Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1622 E. 2020/4341 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusursuz sorumluluk↗ bozma sonrası karar↗ tahkikat↗ tahsilde tekerrür↗ müteselsil sorumluluk↗ olumsuz oy↗ tbk 99↗ içtihadı birleştirme kararı↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müteveffanın banyoda bulunan LPG gazını tam olarak yakmayan niteliksiz, güvenliksiz şofbenin ürettiği karbonmonoksit gazını soluması nedeniyle öldüğü, Ergaz San. ve Tic. A.Ş.'nin tüpün cihaza bağlanması, sızdırmazlık kontrolünün yapılması ve tüketicinin bilgilendirilmesi ve sair hususlar dahilinde, yine Arçelik marka şofbenin ortamdaki havanın içindeki oksijen gazı miktarı tehlikeli sınıra düştüğünde yanmayı durduran bir sensör ile donatılmadığından kusurlu oldukları, bu iki cihazın tüketici yönünden birbirinden bağımsız olarak çalıştırılabilmesi ve ayrı düşünülmesi söz konusu olamayacağı, ayrıca LPG tüpü ve şofben gibi ürünlerin yapısal olarak insan sağlığı ve güvenliği açısından tehlikeli niteliğinden, zararlı sonuç doğurabilme potansiyelinden dolayı bu ürünler nedeniyle uğranılan zararların 6098 sayılı TBK'nın 71. maddesi, 5307 sayılı Yasa ve Tüpgaz ZMMS poliçesi genel şartları dahilinde davalıların kusursuz sorumlu oldukları, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden yoksul kalınan destek zarar miktarı olarak hesaplanan 46.296,18 TL'nin tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San. ve Tic. A.Ş. ile Arçelik A.Ş. açısından kazanın meydana geldiği 23.12.2008 tarihinden itibaren, diğer davalı ... A.Ş. açısından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, davacı ... yönünden yoksul kalınan destek zarar miktarı olarak hesaplanan 44.580,18 TL'nin tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San. ve Tic. A.Ş. ile Arçelik A.Ş. açısından kaza tarihinden itibaren, diğer davalı ... A.Ş. açısından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, davacı ... için takdir olunan 15.000.- TL, davacı ... için takdir olunan 15.000.- TL, davacı ... için takdir olunan 4.000.- TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Ergaz San. ve Tic. A.Ş. ile Arçelik A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/2 Esas sayılı dosyası ile açılıp işbu dosya ile birleştirilen dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemişse de bu dosya bakımından temyiz isteminin bulunmamasına göre, davalı .... ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece verilen 15.11.2012 tarihli davanın reddine yönelik karar Dairemizin 05.12.2013 tarih ve 2013/6352-22165 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuştur. Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra davacılar vekilince 03.12.2015 tarihinde dava ıslah edilmiş, mahkemece, destekten yoksun kalma talebinin ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiştir. Ancak Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E- 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Karardan sonra 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle eklenen 6100 sayılı HMK'nın 177/2. maddesi uyarınca Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceği düzenlenmişse de, 6100 sayılı HMK'nın 448/1. maddesi uyarınca HMK hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır. Bu durumda ıslah tarihi itibariyle bozma kararı sonrası ıslah yapılamayacağının nazara alınmaması yerinde olmamış, kararın bu sebeplerle davalı .... ve Tic. A.Ş. ve davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3- Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı, vefata sebebiyet verdiği iddia edilen şofbenin 1990'lı yılların ilk çeyreğinde üretildiğini savunmuş, davacılarca bu savunmanın aksi iddia ve ispat edilememiştir. Davacıların mirasbırakanının 23.12.2008 tarihinde vefat ettiği uyuşmazlık dışıdır. Anılan şofbenin davacılarca düzenli olarak bakımlarının yaptırıldığı ispat edilemediği gibi, davalı ...Ş.'nin şofben için bakım ve servis hizmeti verdiğine dair bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı ...Ş.'ye karşı açılan davanın reddi gerekirken üretiminin üzerinden uzun bir süre geçen şofbenin niteliksiz ve güvenliksiz olduğu kabul edilerek havanın içindeki oksijen gazı miktarı tehlikeli sınıra düştüğünde yanmayı durduran bir sensör ile donatılmadığı gerekçesiyle bu davalının sorumlu tutulması yerinde olmamış, kararın Arçelik A.Ş. yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2084 E. 2024/591 K.
Ortak:kusursuz sorumluluk · müteselsil sorumluluk · olumsuz oy · ıslah
İncelediğiniz kararda… nden dolayı bu ürünler nedeniyle uğranılan zararların 6098 sayılı TBK'nın 71. maddesi, 5307 sayılı Yasa ve Tüpgaz ZMMS poliçesi genel şartları dahilinde davalıların «kusursuz sorumlu» oldukları, davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden yoksul kalınan destek zarar miktarı olarak hesaplanan 46.296,18 TL'nin «tahsilde tekerrür» oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San. ve Tic.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/2 Esas sayılı dosyası ile açılıp işbu dosya ile birleştirilen dava hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemişse de bu dosya bakımından temyiz isteminin bulunmamasına göre, davalı .... ve Tic.
Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra davacılar vekilince 03.12.2015 tarihinde dava «ıslah» edilmiş, mahkemece, destekten yoksun kalma talebinin ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lı Kanun) 71 ... maddesi, 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu (5307 sayılı Kanun) ve Tüpgaz Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçe genel şartları dahilinde davalıların «kusursuz sorumlu» oldukları, davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesiyle asıl davada «maddi tazminat» isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, birleştirilen dava hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 21.10.2020 tarih, 2019/1622 E. ve 2020/4341 K. sayılı kararıyla «ıslah» tarihi itibariyle bozma kararı sonrası ıslah yapılamayacağının nazara alınmaması yerinde olmadığı, ayrıca şofbenin davacılarca düzenli olarak bakımlarının yaptırıl …
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «maddi tazminat» istemleri için asıl dava yönünden; davacı anne ... ... için 46.296,17 TL, ... ... ... için 44.580,17 TL tazminat hesaplanmış ve bu rakamlar üzerinden «ıslah» yapılmış olsa da bozma ilamında da belirtildiği üzere bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davacı ... ... için 20.000,00 TL ve davacı ... ... i …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · tebliğ tarihi · sorumluluk sigortası · illiyet bağı · teminat kapsamı · mirasçılık · denetime elverişlilik · mahsup
Benzer bu kararda… m olayının ne suretle gerçekleşmiş olduğunu hüküm vermeye yeterli olacak şekilde açıklığa kavuşturmamış oldukları nazara alınarak ... bir bilirkişi kurulundan yargı «denetimine elverişli rapor» alınması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
… edilmesinin kötü niyetli olduğunu, bu nedenle ek davadaki alacaktan ve işlemiş faizden sorumlu tutulamayacağını, ayrıca olayın meydana geldiği tarih ile ek davanın «tebliğ tarihi» arasında zaman aşımı sözkonusu olduğunu, müvekkilinin sattığı tüpün yeterlilik belgesine sahip olup imalat ve hizmet aşamasında her türlü tedbirin alınmış olduğunu, ancak tüp bulundurulan yerde yeterli havalandırma sağlanmamışsa şofben zehirlenmesinin kaçınılmaz olduğunu, dolayısıyla hayatın olağan akışında müvekkilinin tüpün bulunduğu ortamda yeterli havalandırmanın sağlanıp sağlanmadığını kontrol imkanı bulunmadığını, kullanıcının gerekli özeni göstermemesinden kaynaklı hiçbir zararın müvekkile yüklenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişi raporlarında davalılara kısmi «kusur» atfedildiğini, müşterek ve müteselsil kusuru kabul etmediklerini, müvekkilinin fiili ile olay arasında «illiyet bağı» bulunmadığını, önceki kararın raporlardaki çelişki nedeniyle bozulmuş olmasına rağmen bu ... de mahkemenin rapora itibar etmeyerek müşterek ve «müteselsil sorumluluğa» hükmettiğini, şofben markası nedeniyle dava zaman aşımından reddedilirken sorumluluğun müvekkiline yüklenmesinin haksız olduğunu, olayın meydana gelmesi açısından benzer bir davada müvekkilinin kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verildiğini ve derecattan geçerek kesinleştiğini, ayrıca her bir davacı hakkında ve her bir talep kalemi için ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi temyiz dilekçesinde özetle; ek davaya ilişkin müvekkiline «tebligat» yapılmadan asıl dava ile birlikte hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin «sorumluluğunun sigortalısının» sorumluluğu ile sınırlı olduğunu, raporlarda müvekkilinin sigortalısının ve diğer davalı ...'in de %50 kusurlu olduğu belirtilmiş olmasına rağmen sigortalısı ile birlikte müvekkili şirketin %100 kusurlu olduğuna hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Tüpgaz Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının esasen bir ürün sorumluluk sigortası türü olduğunu, bu nedenle vananın açık unutulması, şofbenin karbonomonoksit gazı üretmesi gibi illiyet bağını kesen, ürün kullanımı ile hiçbir alakası olmayan ihmali hareketlerden kaynaklanan zararların işbu poliçenin «teminatı kapsamına» girmediğini, dolayısıyla yapılan yargılama sonucu ölüm olayının şofbenle ilgili olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen müvekkili şirketin «kusurun» tamamından sorumlu olduğuna hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigortalı Ergaz A.Ş.'nin teknik olarak olaydaki kusurunun net olarak tespit edil …
A.Ş.'den tahsiline, birleşen dava yönünden ise; hesaplanmış olan tazminat miktarlarından asıl davada karar verilen miktar «mahsup» edildiğinde davacı ... ...'in 26.296,18 TL ve davacı ... ...'in 26.580,18 TL tazminat talep edebileceği, davalılar Ergaz A.Ş. ve Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş.'den müteselsilen tahsili gerektiği, şofbenin bakımlarının düzenli olarak yapıldığı ispat edilemediğinden davalı ... yönünden asıl ve birleşen davaların reddine, manevi tazminat istemleri için ise, «haksız fiile» konu eylemin ağırlığı, mütevaffa çocuğun yaşı ve olayın davacılarda yarattığı elem ve üzüntünün derecesi, sosyal ve mali durum araştırma raporları dikkate alınarak …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3325 E. 2022/957 K.
Ortak:tahsilde tekerrür · olumsuz oy · ıslah · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… nden dolayı bu ürünler nedeniyle uğranılan zararların 6098 sayılı TBK'nın 71. maddesi, 5307 sayılı Yasa ve Tüpgaz ZMMS poliçesi genel şartları dahilinde davalıların «kusursuz sorumlu» oldukları, davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden yoksul kalınan destek zarar miktarı olarak hesaplanan 46.296,18 TL'nin «tahsilde tekerrür» oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San. ve Tic.
A.Ş. açısından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, davacı ... yönünden yoksul kalınan destek zarar miktarı olarak hesaplanan 44.580,18 TL'nin «tahsilde tekerrür» oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San. ve Tic.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/2 Esas sayılı dosyası ile açılıp işbu dosya ile birleştirilen dava hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemişse de bu dosya bakımından temyiz isteminin bulunmamasına göre, davalı .... ve Tic.
Benzer bu karardaGirmenç yönünden yoksul kalınan destek zarar miktarı olarak hesaplanan 46.296,18 TL'nin «tahsilde tekerrür» oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San. ve Tic.
A.Ş. açısından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, davacı Doğan Girmenç yönünden «yoksun kalınan» destek zarar miktarı olarak hesaplanan 44.580,18 TL'nin «tahsilde tekerrür» oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San. ve Tic.
Asıl davada alınan 30.11.2015 tarihli bilirkişi raporundan sonra 30.12.2015 tarihinde asıl davada davacılar ... ve Doğan yönünden «maddi tazminat» talebini «ıslah» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · denetime elverişlilik · maddi tazminat
Benzer bu karardaA.Ş. açısından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, davacı Doğan Girmenç yönünden «yoksun kalınan» destek zarar miktarı olarak hesaplanan 44.580,18 TL'nin «tahsilde tekerrür» oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San. ve Tic.
Asıl davada alınan 30.11.2015 tarihli bilirkişi raporundan sonra 30.12.2015 tarihinde asıl davada davacılar ... ve Doğan yönünden «maddi tazminat» talebini «ıslah» etmiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davalar bakımından HMK’nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca ayrı ayrı «denetime elverişli» gerekçe yazıldıktan sonra yine asıl ve birleşen davalar bakımından HMK’nun 297/1-c bendi uyarınca ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken birleşen İstanbul 18.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17459 E. 2014/7744 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırlaması · poliçe limiti · destekten yoksun kalma tazminatı · sınırlı sorumluluk · sorumluluk sigortası · ispat yükü · ihtar · yasal faiz
Benzer bu kararda… mda solunuma yeter derecede oksijen kalmadığı ve karbonmonoksit gazının solunumda kullanılması sonucu A.A.'ın öldüğü, LPG'nin dolu bulunduğu tüp gazın her hangi bir «kusur» ve hatasının bulunmadığı, bu nedenle de tüp gazdan doğrudan sızan bir gazın zehirlenmeye sebebiyet vermemesi nedeni ile meydana gelen ölümden dolayı tüp gaz üreticisi firmanın sorumlu olmadığı, şofben üreticisi A.'in şofbenin insan hayatına etkisi olan ve öldürücü sonuçlar verebilen bir cihaz olduğunu bilerek gereken şekilde tüketiciyi uyarıcı «ihtarlar» yapmadığı ve şofbenin uygun ortama bağlanmasını, uygun ortamda kullanılmasını ve uygun bağlantılar yapılmasını sağlamadığı, ayrıca gereken zamanlarda ve belirli periyotlar ile bunun kontrolünü sağlaması gerekir iken sağlamadığı, A.'in satış yapar iken müşteriye belirli periyotlar ile kontrol yükümlülüğü getirebileceği ve tüketiciyi bakım yaptırmaya mecbur bırakabileceği, yetkili servisleri aracılığı ile satımını gerçekleştirdiği şofbenin uygun ortamlarda kullanılıp kullanılmadığını kontrol edebileceği, bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, diğer davalı A.Sigorta'nın likit petrol gazı üreticisi firmanın ürettiği tüpün kullanılması sonucunda zarardan dolayı sorumlu olduğu, meydana gelen zehirlenmenin tüpten çıkan yanmış gazın tahliye edilmeyerek ortamdaki oksijenin bitmesi sonucu ölüme sebebiyet vermesi sonucu zararın oluştuğu, Tüp Gaz Zorunlu Sigorta Poliçesi genel şartlarına göre tüpten kaynaklanan ölüm olayında kusurun aranmayacağı, sigortacının «sorumluluğunun sınırlayıcı» olarak sayılmadığı, bu nedenle şofbende yanan gazın çıkardığı gaz sonucu oluşan ölümden dolayı da davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, A.
Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine (Allianz Sigorta «poliçe limiti» ile «sınırlı sorumlu» olmak üzere) bu miktara A. yönünden 19/12/2009 tarihinden itibaren, A.
A.'ın ölümü nedeni ile davacıların manevi yönden zarara uğradıkları ve ölümün getirdiği şiddetli elem içine düştükleri, duydukları bu üzüntü ve ızdırabın bir miktar da olsun giderilebilmesi için anne ve baba için ayrı ayrı 15.000 TL, kardeş için 10.000 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davalı A. hakkında açılan «destekten yoksun kalma tazminat» talebinin reddine, davacılar Ş..
A.. için 40.000,00 TL «destekten yoksun kalma tazminatının», davalılar A.ve A.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4852 E. 2010/12621 K.
Ortak:kusursuz sorumluluk · bozma sonrası karar · müteselsil sorumluluk · olumsuz oy
İncelediğiniz kararda… nden dolayı bu ürünler nedeniyle uğranılan zararların 6098 sayılı TBK'nın 71. maddesi, 5307 sayılı Yasa ve Tüpgaz ZMMS poliçesi genel şartları dahilinde davalıların «kusursuz sorumlu» oldukları, davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden yoksul kalınan destek zarar miktarı olarak hesaplanan 46.296,18 TL'nin «tahsilde tekerrür» oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San. ve Tic.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/2 Esas sayılı dosyası ile açılıp işbu dosya ile birleştirilen dava hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemişse de bu dosya bakımından temyiz isteminin bulunmamasına göre, davalı .... ve Tic.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporlarına göre, ceza mahkemesince, alınan ilk bilirkişi raporunda olaydaki tüm «kusurun» ölene ait olduğu yönünde görüş bildirildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise, olayda tüpgaz «dağıtım» şirketinin kusurlu olduğunun belirtildiği, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden, alınan bilirkişi raporlarına göre "sanığın olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkemece sanığın beraatine, tüpgaz dağıtım şirketi hakkında işlem yapılması için «ihbarda» bulunulmasına karar verildiği, bilirkişi raporlarında Arçelik A.Ş.'nin olaydaki sorumlulu- ğuna ilişkin bir görüş bildirilmediği gibi, mahkeme kararında da bu hususda bir tespit yapılmadığı, ceza mahkemesinin kararında, olayı tüm yönleri ile değerlendiren bir tespit yapılmadığı, buna göre, ceza mahkemesi kararının, B.Y'nın 53. maddesi kapsamında davalı ...Ş. yönünden mahkememizi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, öte yandan, olayın «haksız fiil» niteliğinde olması nedeniyle B.Y'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak somut olayda da ceza zaman aşımı söz konusu olup, eldeki dava, ceza zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, Arçelik A.Ş. vekili ile İpragaz A.Ş. vekilinin zaman aşımı «def»'i yerinde olmadığı, Arçelik A.Ş vekili tarafından var olduğu iddia edilen baca sensörü ile şofben üzerinde inceleme yapılması imkanının elde edilemediği, dava dosyasında, böyle bir inceleme yapıldığına ve sensör üzerinde herhangi bir arızanın varlığına işaret edebilecek periyodik teknik kontrollerinin veya bakım işlemlerinin yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, 17/02/2000 tarihinde yapılan arıza ihbarı sonrasında, Arçelik A.Ş. yetkili servisi tarafından söz konusu şofbenin onarıldığının ve şofbenin kurulu bulunduğu mekanın görüldüğünün anlaşıldığı, buna göre, servis yetkililerinin, mevcut durumu inceleyip, mekandaki çalışma «olumsuzluklarını» görerek, düzeltilmesi için ikazda bulunmaları veya şofbenin kullanımına izin vermemeleri gerektiği, bu işlemin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle, Arçelik A.Ş.'nin olayda sorumluluğu bulunduğu, davalı ...Ş.'nin 4/8 oranında, davalı ...Ş'nin 3/8 oranında, dava dışı ...in 1/8 oranında kusurlu oldukları, ölenin kusurlu olmadığı, servis yetkililerinin, sadece şofbendeki arızadan değil, şofbenin tüple birlikte kullanılmasından doğabilecek sonuçlar hakkında ev sahiplerini uyarmak, herhangi bir arıza söz konusu ise veya bir takım parça yada eklentilerin değiştirilmesi gerekiyor ise bunları bildirmek gibi yükümlülükleri ve «görevleri» söz konusu iken, servis yetkililerinin bu görevlerini yerine getirmedikleri, daha sonra gerçekleşen olaydan anlaşıldığı, bu nedenle, şofben üreticisi olan Arçelik A.Ş.'nin de olayda sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün mahkememizce yerinde görüldüğü, tüm davalıların, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı destek zararından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, hükme esas alınan destek zararı asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacı vekilinin de belirttiği gibi, asgari ücretin yargılama sırasında arttırılması halinde, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olması nedeniyle, yeni asgari ücret üzerinden destek zararının tespiti mümkün olduğundan, davalılar, «son» alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan destek zararını davacı ...'a ödemek zorunda oldukları gerekçesiyle,önceki hüküm davalı ...Ş. yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 31.745,05 TL tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin "Tüp gaz «zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi»" kapsamında 1.500,00 TL poliçe limliti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulmasına, davalı ... hakkı …
… 10 YTL destekten yoksun kaldığı, ayrıca davacı anne için 3.000 YTL, diğer 8 davacı için ayrı ayrı 1.000 YTL manevi tazminatın uygun görüldüğü, davalı ... şirketinin «kusursuz sorumluluğu» bulunduğu gerekçesiyle destek tazminatının tüm davalılardan kusurları nisbetinde müteselsilen, manevi tazminatın ise davalılar Arçelik A.Ş ve İpragaz A.Ş’den kusurları nisbetinde müteselsilen olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile (davalı ... açısından destek tazminatının «poliçe limiti» üzerinden ve dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olmak üzere) tahsiline dair verilen karar, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş ve Arçelik A.Ş vekillerinin temyizi …
… mece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların kusurları nispetinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmalarına ilişkin ilk kararın, «infazda tereddüt» yaratacağı ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı düştüğü gerekçesiyle bozulması, yeni bir hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, bozmanın bu şeklinden davalılar yararına kusurları oranında yeni hüküm tesisi gerektiğine yönelik «kazanılmış hak» doğduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, öte yandan imalatçının sorumluluğu altında hareket eden, ona bağlı olarak çalışan yetkili servisin eylemleri ile imalatçı Arçelik A.Ş.'ne «kusur» izafe edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, diğer yandan «uzamış (ceza) zamanaşımı» süresinin imalatçı olan bu davalı şirketin BK'nun 41. maddesine dayalı «haksız eylem» sorumluluğu nedeniyle BK7nun 60/2. maddesi uyarınca 5 yıl olmasına ve bu davalının tüzel kişi olmasının uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olmamasını gerektirm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu sorumluluk sigortası · bilirkişi raporları arasında çelişki · poliçe limiti · uzamış ceza zamanaşımı · infazda tereddüt · ceza zamanaşımı · sorumluluk sigortası · haksız eylem
Benzer bu kararda… mece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların kusurları nispetinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmalarına ilişkin ilk kararın, «infazda tereddüt» yaratacağı ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı düştüğü gerekçesiyle bozulması, yeni bir hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, bozmanın bu şeklinden davalılar yararına kusurları oranında yeni hüküm tesisi gerektiğine yönelik «kazanılmış hak» doğduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, öte yandan imalatçının sorumluluğu altında hareket eden, ona bağlı olarak çalışan yetkili servisin eylemleri ile imalatçı Arçelik A.Ş.'ne «kusur» izafe edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, diğer yandan «uzamış (ceza) zamanaşımı» süresinin imalatçı olan bu davalı şirketin BK'nun 41. maddesine dayalı «haksız eylem» sorumluluğu nedeniyle BK7nun 60/2. maddesi uyarınca 5 yıl olmasına ve bu davalının tüzel kişi olmasının uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olmamasını gerektirm …
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporlarına göre, ceza mahkemesince, alınan ilk bilirkişi raporunda olaydaki tüm «kusurun» ölene ait olduğu yönünde görüş bildirildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise, olayda tüpgaz «dağıtım» şirketinin kusurlu olduğunun belirtildiği, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden, alınan bilirkişi raporlarına göre "sanığın olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkemece sanığın beraatine, tüpgaz dağıtım şirketi hakkında işlem yapılması için «ihbarda» bulunulmasına karar verildiği, bilirkişi raporlarında Arçelik A.Ş.'nin olaydaki sorumlulu- ğuna ilişkin bir görüş bildirilmediği gibi, mahkeme kararında da bu hususda bir tespit yapılmadığı, ceza mahkemesinin kararında, olayı tüm yönleri ile değerlendiren bir tespit yapılmadığı, buna göre, ceza mahkemesi kararının, B.Y'nın 53. maddesi kapsamında davalı ...Ş. yönünden mahkememizi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, öte yandan, olayın «haksız fiil» niteliğinde olması nedeniyle B.Y'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak somut olayda da ceza zaman aşımı söz konusu olup, eldeki dava, ceza zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, Arçelik A.Ş. vekili ile İpragaz A.Ş. vekilinin zaman aşımı «def»'i yerinde olmadığı, Arçelik A.Ş vekili tarafından var olduğu iddia edilen baca sensörü ile şofben üzerinde inceleme yapılması imkanının elde edilemediği, dava dosyasında, böyle bir inceleme yapıldığına ve sensör üzerinde herhangi bir arızanın varlığına işaret edebilecek periyodik teknik kontrollerinin veya bakım işlemlerinin yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, 17/02/2000 tarihinde yapılan arıza ihbarı sonrasında, Arçelik A.Ş. yetkili servisi tarafından söz konusu şofbenin onarıldığının ve şofbenin kurulu bulunduğu mekanın görüldüğünün anlaşıldığı, buna göre, servis yetkililerinin, mevcut durumu inceleyip, mekandaki çalışma «olumsuzluklarını» görerek, düzeltilmesi için ikazda bulunmaları veya şofbenin kullanımına izin vermemeleri gerektiği, bu işlemin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle, Arçelik A.Ş.'nin olayda sorumluluğu bulunduğu, davalı ...Ş.'nin 4/8 oranında, davalı ...Ş'nin 3/8 oranında, dava dışı ...in 1/8 oranında kusurlu oldukları, ölenin kusurlu olmadığı, servis yetkililerinin, sadece şofbendeki arızadan değil, şofbenin tüple birlikte kullanılmasından doğabilecek sonuçlar hakkında ev sahiplerini uyarmak, herhangi bir arıza söz konusu ise veya bir takım parça yada eklentilerin değiştirilmesi gerekiyor ise bunları bildirmek gibi yükümlülükleri ve «görevleri» söz konusu iken, servis yetkililerinin bu görevlerini yerine getirmedikleri, daha sonra gerçekleşen olaydan anlaşıldığı, bu nedenle, şofben üreticisi olan Arçelik A.Ş.'nin de olayda sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün mahkememizce yerinde görüldüğü, tüm davalıların, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı destek zararından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, hükme esas alınan destek zararı asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacı vekilinin de belirttiği gibi, asgari ücretin yargılama sırasında arttırılması halinde, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olması nedeniyle, yeni asgari ücret üzerinden destek zararının tespiti mümkün olduğundan, davalılar, «son» alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan destek zararını davacı ...'a ödemek zorunda oldukları gerekçesiyle,önceki hüküm davalı ...Ş. yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 31.745,05 TL tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin "Tüp gaz «zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi»" kapsamında 1.500,00 TL poliçe limliti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulmasına, davalı ... hakkı …
… 10 YTL destekten yoksun kaldığı, ayrıca davacı anne için 3.000 YTL, diğer 8 davacı için ayrı ayrı 1.000 YTL manevi tazminatın uygun görüldüğü, davalı ... şirketinin «kusursuz sorumluluğu» bulunduğu gerekçesiyle destek tazminatının tüm davalılardan kusurları nisbetinde müteselsilen, manevi tazminatın ise davalılar Arçelik A.Ş ve İpragaz A.Ş’den kusurları nisbetinde müteselsilen olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile (davalı ... açısından destek tazminatının «poliçe limiti» üzerinden ve dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olmak üzere) tahsiline dair verilen karar, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş ve Arçelik A.Ş vekillerinin temyizi …
Davalılardan sigortacının bozma öncesi ve sonrasında 1.500,00 TL «poliçe limiti» ile sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmiş olması karşısında, «bozma sonrası» belirlenen yeni tazminat miktarına hükmedilmesi, sigortacı bakımından sonuca etkili değil ise de, diğer davalı ...Ş. yararına hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8996 E. 2014/14687 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · mirasçılık
Benzer bu karardaATM'nin 2011/713 esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinin HMK'nun 122. maddesi uyarınca davalıya tebliğ edilmediği, «savunma hakkının kısıtlandığı» anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların «mirasçısının» şofbenle banyo yaparken vefat ettiği, şofben üreticisi Arçelik firmasının montaj kılavuzunda şofbenin banyolarda kullanılabilir olduğunu belirttiği, bu konuda önle …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1622 E. , 2020/4341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 22.11.2018 tarih ve 2014/645-2018/1246 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı ...Ş vekili tarafından duruşmalı, davacılar vekili ve diğer davalılar vekili tarafından duruşmasız olarak istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.10.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ..., davalı .... ve Tic. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...'nın kardeşi, diğer müvekkillerinin oğlu olan ...'ın Ergaz marka LPG tüpü ile Arçelik marka şofbenin birlikte kullanılmasından elde edilen sıcak suyla banyo yaparken CO intoksikasyonu sonucu vefat ettiğini, anne-babanın destekten yoksun kaldıkları gibi tüm davacıların acı ve ızdıraba sevk olduklarını, davalılardan Ergaz A.Ş.'nin sigortacısı olan davalı ... şirketinin kusursuz sorumlu olduğunu ileri sürerek davacı ... için 18.000.- TL destekten yoksun kalma tazminatı, 25.000.- TL manevi tazminat, davacı ... için 20.000.- TL destekten yoksun kalma tazminatı, 25.000.- TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000.- TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, davalı sigortacının maddi tazminatlarla sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 03.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile, destekten yoksun kalma tazminatı olarak müvekkili ... için 44.580.- TL, müvekkili ... için 46.296.- TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili, dava dilekçesinde vefatın CO intoksikasyonu sonucu meydana geldiğinin açıklandığını, müvekkilinin ancak tüpün infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması hallerine teminat verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, şofbenin ayıplı olduğunun tespit edilemediğini, montajın müvekkili tarafından yapıldığının, servis hizmeti verildiğinin kanıtlanamadığını, olayın meydana gelmesinde banyonun küçüklüğünün, yetersiz havalandırmasının ve havanın soğukluğunun etkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı .... ve Tic. A.Ş. vekili, tüp bulundurulan ve yeterli havalandırmanın yapılmadığı alanlarda şofben zehirlenmesinin kaçınılmaz olduğunu, bütün kullanıcıların hava akışını sağlayıp sağlamadığını denetlemenin müvekkilinden beklenilemeyeceğini, olayla ilgili tutanaklarda müvekkiline ait tüpten kaynaklanan bir hata ya da ayıbın kazaya sebebiyet verdiğine dair bir bilginin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müteveffanın banyoda bulunan LPG gazını tam olarak yakmayan niteliksiz, güvenliksiz şofbenin ürettiği karbonmonoksit gazını soluması nedeniyle öldüğü, Ergaz San. ve Tic. A.Ş.'nin tüpün cihaza bağlanması, sızdırmazlık kontrolünün yapılması ve tüketicinin bilgilendirilmesi ve sair hususlar dahilinde, yine Arçelik marka şofbenin ortamdaki havanın içindeki oksijen gazı miktarı tehlikeli sınıra düştüğünde yanmayı durduran bir sensör ile donatılmadığından kusurlu oldukları, bu iki cihazın tüketici yönünden birbirinden bağımsız olarak çalıştırılabilmesi ve ayrı düşünülmesi söz konusu olamayacağı, ayrıca LPG tüpü ve şofben gibi ürünlerin yapısal olarak insan sağlığı ve güvenliği açısından tehlikeli niteliğinden, zararlı sonuç doğurabilme potansiyelinden dolayı bu ürünler nedeniyle uğranılan zararların 6098 sayılı TBK'nın 71.
maddesi, 5307 sayılı Yasa ve Tüpgaz ZMMS poliçesi genel şartları dahilinde davalıların kusursuz sorumlu oldukları, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden yoksul kalınan destek zarar miktarı olarak hesaplanan 46.296,18 TL'nin tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San. ve Tic. A.Ş. ile Arçelik A.Ş. açısından kazanın meydana geldiği 23.12.2008 tarihinden itibaren, diğer davalı ... A.Ş. açısından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, davacı ... yönünden yoksul kalınan destek zarar miktarı olarak hesaplanan 44.580,18 TL'nin tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davalılar Ergaz San.
ve Tic. A.Ş. ile Arçelik A.Ş. açısından kaza tarihinden itibaren, diğer davalı ... A.Ş. açısından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, davacı ... için takdir olunan 15.000.- TL, davacı ... için takdir olunan 15.000.- TL, davacı ... için takdir olunan 4.000.- TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Ergaz San. ve Tic. A.Ş. ile Arçelik A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/2 Esas sayılı dosyası ile açılıp işbu dosya ile birleştirilen dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemişse de bu dosya bakımından temyiz isteminin bulunmamasına göre, davalı .... ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece verilen 15.11.2012 tarihli davanın reddine yönelik karar Dairemizin 05.12.2013 tarih ve 2013/6352-22165 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuştur. Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra davacılar vekilince 03.12.2015 tarihinde dava ıslah edilmiş, mahkemece, destekten yoksun kalma talebinin ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiştir. Ancak Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E- 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Karardan sonra 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle eklenen 6100 sayılı HMK'nın 177/2.
maddesi uyarınca Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceği düzenlenmişse de, 6100 sayılı HMK'nın 448/1. maddesi uyarınca HMK hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır. Bu durumda ıslah tarihi itibariyle bozma kararı sonrası ıslah yapılamayacağının nazara alınmaması yerinde olmamış, kararın bu sebeplerle davalı .... ve Tic. A.Ş. ve davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3- Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı, vefata sebebiyet verdiği iddia edilen şofbenin 1990'lı yılların ilk çeyreğinde üretildiğini savunmuş, davacılarca bu savunmanın aksi iddia ve ispat edilememiştir. Davacıların mirasbırakanının 23.12.2008 tarihinde vefat ettiği uyuşmazlık dışıdır. Anılan şofbenin davacılarca düzenli olarak bakımlarının yaptırıldığı ispat edilemediği gibi, davalı ...Ş.'nin şofben için bakım ve servis hizmeti verdiğine dair bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı ...Ş.'ye karşı açılan davanın reddi gerekirken üretiminin üzerinden uzun bir süre geçen şofbenin niteliksiz ve güvenliksiz olduğu kabul edilerek havanın içindeki oksijen gazı miktarı tehlikeli sınıra düştüğünde yanmayı durduran bir sensör ile donatılmadığı gerekçesiyle bu davalının sorumlu tutulması yerinde olmamış, kararın Arçelik A.Ş.
yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı .... ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı .... ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı .... ve Tic. A.Ş. ile davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ...Ş. yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 21.10.2020 tarihinde (2) nolu bent yönünden oyçokluğu, diğer bentler yönünden oybirliği ve birleşen davada olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesinin bozma nedeni yapılıp yapılmaması yönündende oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/2 Esas sayılı dosyasıyla görülmekte olan davanın 11.01. 2016 tarihinde iş bu dava ile birleştirilmesine karar verilmiş ve dolayısıyla asıl ve birleşen dava birlikte görülmüş olmalarına rağmen, birleşen dava yönünden karar verilmemiştir.
Hem asıl hem de birleşen dava yönünden yargılamaya son verildiğine göre, birleşen dava hakkında da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi yerinde olmadığından kararın bu yönden de bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun (1) nolu bentte yazılı görüşüne katılmamaktayız.
KARŞI OY
Asıl dava yönünden;
03.12.2015 ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 177/1 maddesinde, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiş;
04.02.1948 tarih 10/3 ve 06.05.2016 tarih 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında da, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı hususu hüküm altına alınmıştır.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren, 22.07.2020 gün ve 7251 sayılı Yasa ile değişik HMK 177/2 maddesindeki "Yargıtay'ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceği, ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumu ortadan kaldırılamayacağı"na ilişkin getirilen yeni düzenleme ile bozmadan sonra ıslah konusuna yasal açıklık getirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davanın reddine ilişkin yerel mahkemenin 15.11.2012 tarihli kararının davacı vekilince temyizi üzerine karar, Dairemizin 05.12.2013 tarih, 2013/6352-22165 sayılı kararı ile bozulması üzerine yerel mahkemece bozmaya uyularak tahkikata devam edilmiş ve yargılama sonucunda temyize konu 22.1.2018 tarihli hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda açıklanan içtihadı birleştirme kararlarının temel mantığı, bozma ilamı ile taraflar yararına ... usuli kazanılmış hakların ihlal edilememesi ilkesidir.
Usulü müktesep hak, anlam itibariyle bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez, kesinleşmiş bu kısımlar lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı İBK).
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uyulduktan sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkması gibi, geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması durumunda da bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak, hukukça değer taşımayacaktır.
Somut uyuşmazlık yönünden, yargılama sırasında yürürlüğe giren 7251 sayılı Yasa ile değişik HMK 177/2 maddesi hükmü, usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturduğundan davacının ıslahla artırdığı bölüm yönünden uyuşmazlığın esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, 7251 sayılı Yasa ile değişik HMK 177/2 maddesi hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle yerel mahkeme kararının 2 nolu gerekçe ile bozulması isabetli olmamıştır.
Sayın çoğunluğun 2 nolu bozma gerekçesine açıklanan nedenlerle katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/629842800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz