan yemin davetiyesinin de yeminden kaçınıp kaçınmama hususunda sonuç doğuracağı nazara alınmadan, yerinde bulunmayan bu husustaki gerekçenin de davanın reddine dayanak yapılması da doğru olmamış hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1215 E. 2014/9680 K.
Ortak:kasa açığı · yemin · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda1) Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf «kasa açığının» diğer davalı adına davalı ...’e yapılan ödeme sırasında oluştuğunu ileri sürerek banka kamera kayıtlarına da delil olarak dayanmıştır.
Bu durumda mahkemece kamera kayıtları uzman bilirkişiler vasıtasıyla incelettirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şeklide hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2) Diğer taraftan, «yemin» davetiyesinin davalının 24.01.2007 tarihli celsede bildirilen adrese değil davalı ...’in eski adresine çıkartılması doğru olmadığı gibi usulüne uygun şeklide Tebli …
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, kamera kayıtları ile davaya konu paranın davalı tarafından alındığının ispat edilemediği, davacının «yemin teklifi» üzerine davalının parayı almadığı konusunda yemin ettiği, davacının iddiasını ispatlayıcı başkaca delil göstermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, davacı taraf «kasa açığının» diğer davalı adına davalı H..
Bu durumda, mahkemece bilgisayar ve görüntü konusunda uzman bilirkişiden delil olarak dayanılan kamera kayıtlarındaki görüntülerin netleştirilip netleştirilemeyeceği konusunda rapor alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şeklide hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, kamera kayıtları ile davaya konu paranın davalı tarafından alındığının ispat edilemediği, davacının «yemin teklifi» üzerine davalının parayı almadığı konusunda yemin ettiği, davacının iddiasını ispatlayıcı başkaca delil göstermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna kamera kayıtlarındaki görüntü netliğini sağlayacak teknik bilgi ve donanıma sahip görüntü çözümleme uzmanı bilirkişinin heyete «dahil» edilmesi gerektiğinden bahisle itiraz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12749 E. 2017/6889 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resmi belge · yazılı delille ispat · yazılı delil · sebepsiz zenginleşme · bilirkişi incelemesi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu işlem nedeni ile davacı banka tarafından «resmi belge» niteliğinde olan banka dekontu düzenlendiği bu nedenle davacının iddiasını aynı mahiyette yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacının bu yönde bir «yazılı delil» «ibraz» edemediği, davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bankanın kamera kayıtları, banka kayıt ve belgeleri üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «yazılı delille ispat» edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava «sebepsiz zenginleşme» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4253 E. 2014/7434 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… tlara göre, davacının iddia ettiği hesabın varlığına dair hiç bir somut belge bulunmadığı, soruşturma dosyasına bankanın verdiği cevabi yazıda ilgili tarihte kamera «kaydının» yer almadığının bildirildiği, personel tarafından verildiği iddia edilen e-postanın ise e-posta niteliği taşımadığı, bilirkişi raporunda da bu hususun ayrıntılı ol …
1 benzer karar daha
-
Senedi iptali | Borçluluk terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14963 E. 2013/20349 K.
Ortak:yemin · tebligat
İncelediğiniz kararda2) Diğer taraftan, «yemin» davetiyesinin davalının 24.01.2007 tarihli celsede bildirilen adrese değil davalı ...’in eski adresine çıkartılması doğru olmadığı gibi usulüne uygun şeklide Tebli …
Benzer bu karardaAncak, davalı ..., ihtarlı «yemin» davetiyesinin kendisine ilanen tebliğinden sonra, yeminin edası için «tebligatta» belirtilen duruşma tarihi gelmeden, Alanya Mahkemeleri aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde, «yemin teklifini» kabul ettiğini, ancak Alanya'da ikamet ettiğini bu nedenle yeminini Alanya Mahkemeleri'ne talimat yazılmak suretiyle eda etmek istediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bonolların asıllarında «teminat» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davacının, «bono» asılları üzerine herhangi bir «şerh» konulmadığı, fotokopileri çekilerek bu fotokopiler üzerine teminat oldukları yazılarak davalının da bulunduğu üç ortak tarafından imzalandığını ileri sürdüğü, gerçekten de davakonusu bonoların fotokopileri üzerine orjinal olarak senetlerin «teminat senedi» olduğuna ilişkin şerh düşüldüğü ve şerhin altında da davalıya ait ıslak imzanın bulunduğu, davalı bu imzayı senet asıllarının «teslim» alındığına dair attığını ve imzasının üzerinin sonradan doldurulduğunu savunmuşsa da bu hususu ispatlayamadığı, şerh altındaki imzanın kabul edilmesiyle şerhin içeriğinin de kabul edilmiş sayılacağı, senetlerin teminat senedi olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle dava konusu senetlerin davalı ... yönünden «bedelsiz» olduğu, diğer davalının da, dava konusu senetleri bedelsiz olduğunu bilerek aldığı vakasının ispatı için kendine çıkarılan «yemin» davetiyesine rağmen duruşmaya katılmaması ve «mazeret» de bildirmemesi sebebiyle yemin etmekten kaçınmış ve «yemin teklifindeki» vakıayı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu bonoların «ciro silsilesinde», dava dışı bir kişinin de bulunduğu gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «teminat senedi» olarak verilen bonodan dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı ...'un dava konusu bonoların teminat senedi olduğunu bilerek iktisap ettiğinin ispatı bakımdan bu davalıya «yemin teklifinde» bulunmuş, mahkemece de bu davalı yönünden açılan davanın, yemin davetiyesinin tebliğine rağmen davalı ...'un yeminden kaçındığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro silsilesi · mazeret · teminat senedi · yemin teklifi · borçlu olunmadığının tespiti · bedelsizlik · cy/cy şerhi · ciro
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bonolların asıllarında «teminat» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davacının, «bono» asılları üzerine herhangi bir «şerh» konulmadığı, fotokopileri çekilerek bu fotokopiler üzerine teminat oldukları yazılarak davalının da bulunduğu üç ortak tarafından imzalandığını ileri sürdüğü, gerçekten de davakonusu bonoların fotokopileri üzerine orjinal olarak senetlerin «teminat senedi» olduğuna ilişkin şerh düşüldüğü ve şerhin altında da davalıya ait ıslak imzanın bulunduğu, davalı bu imzayı senet asıllarının «teslim» alındığına dair attığını ve imzasının üzerinin sonradan doldurulduğunu savunmuşsa da bu hususu ispatlayamadığı, şerh altındaki imzanın kabul edilmesiyle şerhin içeriğinin de kabul edilmiş sayılacağı, senetlerin teminat senedi olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle dava konusu senetlerin davalı ... yönünden «bedelsiz» olduğu, diğer davalının da, dava konusu senetleri bedelsiz olduğunu bilerek aldığı vakasının ispatı için kendine çıkarılan «yemin» davetiyesine rağmen duruşmaya katılmaması ve «mazeret» de bildirmemesi sebebiyle yemin etmekten kaçınmış ve «yemin teklifindeki» vakıayı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu bonoların «ciro silsilesinde», dava dışı bir kişinin de bulunduğu gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «teminat senedi» olarak verilen bonodan dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı ...'un dava konusu bonoların teminat senedi olduğunu bilerek iktisap ettiğinin ispatı bakımdan bu davalıya «yemin teklifinde» bulunmuş, mahkemece de bu davalı yönünden açılan davanın, yemin davetiyesinin tebliğine rağmen davalı ...'un yeminden kaçındığı gerekçesiyle kabulüne karar verilmi …
Ancak, davalı ..., ihtarlı «yemin» davetiyesinin kendisine ilanen tebliğinden sonra, yeminin edası için «tebligatta» belirtilen duruşma tarihi gelmeden, Alanya Mahkemeleri aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde, «yemin teklifini» kabul ettiğini, ancak Alanya'da ikamet ettiğini bu nedenle yeminini Alanya Mahkemeleri'ne talimat yazılmak suretiyle eda etmek istediğini beyan etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6930 E. , 2011/8130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2008 tarih ve 2006/111-2008/783 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın 06.09.2006 tarihli kasa sayımında eksik olduğu anlaşılan 10.000,00 Euro’nun yanlışlıkla davalılardan şirket çalışanı diğer davalı kişiye verildiğini ileri sürerek, anılan meblağın kur karşılığı 14.633,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ..., iddianın asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dosyadaki kanıtlara göre davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf kasa açığının diğer davalı adına davalı ...’e yapılan ödeme sırasında oluştuğunu ileri sürerek banka kamera kayıtlarına da delil olarak dayanmıştır. Bu durumda mahkemece kamera kayıtları uzman bilirkişiler vasıtasıyla incelettirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şeklide hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2) Diğer taraftan, yemin davetiyesinin davalının 24.01.2007 tarihli celsede bildirilen adrese değil davalı ...’in eski adresine çıkartılması doğru olmadığı gibi usulüne uygun şeklide Tebligat Kanunu’nun 35 nci maddesi uyarınca çıkarılan yemin davetiyesinin de yeminden kaçınıp kaçınmama hususunda sonuç doğuracağı nazara alınmadan, yerinde bulunmayan bu husustaki gerekçenin de davanın reddine dayanak yapılması da doğru olmamış hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/07/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030298500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz