Davayı reddi | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2662 E. 2020/5312 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek sorumluluk bedeli↗ akdi faiz↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ itirazın iptali davası↗ vekalet ücreti takdiri↗ depo kararı↗ maktu vekalet ücreti↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ iptal davası↗ kefil↗ kötü niyet↗ temerrüt faizi↗ hukuki yarar↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'ın kredi sözleşmesinden kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm kredilere 1.250.000,00 TL'ye kadar 10 yıl süreyle müteselsil kefil olduğunu el yazısıyla yazıp 06.11.2014 tarihinde imzaladığı, hesaplanan toplam alacağın kefalet limitleri dahilinde kaldığı, sözleşmede kefilin gayri nakdi alacak talepleri yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca bir düzenleme bulunmadığından sadece kredi borçlusu şirketin gayrinakdi çek sorumluluk bedelinden sorumlu olduğu, genel kredi sözleşmesinde yer alan düzenlemelere ve faiz genelgelerine göre temerrüt faiz oranının bankanın kredi kullandırdığı tarih ile temerrüt tarihindeki süre içinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı olarak belirlenerek buna göre hesap yapıldığı, icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçeleriyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davanın kısmen kabulüne, gayrinakdi çek sorumluluk bedeli haricinde hükmedilen alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına, davalılar vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.475,76 TL (davalı ... Malz. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden 19,83 TL olmak kaydıyla) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından hesaplanan asıl alacak ve akdi faiz hesabında hatalı bir yön bulunmadığı, incelenen sözleşme hükümlerine göre davalı ...'ın gayri nakdi krediler yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca düzenleme bulunmaması nedeniyle, sözü edilen depo alacak kaleminin bu davalıdan tahsil edilemeyeceği, Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11605 Esas sayılı dosyasında toplam 425.416,27 TL nakdi alacak, 96.660,00 TL gayri nakdi depo takibi yapıldığı, davacının dava dilekçesinde ise davalı ... hakkında davadan önce yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye 271.599,16 TL üzerinden dava açtığı, bu davalı hakkında nakdi krediden kaynaklı olarak toplam 177.517,92 TL üzerinden davanın kabul edildiği, reddedilen miktarın 94.081,24 TL olması nedeniyle, reddedilen bu miktar üzerinden davalı yararına hesaplanan 10.475,76 TL vekalet ücretinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, kefilin çek depo tutarı üzerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiş, kendini vekil marifetiyle temsil ettiren davalı ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15233 E. 2016/575 K.
Ortak:depo kararı · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · çek
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'ın «kredi sözleşmesinden» kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm kredilere 1.250.000,00 TL'ye kadar 10 yıl süreyle «müteselsil kefil» olduğunu el yazısıyla yazıp 06.11.2014 tarihinde imzaladığı, hesaplanan toplam alacağın «kefalet» limitleri dahilinde kaldığı, sözleşmede kefilin gayri nakdi alacak talepleri yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca bir düzenleme bulunmadığından sadece kredi borçlusu şirketin gayrinakdi «çek» sorumluluk bedelinden sorumlu olduğu, «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemelere ve faiz genelgelerine göre «temerrüt faiz» oranının bankanın kredi kullandırdığı tarih ile temerrüt tarihindeki süre içinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı olarak belirlenerek buna göre hesap yapıldığı, icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle «itirazın iptali davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçeleriyle «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, davanın kısmen kabulüne, gayrinakdi «çek sorumluluk bedeli» haricinde hükmedilen alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatına», davalılar vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine, davalılar kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.475,76 TL (davalı ...
2- Mahkemece, «kefilin» «çek» «depo» tutarı üzerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiş, kendini vekil marifetiyle «temsil» ettiren davalı ... lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken nisbi «vekalet ücreti takdiri» usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından hesaplanan «asıl alacak» ve «akdi faiz» hesabında hatalı bir yön bulunmadığı, incelenen sözleşme hükümlerine göre davalı ...'ın gayri nakdi krediler yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca düzenleme bulunmaması nedeniyle, sözü edilen «depo» alacak kaleminin bu davalıdan tahsil edilemeyeceği, Samsun 9.
Benzer bu karardaAncak, dosya içinde mevcut ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu 02.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 13. ve 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 11. maddelerinde «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin, her zaman banka tarafından istenebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, hakkında «ihtiyati haciz» istenenlerden ...'nin «kredi sözleşmesinde» kredi kullanan dava dışı borçluya, 6.000.000,00 TL artırımla 8.000.000,00 TL üzerinden «kefil» olduğu, kefil borçlulardan ...'ın ise «kefaletinin» «teminatını» teşkil etmek üzere ...
23/10/2013 gün .....y. ile 990.000,00 TL'lik «ipotek» verdiği görülmekle, hakkında «ihtiyati haciz» istenen «kefil» borçlulara tebliğ olunan ....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · gayrinakdi alacak · nakit alacak · gayrinakdi kredi · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat
Benzer bu karardaNoterliği tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı «hesap kat ihtarnamesinde», «gayrinakit alacaklar» yönünden «depo» istemi de mevcut olup, söz konusu «kat ihtarı», aleyhine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmiş olduğundan TBK’nın 586/1 maddesinde düzenlenen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
O halde, İcra İflas Kanunu'nun «257». maddesindeki şartların oluştuğu, hesabın «gayri nakit alacaklar» yönünden de katedildiği ve gayri nakit alacağa ilişkin istemin de anılan sözleşme hükümleri uyarınca kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, nakit krediden dolayı «ihtiyati haciz» talebi kabul edilmiş ve iade edilmeyen «çek» yaprakları sebebiyle bankanın «hamile» ödemekle yükümlü olduğu yasal karşılıklar, meri «teminat» mektupları ve .... kredisi nedeniyle «garanti» edilen alacaklar toplamından oluşan ve «gayrinakdi kredi» niteliğindeki alacak kalemine yönelik talep ise reddedilmiştir.
Ancak, dosya içinde mevcut ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu 02.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 13. ve 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 11. maddelerinde «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin, her zaman banka tarafından istenebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8131 E. 2013/11101 K.
Ortak:depo kararı · müteselsil kefil · kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'ın «kredi sözleşmesinden» kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm kredilere 1.250.000,00 TL'ye kadar 10 yıl süreyle «müteselsil kefil» olduğunu el yazısıyla yazıp 06.11.2014 tarihinde imzaladığı, hesaplanan toplam alacağın «kefalet» limitleri dahilinde kaldığı, sözleşmede kefilin gayri nakdi alacak talepleri yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca bir düzenleme bulunmadığından sadece kredi borçlusu şirketin gayrinakdi «çek» sorumluluk bedelinden sorumlu olduğu, «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemelere ve faiz genelgelerine göre «temerrüt faiz» oranının bankanın kredi kullandırdığı tarih ile temerrüt tarihindeki süre içinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı olarak belirlenerek buna göre hesap yapıldığı, icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle «itirazın iptali davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçeleriyle «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, davanın kısmen kabulüne, gayrinakdi «çek sorumluluk bedeli» haricinde hükmedilen alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatına», davalılar vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine, davalılar kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.475,76 TL (davalı ...
2- Mahkemece, «kefilin» «çek» «depo» tutarı üzerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiş, kendini vekil marifetiyle «temsil» ettiren davalı ... lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken nisbi «vekalet ücreti takdiri» usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından hesaplanan «asıl alacak» ve «akdi faiz» hesabında hatalı bir yön bulunmadığı, incelenen sözleşme hükümlerine göre davalı ...'ın gayri nakdi krediler yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca düzenleme bulunmaması nedeniyle, sözü edilen «depo» alacak kaleminin bu davalıdan tahsil edilemeyeceği, Samsun 9.
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalılar müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalamışlardır.
Sözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu «kefiller» de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının «gayri nakdi kredi» nedeniyle «depo» talep hakkının varlığının ancak yargılama ile anlaşılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · gayri nakdi kredi · hesap kat · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaŞti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek alacak «muaccel» hale gelmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14360 E. 2010/103 K.
Ortak:depo kararı · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · çek
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'ın «kredi sözleşmesinden» kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm kredilere 1.250.000,00 TL'ye kadar 10 yıl süreyle «müteselsil kefil» olduğunu el yazısıyla yazıp 06.11.2014 tarihinde imzaladığı, hesaplanan toplam alacağın «kefalet» limitleri dahilinde kaldığı, sözleşmede kefilin gayri nakdi alacak talepleri yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca bir düzenleme bulunmadığından sadece kredi borçlusu şirketin gayrinakdi «çek» sorumluluk bedelinden sorumlu olduğu, «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemelere ve faiz genelgelerine göre «temerrüt faiz» oranının bankanın kredi kullandırdığı tarih ile temerrüt tarihindeki süre içinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı olarak belirlenerek buna göre hesap yapıldığı, icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle «itirazın iptali davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçeleriyle «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, davanın kısmen kabulüne, gayrinakdi «çek sorumluluk bedeli» haricinde hükmedilen alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatına», davalılar vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine, davalılar kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.475,76 TL (davalı ...
2- Mahkemece, «kefilin» «çek» «depo» tutarı üzerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiş, kendini vekil marifetiyle «temsil» ettiren davalı ... lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken nisbi «vekalet ücreti takdiri» usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından hesaplanan «asıl alacak» ve «akdi faiz» hesabında hatalı bir yön bulunmadığı, incelenen sözleşme hükümlerine göre davalı ...'ın gayri nakdi krediler yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca düzenleme bulunmaması nedeniyle, sözü edilen «depo» alacak kaleminin bu davalıdan tahsil edilemeyeceği, Samsun 9.
Benzer bu kararda2- İhtiyati «haciz» talebinde bulunan banka vekilinin mahkemenin 29.06.2009 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; İhtiyati haciz talebinde bulunan banka, borçlulara «genel kredi sözleşmesi» ile kredi açılıp kullandırıldığını, ödenmemesi üzerine 14.12.2007 tarihinde kat ettiklerini ileri sürerek, nakit kredilerden dolayı 23.«167»,61 TL. üzerinden, gayrinakti krediden 168.820 TL. üzerinden (660 TL.sı «çek» «garanti» tutarı, 168.160 TL.sı «teminat mektubu» bedeli) «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece «teminat mektubu» ve «çek» «garanti» tutarı bedelleri yönünden talep edilen «ihtiyati haciz» talebi, gerekçe gösterilmeden reddedilmiş ise de, bu konuda taraflar arasında teminat mektubu ve «çek karnesi» verilmesine yönelik hukuki ilişkinin dayanağı olan sözleşmeler getirtilmek suretiyle bankanın mer'i teminat mektuplarının «depo» edilmesini ve bunlara dayanılarak ihtiyati haciz isteyebilme şartlarının incelenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemenin 29.06.2009 tarihli kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece öncelikle «ihtiyati haciz» kararına itiraz incelenmek suretiyle, «kredi sözleşmesine» göre İzmir mahkemelerinin yetkili kılındığı, borçlu şirketler hakkında verilen «iflasın ertelenmesi» kararlarının ve buna ilişkin tedbirlerin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, ancak borçlu şirketlerden ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas erteleme · çek karnesi · i̇i̇k 167 · teminat mektubu · garantörlük · ihtiyati haciz · haciz · iflas
Benzer bu kararda2- İhtiyati «haciz» talebinde bulunan banka vekilinin mahkemenin 29.06.2009 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; İhtiyati haciz talebinde bulunan banka, borçlulara «genel kredi sözleşmesi» ile kredi açılıp kullandırıldığını, ödenmemesi üzerine 14.12.2007 tarihinde kat ettiklerini ileri sürerek, nakit kredilerden dolayı 23.«167»,61 TL. üzerinden, gayrinakti krediden 168.820 TL. üzerinden (660 TL.sı «çek» «garanti» tutarı, 168.160 TL.sı «teminat mektubu» bedeli) «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece «teminat mektubu» ve «çek» «garanti» tutarı bedelleri yönünden talep edilen «ihtiyati haciz» talebi, gerekçe gösterilmeden reddedilmiş ise de, bu konuda taraflar arasında teminat mektubu ve «çek karnesi» verilmesine yönelik hukuki ilişkinin dayanağı olan sözleşmeler getirtilmek suretiyle bankanın mer'i teminat mektuplarının «depo» edilmesini ve bunlara dayanılarak ihtiyati haciz isteyebilme şartlarının incelenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemenin 29.06.2009 tarihli kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece öncelikle «ihtiyati haciz» kararına itiraz incelenmek suretiyle, «kredi sözleşmesine» göre İzmir mahkemelerinin yetkili kılındığı, borçlu şirketler hakkında verilen «iflasın ertelenmesi» kararlarının ve buna ilişkin tedbirlerin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, ancak borçlu şirketlerden ...
Mahkemece, nakit kredi borcu yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, gayri nakit kredi borcu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2763 E. 2020/5207 K.
Ortak:akdi faiz · depo kararı · müteselsil kefil · kefalet · kötü niyet tazminatı · kefil · kötü niyet · temerrüt faizi
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'ın «kredi sözleşmesinden» kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm kredilere 1.250.000,00 TL'ye kadar 10 yıl süreyle «müteselsil kefil» olduğunu el yazısıyla yazıp 06.11.2014 tarihinde imzaladığı, hesaplanan toplam alacağın «kefalet» limitleri dahilinde kaldığı, sözleşmede kefilin gayri nakdi alacak talepleri yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca bir düzenleme bulunmadığından sadece kredi borçlusu şirketin gayrinakdi «çek» sorumluluk bedelinden sorumlu olduğu, «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemelere ve faiz genelgelerine göre «temerrüt faiz» oranının bankanın kredi kullandırdığı tarih ile temerrüt tarihindeki süre içinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı olarak belirlenerek buna göre hesap yapıldığı, icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle «itirazın iptali davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçeleriyle «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, davanın kısmen kabulüne, gayrinakdi «çek sorumluluk bedeli» haricinde hükmedilen alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatına», davalılar vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine, davalılar kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.475,76 TL (davalı ...
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından hesaplanan «asıl alacak» ve «akdi faiz» hesabında hatalı bir yön bulunmadığı, incelenen sözleşme hükümlerine göre davalı ...'ın gayri nakdi krediler yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca düzenleme bulunmaması nedeniyle, sözü edilen «depo» alacak kaleminin bu davalıdan tahsil edilemeyeceği, Samsun 9.
2- Mahkemece, «kefilin» «çek» «depo» tutarı üzerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiş, kendini vekil marifetiyle «temsil» ettiren davalı ... lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken nisbi «vekalet ücreti takdiri» usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · gayrinakdi alacak · nakit alacak · kefalet tarihi · depo talebi · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · akdi faiz oranı · teminat mektubu
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
… takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, nakdi ve gayrinakdi «çek» bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde «gayrinakdi alacak» kapsamında «depo» talebinde bulunmuştur.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2640 E. 2013/4199 K.
Ortak:depo kararı · müteselsil kefil · kefil · kredi sözleşmesi · çek · temerrüt
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'ın «kredi sözleşmesinden» kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm kredilere 1.250.000,00 TL'ye kadar 10 yıl süreyle «müteselsil kefil» olduğunu el yazısıyla yazıp 06.11.2014 tarihinde imzaladığı, hesaplanan toplam alacağın «kefalet» limitleri dahilinde kaldığı, sözleşmede kefilin gayri nakdi alacak talepleri yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca bir düzenleme bulunmadığından sadece kredi borçlusu şirketin gayrinakdi «çek» sorumluluk bedelinden sorumlu olduğu, «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemelere ve faiz genelgelerine göre «temerrüt faiz» oranının bankanın kredi kullandırdığı tarih ile temerrüt tarihindeki süre içinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı olarak belirlenerek buna göre hesap yapıldığı, icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle «itirazın iptali davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçeleriyle «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, davanın kısmen kabulüne, gayrinakdi «çek sorumluluk bedeli» haricinde hükmedilen alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatına», davalılar vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine, davalılar kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.475,76 TL (davalı ...
2- Mahkemece, «kefilin» «çek» «depo» tutarı üzerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiş, kendini vekil marifetiyle «temsil» ettiren davalı ... lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken nisbi «vekalet ücreti takdiri» usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından hesaplanan «asıl alacak» ve «akdi faiz» hesabında hatalı bir yön bulunmadığı, incelenen sözleşme hükümlerine göre davalı ...'ın gayri nakdi krediler yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca düzenleme bulunmaması nedeniyle, sözü edilen «depo» alacak kaleminin bu davalıdan tahsil edilemeyeceği, Samsun 9.
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · borçlunun temerrüdü · hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek «borçlular temerrüde» düşürülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, gayrinakdi krediler yönünden bankanın «muaccel» bir alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2662 E. , 2020/5312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/05/2018 tarih ve 2016/279 E. - 2018/343 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 22/01/2019 tarih ve 2018/1439 E. - 2019/79 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... Malz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında imzalanan 1.250.000,00 TL bedelli genel kredi taahhütnamesini, şirket yetkilisi olan ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı imzaladığını, kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi sebebiyle davalı ... yönünden ilamsız takip başlatıldığını, asıl borçlu yönünden de teminatta bulunan ipoteklerin paraya çevrilmesinden sonra kalan alacak bakiyesi için tahsilde tekerrür olmamak üzere ilamsız takip başlatıldığını, takiplerin itiraz sebebiyle durduğunu belirterek, her iki icra dosyasına borçluların itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, çekilen krediye karşılık birtakım taşınmazların teminat olarak verildiğini ancak davacı bankanın ipotekleri paraya çevirmeden davalılar hakkında icra takibi başlattığını, ...'ın banka evraklarında imzasının bulunmadığını, kefaletin hem kefalet limiti belirli olmadığından hem eş rızası bulunmadığından geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'ın kredi sözleşmesinden kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm kredilere 1.250.000,00 TL'ye kadar 10 yıl süreyle müteselsil kefil olduğunu el yazısıyla yazıp 06.11.2014 tarihinde imzaladığı, hesaplanan toplam alacağın kefalet limitleri dahilinde kaldığı, sözleşmede kefilin gayri nakdi alacak talepleri yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca bir düzenleme bulunmadığından sadece kredi borçlusu şirketin gayrinakdi çek sorumluluk bedelinden sorumlu olduğu, genel kredi sözleşmesinde yer alan düzenlemelere ve faiz genelgelerine göre temerrüt faiz oranının bankanın kredi kullandırdığı tarih ile temerrüt tarihindeki süre içinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı olarak belirlenerek buna göre hesap yapıldığı, icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçeleriyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davanın kısmen kabulüne, gayrinakdi çek sorumluluk bedeli haricinde hükmedilen alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına, davalılar vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.475,76 TL (davalı ...
Malz. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden 19,83 TL olmak kaydıyla) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından hesaplanan asıl alacak ve akdi faiz hesabında hatalı bir yön bulunmadığı, incelenen sözleşme hükümlerine göre davalı ...'ın gayri nakdi krediler yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca düzenleme bulunmaması nedeniyle, sözü edilen depo alacak kaleminin bu davalıdan tahsil edilemeyeceği, Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11605 Esas sayılı dosyasında toplam 425.416,27 TL nakdi alacak, 96.660,00 TL gayri nakdi depo takibi yapıldığı, davacının dava dilekçesinde ise davalı ... hakkında davadan önce yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye 271.599,16 TL üzerinden dava açtığı, bu davalı hakkında nakdi krediden kaynaklı olarak toplam 177.517,92 TL üzerinden davanın kabul edildiği, reddedilen miktarın 94.081,24 TL olması nedeniyle, reddedilen bu miktar üzerinden davalı yararına hesaplanan 10.475,76 TL vekalet ücretinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, kefilin çek depo tutarı üzerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiş, kendini vekil marifetiyle temsil ettiren davalı ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeple davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/632468200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz