Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2901 E. 2020/5665 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağlantılı davalar↗ ttk 776↗ aval↗ menfi tespit davası↗ yazılı delil↗ lehtar↗ kambiyo senedi↗ ikrar↗ tespit davası↗ keşideci↗ bono↗ geçersizlik↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, inkar edilen senetteki parmak izinin borçlu ...'a ait olduğu konusunda davacıların ikrarı olup herhangi bir itiraz söz konusu olmadığı, açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacıların bu yöndeki iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacılar tarafından bu hususta yazılı delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacılar araç satışı nedeni ile 40.000,00 TL borcu da ödediklerini iddia etmekte iseler de, bu iddialarını yazılı belge ile ispat edememişlerdir, bu nedenle mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davası olup, dava konusu senette davacıların murisi ... keşideci, diğer davacı ... aval veren, davalı ise lehtar durumundadır. TTK'nın 776. maddesinde bononun taşıması gereken zorunlu unsurlar belirtilmiş, bu madde kapsamında belirtilen unsurları taşımayan bononun geçerli olmayacağı ise TTK'nın 777. maddesinde hükme bağlanmıştır. Davaya konu bononun davacıların murisi keşideci ... tarafından parmak izi basılarak davalıya verildiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 776. maddesi g bendine göre bono üzerinde düzenleyenin imzasının bulunması gerektiği belirtilmiş olması dikkate alındığında dava konusu bononun kambiyo vasfında olmadığı, geçersiz olduğu görülmektedir. Davacılardan ... aval veren olup sadece dava konusu bonoda şekli noksanlıklardan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep edebilecektir. Dava konusu bonoda imza bulunmadığından geçersiz olup bu durumda davacı aval verenin de bono nedeniyle sorumluluğu bulunmamaktadır. Dava konusu bononun keşideci tarafından imzalanmadığı bu nedenle kambiyo vasfında olmadığı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8005 E. 2023/2096 K.
Ortak:aval · menfi tespit davası · kambiyo senedi · tespit davası · keşideci · bono · geçersizlik · menfi tespit · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaDava, «kambiyo senedine» dayalı «menfi tespit davası» olup, dava konusu senette davacıların murisi ... «keşideci», diğer davacı ... «aval» veren, davalı ise «lehtar» durumundadır.
Dava konusu «bonoda» imza bulunmadığından «geçersiz» olup bu durumda davacı «aval» verenin de bono nedeniyle sorumluluğu bulunmamaktadır.
Davaya konu «bononun» davacıların murisi «keşideci» ... tarafından parmak izi basılarak davalıya verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu olan «bonoda» davacıların murisi olan ...'in «aval» veren («kefil») olarak imzası yerine parmak izi bulunduğu, bonoda «keşideci» ...'in imzası bulunmakla, «bononun kambiyo senedi» vasfında olduğu ancak, imza yerine parmak izi bulunan aval veren murisin bonodan dolayı sorumluluğu bulunmadığı, davanın bonoyu keşide eden ... dışındaki tüm «mirasçılar» tarafından açıldığı, muris ...'in terekesinin «elbirliği mülkiyeti» hükümlerine tabi olmakla birlikte, «menfi tespit» talebi yönünden, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, «menfi tespit davası», «tereke» üzerinde tasarruf işlemi olmayıp, terekedeki hakların korunmasına yönelik bir dava olduğu, kaldı ki, dava konusu bononun keşidecisi ve aynı zamanda dava açmayan mirasçı olan ...'in istinaf aşamasında açılan davaya «muvafakat» ettiği, davanın, davacılar hakkında kambiyo senedine mahsus icra takibi başlatılmasından sonra açılmış menfi tespit davası olması nedeniyle, bononun «adi senet» olarak kabul edilmesi halinde dahi davacıların borçtan sorumlu oldukları yönündeki davalı iddiasının bu aşamasında değerlendirme konusu yapılamayacağı gerekçesiyle …
… MESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 'nun(6102 sayılı Kanun) 776 ncı maddesi gereğince «bononun» zorunlu unsurları arasında üzerinde imza bulunması gerektiği, 777 nci maddesinde ise 776 ncı maddede sayılan unsurları içermeyen bir belgenin bono sayılmayacağı açıklanmış olup yine 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde de imzayla ilgili olarak 752 nci ve 756 ncı maddelere atıfta bulunduğu, 756 ncı maddede imzaların mutlaka el ile atılması gerektiği, ayrıca el ile atılan imza yerine, mekanik herhangi bir araç veya elle yapılan veya onaylanmış bir işaret veya resmi bir şahadetname kullanılamayacağı, davacıların murisinin bonoda «aval» veren durumunda olup, aval verenin imzası yerine parmak izinin bulunması halinde bonodan dolayı sorumluluğunun olmadığı, davalının icra takibinde kötü niyetli olma …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava muris ...'in tüm «mirasçıları» tarafından açılmadığını, ... davacılar arasında yer almadığını, zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu, «muvafakat» olmadan iddianın genişletildiğini, davacılar, önce murisin akıl sağlığının yerinde olmadığı, sonra «kefalette» eş «rızası» bulunmadığı ileri sürüldüğünü, senetle parmak izi nedeniyle «aval» olarak kabul edilmese bile «adi senet» olarak kabul edilmesi ve kefaletin geçerli olması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · bono/kambiyo senedi · adi senet · fiil ehliyeti · tereke · eş rızası · mirasçılık · ipotek
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu olan «bonoda» davacıların murisi olan ...'in «aval» veren («kefil») olarak imzası yerine parmak izi bulunduğu, bonoda «keşideci» ...'in imzası bulunmakla, «bononun kambiyo senedi» vasfında olduğu ancak, imza yerine parmak izi bulunan aval veren murisin bonodan dolayı sorumluluğu bulunmadığı, davanın bonoyu keşide eden ... dışındaki tüm «mirasçılar» tarafından açıldığı, muris ...'in terekesinin «elbirliği mülkiyeti» hükümlerine tabi olmakla birlikte, «menfi tespit» talebi yönünden, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, «menfi tespit davası», «tereke» üzerinde tasarruf işlemi olmayıp, terekedeki hakların korunmasına yönelik bir dava olduğu, kaldı ki, dava konusu bononun keşidecisi ve aynı zamanda dava açmayan mirasçı olan ...'in istinaf aşamasında açılan davaya «muvafakat» ettiği, davanın, davacılar hakkında kambiyo senedine mahsus icra takibi başlatılmasından sonra açılmış menfi tespit davası olması nedeniyle, bononun «adi senet» olarak kabul edilmesi halinde dahi davacıların borçtan sorumlu oldukları yönündeki davalı iddiasının bu aşamasında değerlendirme konusu yapılamayacağı gerekçesiyle …
… eşi ... tarafından Ecem Ticaret/...'nun borcuna mahsuben müvekkiline verildiğini, senedin ticari amaçla düzenlendiğini, ...'in ...'ndan kalan bakiye alacağı için de «ipotek» tesis ettiğini, söz konusu ipotek tesis işleminin davacıların murisi ...'in verdiği vekaletname ile yapıldığını, dolayısıyla senedin tanzim tarihi ile yakın tarihlerde davacıların murisinin akli ve ruhi melekelerinin yerinde olduğunu, davacıların ilk olarak murislerinin akli melekelerinin yerinde olmadığını ileri sürerken, sonradan eş «rızası» bulunmadığını ileri sürdüklerini ve bu şekilde iddialarını genişlettiklerini, kaldı ki senedin düzenlenme tarihinde murislerinin «fiil ehliyetinin» bulunduğunun Adlî Tıp Kurumu (ATK) raporu ile de sabit olduğu, ayrıca dava konusu senedin «adi senet» olduğu düşünülse dahi eş rızasının ticari işlerde aranmayacağını, davacılarca senedin vadesine ve parmak izine itiraz bulunmadığını, davacıların murisi ...'in dava konusu senet nedeniyle «kefil» olarak borçlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava muris ...'in tüm «mirasçıları» tarafından açılmadığını, ... davacılar arasında yer almadığını, zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu, «muvafakat» olmadan iddianın genişletildiğini, davacılar, önce murisin akıl sağlığının yerinde olmadığı, sonra «kefalette» eş «rızası» bulunmadığı ileri sürüldüğünü, senetle parmak izi nedeniyle «aval» olarak kabul edilmese bile «adi senet» olarak kabul edilmesi ve kefaletin geçerli olması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2901 E. , 2020/5665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.12.2017 tarih ve 2017/9 E- 2017/192 K. sayılı kararın davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.02.2019 tarih ve 2018/757 E- 2019/101 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı tarafından davacılar aleyhine bonoya dayanarak takip başlatıldığını, davacıların davalıya senetler nedeniyle borçlu olmadığını, davacı ...'ın okuma yazma bilmediğini, gözlerinin de görmediğini, senet üzerindeki yazıların davacılara ait olmadığını, davalının 11.01.2016 tarihli belge ile borcu olmadığını ikrar ettiğini, buna rağmen takibe devam edildiğini belirterek davacıların borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacılara 40.000.- TL bedel karşılığında otobüs sattığını, davalının davacılardan 40.000.- TL alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, inkar edilen senetteki parmak izinin borçlu ...'a ait olduğu konusunda davacıların ikrarı olup herhangi bir itiraz söz konusu olmadığı, açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacıların bu yöndeki iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacılar tarafından bu hususta yazılı delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacılar araç satışı nedeni ile 40.000,00 TL borcu da ödediklerini iddia etmekte iseler de, bu iddialarını yazılı belge ile ispat edememişlerdir, bu nedenle mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davası olup, dava konusu senette davacıların murisi ... keşideci, diğer davacı ... aval veren, davalı ise lehtar durumundadır. TTK'nın 776. maddesinde bononun taşıması gereken zorunlu unsurlar belirtilmiş, bu madde kapsamında belirtilen unsurları taşımayan bononun geçerli olmayacağı ise TTK'nın 777. maddesinde hükme bağlanmıştır. Davaya konu bononun davacıların murisi keşideci ... tarafından parmak izi basılarak davalıya verildiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 776. maddesi g bendine göre bono üzerinde düzenleyenin imzasının bulunması gerektiği belirtilmiş olması dikkate alındığında dava konusu bononun kambiyo vasfında olmadığı, geçersiz olduğu görülmektedir.
Davacılardan ... aval veren olup sadece dava konusu bonoda şekli noksanlıklardan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep edebilecektir. Dava konusu bonoda imza bulunmadığından geçersiz olup bu durumda davacı aval verenin de bono nedeniyle sorumluluğu bulunmamaktadır. Dava konusu bononun keşideci tarafından imzalanmadığı bu nedenle kambiyo vasfında olmadığı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin 2018/757 E. ve 2019/101 K. sayılı ve 11.02.2019 tarihli kararının BOZULMASINA, dosyanın Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 03.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630526500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz