6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4852 E. 2010/12621 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
['818/41', '818/7']

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu sorumluluk sigortası bildirim yükümlülüğü bilirkişi raporları arasında çelişki poliçe limiti uzamış ceza zamanaşımı kusursuz sorumluluk infazda tereddüt sınırlı sorumluluk bozma sonrası karar ceza zamanaşımı sorumluluk sigortası haksız eylem usuli kazanılmış hak müteselsil sorumluluk yargılama giderleri infaz kazanılmış hak olumsuz oy def'i kamu düzeni kâr dağıtımı ihbar haksız fiil yargılama gideri maddi tazminat sigorta poliçesi yasal faiz kusur vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına zamanaşımı i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 7BK 41 · HUMK — HUMK 389

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin zehirlenerek ölümünde davalı ...Ş’nin 3/8, İpragaz A.Ş’nin 4/8, dava dışı ev sahibinin ise 1/8 oranında kusurlu olduğu, davacı annenin 26.105.10 YTL destekten yoksun kaldığı, ayrıca davacı anne için 3.000 YTL, diğer 8 davacı için ayrı ayrı 1.000 YTL manevi tazminatın uygun görüldüğü, davalı ... şirketinin kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle destek tazminatının tüm davalılardan kusurları nisbetinde müteselsilen, manevi tazminatın ise davalılar Arçelik A.Ş ve İpragaz A.Ş’den kusurları nisbetinde müteselsilen olay tarihinden itibaren yasal faizi ile (davalı ... açısından destek tazminatının poliçe limiti üzerinden ve dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olmak üzere) tahsiline dair verilen karar, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş ve Arçelik A.Ş vekillerinin temyizi üzerine,bu davalılar yararına bozulmuştur.

Mahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporlarına göre, ceza mahkemesince, alınan ilk bilirkişi raporunda olaydaki tüm kusurun ölene ait olduğu yönünde görüş bildirildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise, olayda tüpgaz dağıtım şirketinin kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden, alınan bilirkişi raporlarına göre "sanığın olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkemece sanığın beraatine, tüpgaz dağıtım şirketi hakkında işlem yapılması için ihbarda bulunulmasına karar verildiği, bilirkişi raporlarında Arçelik A.Ş.'nin olaydaki sorumlulu- ğuna ilişkin bir görüş bildirilmediği gibi, mahkeme kararında da bu hususda bir tespit yapılmadığı, ceza mahkemesinin kararında, olayı tüm yönleri ile değerlendiren bir tespit yapılmadığı, buna göre, ceza mahkemesi kararının, B.Y'nın 53. maddesi kapsamında davalı ...Ş. yönünden mahkememizi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, öte yandan, olayın haksız fiil niteliğinde olması nedeniyle B.Y'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak somut olayda da ceza zaman aşımı söz konusu olup, eldeki dava, ceza zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, Arçelik A.Ş. vekili ile İpragaz A.Ş. vekilinin zaman aşımı def'i yerinde olmadığı, Arçelik A.Ş vekili tarafından var olduğu iddia edilen baca sensörü ile şofben üzerinde inceleme yapılması imkanının elde edilemediği, dava dosyasında, böyle bir inceleme yapıldığına ve sensör üzerinde herhangi bir arızanın varlığına işaret edebilecek periyodik teknik kontrollerinin veya bakım işlemlerinin yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, 17/02/2000 tarihinde yapılan arıza ihbarı sonrasında, Arçelik A.Ş. yetkili servisi tarafından söz konusu şofbenin onarıldığının ve şofbenin kurulu bulunduğu mekanın görüldüğünün anlaşıldığı, buna göre, servis yetkililerinin, mevcut durumu inceleyip, mekandaki çalışma olumsuzluklarını görerek, düzeltilmesi için ikazda bulunmaları veya şofbenin kullanımına izin vermemeleri gerektiği, bu işlemin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle, Arçelik A.Ş.'nin olayda sorumluluğu bulunduğu, davalı ...Ş.'nin 4/8 oranında, davalı ...Ş'nin 3/8 oranında, dava dışı ...in 1/8 oranında kusurlu oldukları, ölenin kusurlu olmadığı, servis yetkililerinin, sadece şofbendeki arızadan değil, şofbenin tüple birlikte kullanılmasından doğabilecek sonuçlar hakkında ev sahiplerini uyarmak, herhangi bir arıza söz konusu ise veya bir takım parça yada eklentilerin değiştirilmesi gerekiyor ise bunları bildirmek gibi yükümlülükleri ve görevleri söz konusu iken, servis yetkililerinin bu görevlerini yerine getirmedikleri, daha sonra gerçekleşen olaydan anlaşıldığı, bu nedenle, şofben üreticisi olan Arçelik A.Ş.'nin de olayda sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün mahkememizce yerinde görüldüğü, tüm davalıların, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı destek zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, hükme esas alınan destek zararı asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacı vekilinin de belirttiği gibi, asgari ücretin yargılama sırasında arttırılması halinde, bu hususun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, yeni asgari ücret üzerinden destek zararının tespiti mümkün olduğundan, davalılar, son alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan destek zararını davacı ...'a ödemek zorunda oldukları gerekçesiyle,önceki hüküm davalı ...Ş. yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile; 31.745,05 TL tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin "Tüp gaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi" kapsamında 1.500,00 TL poliçe limliti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulmasına, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının reddine, diğer davalı ...Ş. hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı anne için 3.000,00 TL , davacı kardeşlerin her biri için 1,000,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan , hakkında hüküm kesinleşmiş olan davalı ...Ş. ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş. ve Arçelik A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların kusurları nispetinde müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına ilişkin ilk kararın, infazda tereddüt yaratacağı ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı düştüğü gerekçesiyle bozulması, yeni bir hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, bozmanın bu şeklinden davalılar yararına kusurları oranında yeni hüküm tesisi gerektiğine yönelik kazanılmış hak doğduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, öte yandan imalatçının sorumluluğu altında hareket eden, ona bağlı olarak çalışan yetkili servisin eylemleri ile imalatçı Arçelik A.Ş.'ne kusur izafe edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, diğer yandan uzamış (ceza) zamanaşımı süresinin imalatçı olan bu davalı şirketin BK'nun 41. maddesine dayalı haksız eylem sorumluluğu nedeniyle BK7nun 60/2. maddesi uyarınca 5 yıl olmasına ve bu davalının tüzel kişi olmasının uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olmamasını gerektirmeyecek bulunmasına (Dairemizin 20.11.2009 tarih ve 9874/12146 sayılı ilamı bu yöndedir.) göre davalılardan sigorta şirketi vekili ile Arçelik A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Bozma öncesi ilk kararda hükmedilen 26.105,10 YTL tazminat miktarı, kararı sadece davalıların temyiz etmesi karşısında davacı aleyhine kesinleşmiş olup, bozmaya uyulmakla davalılar yararına usulü kazanılmış hak doğmuştur. Bu durumda, bozmadan sonra mahkemece tekrar alınmasına gerek görülen bilirkişi raporunda, artan asgari ücreti miktarı üzerinden hesaplanan 31.475,05 TL tazminat miktarına hükmedilmesi, usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olup, davacının ek dava açma hakkını kullanması olanağı mevcuttur. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili ise de, usuli kazanılmış hak da kamu düzeni ile ilgili olup, asgari ücretlerin artışlarını dikkate alan yeni tavan hesabı yaptırılmasının ve buna hükmedilmesinin, davalılar yararına usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağının kabulü gerekir. Davalılardan sigortacının bozma öncesi ve sonrasında 1.500,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmiş olması karşısında, bozma sonrası belirlenen yeni tazminat miktarına hükmedilmesi, sigortacı bakımından sonuca etkili değil ise de, diğer davalı ...Ş. yararına hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.

3-Davalı sigortacı 1.500,00 TL olan poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğuna, belirlenen tazminat miktarı bu sınırı aştığına göre, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden bu davalının, limitin ilk belirlenen 26.105,10 TL olan tazminat miktarından oranına göre belirlenecek miktar ile sorumlu tutulması ve bu yöndeki bozmanın gereğinin bu şekilde yerine getirilmesi gerekirken, bu oran ve bu orana karşılık gelen yargılama gideri miktarı ile vekalet ücreti miktarı belirlenip hükmedilmeden, bunun tespitinin infaza bırakılması anlamına gelen yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılardan sigortacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8996 E. 2014/14687 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11451 E. 2014/2377 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2246 E. 2024/475 K.

    Ortak: · zamanaşımı ['818/41', '818/7']

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/592 E. 2023/3274 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15662 E. 2012/19640 K.

    Ortak: · zamanaşımı ['818/41', '818/7']

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/4852 E.  ,  2010/12621 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Şişli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2009 tarih ve 2008/446 - 2009/603 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2010 gününde davacılar vekili Av.... ile davalı ...Ş. vekili Av.... ve diğer davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili Av.... gelip, diğer davalı vekili tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davacı ...’nın kızı, diğer davacıların kardeşi olan Hanife Tokmak’ın İpragaz marka LPG tüpü ile Arçelik marka şofbeni kullandığı sırada gaz sızması sonucunda boğularak öldüğünü, davalı ... şirketinin tüpgaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi düzenleyicisi olduğunu, davacı annenin destek ve tüm davacıların manevi tazminat talepleri bulunduğunu ileri sürerek, 26.105.10 YTL destek ve toplam 13.000 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin tüpgaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, 3.şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesinin sigortalının kusurunu temin ettiğini ancak somut olayda sigortalının kusurunun bulunmadığını, bu yüzden 3. şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı istemin reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ...Ş. vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve ayrıca da kazanın oluşumunda müvekkilince üretilen şofbenin bir etkisinin bulunmadığını, istenen tazminatın abartılı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ...Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin zehirlenerek ölümünde davalı ...Ş’nin 3/8, İpragaz A.Ş’nin 4/8, dava dışı ev sahibinin ise 1/8 oranında kusurlu olduğu, davacı annenin 26.105.10 YTL destekten yoksun kaldığı, ayrıca davacı anne için 3.000 YTL, diğer 8 davacı için ayrı ayrı 1.000 YTL manevi tazminatın uygun görüldüğü, davalı ... şirketinin kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle destek tazminatının tüm davalılardan kusurları nisbetinde müteselsilen, manevi tazminatın ise davalılar Arçelik A.Ş ve İpragaz A.Ş’den kusurları nisbetinde müteselsilen olay tarihinden itibaren yasal faizi ile (davalı ... açısından destek tazminatının poliçe limiti üzerinden ve dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olmak üzere) tahsiline dair verilen karar, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş ve Arçelik A.Ş vekillerinin temyizi üzerine,bu davalılar yararına bozulmuştur.

Mahkemece, bozmaya uyulmuş, alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporlarına göre, ceza mahkemesince, alınan ilk bilirkişi raporunda olaydaki tüm kusurun ölene ait olduğu yönünde görüş bildirildiği, ikinci bilirkişi raporunda ise, olayda tüpgaz dağıtım şirketinin kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden, alınan bilirkişi raporlarına göre "sanığın olayda kusurlu olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle mahkemece sanığın beraatine, tüpgaz dağıtım şirketi hakkında işlem yapılması için ihbarda bulunulmasına karar verildiği, bilirkişi raporlarında Arçelik A.Ş.'nin olaydaki sorumlulu- ğuna ilişkin bir görüş bildirilmediği gibi, mahkeme kararında da bu hususda bir tespit yapılmadığı, ceza mahkemesinin kararında, olayı tüm yönleri ile değerlendiren bir tespit yapılmadığı, buna göre, ceza mahkemesi kararının, B.Y'nın 53.

maddesi kapsamında davalı ...Ş. yönünden mahkememizi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı, öte yandan, olayın haksız fiil niteliğinde olması nedeniyle B.Y'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ancak somut olayda da ceza zaman aşımı söz konusu olup, eldeki dava, ceza zaman aşımı süresi dolmadan açıldığı, Arçelik A.Ş. vekili ile İpragaz A.Ş. vekilinin zaman aşımı def'i yerinde olmadığı, Arçelik A.Ş vekili tarafından var olduğu iddia edilen baca sensörü ile şofben üzerinde inceleme yapılması imkanının elde edilemediği, dava dosyasında, böyle bir inceleme yapıldığına ve sensör üzerinde herhangi bir arızanın varlığına işaret edebilecek periyodik teknik kontrollerinin veya bakım işlemlerinin yapıldığına dair bir belge bulunmadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, 17/02/2000 tarihinde yapılan arıza ihbarı sonrasında, Arçelik A.Ş.

yetkili servisi tarafından söz konusu şofbenin onarıldığının ve şofbenin kurulu bulunduğu mekanın görüldüğünün anlaşıldığı, buna göre, servis yetkililerinin, mevcut durumu inceleyip, mekandaki çalışma olumsuzluklarını görerek, düzeltilmesi için ikazda bulunmaları veya şofbenin kullanımına izin vermemeleri gerektiği, bu işlemin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle, Arçelik A.Ş.'nin olayda sorumluluğu bulunduğu, davalı ...Ş.'nin 4/8 oranında, davalı ...Ş'nin 3/8 oranında, dava dışı ...in 1/8 oranında kusurlu oldukları, ölenin kusurlu olmadığı, servis yetkililerinin, sadece şofbendeki arızadan değil, şofbenin tüple birlikte kullanılmasından doğabilecek sonuçlar hakkında ev sahiplerini uyarmak, herhangi bir arıza söz konusu ise veya bir takım parça yada eklentilerin değiştirilmesi gerekiyor ise bunları bildirmek gibi yükümlülükleri ve görevleri söz konusu iken, servis yetkililerinin bu görevlerini yerine getirmedikleri, daha sonra gerçekleşen olaydan anlaşıldığı, bu nedenle, şofben üreticisi olan Arçelik A.Ş.'nin de olayda sorumlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşünün mahkememizce yerinde görüldüğü, tüm davalıların, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı destek zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda, hükme esas alınan destek zararı asgari ücret üzerinden hesaplandığı, davacı vekilinin de belirttiği gibi, asgari ücretin yargılama sırasında arttırılması halinde, bu hususun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, yeni asgari ücret üzerinden destek zararının tespiti mümkün olduğundan, davalılar, son alınan bilirkişi raporunda hesaplanmış olan destek zararını davacı ...'a ödemek zorunda oldukları gerekçesiyle,önceki hüküm davalı ...Ş.

yönünden kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile;

31. 745,05 TL tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin "Tüp gaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi" kapsamında 1.500,00 TL poliçe limliti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek faizle sorumlu tutulmasına, davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının reddine, diğer davalı ...Ş. hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı anne için 3.000,00 TL , davacı kardeşlerin her biri için 1,000,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan , hakkında hüküm kesinleşmiş olan davalı ...Ş.

ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan Güneş Sigorta A.Ş. ve Arçelik A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların kusurları nispetinde müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına ilişkin ilk kararın, infazda tereddüt yaratacağı ve HUMK'nun 389. maddesine aykırı düştüğü gerekçesiyle bozulması, yeni bir hüküm kurulmasını gerektirdiğinden, bozmanın bu şeklinden davalılar yararına kusurları oranında yeni hüküm tesisi gerektiğine yönelik kazanılmış hak doğduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına, öte yandan imalatçının sorumluluğu altında hareket eden, ona bağlı olarak çalışan yetkili servisin eylemleri ile imalatçı Arçelik A.Ş.'ne kusur izafe edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, diğer yandan uzamış (ceza) zamanaşımı süresinin imalatçı olan bu davalı şirketin BK'nun 41.

maddesine dayalı haksız eylem sorumluluğu nedeniyle BK7nun 60/2. maddesi uyarınca 5 yıl olmasına ve bu davalının tüzel kişi olmasının uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olmamasını gerektirmeyecek bulunmasına (Dairemizin 20.11.2009 tarih ve 9874/12146 sayılı ilamı bu yöndedir.) göre davalılardan sigorta şirketi vekili ile Arçelik A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Bozma öncesi ilk kararda hükmedilen 26.105,10 YTL tazminat miktarı, kararı sadece davalıların temyiz etmesi karşısında davacı aleyhine kesinleşmiş olup, bozmaya uyulmakla davalılar yararına usulü kazanılmış hak doğmuştur. Bu durumda, bozmadan sonra mahkemece tekrar alınmasına gerek görülen bilirkişi raporunda, artan asgari ücreti miktarı üzerinden hesaplanan 31.475,05 TL tazminat miktarına hükmedilmesi, usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olup, davacının ek dava açma hakkını kullanması olanağı mevcuttur. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili ise de, usuli kazanılmış hak da kamu düzeni ile ilgili olup, asgari ücretlerin artışlarını dikkate alan yeni tavan hesabı yaptırılmasının ve buna hükmedilmesinin, davalılar yararına usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağının kabulü gerekir.

Davalılardan sigortacının bozma öncesi ve sonrasında 1.500,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmiş olması karşısında, bozma sonrası belirlenen yeni tazminat miktarına hükmedilmesi, sigortacı bakımından sonuca etkili değil ise de, diğer davalı ...Ş. yararına hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.

3-Davalı sigortacı 1.500,00 TL olan poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğuna, belirlenen tazminat miktarı bu sınırı aştığına göre, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden bu davalının, limitin ilk belirlenen 26.105,10 TL olan tazminat miktarından oranına göre belirlenecek miktar ile sorumlu tutulması ve bu yöndeki bozmanın gereğinin bu şekilde yerine getirilmesi gerekirken, bu oran ve bu orana karşılık gelen yargılama gideri miktarı ile vekalet ücreti miktarı belirlenip hükmedilmeden, bunun tespitinin infaza bırakılması anlamına gelen yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılardan sigortacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan sigortacı vekili ile Arçelik A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Arçelik A.Ş. vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan sigortacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalılar yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılardan Arçelik A.Ş.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046849100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.