Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5609 E. 2020/3562 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
meslek kuruluşu↗ muacceliyet↗ tbk 99↗ ihtar↗ ticari defter↗ ıslah↗ ihtarname↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmede aylık 8.000.- USD+KDV'nin her ayın birinci günü davalı tarafından ödeneceğinin, ödemelerin bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi halinde sözleşmenin ihbarsız feshedilmiş olacağının, kalan aylara ait kiraların da muaccel hale geleceğinin kararlaştırıldığı, davalının RTÜK payları, meslek birliklerine telif bedellerini ödemeyi üstlendiği, davacının ihtarına rağmen 2009 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin prodüksiyon/ kira bedellerinin ödenmediği, alınan bilirkişi raporuna göre davalının muaccel hale gelen kira bedellerinden, meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinden kaynaklı borcunun bulunduğu, meslek birlikleri ve RTÜK'e yapılan ödemelerin tamamının davacı defterlerine kaydedildiği, ödeme dekontlarında ve belgelerde davacı şirketin kaşesinin yer aldığı, davalının ödemeye ilişkin ticari defterlerinde herhangi bir kayda yer verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, 40.440,23 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve 79.274,47 USD'nin ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a maddesi uyarınca işleyecek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi, (6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi) uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacak ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez.
Davacı, dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak kira alacağı için 8.000.- TL'nin, meslek birlikleri ve RTÜK payları için 2.000.- TL'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiş, ıslah dilekçesinde ise dava dilekçesinde sözleşmeye göre talep edilen alacak miktarı 8.000 TL'nin, dava tarihinde 5.685,53 USD'ye karşılık geldiğini belirtip bunun mahsubu ile bu kalem yönünden taleplerini 79.274,47 USD arttırarak 84.960.- USD'nin, ihtarname tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli Amerikan Dolarına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığını talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde sözleşme bedelini TL üzerinden istediğinden bu tercihinden dönerek ıslah dilekçesi ile borcun yabancı para üzerinden tahsilini isteyemeyeceğinin gözetilmemesi yerinde olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3- RTÜK'e ve Meslek Kuruluşlarına yapılacak ödemelerden davalının sorumlu olduğu hususunda bir ihtilaf yoktur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.4. maddesinde davalının, davacı tarafından prodüksiyon yayın hakkı çerçevesinde yapılacak belgeye dayalı resmi giderleri (RTÜK vb.), kendisine bildirildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde ilgili mercilere ödenmek üzere davacıya ödeyeceği ya da davacı adına ödendiğine dair makbuzu ibraz etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Bu hükme göre davalı, bu ödemeleri davacıya yapabileceği gibi davacı adına ilgili kuruluşa yapıp makbuzunu ibraz edebilecektir. Davalı, kira faturalarının incelenmesiyle sözleşmede kararlaştırılan aylık tutarlardan daha fazla tutarda düzenlendiğinin anlaşılacağını, zira meslek kuruluşları ödemelerinin davacı tarafından kira bedeli faturalarına ilave edildiğini, davalının bu yolla meslek birliği ödemelerini gerçekleştirdiğini, RTÜK ödemelerinin de yine davalı tarafından yapıldığını, Kurumdan iki asıl makbuz alındığını, bunlardan birini kendisinde tutup, diğerini davacıya verdiğini savunmuş, buna ilişkin delillerini sunmuştur. Bu durumda mahkemece, davalının bu savunmaları üzerinde durulup değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken salt meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarında bu kalemlere rastlanmadığı, davacının düzenlediği kira faturalarında da davalının savunması yönünde bir ibare bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, 13.05.2009 tarihli ihtarnamesinde tebliğden itibaren 3 gün içinde edimlerin ifasını, prodüksiyon bedellerinin, KDV'si ile birlikte 9 aylık ödeme tutarlarının, Müyap ve varsa RTÜK paylarının 24 saat içinde ödenmesini istemiştir. Bu durumda davalının, ihtarı tebellüğü ve atıfet süresinin hitamından sonra temerrüde düştüğü nazara alınarak temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmolunması doğru olmamış, kararın bu yönden de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1172 E. 2023/7769 K.
Ortak:meslek kuruluşu · muacceliyet · ıslah · ihtarname · eksik inceleme · avans faizi · temerrüt · e-defter · Alacak
İncelediğiniz kararda… alı tarafından ödeneceğinin, ödemelerin bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi halinde sözleşmenin ihbarsız feshedilmiş olacağının, kalan aylara ait kiraların da «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığı, davalının RTÜK payları, meslek birliklerine telif bedellerini ödemeyi üstlendiği, davacının «ihtarına» rağmen 2009 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin prodüksiyon/ kira bedellerinin ödenmediği, alınan bilirkişi raporuna göre davalının muaccel hale gelen kira bedellerinden, meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinden kaynaklı borcunun bulunduğu, meslek birlikleri ve RTÜK'e yapılan ödemelerin tamamının davacı «defterlerine» kaydedildiği, ödeme dekontlarında ve belgelerde davacı şirketin kaşesinin yer aldığı, davalının ödemeye ilişkin «ticari defterlerinde» herhangi bir «kayda» yer verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi», 40.440,23 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve 79.274,47 USD'nin ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a maddesi uyarınca işleyecek mevduat faizi ile birl …
Davacı, dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak kira alacağı için 8.000.- TL'nin, meslek birlikleri ve RTÜK payları için 2.000.- TL'nin «ihtarname» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsilini istemiş, «ıslah» dilekçesinde ise dava dilekçesinde sözleşmeye göre talep edilen alacak miktarı 8.000 TL'nin, dava tarihinde 5.685,53 USD'ye karşılık geldiğini belirtip bunun mahsu …
… ın bu savunmaları üzerinde durulup değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken salt meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinin davacı «defterlerinde» kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarında bu kalemlere rastlanmadığı, davacının düzenlediği kira faturalarında da davalının savunması yönünde bir ibare bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… bepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşmede ödemelerin, bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, herhangi bir «ihbara» neden olmaksızın sözleşmenin ... taraflı «fesih» edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların da «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle davalı şirketin sözleşme sonuna kadar yapması gereken tüm ödemelerin muaccel hale geldiğini, ancak «son» bilirkişi raporunda buna ilişkin bir hesaplama yapılmadığını, bu hesabın bozma öncesi 20.11.2012 tarihli raporda yapıldığını, bozma ilamında da davalı şirketin sözleşme sonuna kadar olan prodüksiyon bedeline ilişkin ödeme sorumluluğunun aksine bir karar verilmediğini, kaldı ki davalının cevabi «ihtarnamesinde» de «ikrarda» bulunduğunu, faturalar yalnız prodüksiyon ödemelerine ilişkin olduğunu, RTÜK ve meslek odalarına yapılan ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin «defterlerinde» kayıtlı olduğunu, ancak davalının ödeme iddiasına rağmen defterlerinde ödemeye ilişkin kayıt tespit edilemediğini, 14.03.2008 ve 13.06.2008 «fatura» bedellerinin 2006 yılındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklandığını, kaldı ki dava konusuna ilişkin sözleşme tarihinin 22.12.2008 olduğunu, dolayısıyla davalının 2008 yılına ait bu kalemleri ödediğini ispat edemediğini, ayrıca her ne kadar dava dilekçesinde alacak TL cinsinden talep edilmiş olsa da, «ıslah» dilekçesi ile bilirkişi raporları doğrultusunda alacak kaleminin USD cinsine çevrildiğini, alacağın muaccel olduğu tarihteki kur üzerinden hesaplanarak karar verilmesi halinde geçen 10 yıldan fazla sürede USD kurunun yüksek artışı nedeniyle müvekkilinin ağır hak «kaybına» uğrayacağını, bu sebeple alacak hesabında alacağın muaccel olduğu USD ... değil, fiili ödeme günündeki kur gözetilerek hesap yapılması gerektiğini belirterek karar …
… sayısı belirtilen sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre ödemelerin 1 yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, işbu sözleşmenin herhangi bir «ihbara» gerek olmaksızın ... taraflı «fesih» edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığı, «sözleşmenin feshine» kadar toplam ödenen rakamın 188.290,16 TL olduğu, sözleşmenin feshine kadar kira bedeli 119.733,66 TL olmakla fazla ödenen kiranın (188.290,16 TL - 119.733,66) 68.556,50 TL olduğu, davacı tarafça yapılan Mu-Yap, Mesam, MSG ve RTÜK ödemeleri 42.440,23 TL olmakla buna göre fesih tarihine kadar (68.556,50 TL-42.440,23 TL) 26.116,27 TL fazla ödeme yapıldığı, fesih tarihinden sonra davacının talep edebileceği kira bedelinin (Nisan 2009 ila Aralık 2009 arası) 132.163,78 TL'den fazla ödenen bedelin mahsubu sonrası (132.163,78 TL-26.116,27 TL)=106.047,51 TL olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 106.047,51 TL alacağın «temerrüt tarihi» olan 18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… rarı Dairemizin 24.09.2020 tarih, 2018/5609 E. ve 2020/3562 K. sayılı kararıyla dava dilekçesinde sözleşme bedelini TL üzerinden istediğinden bu tercihinden dönerek «ıslah» dilekçesi ile borcun yabancı para üzerinden tahsilini isteyemeyeceğinin gözetilmemesinin yerinde olmadığı, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasının gerektiği, ayrıca davalının «meslek kuruluşları» ve RTÜK ödemelerinin kira bedeli faturalarına ilave edilmek suretiyle yapıldığı yönündeki savunması dikkate alınarak incelemedeki eksikliğin giderilmesi gereğine i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muaccel alacak · temerrüt tarihi · sözleşmenin feshi · ikrar · fesih · kâr kaybı · protokol · ihbar
Benzer bu kararda… sayısı belirtilen sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre ödemelerin 1 yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, işbu sözleşmenin herhangi bir «ihbara» gerek olmaksızın ... taraflı «fesih» edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığı, «sözleşmenin feshine» kadar toplam ödenen rakamın 188.290,16 TL olduğu, sözleşmenin feshine kadar kira bedeli 119.733,66 TL olmakla fazla ödenen kiranın (188.290,16 TL - 119.733,66) 68.556,50 TL olduğu, davacı tarafça yapılan Mu-Yap, Mesam, MSG ve RTÜK ödemeleri 42.440,23 TL olmakla buna göre fesih tarihine kadar (68.556,50 TL-42.440,23 TL) 26.116,27 TL fazla ödeme yapıldığı, fesih tarihinden sonra davacının talep edebileceği kira bedelinin (Nisan 2009 ila Aralık 2009 arası) 132.163,78 TL'den fazla ödenen bedelin mahsubu sonrası (132.163,78 TL-26.116,27 TL)=106.047,51 TL olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 106.047,51 TL alacağın «temerrüt tarihi» olan 18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… bepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşmede ödemelerin, bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, herhangi bir «ihbara» neden olmaksızın sözleşmenin ... taraflı «fesih» edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların da «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle davalı şirketin sözleşme sonuna kadar yapması gereken tüm ödemelerin muaccel hale geldiğini, ancak «son» bilirkişi raporunda buna ilişkin bir hesaplama yapılmadığını, bu hesabın bozma öncesi 20.11.2012 tarihli raporda yapıldığını, bozma ilamında da davalı şirketin sözleşme sonuna kadar olan prodüksiyon bedeline ilişkin ödeme sorumluluğunun aksine bir karar verilmediğini, kaldı ki davalının cevabi «ihtarnamesinde» de «ikrarda» bulunduğunu, faturalar yalnız prodüksiyon ödemelerine ilişkin olduğunu, RTÜK ve meslek odalarına yapılan ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin «defterlerinde» kayıtlı olduğunu, ancak davalının ödeme iddiasına rağmen defterlerinde ödemeye ilişkin kayıt tespit edilemediğini, 14.03.2008 ve 13.06.2008 «fatura» bedellerinin 2006 yılındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklandığını, kaldı ki dava konusuna ilişkin sözleşme tarihinin 22.12.2008 olduğunu, dolayısıyla davalının 2008 yılına ait bu kalemleri ödediğini ispat edemediğini, ayrıca her ne kadar dava dilekçesinde alacak TL cinsinden talep edilmiş olsa da, «ıslah» dilekçesi ile bilirkişi raporları doğrultusunda alacak kaleminin USD cinsine çevrildiğini, alacağın muaccel olduğu tarihteki kur üzerinden hesaplanarak karar verilmesi halinde geçen 10 yıldan fazla sürede USD kurunun yüksek artışı nedeniyle müvekkilinin ağır hak «kaybına» uğrayacağını, bu sebeple alacak hesabında alacağın muaccel olduğu USD ... değil, fiili ödeme günündeki kur gözetilerek hesap yapılması gerektiğini belirterek karar …
Davalı, aşamalardaki tüm beyanlarında; davacının yasal olarak ödemek zorunda olduğu MESAM-MSG-MÜYAP(RATEM çatısı altında 04.03.2008 tarihli «protokol» gereği birleşmiş) ve RTÜK paylarına ilişkin ödemelerin, taraflar arasındaki sözleşme gereği prodüksiyon yapım ve reklam yayın yetkisi (ya da kiralama bedeli)bedeli ile birlikte kesilen «fatura» karşılığı ödendiğini belirtmiş, ek rapora beyanlarını içeren 10.10.2016 tarihli dilekçesinde de davacı tarafından aylık olarak kesilen fatura bedellerinin kira ve kuruluş ödemelerinin toplamına göre kesildiğini ve ayrı bir gider kalemi olarak gösterilmeyen bu RTÜK ve «meslek kuruluşları» ödemelerinin davacı şirket adına yapılmış olduğu beyanını yinelemiştir.
Bu durumda bozmaya uyulduğuna ve davalının yukarıda belirtilen beyanına göre, «fatura» ödemelerinin kira bedeli ile RTÜK ve «meslek kuruluşları» ödemelerinin karşılığı olduğu kabul edilerek ve uyulan bozma kapsamında ... usulü kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, fazla ödeme olarak hesaplanan meblağın «muaccel alacaktan» mahsubu ile re'sen hesaplama yapılarak davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar vermesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5014 E. 2013/5263 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür · pasif husumet · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davayı «pasif husumet» nedeniyle red kararı ....01.2010 tarihli Dairemiz ilamı ile bozulmuş olup mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda bu davalı hakkındaki davanın da kısmen kabulüne karar verildiğine göre davalı ...
A.Ş. lehine reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ve «tahsilde tekerrür» etmemek üzere «vekalet ücreti» tayini gerekirken önceki kararla diğer davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalı ...
… rekansı ve kanal kullanım haklarının 14/09/2005 tarihinde yani davanın devamı sırasında verildiği, görüntülerin yayınlandığı tarihte işletme hakkının, hakkında dava «husumetten» reddedilen Satel Sabah Tv Prodüksiyon A.Ş.'ye ait olduğu anlaşıldığından bu davalıya da husumet düşmekle tazminat her iki davalıdan müteselsilen talep edildiğinden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9635 E. 2010/697 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen inceleme · gecikme cezası · tahkim itirazı · tahkim şartı · ba beyannamesi · pasif husumet ehliyeti · tasdik kararı · tahkim
Benzer bu karardaDosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, taraflar arasında 01.08.2002 ve 14.01.2003 tarihli iki adet “tam «tasdik»” sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşmelerde «hakem» şartının yer aldığı, yine taraflar arasında 19.06.2003 tarihli ayrı bir “RTÜK «payı»” tasdik sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede ise hakem şartının yer almadığı, dava konusu gecikme cezasına neden olan Ocak-Aralık 2002 dönemi Reklam Gelirleri Tasdik Raporunun 20.06.2003 tarihinde düzenlendiği, «tahkim itirazında» bulunan davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde dahi 14.01.2003 tarihli sözleşmenin RTÜK payları ile bir ilgisinin olmadığının, RTÜK payının tasdikine ilişkin sözleşmenin 19.06.2003 tarihli olduğunun bildirildiği, mahkemenin ise karar yerinde somut uyuşmazlığa hangi sözleşmenin uygulanacağı, dolayısıyla «tahkim şartının» somut olayda uygulanma yerinin bulunup bulunmadığı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurduğu anlaşılmaktadır.
Oysa «pasif husumet ehliyetine» ilişkin olan bu hususun mahkemece re’«sen incelenmesi» gerektiği gibi sözleşmenin tarafı kimse «tahkim şartının» da onu bağlayacağı açıktır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava konusu reklam gelirlerinin davalı ... tarafından RTÜK «payı» «beyannamelerine» «dahil» edilmemesi nedeniyle davacının «gecikme cezası» ödemek zorunda kaldığı, uyuşmazlığın davalının tam denetim «sözleşmesinden doğan» yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığı ve anılan sözleşmenin 7.
O halde mahkemece, davacı RTÜK payına ilişkin «beyannamenin» yanlış verilmesine dayalı olarak işbu davayı açtığına göre öncelikle anılan beyannamenin hangi sözleşme kapsamında düzenlendiği, diğer bir deyişle somut uyuşmazlığın hangi sözleşmeden kaynaklandığı «kesin» bir şekilde belirlendikten sonra, bu sözleşmenin tarafının kim olduğunun incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekild …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3123 E. 2017/5431 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet · eş rızası · usulden reddi · maddi tazminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece davalıya «aktif husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Buna karşın, huzurdaki davada yine RTÜK'ten gelen cevabi yazıda dava dışı Altınkanal Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş'nin kanal sahibi olarak belirtilmesine ve davalının da taraf değişikliğine «rıza» vermemesi nedeniyle davacının taraf değişikliği isteminin reddi ile davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, sinema eseri üzerindeki mali haklara tecavüzün tespiti ve tecavüzden kaynaklı «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Belirtilen dosyada RTÜK'ten gelen cevabi yazıda kanal sahibi olarak huzurdaki davanın davalısı ve dava dışı Altınkanal Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. belirtilmesine istinaden işbu dava, davalı tarafa «husumet» yöneltilmek suretiyle açılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5609 E. , 2020/3562 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.07.2017 tarih ve 2015/855-2017/941 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.09.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul ili kapsamında 102.0 Mhz frekansından radyo yayını yapma lisansına sahip olduğunu, taraflar arasında aktedilen sözleşmeler uyarınca frekansın davalı yanca kullanılacağını, reklam gelirlerinin davalıya ait olacağını, ancak davalının müvekkiline kira ödeyeceğini, sözleşmedeki hükme rağmen davalının 2008 yılı için RTÜK katkı paylarını, telif hakkı bedellerini ödemediğini, 2009 yılı Nisan ve Mayıs ayı kira bedelleri ödemesinin de yapılmadığını, ilk 3 ay ödemesinin ise geç gerçekleştirildiğini, sözleşme uyarınca diğer aylara ilişkin kira bedellerinin de muacceliyet kesbettiğini, böylece davalının 2009 yılı Nisan ve Mayıs ayları kira bedeli ile birlikte sözleşme sonuna kadar aylık kira bedelleri tutarında borcunun bulunduğunu, ayrıca RTÜK katkı payları, meslek birliklerine telif hakkı bedelleri ve diğer resmi gider kalemleri olarak müvekkiline ödeme yapması gerektiğini ileri sürerek kira alacağı olarak şimdilik 8.000.- TL + KDV'nin, telif hakkı ve resmi gider kalemi olarak 2.000.- TL'nin 13.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile prodüksiyon haklarına ilişkin olarak 84.960.- USD'nin faiziyle fiili ödeme günündeki TL karşılığının tahsilini istemiş, RTÜK payları, telif bedelleri ve diğer resmi alacaklara ilişkin talebini ise 42.440,23 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin dava tarihine kadar kendisine gönderilen tüm fatura bedellerini, telif ücretleri ile RTÜK paylarını ödediğini, davacının sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullananlarla ilgili Kara Liste olarak adlandırılan kod listelerinde olduğunun öğrenildiğini, bu sebeple 2 aylık ücretin ödenmediğini, davacı tarafından 102.0 frekansındaki radyo yayınlarının durdurulmasının istenmesi üzerine frekanstaki yayının durdurulduğunu, kiracılık sıfatı sona erdiğinden sözleşme sonuna kadar tüm kira bedellerinin muacceliyetinden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmede aylık 8.000.- USD+KDV'nin her ayın birinci günü davalı tarafından ödeneceğinin, ödemelerin bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi halinde sözleşmenin ihbarsız feshedilmiş olacağının, kalan aylara ait kiraların da muaccel hale geleceğinin kararlaştırıldığı, davalının RTÜK payları, meslek birliklerine telif bedellerini ödemeyi üstlendiği, davacının ihtarına rağmen 2009 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin prodüksiyon/ kira bedellerinin ödenmediği, alınan bilirkişi raporuna göre davalının muaccel hale gelen kira bedellerinden, meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinden kaynaklı borcunun bulunduğu, meslek birlikleri ve RTÜK'e yapılan ödemelerin tamamının davacı defterlerine kaydedildiği, ödeme dekontlarında ve belgelerde davacı şirketin kaşesinin yer aldığı, davalının ödemeye ilişkin ticari defterlerinde herhangi bir kayda yer verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, 40.440,23 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve 79.274,47 USD'nin ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a maddesi uyarınca işleyecek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi, (6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi) uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacak ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez.
Davacı, dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak kira alacağı için 8.000.- TL'nin, meslek birlikleri ve RTÜK payları için 2.000.- TL'nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiş, ıslah dilekçesinde ise dava dilekçesinde sözleşmeye göre talep edilen alacak miktarı 8.000 TL'nin, dava tarihinde 5.685,53 USD'ye karşılık geldiğini belirtip bunun mahsubu ile bu kalem yönünden taleplerini 79.274,47 USD arttırarak 84.960.- USD'nin, ihtarname tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli Amerikan Dolarına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığını talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde sözleşme bedelini TL üzerinden istediğinden bu tercihinden dönerek ıslah dilekçesi ile borcun yabancı para üzerinden tahsilini isteyemeyeceğinin gözetilmemesi yerinde olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3- RTÜK'e ve Meslek Kuruluşlarına yapılacak ödemelerden davalının sorumlu olduğu hususunda bir ihtilaf yoktur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.4. maddesinde davalının, davacı tarafından prodüksiyon yayın hakkı çerçevesinde yapılacak belgeye dayalı resmi giderleri (RTÜK vb.), kendisine bildirildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde ilgili mercilere ödenmek üzere davacıya ödeyeceği ya da davacı adına ödendiğine dair makbuzu ibraz etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Bu hükme göre davalı, bu ödemeleri davacıya yapabileceği gibi davacı adına ilgili kuruluşa yapıp makbuzunu ibraz edebilecektir. Davalı, kira faturalarının incelenmesiyle sözleşmede kararlaştırılan aylık tutarlardan daha fazla tutarda düzenlendiğinin anlaşılacağını, zira meslek kuruluşları ödemelerinin davacı tarafından kira bedeli faturalarına ilave edildiğini, davalının bu yolla meslek birliği ödemelerini gerçekleştirdiğini, RTÜK ödemelerinin de yine davalı tarafından yapıldığını, Kurumdan iki asıl makbuz alındığını, bunlardan birini kendisinde tutup, diğerini davacıya verdiğini savunmuş, buna ilişkin delillerini sunmuştur.
Bu durumda mahkemece, davalının bu savunmaları üzerinde durulup değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken salt meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarında bu kalemlere rastlanmadığı, davacının düzenlediği kira faturalarında da davalının savunması yönünde bir ibare bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, 13.05.2009 tarihli ihtarnamesinde tebliğden itibaren 3 gün içinde edimlerin ifasını, prodüksiyon bedellerinin, KDV'si ile birlikte 9 aylık ödeme tutarlarının, Müyap ve varsa RTÜK paylarının 24 saat içinde ödenmesini istemiştir. Bu durumda davalının, ihtarı tebellüğü ve atıfet süresinin hitamından sonra temerrüde düştüğü nazara alınarak temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmolunması doğru olmamış, kararın bu yönden de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 24.09.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Taraflar arasındaki sözleşmede, ödemelerin bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, sözleşmenin herhangi bir ihbara gerek olmaksızın tek taraflı feshedilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların muaccel hale geleceği düzenlenmiştir. Davalının 3 aylık ödemeyi sözleşmede belirtilen süreden sonra ödediği, dava tarihi itibariyle 2 aylık sözleşme bedelini de ödemediği ihtilafsız olup bakiye kira alacağı muaccel hale gelmiştir. Ancak, davalı kira bedelini peşin ödemek suretiyle kiraladığı frekans üzerinden yayınına devam edebilecekken davacının gönderdiği 13.05.2009 tarihli ihtarname üzerine frekansı terk etmiştir. Bu durumda davalının borcu frekansı kullandığı süre ile sınırlı olmalıdır.
Davacı, alacağını, dava dilekçesinde açıkça kira bedeli olarak istediğinden mahkemece, istenen bu tutarın ifa yerine cezai şart olarak kabul edilmesi yerinde olmamıştır. Davacının buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu bakımdan da bozulması gerektiği kanısında olduğumuzdan saygıdeğer çoğunluğun (1) numaralı bentteki görüşüne katılmıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/625499100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz