Tescilsiz tasarım
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4594 E. 2020/2537 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescilsiz tasarım↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ ortalama tüketici↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK anlamında benzerlik veya iltibas ihtimali bulunmadığı ve marka hakkına tecavüz fiilerinin gerçekleşmediği, davalı tarafça "Kuleli Çay Tiryaki" şeklindeki ürün ambalajı şeklindeki kullanımın, davacı tarafa ait "Tiryaki Çayı" şeklindeki markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanılmaması nedeniyle, TTK'nun 54. vd. maddeleri anlamında haksız rekabet hükümlerinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tescilli tasarım ve marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile ürünlerin toplatılması istemine ilişkindir. Davacıya ait 89365 tescil numaralı “Tiryaki Çayı” markasının esas unsurunun “Tiryaki” ibaresi olduğu göz önüne alındığında, davalı yana ait paket ambalajında “Tiryaki” ibaresinin kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekir. Diğer yandan, davacıya ait 2009/05418 tescil numaralı ambalaj tasarımı ile davalı
tarafça kullanılan ambalaj tasarımı arasında genel görünüm, şekil, renk, yazı karakteri, desen ve kompozisyon bakımından ortalama tüketici kesimi açısından ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimali bulunduğu hususu da gözetilerek, marka ve tasarım açısından ayrı ayrı değerlendirilme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2306 E. 2020/285 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK anlamında benzerlik veya «iltibas» ihtimali bulunmadığı ve «marka hakkına tecavüz» fiilerinin gerçekleşmediği, davalı tarafça "Kuleli Çay Tiryaki" şeklindeki ürün ambalajı şeklindeki kullanımın, davacı tarafa ait "Tiryaki Çayı" şeklindeki markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanılmaması nedeniyle, TTK'nun 54. vd. maddeleri anlamında «haksız rekabet» hükümlerinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «tescilli tasarım» ve «marka hakkına tecavüzden» kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile ürünlerin toplatılması istemine ilişkindir.
Davacıya ait 89365 tescil numaralı “Tiryaki Çayı” markasının esas unsurunun “Tiryaki” ibaresi olduğu göz önüne alındığında, davalı yana ait paket ambalajında “Tiryaki” ibaresinin kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi rapor içeriklerine göre davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı biçimindeki markayı ambalaj kullanım biçimine göre kullanmasının «iltibas» yaratması nedeniyle davacının Çaykur Tiryaki Çayı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı şeklindeki ambalajının ise davacının Çaykur Tiryaki Çayı markası ile karıştırılma ihtimali nedeniyle marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, markaların benzer ve farklı özelliklerini irdeleyen bilirkişi raporuna göre de davalının kullandığı markanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete yol açtığı, her ne kadar bilirkişi raporunda maddi ve manevi tazminat hususunda net bir hesaplama yapılmamış ise de, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden davacının «maddi tazminat» talepli davasında BK 50. maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabu …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «haksız rekabet» ile «tescilli tasarım» ve marka haklarına dayalı tecavüzün tespiti, men ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, kararın gerekçe kısmında davalının eyleminin hem marka, hem de tasarım hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» olduğu belirtildiği halde hüküm fıkrasında tasarım hakkı yönünden bir hüküm kurulmaması çelişkili olmuş ve bu sebeple hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri çevresi · ticari defter ibrazı · ihtarat · kesin süre · kâr payı · ticari defter · maddi tazminat · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, «maddi tazminat» hesabı yönünden, öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 220 ve devamı maddeleri uyarınca davalı tarafa ilgili döneme ilişkin tüm «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmesi için «ihtaratlı» «kesin süre» verilmesi ve sunulmaması halinde, davalının dava konusu emtiadan hangi miktarda üretmiş olabileceği konusunda gerektiğinde HMK 220/3. maddesi uyarınca davacı tarafın görüşü de sorularak, davalıya işletmenin büyüklüğü, hacmi ve «müşteri çevresi» itibariyle üretip pazarlamış olabileceği taklit markalı ve tasarımlı ürün miktarı belirlenerek bu sonuca göre maddi tazminat hesabı yapılması ve manevi tazminat isteminin de, bu yolla tespit edilecek tecavüzün boyutuna göre değerlendirilmesi gerekirken, davalı tarafın «ticari defterlerinin ibraz» edilmediği gerekçesiyle 6098 sayılı TBK’nın 50 ve devamı maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden …
… arım KHK'nın 52/2-b maddesine dayandırmış olup, buna göre her bir hak kategorisi yönünden, markanın ve tasarımın ayrı ayrı davalının elde etmesi muhtemel kazançtaki «payı» esas alınarak belirlenmesi, davacının elde ettiği kazancın belirlenmesi için de öncelikle davalının «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bilirkişi rapor içeriklerine göre davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı biçimindeki markayı ambalaj kullanım biçimine göre kullanmasının «iltibas» yaratması nedeniyle davacının Çaykur Tiryaki Çayı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı şeklindeki ambalajının ise davacının Çaykur Tiryaki Çayı markası ile karıştırılma ihtimali nedeniyle marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, markaların benzer ve farklı özelliklerini irdeleyen bilirkişi raporuna göre de davalının kullandığı markanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete yol açtığı, her ne kadar bilirkişi raporunda maddi ve manevi tazminat hususunda net bir hesaplama yapılmamış ise de, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden davacının «maddi tazminat» talepli davasında BK 50. maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabu …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3396 E. 2023/2712 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK anlamında benzerlik veya «iltibas» ihtimali bulunmadığı ve «marka hakkına tecavüz» fiilerinin gerçekleşmediği, davalı tarafça "Kuleli Çay Tiryaki" şeklindeki ürün ambalajı şeklindeki kullanımın, davacı tarafa ait "Tiryaki Çayı" şeklindeki markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanılmaması nedeniyle, TTK'nun 54. vd. maddeleri anlamında «haksız rekabet» hükümlerinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «tescilli tasarım» ve «marka hakkına tecavüzden» kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile ürünlerin toplatılması istemine ilişkindir.
Davacıya ait 89365 tescil numaralı “Tiryaki Çayı” markasının esas unsurunun “Tiryaki” ibaresi olduğu göz önüne alındığında, davalı yana ait paket ambalajında “Tiryaki” ibaresinin kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2016/108 E., 2018/77 K. sayılı kararıyla; Vatan Çay Tiryaki Çayı biçimindeki markayı ambalaj kullanım biçimine göre kullanmasının «iltibas» yaratması nedeniyle davacının Çaykur Tiryaki Çayı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı şeklindeki ambalajının ise davacının Çaykur Tiryaki Çayı markası ile karıştırılma ihtimali nedeniyle marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, markaların benzer ve farklı özelliklerini irdeleyen bilirkişi raporuna göre de davalının kullandığı markanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete yol açtığı, bilirkişi raporunda maddi ve manevi tazminat hususunda net bir hesaplama yapılmamış ise de, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olma …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin «marka hakkına tecavüz» edildiği ve «haksız rekabet» oluştuğu yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, tasarım hakkına tecavüz iddiası üzerine yapılan değerlendirmelerinin de hatalı olduğunu, müvekkili şirkete ait «ticari defterlerin» sunulduğunu, ayrıca müvekkilinin «iltibasa» konu çay paketlerini yaptırdığı firmanın, bu paketlere ilişkin faturalarının da dosyaya sunulduğunu, faturalardan da anlaşılacağı üzere 2400 adet paket yaptırıldığını, bunların toplam 1108 adeti satıldığını, iltibasa konu çay paketlerinden satılan miktar neticesinde söz konusu tarih itibariyle kazanılan toplam satış bedelinin 5.674,10 TL olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı lehine bu meblağdan daha fazla bir «maddi tazminata» hükmedilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
… scili olarak kullandığı Çaykur Tiryaki Çayı paketlerini renk, tasarım, ambalaj ve isim ile taklit ederek Vatan Çay Tiryaki Çayı olarak piyasaya sürdüğünü, davalının «haksız rekabeti» nedeniyle müvekkili kurumun maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek davalının haksız rekabetinin men'ine ve müvekkili kurumun «marka hakkına tecavüz» fiillerinin durdurulmasına, maddi zarar miktarının belirlenmesi mümkün olmadığından belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ibrazdan kaçınma · müşteri çevresi · ihtarat · ticari defter kayıtları · maddi hata · münhasırlık · tazminat davası · kesin süre
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından «uyuşmazlık konusu» marka ve tasarımlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu marka ve tasarım ile davacının tescilli marka ve tasarımı ile «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu benzerliğin karıştırılma tehlikesine yol açtığı, bu nedenle davalının kullanımı ile davacının marka ve tasarım hakkına tecavüz ettiği ve «haksız rekabete» sebep olduğu, davacının «maddi tazminat» yönünden davalının «ticari defterlerine» dayandığı, davalı tarafından sunulan ticari defterler davalının tüm faaliyetlerinden elde ettiği kazancı gösterdiğinden yardımcı defter kayıtlarının sunulması istenildiği, ancak davalı tarafından yardımcı kayıtlar sunulmadığı, davalının yalnızca dava konusu ürünün satışına ait olduğunu iddia ettiği faturalar sunduğu, ancak bu faturalar 2013 ve 2014 yıllarına ait olması, sunulan toplu kayıtları içeren ticari defterlerin ise 2015 yılına ait olması nedeniyle faturalarının «ticari defterlerde kayıtlı» olup olmadıkları tespit edilemediği, ticari defterler ile doğrulanamayan «fatura» tek başına bir ispat vasıtası sayılamayacağı, «münhasıran» davalı ticari defter ve kayıtlarına dayanan davacının maddi tazminat talebinin davalının davaya konu ürününe ait kayıtların ayrıntılarının yer aldığı ticari defterlerini «ibrazdan kaçınmış» olması nedeniyle tümden kabulüne karar verildiği, manevi tazminat talebinin ise manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması, olayın gerçekleşme şekli ve ağırlığı dikkate alınarak kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davacının haksız rekabetin men' ine yönelik davasının kabulüne, davalının davacıya ait Çaykur Tiryaki Çayı marka ve tasarımını "Vatan Çay Tiryaki Çayı" markası ve tasarımı adı altında piyasaya sürmesi suretiyle oluşan haksız rekabetinin men'ine, marka ve tasarım hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, marka ve tasarım hakkına tecavüz şeklinde üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına ve imhasına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 4.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar kesinleştiğinde kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… arih, 2019/236 E. ve 2020/285 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince, kararın gerekçe kısmında davalının eyleminin hem marka, hem de tasarım hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» olduğu belirtildiği halde hüküm fıkrasında tasarım hakkı yönünden bir hüküm kurulmaması çelişkili oluşturduğu, davacı, tazminat tercihini marka hakkı yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine, tasarım hakkı yönünden ise 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine dayandırdığı, buna göre her bir hak kategorisi yönünden, markanın ve tasarımın ayrı ayrı davalının elde etmesi muhtemel kazançtaki «payı» esas alınarak belirlenmesi, davacının elde ettiği kazancın belirlenmesi için de öncelikle davalının «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesi gerektiği, Mahkemece, «maddi tazminat» hesabı yönünden, öncelikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 220 ve devamı maddeleri uyarınca davalı tarafa ilgili döneme ilişkin tüm ticari defter ve kayıtlarını «ibraz» etmesi için «ihtaratlı» «kesin süre» verilmesi ve sunulmaması halinde, davalının dava konusu emtiadan hangi miktarda üretmiş olabileceği konusunda gerektiğinde 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davacı tarafın görüşü de sorularak, davalıya işletmenin büyüklüğü, hacmi ve «müşteri çevresi» itibariyle üretip pazarlamış olabileceği taklit markalı ve tasarımlı ürün miktarı belirlenerek bu sonuca göre maddi tazminat hesabı yapılması ve manevi tazminat is …
… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalının ünvanının karar başlığında yanlış yazılmasının «maddi hataya» dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilebileceği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemişti …
-
Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/574 E. 2020/4250 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK anlamında benzerlik veya «iltibas» ihtimali bulunmadığı ve «marka hakkına tecavüz» fiilerinin gerçekleşmediği, davalı tarafça "Kuleli Çay Tiryaki" şeklindeki ürün ambalajı şeklindeki kullanımın, davacı tarafa ait "Tiryaki Çayı" şeklindeki markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanılmaması nedeniyle, TTK'nun 54. vd. maddeleri anlamında «haksız rekabet» hükümlerinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «tescilli tasarım» ve «marka hakkına tecavüzden» kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile ürünlerin toplatılması istemine ilişkindir.
Davacıya ait 89365 tescil numaralı “Tiryaki Çayı” markasının esas unsurunun “Tiryaki” ibaresi olduğu göz önüne alındığında, davalı yana ait paket ambalajında “Tiryaki” ibaresinin kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin kabulü gerekir.
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı «tescilli tasarımı» ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… 1.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren «tescilli tasarımların» sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve «haksız rekabet» yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · kâr kaybı · eksik inceleme
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yazılı gerekçelerle, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu Yargıtay «denetimine elverişli» olmadığı gibi, tarafların istem ve savunmalarını da karşılayacak nitelikte incelemeyi de içermemektedir.
… zman kişilerden oluşan yeni bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların tüm istem ve savunmalarını karşılayan rapor alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölg …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4594 E. , 2020/2537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 31/01/2019 tarih ve 2016/118 E.- 2019/28 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/09/2019 tarih ve 2019/963 E.- 2019/1060 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil kurumun çayları üzerinde kullanılan markasının ve tasarımının tescil ile koruma altına alındığını, davalı firmanın müvekkil kurum adına tescilli marka ve tasarımlarının benzerini kullanarak ürettiği çayları piyasaya sürdüğünü, davacı kurumun marka ve tasarım hakkını ihlal ettiğini belirterek 8.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK anlamında benzerlik veya iltibas ihtimali bulunmadığı ve marka hakkına tecavüz fiilerinin gerçekleşmediği, davalı tarafça "Kuleli Çay Tiryaki" şeklindeki ürün ambalajı şeklindeki kullanımın, davacı tarafa ait "Tiryaki Çayı" şeklindeki markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanılmaması nedeniyle, TTK'nun 54. vd. maddeleri anlamında haksız rekabet hükümlerinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tescilli tasarım ve marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile ürünlerin toplatılması istemine ilişkindir. Davacıya ait 89365 tescil numaralı “Tiryaki Çayı” markasının esas unsurunun “Tiryaki” ibaresi olduğu göz önüne alındığında, davalı yana ait paket ambalajında “Tiryaki” ibaresinin kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekir. Diğer yandan, davacıya ait 2009/05418 tescil numaralı ambalaj tasarımı ile davalı
tarafça kullanılan ambalaj tasarımı arasında genel görünüm, şekil, renk, yazı karakteri, desen ve kompozisyon bakımından ortalama tüketici kesimi açısından ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimali bulunduğu hususu da gözetilerek, marka ve tasarım açısından ayrı ayrı değerlendirilme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/606109700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz