Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4852 E. 2010/12621 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['818/41', '818/7']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu sorumluluk sigortası↗ bildirim yükümlülüğü↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ poliçe limiti↗ uzamış ceza zamanaşımı↗ kusursuz sorumluluk↗ infazda tereddüt↗ sınırlı sorumluluk↗ bozma sonrası karar↗ ceza zamanaşımı↗ sorumluluk sigortası↗ haksız eylem↗ usuli kazanılmış hak↗ müteselsil sorumluluk↗ yargılama giderleri↗ infaz↗ kazanılmış hak↗ olumsuz oy↗ def'i↗ kamu düzeni↗ kâr dağıtımı↗ ihbar↗ haksız fiil↗ yargılama gideri↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ kusur↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin zehirlenerek ölümünde davalı ...Ş’nin 3/8, İpragaz A.Ş’nin 4/8, dava dışı ev sahibinin ise 1/8 oranında kusurlu olduğu, davacı annenin 26.105.10 YTL destekten yoksun kaldığı, ayrıca davacı anne için 3.000 YTL, diğer 8 davacı için ayrı ayrı 1.000 YTL manevi tazminatın uygun görüldüğü, davalı ... şirketinin kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle destek tazminatının tüm davalılardan kusurları nisbetinde müteselsilen, manevi tazminatın ise davalılar Arçelik A.Ş ve İpragaz A.Ş’den kusurları nisbetinde müteselsilen olay tarihinden itibaren yasal faizi ile (davalı ... açısından destek tazminatının poliçe limiti üzerinden ve dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olmak üzere) tahsiline dair verilen karar, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş ve Arçelik A.Ş vekillerinin temyizi üzerine,bu davalılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporlarına göre, ceza mahkemesince, alınan ilk bilirkişi raporunda olaydaki tüm kusurun ölene ait olduğu yönünde görüş bildirildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise, olayda tüpgaz dağıtım şirketinin kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden, alınan bilirkişi raporlarına göre "sanığın olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkemece sanığın beraatine, tüpgaz dağıtım şirketi hakkında işlem yapılması için ihbarda bulunulmasına karar verildiği, bilirkişi raporlarında Arçelik A.Ş.'nin olaydaki sorumlulu- ğuna ilişkin bir görüş bildirilmediği gibi, mahkeme kararında da bu hususda bir tespit yapılmadığı, ceza mahkemesinin kararında, olayı tüm yönleri ile değerlendiren bir tespit yapılmadığı, buna göre, ceza mahkemesi kararının, B.Y'nın 53. maddesi kapsamında davalı ...Ş. yönünden mahkememizi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, öte yandan, olayın haksız fiil niteliğinde olması nedeniyle B.Y'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak somut olayda da ceza zaman aşımı söz konusu olup, eldeki dava, ceza zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, Arçelik A.Ş. vekili ile İpragaz A.Ş. vekilinin zaman aşımı def'i yerinde olmadığı, Arçelik A.Ş vekili tarafından var olduğu iddia edilen baca sensörü ile şofben üzerinde inceleme yapılması imkanının elde edilemediği, dava dosyasında, böyle bir inceleme yapıldığına ve sensör üzerinde herhangi bir arızanın varlığına işaret edebilecek periyodik teknik kontrollerinin veya bakım işlemlerinin yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, 17/02/2000 tarihinde yapılan arıza ihbarı sonrasında, Arçelik A.Ş. yetkili servisi tarafından söz konusu şofbenin onarıldığının ve şofbenin kurulu bulunduğu mekanın görüldüğünün anlaşıldığı, buna göre, servis yetkililerinin, mevcut durumu inceleyip, mekandaki çalışma olumsuzluklarını görerek, düzeltilmesi için ikazda bulunmaları veya şofbenin kullanımına izin vermemeleri gerektiği, bu işlemin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle, Arçelik A.Ş.'nin olayda sorumluluğu bulunduğu, davalı ...Ş.'nin 4/8 oranında, davalı ...Ş'nin 3/8 oranında, dava dışı ...in 1/8 oranında kusurlu oldukları, ölenin kusurlu olmadığı, servis yetkililerinin, sadece şofbendeki arızadan değil, şofbenin tüple birlikte kullanılmasından doğabilecek sonuçlar hakkında ev sahiplerini uyarmak, herhangi bir arıza söz konusu ise veya bir takım parça yada eklentilerin değiştirilmesi gerekiyor ise bunları bildirmek gibi yükümlülükleri ve görevleri söz konusu iken, servis yetkililerinin bu görevlerini yerine getirmedikleri, daha sonra gerçekleşen olaydan anlaşıldığı, bu nedenle, şofben üreticisi olan Arçelik A.Ş.'nin de olayda sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün mahkememizce yerinde görüldüğü, tüm davalıların, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı destek zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, hükme esas alınan destek zararı asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacı vekilinin de belirttiği gibi, asgari ücretin yargılama sırasında arttırılması halinde, bu hususun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, yeni asgari ücret üzerinden destek zararının tespiti mümkün olduğundan, davalılar, son alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan destek zararını davacı ...'a ödemek zorunda oldukları gerekçesiyle,önceki hüküm davalı ...Ş. yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile; 31.745,05 TL tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin "Tüp gaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi" kapsamında 1.500,00 TL poliçe limliti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulmasına, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının reddine, diğer davalı ...Ş. hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı anne için 3.000,00 TL , davacı kardeşlerin her biri için 1,000,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan , hakkında hüküm kesinleşmiş olan davalı ...Ş. ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş. ve Arçelik A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların kusurları nispetinde müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına ilişkin ilk kararın, infazda tereddüt yaratacağı ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı düştüğü gerekçesiyle bozulması, yeni bir hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, bozmanın bu şeklinden davalılar yararına kusurları oranında yeni hüküm tesisi gerektiğine yönelik kazanılmış hak doğduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, öte yandan imalatçının sorumluluğu altında hareket eden, ona bağlı olarak çalışan yetkili servisin eylemleri ile imalatçı Arçelik A.Ş.'ne kusur izafe edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, diğer yandan uzamış (ceza) zamanaşımı süresinin imalatçı olan bu davalı şirketin BK'nun 41. maddesine dayalı haksız eylem sorumluluğu nedeniyle BK7nun 60/2. maddesi uyarınca 5 yıl olmasına ve bu davalının tüzel kişi olmasının uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olmamasını gerektirmeyecek bulunmasına (Dairemizin 20.11.2009 tarih ve 9874/12146 sayılı ilamı bu yöndedir.) göre davalılardan sigorta şirketi vekili ile Arçelik A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bozma öncesi ilk kararda hükmedilen 26.105,10 YTL tazminat miktarı, kararı sadece davalıların temyiz etmesi karşısında davacı aleyhine kesinleşmiş olup, bozmaya uyulmakla davalılar yararına usulü kazanılmış hak doğmuştur. Bu durumda, bozmadan sonra mahkemece tekrar alınmasına gerek görülen bilirkişi raporunda, artan asgari ücreti miktarı üzerinden hesaplanan 31.475,05 TL tazminat miktarına hükmedilmesi, usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olup, davacının ek dava açma hakkını kullanması olanağı mevcuttur. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili ise de, usuli kazanılmış hak da kamu düzeni ile ilgili olup, asgari ücretlerin artışlarını dikkate alan yeni tavan hesabı yaptırılmasının ve buna hükmedilmesinin, davalılar yararına usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağının kabulü gerekir. Davalılardan sigortacının bozma öncesi ve sonrasında 1.500,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmiş olması karşısında, bozma sonrası belirlenen yeni tazminat miktarına hükmedilmesi, sigortacı bakımından sonuca etkili değil ise de, diğer davalı ...Ş. yararına hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Davalı sigortacı 1.500,00 TL olan poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğuna, belirlenen tazminat miktarı bu sınırı aştığına göre, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden bu davalının, limitin ilk belirlenen 26.105,10 TL olan tazminat miktarından oranına göre belirlenecek miktar ile sorumlu tutulması ve bu yöndeki bozmanın gereğinin bu şekilde yerine getirilmesi gerekirken, bu oran ve bu orana karşılık gelen yargılama gideri miktarı ile vekalet ücreti miktarı belirlenip hükmedilmeden, bunun tespitinin infaza bırakılması anlamına gelen yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılardan sigortacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8996 E. 2014/14687 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · mirasçılık
Benzer bu karardaATM'nin 2011/713 esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinin HMK'nun 122. maddesi uyarınca davalıya tebliğ edilmediği, «savunma hakkının kısıtlandığı» anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların «mirasçısının» şofbenle banyo yaparken vefat ettiği, şofben üreticisi Arçelik firmasının montaj kılavuzunda şofbenin banyolarda kullanılabilir olduğunu belirttiği, bu konuda önle …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11451 E. 2014/2377 K.
Ortak:sorumluluk sigortası · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporlarına göre, ceza mahkemesince, alınan ilk bilirkişi raporunda olaydaki tüm «kusurun» ölene ait olduğu yönünde görüş bildirildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise, olayda tüpgaz «dağıtım» şirketinin kusurlu olduğunun belirtildiği, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden, alınan bilirkişi raporlarına göre "sanığın olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkemece sanığın beraatine, tüpgaz dağıtım şirketi hakkında işlem yapılması için «ihbarda» bulunulmasına karar verildiği, bilirkişi raporlarında Arçelik A.Ş.'nin olaydaki sorumlulu- ğuna ilişkin bir görüş bildirilmediği gibi, mahkeme kararında da bu hususda bir tespit yapılmadığı, ceza mahkemesinin kararında, olayı tüm yönleri ile değerlendiren bir tespit yapılmadığı, buna göre, ceza mahkemesi kararının, B.Y'nın 53. maddesi kapsamında davalı ...Ş. yönünden mahkememizi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, öte yandan, olayın «haksız fiil» niteliğinde olması nedeniyle B.Y'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak somut olayda da ceza zaman aşımı söz konusu olup, eldeki dava, ceza zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, Arçelik A.Ş. vekili ile İpragaz A.Ş. vekilinin zaman aşımı «def»'i yerinde olmadığı, Arçelik A.Ş vekili tarafından var olduğu iddia edilen baca sensörü ile şofben üzerinde inceleme yapılması imkanının elde edilemediği, dava dosyasında, böyle bir inceleme yapıldığına ve sensör üzerinde herhangi bir arızanın varlığına işaret edebilecek periyodik teknik kontrollerinin veya bakım işlemlerinin yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, 17/02/2000 tarihinde yapılan arıza ihbarı sonrasında, Arçelik A.Ş. yetkili servisi tarafından söz konusu şofbenin onarıldığının ve şofbenin kurulu bulunduğu mekanın görüldüğünün anlaşıldığı, buna göre, servis yetkililerinin, mevcut durumu inceleyip, mekandaki çalışma «olumsuzluklarını» görerek, düzeltilmesi için ikazda bulunmaları veya şofbenin kullanımına izin vermemeleri gerektiği, bu işlemin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle, Arçelik A.Ş.'nin olayda sorumluluğu bulunduğu, davalı ...Ş.'nin 4/8 oranında, davalı ...Ş'nin 3/8 oranında, dava dışı ...in 1/8 oranında kusurlu oldukları, ölenin kusurlu olmadığı, servis yetkililerinin, sadece şofbendeki arızadan değil, şofbenin tüple birlikte kullanılmasından doğabilecek sonuçlar hakkında ev sahiplerini uyarmak, herhangi bir arıza söz konusu ise veya bir takım parça yada eklentilerin değiştirilmesi gerekiyor ise bunları bildirmek gibi yükümlülükleri ve «görevleri» söz konusu iken, servis yetkililerinin bu görevlerini yerine getirmedikleri, daha sonra gerçekleşen olaydan anlaşıldığı, bu nedenle, şofben üreticisi olan Arçelik A.Ş.'nin de olayda sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün mahkememizce yerinde görüldüğü, tüm davalıların, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı destek zararından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, hükme esas alınan destek zararı asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacı vekilinin de belirttiği gibi, asgari ücretin yargılama sırasında arttırılması halinde, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olması nedeniyle, yeni asgari ücret üzerinden destek zararının tespiti mümkün olduğundan, davalılar, «son» alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan destek zararını davacı ...'a ödemek zorunda oldukları gerekçesiyle,önceki hüküm davalı ...Ş. yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 31.745,05 TL tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin "Tüp gaz «zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi»" kapsamında 1.500,00 TL poliçe limliti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulmasına, davalı ... hakkı …
… mece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların kusurları nispetinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmalarına ilişkin ilk kararın, «infazda tereddüt» yaratacağı ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı düştüğü gerekçesiyle bozulması, yeni bir hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, bozmanın bu şeklinden davalılar yararına kusurları oranında yeni hüküm tesisi gerektiğine yönelik «kazanılmış hak» doğduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, öte yandan imalatçının sorumluluğu altında hareket eden, ona bağlı olarak çalışan yetkili servisin eylemleri ile imalatçı Arçelik A.Ş.'ne «kusur» izafe edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, diğer yandan «uzamış (ceza) zamanaşımı» süresinin imalatçı olan bu davalı şirketin BK'nun 41. maddesine dayalı «haksız eylem» sorumluluğu nedeniyle BK7nun 60/2. maddesi uyarınca 5 yıl olmasına ve bu davalının tüzel kişi olmasının uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olmamasını gerektirm …
Benzer bu kararda… retim yılının anlaşılamadığı, olaydan sonra şofbenin sökülüp atılmış olması nedeniyle mahallinde keşfen inceleme yapılamadığı, bu nedenlerle davalı ... firmasına ve «kusur sorumluluğuna» dayalı üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortacısı davalı ... şirketine sorumluluk yüklenemeyeceği, olayda tüp dedantörünün etkisinin bulunmadığı, dedantörü imal eden …
A.Ş. dava konusu şofbenin imalatçısı, davalı ... şirketi ise bu davalının 3. şahıs «mali sorumluluk sigortacısıdır».Mahkemece hükme esas alınan Dairemiz ilamı esasen tüpgaz sorumluluk sigortası ile ilgili olup, kabulün aksine bu davada uygulama yeri bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mali sorumluluk sigortası · kusur sorumluluğu · eksik inceleme
Benzer bu kararda… retim yılının anlaşılamadığı, olaydan sonra şofbenin sökülüp atılmış olması nedeniyle mahallinde keşfen inceleme yapılamadığı, bu nedenlerle davalı ... firmasına ve «kusur sorumluluğuna» dayalı üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortacısı davalı ... şirketine sorumluluk yüklenemeyeceği, olayda tüp dedantörünün etkisinin bulunmadığı, dedantörü imal eden …
A.Ş. dava konusu şofbenin imalatçısı, davalı ... şirketi ise bu davalının 3. şahıs «mali sorumluluk sigortacısıdır».Mahkemece hükme esas alınan Dairemiz ilamı esasen tüpgaz sorumluluk sigortası ile ilgili olup, kabulün aksine bu davada uygulama yeri bulunmamaktadır.
A....nin %75 kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi kurulu raporu esas alınarak anılan davalıların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yanılgılı değerlendirmeye ve «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2246 E. 2024/475 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · uzamış ceza zamanaşımı · ceza zamanaşımı · sorumluluk sigortası · haksız fiil · sigorta poliçesi · yasal faiz · kusur · zamanaşımı ['818/41', '818/7']
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporlarına göre, ceza mahkemesince, alınan ilk bilirkişi raporunda olaydaki tüm «kusurun» ölene ait olduğu yönünde görüş bildirildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise, olayda tüpgaz «dağıtım» şirketinin kusurlu olduğunun belirtildiği, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden, alınan bilirkişi raporlarına göre "sanığın olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkemece sanığın beraatine, tüpgaz dağıtım şirketi hakkında işlem yapılması için «ihbarda» bulunulmasına karar verildiği, bilirkişi raporlarında Arçelik A.Ş.'nin olaydaki sorumlulu- ğuna ilişkin bir görüş bildirilmediği gibi, mahkeme kararında da bu hususda bir tespit yapılmadığı, ceza mahkemesinin kararında, olayı tüm yönleri ile değerlendiren bir tespit yapılmadığı, buna göre, ceza mahkemesi kararının, B.Y'nın 53. maddesi kapsamında davalı ...Ş. yönünden mahkememizi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, öte yandan, olayın «haksız fiil» niteliğinde olması nedeniyle B.Y'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak somut olayda da ceza zaman aşımı söz konusu olup, eldeki dava, ceza zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, Arçelik A.Ş. vekili ile İpragaz A.Ş. vekilinin zaman aşımı «def»'i yerinde olmadığı, Arçelik A.Ş vekili tarafından var olduğu iddia edilen baca sensörü ile şofben üzerinde inceleme yapılması imkanının elde edilemediği, dava dosyasında, böyle bir inceleme yapıldığına ve sensör üzerinde herhangi bir arızanın varlığına işaret edebilecek periyodik teknik kontrollerinin veya bakım işlemlerinin yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, 17/02/2000 tarihinde yapılan arıza ihbarı sonrasında, Arçelik A.Ş. yetkili servisi tarafından söz konusu şofbenin onarıldığının ve şofbenin kurulu bulunduğu mekanın görüldüğünün anlaşıldığı, buna göre, servis yetkililerinin, mevcut durumu inceleyip, mekandaki çalışma «olumsuzluklarını» görerek, düzeltilmesi için ikazda bulunmaları veya şofbenin kullanımına izin vermemeleri gerektiği, bu işlemin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle, Arçelik A.Ş.'nin olayda sorumluluğu bulunduğu, davalı ...Ş.'nin 4/8 oranında, davalı ...Ş'nin 3/8 oranında, dava dışı ...in 1/8 oranında kusurlu oldukları, ölenin kusurlu olmadığı, servis yetkililerinin, sadece şofbendeki arızadan değil, şofbenin tüple birlikte kullanılmasından doğabilecek sonuçlar hakkında ev sahiplerini uyarmak, herhangi bir arıza söz konusu ise veya bir takım parça yada eklentilerin değiştirilmesi gerekiyor ise bunları bildirmek gibi yükümlülükleri ve «görevleri» söz konusu iken, servis yetkililerinin bu görevlerini yerine getirmedikleri, daha sonra gerçekleşen olaydan anlaşıldığı, bu nedenle, şofben üreticisi olan Arçelik A.Ş.'nin de olayda sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün mahkememizce yerinde görüldüğü, tüm davalıların, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı destek zararından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, hükme esas alınan destek zararı asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacı vekilinin de belirttiği gibi, asgari ücretin yargılama sırasında arttırılması halinde, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olması nedeniyle, yeni asgari ücret üzerinden destek zararının tespiti mümkün olduğundan, davalılar, «son» alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan destek zararını davacı ...'a ödemek zorunda oldukları gerekçesiyle,önceki hüküm davalı ...Ş. yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 31.745,05 TL tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin "Tüp gaz «zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi»" kapsamında 1.500,00 TL poliçe limliti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulmasına, davalı ... hakkı …
… mece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların kusurları nispetinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmalarına ilişkin ilk kararın, «infazda tereddüt» yaratacağı ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı düştüğü gerekçesiyle bozulması, yeni bir hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, bozmanın bu şeklinden davalılar yararına kusurları oranında yeni hüküm tesisi gerektiğine yönelik «kazanılmış hak» doğduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, öte yandan imalatçının sorumluluğu altında hareket eden, ona bağlı olarak çalışan yetkili servisin eylemleri ile imalatçı Arçelik A.Ş.'ne «kusur» izafe edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, diğer yandan «uzamış (ceza) zamanaşımı» süresinin imalatçı olan bu davalı şirketin BK'nun 41. maddesine dayalı «haksız eylem» sorumluluğu nedeniyle BK7nun 60/2. maddesi uyarınca 5 yıl olmasına ve bu davalının tüzel kişi olmasının uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olmamasını gerektirm …
… 10 YTL destekten yoksun kaldığı, ayrıca davacı anne için 3.000 YTL, diğer 8 davacı için ayrı ayrı 1.000 YTL manevi tazminatın uygun görüldüğü, davalı ... şirketinin «kusursuz sorumluluğu» bulunduğu gerekçesiyle destek tazminatının tüm davalılardan kusurları nisbetinde müteselsilen, manevi tazminatın ise davalılar Arçelik A.Ş ve İpragaz A.Ş’den kusurları nisbetinde müteselsilen olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile (davalı ... açısından destek tazminatının «poliçe limiti» üzerinden ve dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olmak üzere) tahsiline dair verilen karar, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş ve Arçelik A.Ş vekillerinin temyizi …
Benzer bu kararda… .07.2011 tarihinde gerçekleşmesine rağmen, davanın 28.03.2018 günü açıldığını, dava konusu olayın niteliği itibari ile Türk Borçlar Kanunu Genel Hükümleri uyarınca, «haksız fiil» için öngörülen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğunu, müvekkili ya da istihdam ettiği kişiler hakkında suç teşkil edecek bir eylem olmadığından davacıların «uzamış ceza zamanaşımı» süresinden de faydalanmalarının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, vefata neden olayın davacıların iddiasının aksine tüpgaz zehirlenmesinden değil karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davalının sorumluluğundan bahsedilebilmesi için olaya karışan Aygaz markalı tüpte «ayıp» veya imalat hatası bulunması gerektiğini, olayda bahsi geçen şofben ve baca bağlantısının uygun yükseklikte yapılmaması ve bacanın standartlara aykırı şekilde takı …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza kanununda daha ... «zamanaşımı» süresi öngörülmüş ise «haksız fiil sorumluluğunda» da «uzamış ceza zamanaşımı» sürelerinin uygulanacağı, eldeki davanın 13.04.2018 tarihinde açıldığı, ...
Değerlendirme Davacıların «haksız fiil» «sebebine» dayanarak dava açmış olmaları karşısında, zehirlenme nedeniyle ölüm olayında davalıların eylemlerinin suç teşkil ... etmediği, «kusurlarının» bulunup bulunmadığı, varsa hangi oranda kusurlu oldukları hususları araştırılarak, «kovuşturmaya yer olmadığına» dair karar ile olay yeri «keşif» ve otopsi tutanağında yer ... şofbenin kurulum yerinin ve baca bağlantısının standartlara uygun olmadığı ile gaz kaçağı bulunduğu yönündeki tespitlerin de irdelenip, sonucuna göre her bir davalı bakımından «ceza zamanaşımının» uygulanıp uygulanmayacağı yönünde karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · destekten yoksun kalma tazminatı · ayıp · haksız fiil sorumluluğu · keşif · teminat kapsamı · istinaf incelemesi · üçüncü kişi
Benzer bu kararda3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «zamanaşımı» sürelerinin gerçekleştiğini, dava konusu taleplerinin, müvekkili şirketin «sigorta poliçesi» kapsamında olmadığını, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigorta Poliçesinin 01.01.2011-01.01.2012 tarihleri arasını kapsadığını, dava konusu ölüm olayının karbonmonoksit gazı nedeni ile meydana geldiğini, LPG tüpünün veya bağlantılarının ayıplı olmadığını, tüpten LPG sızmasına bağlı olarak bir zarar oluşmadığının ... olduğunu, bu nedenle davacının iddia ettiği tazminat bakımından sigortalının ve bu kapsamda müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı ...'nın yaşı itibariyle «destekten yoksun kalma tazminatı» talep edemeyeceğini, davacıların müteveffanın vefatından önce sürekli ve düzenli desteği olduğunu ispatlamaları gerektiğini, manevi tazminat talebinin sigorta poliçesi «teminat kapsamında» yer almaması nedeni ile davacıların manevi tazminat taleplerinin de reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Değerlendirme Davacıların «haksız fiil» «sebebine» dayanarak dava açmış olmaları karşısında, zehirlenme nedeniyle ölüm olayında davalıların eylemlerinin suç teşkil ... etmediği, «kusurlarının» bulunup bulunmadığı, varsa hangi oranda kusurlu oldukları hususları araştırılarak, «kovuşturmaya yer olmadığına» dair karar ile olay yeri «keşif» ve otopsi tutanağında yer ... şofbenin kurulum yerinin ve baca bağlantısının standartlara uygun olmadığı ile gaz kaçağı bulunduğu yönündeki tespitlerin de irdelenip, sonucuna göre her bir davalı bakımından «ceza zamanaşımının» uygulanıp uygulanmayacağı yönünde karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; «zamanaşımı» nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
… .07.2011 tarihinde gerçekleşmesine rağmen, davanın 28.03.2018 günü açıldığını, dava konusu olayın niteliği itibari ile Türk Borçlar Kanunu Genel Hükümleri uyarınca, «haksız fiil» için öngörülen 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğunu, müvekkili ya da istihdam ettiği kişiler hakkında suç teşkil edecek bir eylem olmadığından davacıların «uzamış ceza zamanaşımı» süresinden de faydalanmalarının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, vefata neden olayın davacıların iddiasının aksine tüpgaz zehirlenmesinden değil karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davalının sorumluluğundan bahsedilebilmesi için olaya karışan Aygaz markalı tüpte «ayıp» veya imalat hatası bulunması gerektiğini, olayda bahsi geçen şofben ve baca bağlantısının uygun yükseklikte yapılmaması ve bacanın standartlara aykırı şekilde takı …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/592 E. 2023/3274 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · ihbar · maddi tazminat · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporlarına göre, ceza mahkemesince, alınan ilk bilirkişi raporunda olaydaki tüm «kusurun» ölene ait olduğu yönünde görüş bildirildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise, olayda tüpgaz «dağıtım» şirketinin kusurlu olduğunun belirtildiği, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden, alınan bilirkişi raporlarına göre "sanığın olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkemece sanığın beraatine, tüpgaz dağıtım şirketi hakkında işlem yapılması için «ihbarda» bulunulmasına karar verildiği, bilirkişi raporlarında Arçelik A.Ş.'nin olaydaki sorumlulu- ğuna ilişkin bir görüş bildirilmediği gibi, mahkeme kararında da bu hususda bir tespit yapılmadığı, ceza mahkemesinin kararında, olayı tüm yönleri ile değerlendiren bir tespit yapılmadığı, buna göre, ceza mahkemesi kararının, B.Y'nın 53. maddesi kapsamında davalı ...Ş. yönünden mahkememizi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, öte yandan, olayın «haksız fiil» niteliğinde olması nedeniyle B.Y'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak somut olayda da ceza zaman aşımı söz konusu olup, eldeki dava, ceza zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, Arçelik A.Ş. vekili ile İpragaz A.Ş. vekilinin zaman aşımı «def»'i yerinde olmadığı, Arçelik A.Ş vekili tarafından var olduğu iddia edilen baca sensörü ile şofben üzerinde inceleme yapılması imkanının elde edilemediği, dava dosyasında, böyle bir inceleme yapıldığına ve sensör üzerinde herhangi bir arızanın varlığına işaret edebilecek periyodik teknik kontrollerinin veya bakım işlemlerinin yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, 17/02/2000 tarihinde yapılan arıza ihbarı sonrasında, Arçelik A.Ş. yetkili servisi tarafından söz konusu şofbenin onarıldığının ve şofbenin kurulu bulunduğu mekanın görüldüğünün anlaşıldığı, buna göre, servis yetkililerinin, mevcut durumu inceleyip, mekandaki çalışma «olumsuzluklarını» görerek, düzeltilmesi için ikazda bulunmaları veya şofbenin kullanımına izin vermemeleri gerektiği, bu işlemin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle, Arçelik A.Ş.'nin olayda sorumluluğu bulunduğu, davalı ...Ş.'nin 4/8 oranında, davalı ...Ş'nin 3/8 oranında, dava dışı ...in 1/8 oranında kusurlu oldukları, ölenin kusurlu olmadığı, servis yetkililerinin, sadece şofbendeki arızadan değil, şofbenin tüple birlikte kullanılmasından doğabilecek sonuçlar hakkında ev sahiplerini uyarmak, herhangi bir arıza söz konusu ise veya bir takım parça yada eklentilerin değiştirilmesi gerekiyor ise bunları bildirmek gibi yükümlülükleri ve «görevleri» söz konusu iken, servis yetkililerinin bu görevlerini yerine getirmedikleri, daha sonra gerçekleşen olaydan anlaşıldığı, bu nedenle, şofben üreticisi olan Arçelik A.Ş.'nin de olayda sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün mahkememizce yerinde görüldüğü, tüm davalıların, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı destek zararından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, hükme esas alınan destek zararı asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacı vekilinin de belirttiği gibi, asgari ücretin yargılama sırasında arttırılması halinde, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olması nedeniyle, yeni asgari ücret üzerinden destek zararının tespiti mümkün olduğundan, davalılar, «son» alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan destek zararını davacı ...'a ödemek zorunda oldukları gerekçesiyle,önceki hüküm davalı ...Ş. yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 31.745,05 TL tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin "Tüp gaz «zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi»" kapsamında 1.500,00 TL poliçe limliti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulmasına, davalı ... hakkı …
… mece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların kusurları nispetinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmalarına ilişkin ilk kararın, «infazda tereddüt» yaratacağı ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı düştüğü gerekçesiyle bozulması, yeni bir hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, bozmanın bu şeklinden davalılar yararına kusurları oranında yeni hüküm tesisi gerektiğine yönelik «kazanılmış hak» doğduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, öte yandan imalatçının sorumluluğu altında hareket eden, ona bağlı olarak çalışan yetkili servisin eylemleri ile imalatçı Arçelik A.Ş.'ne «kusur» izafe edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, diğer yandan «uzamış (ceza) zamanaşımı» süresinin imalatçı olan bu davalı şirketin BK'nun 41. maddesine dayalı «haksız eylem» sorumluluğu nedeniyle BK7nun 60/2. maddesi uyarınca 5 yıl olmasına ve bu davalının tüzel kişi olmasının uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olmamasını gerektirm …
Benzer bu kararda… A.Ş.'nin olayda %12,5 oranında tali derecede kusurlu olduğu, davacıların murisi Ayşe Şimşek'in kendi ölümünde %12,5 oranında tali derecede kusurlu olduğu, davacının «ıslah» edilmiş «maddi tazminat» istemi yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayın karbonmonoksit zehirlenmesinden meydana geldiğini, müvekkilinin «kusuru» ve sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluktan bahsedilebilmesi için tüpte «ayıp» veya imalat hatası olması gerektiğini, olaya şofbenin sebep olduğunun sabit olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · ayıp · ıslah
Benzer bu kararda… A.Ş.'nin olayda %12,5 oranında tali derecede kusurlu olduğu, davacıların murisi Ayşe Şimşek'in kendi ölümünde %12,5 oranında tali derecede kusurlu olduğu, davacının «ıslah» edilmiş «maddi tazminat» istemi yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayın karbonmonoksit zehirlenmesinden meydana geldiğini, müvekkilinin «kusuru» ve sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluktan bahsedilebilmesi için tüpte «ayıp» veya imalat hatası olması gerektiğini, olaya şofbenin sebep olduğunun sabit olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların murisinin karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu vefat etmesi nedeniyle şofben ve tüp imalatçılarının ve Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası şirketinin sorumluluğuna dayalı «destekten yoksun kalma tazminatı» ile birlikte manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15662 E. 2012/19640 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · maddi tazminat · kusur · zamanaşımı · zamanaşımı ['818/41', '818/7']
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporlarına göre, ceza mahkemesince, alınan ilk bilirkişi raporunda olaydaki tüm «kusurun» ölene ait olduğu yönünde görüş bildirildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise, olayda tüpgaz «dağıtım» şirketinin kusurlu olduğunun belirtildiği, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden, alınan bilirkişi raporlarına göre "sanığın olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkemece sanığın beraatine, tüpgaz dağıtım şirketi hakkında işlem yapılması için «ihbarda» bulunulmasına karar verildiği, bilirkişi raporlarında Arçelik A.Ş.'nin olaydaki sorumlulu- ğuna ilişkin bir görüş bildirilmediği gibi, mahkeme kararında da bu hususda bir tespit yapılmadığı, ceza mahkemesinin kararında, olayı tüm yönleri ile değerlendiren bir tespit yapılmadığı, buna göre, ceza mahkemesi kararının, B.Y'nın 53. maddesi kapsamında davalı ...Ş. yönünden mahkememizi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, öte yandan, olayın «haksız fiil» niteliğinde olması nedeniyle B.Y'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak somut olayda da ceza zaman aşımı söz konusu olup, eldeki dava, ceza zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, Arçelik A.Ş. vekili ile İpragaz A.Ş. vekilinin zaman aşımı «def»'i yerinde olmadığı, Arçelik A.Ş vekili tarafından var olduğu iddia edilen baca sensörü ile şofben üzerinde inceleme yapılması imkanının elde edilemediği, dava dosyasında, böyle bir inceleme yapıldığına ve sensör üzerinde herhangi bir arızanın varlığına işaret edebilecek periyodik teknik kontrollerinin veya bakım işlemlerinin yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, 17/02/2000 tarihinde yapılan arıza ihbarı sonrasında, Arçelik A.Ş. yetkili servisi tarafından söz konusu şofbenin onarıldığının ve şofbenin kurulu bulunduğu mekanın görüldüğünün anlaşıldığı, buna göre, servis yetkililerinin, mevcut durumu inceleyip, mekandaki çalışma «olumsuzluklarını» görerek, düzeltilmesi için ikazda bulunmaları veya şofbenin kullanımına izin vermemeleri gerektiği, bu işlemin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle, Arçelik A.Ş.'nin olayda sorumluluğu bulunduğu, davalı ...Ş.'nin 4/8 oranında, davalı ...Ş'nin 3/8 oranında, dava dışı ...in 1/8 oranında kusurlu oldukları, ölenin kusurlu olmadığı, servis yetkililerinin, sadece şofbendeki arızadan değil, şofbenin tüple birlikte kullanılmasından doğabilecek sonuçlar hakkında ev sahiplerini uyarmak, herhangi bir arıza söz konusu ise veya bir takım parça yada eklentilerin değiştirilmesi gerekiyor ise bunları bildirmek gibi yükümlülükleri ve «görevleri» söz konusu iken, servis yetkililerinin bu görevlerini yerine getirmedikleri, daha sonra gerçekleşen olaydan anlaşıldığı, bu nedenle, şofben üreticisi olan Arçelik A.Ş.'nin de olayda sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün mahkememizce yerinde görüldüğü, tüm davalıların, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı destek zararından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, hükme esas alınan destek zararı asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacı vekilinin de belirttiği gibi, asgari ücretin yargılama sırasında arttırılması halinde, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olması nedeniyle, yeni asgari ücret üzerinden destek zararının tespiti mümkün olduğundan, davalılar, «son» alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan destek zararını davacı ...'a ödemek zorunda oldukları gerekçesiyle,önceki hüküm davalı ...Ş. yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 31.745,05 TL tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin "Tüp gaz «zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi»" kapsamında 1.500,00 TL poliçe limliti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulmasına, davalı ... hakkı …
… mece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların kusurları nispetinde müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmalarına ilişkin ilk kararın, «infazda tereddüt» yaratacağı ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı düştüğü gerekçesiyle bozulması, yeni bir hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, bozmanın bu şeklinden davalılar yararına kusurları oranında yeni hüküm tesisi gerektiğine yönelik «kazanılmış hak» doğduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, öte yandan imalatçının sorumluluğu altında hareket eden, ona bağlı olarak çalışan yetkili servisin eylemleri ile imalatçı Arçelik A.Ş.'ne «kusur» izafe edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, diğer yandan «uzamış (ceza) zamanaşımı» süresinin imalatçı olan bu davalı şirketin BK'nun 41. maddesine dayalı «haksız eylem» sorumluluğu nedeniyle BK7nun 60/2. maddesi uyarınca 5 yıl olmasına ve bu davalının tüzel kişi olmasının uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olmamasını gerektirm …
Benzer bu kararda58. maddeye göre «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, davalı ...Ş.’nin «kusuru» bulunmadığı, davalı ... şirketinin ise tüpgaz zorunlu sorumluluk poliçesi kapsamında sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ...Ş. yönünden davanın reddine, davalı ...’in manevi tazminattan, davalı ... şirketinden ise «maddi tazminattan» sorumluluğuna karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın BK’nu 125. maddeye 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davalı ... firmasının BK.
58. maddeye göre «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, olayın tüpteki arızadan değil şofben baca arasındaki bağlantı eksikliğinden kaynaklandığı, davalı Moğaz A.Ş.’nin «kusuru» bulunmadığı, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında «rizikonun» «gerçekleştiği, zararın» «teminat» dahilinde olduğu, davacıların olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı, destekten yoksun kaldıkları gerekçesiyle, davalı Moğaz yönünden davanın reddine, «destekten yoksun kalma tazminatlarının» davalı sigortadan, manevi tazminatın davalı ...Ş.’den tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · destekten yoksun kalma tazminatı · özen yükümlülüğü · gerçek zarar · illiyet bağı · riziko · teminat
Benzer bu kararda58. maddeye göre «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, olayın tüpteki arızadan değil şofben baca arasındaki bağlantı eksikliğinden kaynaklandığı, davalı Moğaz A.Ş.’nin «kusuru» bulunmadığı, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında «rizikonun» «gerçekleştiği, zararın» «teminat» dahilinde olduğu, davacıların olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı, destekten yoksun kaldıkları gerekçesiyle, davalı Moğaz yönünden davanın reddine, «destekten yoksun kalma tazminatlarının» davalı sigortadan, manevi tazminatın davalı ...Ş.’den tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, ayrık bilirkişi görüşünde de belirtildiği üzere LPG tüpü ile ölüm arasındaki «illiyet bağının kesilmiş» olduğu kabul edildikten sonra, artık davalı ... şirketinin tüpgaz zorunlu sorumluluk poliçesinden dolayı sorumluluğu yoluna gidilmesi mümkün değildir.
58. maddeye göre «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, davalı ...Ş.’nin «kusuru» bulunmadığı, davalı ... şirketinin ise tüpgaz zorunlu sorumluluk poliçesi kapsamında sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ...Ş. yönünden davanın reddine, davalı ...’in manevi tazminattan, davalı ... şirketinden ise «maddi tazminattan» sorumluluğuna karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4852 E. , 2010/12621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şişli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2009 tarih ve 2008/446 - 2009/603 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2010 gününde davacılar vekili Av.... ile davalı ...Ş. vekili Av.... ve diğer davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili Av.... gelip, diğer davalı vekili tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı ...’nın kızı, diğer davacıların kardeşi olan Hanife Tokmak’ın İpragaz marka LPG tüpü ile Arçelik marka şofbeni kullandığı sırada gaz sızması sonucunda boğularak öldüğünü, davalı ... şirketinin tüpgaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi düzenleyicisi olduğunu, davacı annenin destek ve tüm davacıların manevi tazminat talepleri bulunduğunu ileri sürerek, 26.105.10 YTL destek ve toplam 13.000 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin tüpgaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, 3.şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesinin sigortalının kusurunu temin ettiğini ancak somut olayda sigortalının kusurunun bulunmadığını, bu yüzden 3. şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı istemin reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ...Ş. vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve ayrıca da kazanın oluşumunda müvekkilince üretilen şofbenin bir etkisinin bulunmadığını, istenen tazminatın abartılı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin zehirlenerek ölümünde davalı ...Ş’nin 3/8, İpragaz A.Ş’nin 4/8, dava dışı ev sahibinin ise 1/8 oranında kusurlu olduğu, davacı annenin 26.105.10 YTL destekten yoksun kaldığı, ayrıca davacı anne için 3.000 YTL, diğer 8 davacı için ayrı ayrı 1.000 YTL manevi tazminatın uygun görüldüğü, davalı ... şirketinin kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle destek tazminatının tüm davalılardan kusurları nisbetinde müteselsilen, manevi tazminatın ise davalılar Arçelik A.Ş ve İpragaz A.Ş’den kusurları nisbetinde müteselsilen olay tarihinden itibaren yasal faizi ile (davalı ... açısından destek tazminatının poliçe limiti üzerinden ve dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olmak üzere) tahsiline dair verilen karar, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş ve Arçelik A.Ş vekillerinin temyizi üzerine,bu davalılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporlarına göre, ceza mahkemesince, alınan ilk bilirkişi raporunda olaydaki tüm kusurun ölene ait olduğu yönünde görüş bildirildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise, olayda tüpgaz dağıtım şirketinin kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden, alınan bilirkişi raporlarına göre "sanığın olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkemece sanığın beraatine, tüpgaz dağıtım şirketi hakkında işlem yapılması için ihbarda bulunulmasına karar verildiği, bilirkişi raporlarında Arçelik A.Ş.'nin olaydaki sorumlulu- ğuna ilişkin bir görüş bildirilmediği gibi, mahkeme kararında da bu hususda bir tespit yapılmadığı, ceza mahkemesinin kararında, olayı tüm yönleri ile değerlendiren bir tespit yapılmadığı, buna göre, ceza mahkemesi kararının, B.Y'nın 53.
maddesi kapsamında davalı ...Ş. yönünden mahkememizi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, öte yandan, olayın haksız fiil niteliğinde olması nedeniyle B.Y'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak somut olayda da ceza zaman aşımı söz konusu olup, eldeki dava, ceza zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, Arçelik A.Ş. vekili ile İpragaz A.Ş. vekilinin zaman aşımı def'i yerinde olmadığı, Arçelik A.Ş vekili tarafından var olduğu iddia edilen baca sensörü ile şofben üzerinde inceleme yapılması imkanının elde edilemediği, dava dosyasında, böyle bir inceleme yapıldığına ve sensör üzerinde herhangi bir arızanın varlığına işaret edebilecek periyodik teknik kontrollerinin veya bakım işlemlerinin yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, 17/02/2000 tarihinde yapılan arıza ihbarı sonrasında, Arçelik A.Ş.
yetkili servisi tarafından söz konusu şofbenin onarıldığının ve şofbenin kurulu bulunduğu mekanın görüldüğünün anlaşıldığı, buna göre, servis yetkililerinin, mevcut durumu inceleyip, mekandaki çalışma olumsuzluklarını görerek, düzeltilmesi için ikazda bulunmaları veya şofbenin kullanımına izin vermemeleri gerektiği, bu işlemin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle, Arçelik A.Ş.'nin olayda sorumluluğu bulunduğu, davalı ...Ş.'nin 4/8 oranında, davalı ...Ş'nin 3/8 oranında, dava dışı ...in 1/8 oranında kusurlu oldukları, ölenin kusurlu olmadığı, servis yetkililerinin, sadece şofbendeki arızadan değil, şofbenin tüple birlikte kullanılmasından doğabilecek sonuçlar hakkında ev sahiplerini uyarmak, herhangi bir arıza söz konusu ise veya bir takım parça yada eklentilerin değiştirilmesi gerekiyor ise bunları bildirmek gibi yükümlülükleri ve görevleri söz konusu iken, servis yetkililerinin bu görevlerini yerine getirmedikleri, daha sonra gerçekleşen olaydan anlaşıldığı, bu nedenle, şofben üreticisi olan Arçelik A.Ş.'nin de olayda sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün mahkememizce yerinde görüldüğü, tüm davalıların, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı destek zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, hükme esas alınan destek zararı asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacı vekilinin de belirttiği gibi, asgari ücretin yargılama sırasında arttırılması halinde, bu hususun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, yeni asgari ücret üzerinden destek zararının tespiti mümkün olduğundan, davalılar, son alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan destek zararını davacı ...'a ödemek zorunda oldukları gerekçesiyle,önceki hüküm davalı ...Ş.
yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile;
31. 745,05 TL tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin "Tüp gaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi" kapsamında 1.500,00 TL poliçe limliti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulmasına, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının reddine, diğer davalı ...Ş. hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı anne için 3.000,00 TL , davacı kardeşlerin her biri için 1,000,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan , hakkında hüküm kesinleşmiş olan davalı ...Ş.
ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş. ve Arçelik A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların kusurları nispetinde müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına ilişkin ilk kararın, infazda tereddüt yaratacağı ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı düştüğü gerekçesiyle bozulması, yeni bir hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, bozmanın bu şeklinden davalılar yararına kusurları oranında yeni hüküm tesisi gerektiğine yönelik kazanılmış hak doğduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, öte yandan imalatçının sorumluluğu altında hareket eden, ona bağlı olarak çalışan yetkili servisin eylemleri ile imalatçı Arçelik A.Ş.'ne kusur izafe edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, diğer yandan uzamış (ceza) zamanaşımı süresinin imalatçı olan bu davalı şirketin BK'nun 41.
maddesine dayalı haksız eylem sorumluluğu nedeniyle BK7nun 60/2. maddesi uyarınca 5 yıl olmasına ve bu davalının tüzel kişi olmasının uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olmamasını gerektirmeyecek bulunmasına (Dairemizin 20.11.2009 tarih ve 9874/12146 sayılı ilamı bu yöndedir.) göre davalılardan sigorta şirketi vekili ile Arçelik A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bozma öncesi ilk kararda hükmedilen 26.105,10 YTL tazminat miktarı, kararı sadece davalıların temyiz etmesi karşısında davacı aleyhine kesinleşmiş olup, bozmaya uyulmakla davalılar yararına usulü kazanılmış hak doğmuştur. Bu durumda, bozmadan sonra mahkemece tekrar alınmasına gerek görülen bilirkişi raporunda, artan asgari ücreti miktarı üzerinden hesaplanan 31.475,05 TL tazminat miktarına hükmedilmesi, usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olup, davacının ek dava açma hakkını kullanması olanağı mevcuttur. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili ise de, usuli kazanılmış hak da kamu düzeni ile ilgili olup, asgari ücretlerin artışlarını dikkate alan yeni tavan hesabı yaptırılmasının ve buna hükmedilmesinin, davalılar yararına usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağının kabulü gerekir.
Davalılardan sigortacının bozma öncesi ve sonrasında 1.500,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmiş olması karşısında, bozma sonrası belirlenen yeni tazminat miktarına hükmedilmesi, sigortacı bakımından sonuca etkili değil ise de, diğer davalı ...Ş. yararına hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Davalı sigortacı 1.500,00 TL olan poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğuna, belirlenen tazminat miktarı bu sınırı aştığına göre, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden bu davalının, limitin ilk belirlenen 26.105,10 TL olan tazminat miktarından oranına göre belirlenecek miktar ile sorumlu tutulması ve bu yöndeki bozmanın gereğinin bu şekilde yerine getirilmesi gerekirken, bu oran ve bu orana karşılık gelen yargılama gideri miktarı ile vekalet ücreti miktarı belirlenip hükmedilmeden, bunun tespitinin infaza bırakılması anlamına gelen yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılardan sigortacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan sigortacı vekili ile Arçelik A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Arçelik A.Ş. vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan sigortacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalılar yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılardan Arçelik A.Ş.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046849100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz