Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1172 E. 2023/7769 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
meslek kuruluşu↗ muaccel alacak↗ ihbar olunan↗ temerrüt tarihi↗ sözleşmenin feshi↗ ikrar↗ muacceliyet↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ kâr kaybı↗ protokol↗ ihbar↗ fatura↗ ek tasfiye↗ ıslah↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 11.07.2017 tarih, 2015/855 E. ve 2017/941 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.09.2020 tarih, 2018/5609 E. ve 2020/3562 K. sayılı kararıyla dava dilekçesinde sözleşme bedelini TL üzerinden istediğinden bu tercihinden dönerek ıslah dilekçesi ile borcun yabancı para üzerinden tahsilini isteyemeyeceğinin gözetilmemesinin yerinde olmadığı, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasının gerektiği, ayrıca davalının meslek kuruluşları ve RTÜK ödemelerinin kira bedeli faturalarına ilave edilmek suretiyle yapıldığı yönündeki savunması dikkate alınarak incelemedeki eksikliğin giderilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre ödemelerin 1 yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, işbu sözleşmenin herhangi bir ihbara gerek olmaksızın ... taraflı fesih edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların muaccel hale geleceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin feshine kadar toplam ödenen rakamın 188.290,16 TL olduğu, sözleşmenin feshine kadar kira bedeli 119.733,66 TL olmakla fazla ödenen kiranın (188.290,16 TL - 119.733,66) 68.556,50 TL olduğu, davacı tarafça yapılan Mu-Yap, Mesam, MSG ve RTÜK ödemeleri 42.440,23 TL olmakla buna göre fesih tarihine kadar (68.556,50 TL-42.440,23 TL) 26.116,27 TL fazla ödeme yapıldığı, fesih tarihinden sonra davacının talep edebileceği kira bedelinin (Nisan 2009 ila Aralık 2009 arası) 132.163,78 TL'den fazla ödenen bedelin mahsubu sonrası (132.163,78 TL-26.116,27 TL)=106.047,51 TL olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 106.047,51 TL alacağın temerrüt tarihi olan 18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşmede ödemelerin, bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, herhangi bir ihbara neden olmaksızın sözleşmenin ... taraflı fesih edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların da muaccel hale geleceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle davalı şirketin sözleşme sonuna kadar yapması gereken tüm ödemelerin muaccel hale geldiğini, ancak son bilirkişi raporunda buna ilişkin bir hesaplama yapılmadığını, bu hesabın bozma öncesi 20.11.2012 tarihli raporda yapıldığını, bozma ilamında da davalı şirketin sözleşme sonuna kadar olan prodüksiyon bedeline ilişkin ödeme sorumluluğunun aksine bir karar verilmediğini, kaldı ki davalının cevabi ihtarnamesinde de ikrarda bulunduğunu, faturalar yalnız prodüksiyon ödemelerine ilişkin olduğunu, RTÜK ve meslek odalarına yapılan ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olduğunu, ancak davalının ödeme iddiasına rağmen defterlerinde ödemeye ilişkin kayıt tespit edilemediğini, 14.03.2008 ve 13.06.2008 fatura bedellerinin 2006 yılındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklandığını, kaldı ki dava konusuna ilişkin sözleşme tarihinin 22.12.2008 olduğunu, dolayısıyla davalının 2008 yılına ait bu kalemleri ödediğini ispat edemediğini, ayrıca her ne kadar dava dilekçesinde alacak TL cinsinden talep edilmiş olsa da, ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporları doğrultusunda alacak kaleminin USD cinsine çevrildiğini, alacağın muaccel olduğu tarihteki kur üzerinden hesaplanarak karar verilmesi halinde geçen 10 yıldan fazla sürede USD kurunun yüksek artışı nedeniyle müvekkilinin ağır hak kaybına uğrayacağını, bu sebeple alacak hesabında alacağın muaccel olduğu USD ... değil, fiili ödeme günündeki kur gözetilerek hesap yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait radyo frenkansının işletme hakkının devri karşılığında ödenmeyen kira alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Taraflar arasında davacıya ait radyo frekansı üzerinden davalı yana prodüksiyon yapım ve reklam yayın yetkisi veren işletim hakkı sözleşmeleri imzalanmıştır. Davacı dava dilekçesinde; davalının anılan sözleşmeler ile yükümlendiği ancak ödemediği iddia edilen 2008 yılına ait resmi kurum ve kuruluşların katkı payları, vergiler ve telif hakkı bedellerini, ayrıca 2009 yılının ilk üç ayına ait kira bedelinin geç ödenmesi ve Nisan-Mayıs aylarının hiç ödenmemesi nedeniyle 22.12.2008 tarihli sözleşmenin 3.8.maddesi muvacehesinde sözleşmenin bitim tarihine (Aralık2009) kadar olan bedelin ve yine 2009 yılına ait resmi kurum ve kuruluşlara yapılacak ödemelerin faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar, davalı yanın temyiz itirazları yönünden, "Davalı, kira faturalarının incelenmesiyle sözleşmede kararlaştırılan aylık tutarlardan daha fazla tutarda düzenlendiğinin anlaşılacağını, zira meslek kuruluşları ödemelerinin davacı tarafından kira bedeli faturalarına ilave edildiğini, davalının bu yolla meslek birliği ödemelerini gerçekleştirdiğini, RTÜK ödemelerinin de yine davalı tarafından yapıldığını, Kurumdan iki asıl makbuz alındığını, bunlardan birini kendisinde tutup, diğerini davacıya verdiğini savunmuş, buna ilişkin delillerini sunmuştur. Bu durumda mahkemece, davalının bu savunmaları üzerinde durulup değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken salt meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarında bu kalemlere rastlanmadığı, davacının düzenlediği kira faturalarında da davalının savunması yönünde bir ibare bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir." şeklinde belirtilmek suretiyle davalının, sözleşme kapsamında yapmayı yükümlendiği resmi kurum ve kuruluşlara yapması gereken ödemeleri kira bedeline ilave etmek suretiyle ödediği savunması nazara alınarak bir değerlendirilme yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuş, sair temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir.
Davalı, aşamalardaki tüm beyanlarında; davacının yasal olarak ödemek zorunda olduğu MESAM-MSG-MÜYAP(RATEM çatısı altında 04.03.2008 tarihli protokol gereği birleşmiş) ve RTÜK paylarına ilişkin ödemelerin, taraflar arasındaki sözleşme gereği prodüksiyon yapım ve reklam yayın yetkisi (ya da kiralama bedeli)bedeli ile birlikte kesilen fatura karşılığı ödendiğini belirtmiş, ek rapora beyanlarını içeren 10.10.2016 tarihli dilekçesinde de davacı tarafından aylık olarak kesilen fatura bedellerinin kira ve kuruluş ödemelerinin toplamına göre kesildiğini ve ayrı bir gider kalemi olarak gösterilmeyen bu RTÜK ve meslek kuruluşları ödemelerinin davacı şirket adına yapılmış olduğu beyanını yinelemiştir.
Bu durumda bozmaya uyulduğuna ve davalının yukarıda belirtilen beyanına göre, fatura ödemelerinin kira bedeli ile RTÜK ve meslek kuruluşları ödemelerinin karşılığı olduğu kabul edilerek ve uyulan bozma kapsamında ... usulü kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, fazla ödeme olarak hesaplanan meblağın muaccel alacaktan mahsubu ile re'sen hesaplama yapılarak davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar vermesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5609 E. 2020/3562 K.
Ortak:meslek kuruluşu · muacceliyet · ıslah · ihtarname · eksik inceleme · avans faizi · temerrüt · e-defter · Alacak
İncelediğiniz kararda… bepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşmede ödemelerin, bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, herhangi bir «ihbara» neden olmaksızın sözleşmenin ... taraflı «fesih» edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların da «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle davalı şirketin sözleşme sonuna kadar yapması gereken tüm ödemelerin muaccel hale geldiğini, ancak «son» bilirkişi raporunda buna ilişkin bir hesaplama yapılmadığını, bu hesabın bozma öncesi 20.11.2012 tarihli raporda yapıldığını, bozma ilamında da davalı şirketin sözleşme sonuna kadar olan prodüksiyon bedeline ilişkin ödeme sorumluluğunun aksine bir karar verilmediğini, kaldı ki davalının cevabi «ihtarnamesinde» de «ikrarda» bulunduğunu, faturalar yalnız prodüksiyon ödemelerine ilişkin olduğunu, RTÜK ve meslek odalarına yapılan ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin «defterlerinde» kayıtlı olduğunu, ancak davalının ödeme iddiasına rağmen defterlerinde ödemeye ilişkin kayıt tespit edilemediğini, 14.03.2008 ve 13.06.2008 «fatura» bedellerinin 2006 yılındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklandığını, kaldı ki dava konusuna ilişkin sözleşme tarihinin 22.12.2008 olduğunu, dolayısıyla davalının 2008 yılına ait bu kalemleri ödediğini ispat edemediğini, ayrıca her ne kadar dava dilekçesinde alacak TL cinsinden talep edilmiş olsa da, «ıslah» dilekçesi ile bilirkişi raporları doğrultusunda alacak kaleminin USD cinsine çevrildiğini, alacağın muaccel olduğu tarihteki kur üzerinden hesaplanarak karar verilmesi halinde geçen 10 yıldan fazla sürede USD kurunun yüksek artışı nedeniyle müvekkilinin ağır hak «kaybına» uğrayacağını, bu sebeple alacak hesabında alacağın muaccel olduğu USD ... değil, fiili ödeme günündeki kur gözetilerek hesap yapılması gerektiğini belirterek karar …
… sayısı belirtilen sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre ödemelerin 1 yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, işbu sözleşmenin herhangi bir «ihbara» gerek olmaksızın ... taraflı «fesih» edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığı, «sözleşmenin feshine» kadar toplam ödenen rakamın 188.290,16 TL olduğu, sözleşmenin feshine kadar kira bedeli 119.733,66 TL olmakla fazla ödenen kiranın (188.290,16 TL - 119.733,66) 68.556,50 TL olduğu, davacı tarafça yapılan Mu-Yap, Mesam, MSG ve RTÜK ödemeleri 42.440,23 TL olmakla buna göre fesih tarihine kadar (68.556,50 TL-42.440,23 TL) 26.116,27 TL fazla ödeme yapıldığı, fesih tarihinden sonra davacının talep edebileceği kira bedelinin (Nisan 2009 ila Aralık 2009 arası) 132.163,78 TL'den fazla ödenen bedelin mahsubu sonrası (132.163,78 TL-26.116,27 TL)=106.047,51 TL olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 106.047,51 TL alacağın «temerrüt tarihi» olan 18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… rarı Dairemizin 24.09.2020 tarih, 2018/5609 E. ve 2020/3562 K. sayılı kararıyla dava dilekçesinde sözleşme bedelini TL üzerinden istediğinden bu tercihinden dönerek «ıslah» dilekçesi ile borcun yabancı para üzerinden tahsilini isteyemeyeceğinin gözetilmemesinin yerinde olmadığı, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasının gerektiği, ayrıca davalının «meslek kuruluşları» ve RTÜK ödemelerinin kira bedeli faturalarına ilave edilmek suretiyle yapıldığı yönündeki savunması dikkate alınarak incelemedeki eksikliğin giderilmesi gereğine i …
Benzer bu kararda… alı tarafından ödeneceğinin, ödemelerin bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi halinde sözleşmenin ihbarsız feshedilmiş olacağının, kalan aylara ait kiraların da «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığı, davalının RTÜK payları, meslek birliklerine telif bedellerini ödemeyi üstlendiği, davacının «ihtarına» rağmen 2009 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin prodüksiyon/ kira bedellerinin ödenmediği, alınan bilirkişi raporuna göre davalının muaccel hale gelen kira bedellerinden, meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinden kaynaklı borcunun bulunduğu, meslek birlikleri ve RTÜK'e yapılan ödemelerin tamamının davacı «defterlerine» kaydedildiği, ödeme dekontlarında ve belgelerde davacı şirketin kaşesinin yer aldığı, davalının ödemeye ilişkin «ticari defterlerinde» herhangi bir «kayda» yer verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi», 40.440,23 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve 79.274,47 USD'nin ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a maddesi uyarınca işleyecek mevduat faizi ile birl …
Davacı, dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak kira alacağı için 8.000.- TL'nin, meslek birlikleri ve RTÜK payları için 2.000.- TL'nin «ihtarname» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsilini istemiş, «ıslah» dilekçesinde ise dava dilekçesinde sözleşmeye göre talep edilen alacak miktarı 8.000 TL'nin, dava tarihinde 5.685,53 USD'ye karşılık geldiğini belirtip bunun mahsu …
… ın bu savunmaları üzerinde durulup değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken salt meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinin davacı «defterlerinde» kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarında bu kalemlere rastlanmadığı, davacının düzenlediği kira faturalarında da davalının savunması yönünde bir ibare bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar · ticari defter · cy/cy kaydı · ibraz
Benzer bu kararda… alı tarafından ödeneceğinin, ödemelerin bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi halinde sözleşmenin ihbarsız feshedilmiş olacağının, kalan aylara ait kiraların da «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığı, davalının RTÜK payları, meslek birliklerine telif bedellerini ödemeyi üstlendiği, davacının «ihtarına» rağmen 2009 yılı Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin prodüksiyon/ kira bedellerinin ödenmediği, alınan bilirkişi raporuna göre davalının muaccel hale gelen kira bedellerinden, meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinden kaynaklı borcunun bulunduğu, meslek birlikleri ve RTÜK'e yapılan ödemelerin tamamının davacı «defterlerine» kaydedildiği, ödeme dekontlarında ve belgelerde davacı şirketin kaşesinin yer aldığı, davalının ödemeye ilişkin «ticari defterlerinde» herhangi bir «kayda» yer verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi», 40.440,23 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve 79.274,47 USD'nin ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a maddesi uyarınca işleyecek mevduat faizi ile birl …
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.4. maddesinde davalının, davacı tarafından prodüksiyon yayın hakkı çerçevesinde yapılacak belgeye dayalı resmi giderleri (RTÜK vb.), kendisine bildirildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde ilgili mercilere ödenmek üzere davacıya ödeyeceği ya da davacı adına ödendiğine dair makbuzu «ibraz» etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
Bu hükme göre davalı, bu ödemeleri davacıya yapabileceği gibi davacı adına ilgili kuruluşa yapıp makbuzunu «ibraz» edebilecektir.
Bu durumda davalının, «ihtarı» tebellüğü ve atıfet süresinin hitamından sonra «temerrüde» düştüğü nazara alınarak temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava ve «ıslah» tarihlerinden itibaren faize hükmolunması doğru olmamış, kararın bu yönden de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5014 E. 2013/5263 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür · pasif husumet · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davayı «pasif husumet» nedeniyle red kararı ....01.2010 tarihli Dairemiz ilamı ile bozulmuş olup mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda bu davalı hakkındaki davanın da kısmen kabulüne karar verildiğine göre davalı ...
A.Ş. lehine reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ve «tahsilde tekerrür» etmemek üzere «vekalet ücreti» tayini gerekirken önceki kararla diğer davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalı ...
… rekansı ve kanal kullanım haklarının 14/09/2005 tarihinde yani davanın devamı sırasında verildiği, görüntülerin yayınlandığı tarihte işletme hakkının, hakkında dava «husumetten» reddedilen Satel Sabah Tv Prodüksiyon A.Ş.'ye ait olduğu anlaşıldığından bu davalıya da husumet düşmekle tazminat her iki davalıdan müteselsilen talep edildiğinden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13465 E. 2014/14888 K.
Ortak:fesih · protokol
İncelediğiniz kararda… sayısı belirtilen sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre ödemelerin 1 yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, işbu sözleşmenin herhangi bir «ihbara» gerek olmaksızın ... taraflı «fesih» edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığı, «sözleşmenin feshine» kadar toplam ödenen rakamın 188.290,16 TL olduğu, sözleşmenin feshine kadar kira bedeli 119.733,66 TL olmakla fazla ödenen kiranın (188.290,16 TL - 119.733,66) 68.556,50 TL olduğu, davacı tarafça yapılan Mu-Yap, Mesam, MSG ve RTÜK ödemeleri 42.440,23 TL olmakla buna göre fesih tarihine kadar (68.556,50 TL-42.440,23 TL) 26.116,27 TL fazla ödeme yapıldığı, fesih tarihinden sonra davacının talep edebileceği kira bedelinin (Nisan 2009 ila Aralık 2009 arası) 132.163,78 TL'den fazla ödenen bedelin mahsubu sonrası (132.163,78 TL-26.116,27 TL)=106.047,51 TL olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 106.047,51 TL alacağın «temerrüt tarihi» olan 18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… bepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşmede ödemelerin, bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, herhangi bir «ihbara» neden olmaksızın sözleşmenin ... taraflı «fesih» edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların da «muaccel» hale geleceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle davalı şirketin sözleşme sonuna kadar yapması gereken tüm ödemelerin muaccel hale geldiğini, ancak «son» bilirkişi raporunda buna ilişkin bir hesaplama yapılmadığını, bu hesabın bozma öncesi 20.11.2012 tarihli raporda yapıldığını, bozma ilamında da davalı şirketin sözleşme sonuna kadar olan prodüksiyon bedeline ilişkin ödeme sorumluluğunun aksine bir karar verilmediğini, kaldı ki davalının cevabi «ihtarnamesinde» de «ikrarda» bulunduğunu, faturalar yalnız prodüksiyon ödemelerine ilişkin olduğunu, RTÜK ve meslek odalarına yapılan ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin «defterlerinde» kayıtlı olduğunu, ancak davalının ödeme iddiasına rağmen defterlerinde ödemeye ilişkin kayıt tespit edilemediğini, 14.03.2008 ve 13.06.2008 «fatura» bedellerinin 2006 yılındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklandığını, kaldı ki dava konusuna ilişkin sözleşme tarihinin 22.12.2008 olduğunu, dolayısıyla davalının 2008 yılına ait bu kalemleri ödediğini ispat edemediğini, ayrıca her ne kadar dava dilekçesinde alacak TL cinsinden talep edilmiş olsa da, «ıslah» dilekçesi ile bilirkişi raporları doğrultusunda alacak kaleminin USD cinsine çevrildiğini, alacağın muaccel olduğu tarihteki kur üzerinden hesaplanarak karar verilmesi halinde geçen 10 yıldan fazla sürede USD kurunun yüksek artışı nedeniyle müvekkilinin ağır hak «kaybına» uğrayacağını, bu sebeple alacak hesabında alacağın muaccel olduğu USD ... değil, fiili ödeme günündeki kur gözetilerek hesap yapılması gerektiğini belirterek karar …
Davalı, aşamalardaki tüm beyanlarında; davacının yasal olarak ödemek zorunda olduğu MESAM-MSG-MÜYAP(RATEM çatısı altında 04.03.2008 tarihli «protokol» gereği birleşmiş) ve RTÜK paylarına ilişkin ödemelerin, taraflar arasındaki sözleşme gereği prodüksiyon yapım ve reklam yayın yetkisi (ya da kiralama bedeli)bedeli ile birlikte kesilen «fatura» karşılığı ödendiğini belirtmiş, ek rapora beyanlarını içeren 10.10.2016 tarihli dilekçesinde de davacı tarafından aylık olarak kesilen fatura bedellerinin kira ve kuruluş ödemelerinin toplamına göre kesildiğini ve ayrı bir gider kalemi olarak gösterilmeyen bu RTÜK ve «meslek kuruluşları» ödemelerinin davacı şirket adına yapılmış olduğu beyanını yinelemiştir.
Benzer bu karardaÖ. tarafından yapılan icra takibinin «haciz» tutanağında da D.Radyo'nun borçlarından dolayı haczedilen malları kendisinin satın aldığını ifade ettiği, bu yönüyle yayın hakkı devrine ilişkin hukuki ilişkinin varlığı ve davalı tarafından yayın hakkı devir alınan radyonun bir kısım borçlarının ödendiğinde tereddüt bulunmadığı, frekans devrini içeren hukuki ilişkinin varlığı inkar edilmediği, söz konusu «protokol» gereği borç nakline ilişkin düzenlemelerin belirlenenden fazla olduğu gerekçesiyle protokolün imha edilerek feshedildiğinin savunulduğu, yayın hakkı devrine ilişkin sözleşmenin noterde yapılmasına rağmen davaya dayanak olarak sunulan belgenin adi belge olması itibariyle geçerliliğinin tespiti genel kural gereğince aslının sunulmasına bağlı olacağı, belgenin aslının sunulmamasına gerekçe olarak «fesih» nedeniyle imha edildiği savunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bunun aksine sonuç çıkartan davacı imha edilmediğini ispat ile yükümlü bulunduğu gerekçes …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasında "«protokoldür»" başlığı ile düzenlenen 7 maddelik adi sözleşme yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, anılan protokolün fotokopi niteliğinde olduğu, davacının aslının bulunmadığını bildirdiği, davalının, bunun nedeninin belgenin taraflarca imha edilmesi olarak açıkladığı, herkesin iddiasını kanıtlamakla yükümlü bulunduğu, aslı sunulamayan protokolün konusunun radyo frekans (radyo ve tv yayın hakkı) devrine ilişkin olduğu, giriş metninde şirket genel kurul kararı alınarak devrin davacı tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığı, sonra söz konusu radyonun yayın hakkının davalının ortağı olduğu Yü-Şa Radyo Tv A.Ş.'ye 25.09.2008 tarihinde devir-«temlik» edildiği ve D.Radyo Tv.
A.Ş.'nin yayıncı kütüğünden çıkartıldığı, davalı tarafından şirketin «tüzel kişiliğinin» değil, frekans hakkının ortağı olduğu şirket adına devir aldığı yönünde İzmir 6.İcra Ceza Mahkemesinin 2011/177 esas sayılı dosyasına beyanları ve söz konusu devreden şirket adına yaptığını belirttiği ödemelere ilişkin açıklamalarının olduğu, ayrıca «protokolde» adı geçen alacaklı T.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · ispat yükü · ifa · tüzel kişilik · temlik · haciz · taşıyan · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasında "«protokoldür»" başlığı ile düzenlenen 7 maddelik adi sözleşme yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, anılan protokolün fotokopi niteliğinde olduğu, davacının aslının bulunmadığını bildirdiği, davalının, bunun nedeninin belgenin taraflarca imha edilmesi olarak açıkladığı, herkesin iddiasını kanıtlamakla yükümlü bulunduğu, aslı sunulamayan protokolün konusunun radyo frekans (radyo ve tv yayın hakkı) devrine ilişkin olduğu, giriş metninde şirket genel kurul kararı alınarak devrin davacı tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığı, sonra söz konusu radyonun yayın hakkının davalının ortağı olduğu Yü-Şa Radyo Tv A.Ş.'ye 25.09.2008 tarihinde devir-«temlik» edildiği ve D.Radyo Tv.
A.Ş.'nin yayıncı kütüğünden çıkartıldığı, davalı tarafından şirketin «tüzel kişiliğinin» değil, frekans hakkının ortağı olduğu şirket adına devir aldığı yönünde İzmir 6.İcra Ceza Mahkemesinin 2011/177 esas sayılı dosyasına beyanları ve söz konusu devreden şirket adına yaptığını belirttiği ödemelere ilişkin açıklamalarının olduğu, ayrıca «protokolde» adı geçen alacaklı T.
Ö. tarafından yapılan icra takibinin «haciz» tutanağında da D.Radyo'nun borçlarından dolayı haczedilen malları kendisinin satın aldığını ifade ettiği, bu yönüyle yayın hakkı devrine ilişkin hukuki ilişkinin varlığı ve davalı tarafından yayın hakkı devir alınan radyonun bir kısım borçlarının ödendiğinde tereddüt bulunmadığı, frekans devrini içeren hukuki ilişkinin varlığı inkar edilmediği, söz konusu «protokol» gereği borç nakline ilişkin düzenlemelerin belirlenenden fazla olduğu gerekçesiyle protokolün imha edilerek feshedildiğinin savunulduğu, yayın hakkı devrine ilişkin sözleşmenin noterde yapılmasına rağmen davaya dayanak olarak sunulan belgenin adi belge olması itibariyle geçerliliğinin tespiti genel kural gereğince aslının sunulmasına bağlı olacağı, belgenin aslının sunulmamasına gerekçe olarak «fesih» nedeniyle imha edildiği savunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bunun aksine sonuç çıkartan davacı imha edilmediğini ispat ile yükümlü bulunduğu gerekçes …
Dava, «işletme devri» «protokolüne» dayalı alacak islemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1172 E. , 2023/7769 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/17 Esas, 2022/783 Karar
vekili Avukat ...
Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
İHBAR OLUNAN Tasfiye memuru ... ...
vekili Avukat ... ... ...
DAVA TARİHİ 20.07.2010
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul ili kapsamında 102.0 Mhz frekansından radyo yayını yapma lisansına sahip olduğunu, taraflar arasında aktedilen sözleşmeler uyarınca frekansın davalı yanca kullanılacağını, reklam gelirlerinin davalıya ait olacağını, ancak davalının müvekkiline kira ödeyeceğini, sözleşmedeki hükme rağmen davalının 2008 yılı için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) katkı paylarını, telif hakkı bedellerini ödemediğini, 2009 yılı Nisan ve Mayıs ayı kira bedelleri ödemesinin de yapılmadığını, ilk 3 ay ödemesinin ise geç gerçekleştirildiğini, sözleşme uyarınca diğer aylara ilişkin kira bedellerinin de muacceliyet kesbettiğini, böylece davalının 2009 yılı Nisan ve Mayıs ayları kira bedeli ile birlikte sözleşme sonuna kadar aylık kira bedelleri tutarında borcunun bulunduğunu, ayrıca RTÜK katkı payları, meslek birliklerine telif hakkı bedelleri ve diğer resmi gider kalemleri olarak müvekkiline ödeme yapması gerektiğini ileri sürerek kira alacağı olarak şimdilik 8.000,00 TL + KDV'nin, telif hakkı ve resmi gider kalemi olarak 2.000,00 TL'nin 13.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile prodüksiyon haklarına ilişkin olarak 84.960,00 USD'nin faiziyle fiili ödeme günündeki TL karşılığının tahsilini istemiş, RTÜK payları, telif bedelleri ve diğer resmi alacaklara ilişkin talebini ise 42.440,23 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava tarihine kadar kendisine gönderilen tüm fatura bedellerini, telif ücretleri ile RTÜK paylarını ödediğini, davacının sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullananlarla ilgili ... Liste olarak adlandırılan kod listelerinde olduğunun öğrenildiğini, bu sebeple 2 aylık ücretin ödenmediğini, davacı tarafından 102.0 frekansındaki radyo yayınlarının durdurulmasının istenmesi üzerine frekanstaki yayının durdurulduğunu, kiracılık sıfatı sona erdiğinden sözleşme sonuna kadar tüm kira bedellerinin muacceliyetinden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 11.07.2017 tarih, 2015/855 E. ve 2017/941 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.09.2020 tarih, 2018/5609 E. ve 2020/3562 K. sayılı kararıyla dava dilekçesinde sözleşme bedelini TL üzerinden istediğinden bu tercihinden dönerek ıslah dilekçesi ile borcun yabancı para üzerinden tahsilini isteyemeyeceğinin gözetilmemesinin yerinde olmadığı, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasının gerektiği, ayrıca davalının meslek kuruluşları ve RTÜK ödemelerinin kira bedeli faturalarına ilave edilmek suretiyle yapıldığı yönündeki savunması dikkate alınarak incelemedeki eksikliğin giderilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre ödemelerin 1 yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, işbu sözleşmenin herhangi bir ihbara gerek olmaksızın ... taraflı fesih edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların muaccel hale geleceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin feshine kadar toplam ödenen rakamın 188.290,16 TL olduğu, sözleşmenin feshine kadar kira bedeli 119.733,66 TL olmakla fazla ödenen kiranın (188.290,16 TL - 119.733,66) 68.556,50 TL olduğu, davacı tarafça yapılan Mu-Yap, Mesam, MSG ve RTÜK ödemeleri 42.440,23 TL olmakla buna göre fesih tarihine kadar (68.556,50 TL-42.440,23 TL) 26.116,27 TL fazla ödeme yapıldığı, fesih tarihinden sonra davacının talep edebileceği kira bedelinin (Nisan 2009 ila Aralık 2009 arası) 132.163,78 TL'den fazla ödenen bedelin mahsubu sonrası (132.163,78 TL-26.116,27 TL)=106.047,51 TL olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 106.047,51 TL alacağın temerrüt tarihi olan 18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşmede ödemelerin, bir yıl içinde 3 kez 10 iş gününü geçmesi durumunda, herhangi bir ihbara neden olmaksızın sözleşmenin ... taraflı fesih edilmiş olacağı ve geri kalan aylara ait kiraların da muaccel hale geleceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle davalı şirketin sözleşme sonuna kadar yapması gereken tüm ödemelerin muaccel hale geldiğini, ancak son bilirkişi raporunda buna ilişkin bir hesaplama yapılmadığını, bu hesabın bozma öncesi 20.11.2012 tarihli raporda yapıldığını, bozma ilamında da davalı şirketin sözleşme sonuna kadar olan prodüksiyon bedeline ilişkin ödeme sorumluluğunun aksine bir karar verilmediğini, kaldı ki davalının cevabi ihtarnamesinde de ikrarda bulunduğunu, faturalar yalnız prodüksiyon ödemelerine ilişkin olduğunu, RTÜK ve meslek odalarına yapılan ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olduğunu, ancak davalının ödeme iddiasına rağmen defterlerinde ödemeye ilişkin kayıt tespit edilemediğini, 14.03.2008 ve 13.06.2008 fatura bedellerinin 2006 yılındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklandığını, kaldı ki dava konusuna ilişkin sözleşme tarihinin 22.12.2008 olduğunu, dolayısıyla davalının 2008 yılına ait bu kalemleri ödediğini ispat edemediğini, ayrıca her ne kadar dava dilekçesinde alacak TL cinsinden talep edilmiş olsa da, ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporları doğrultusunda alacak kaleminin USD cinsine çevrildiğini, alacağın muaccel olduğu tarihteki kur üzerinden hesaplanarak karar verilmesi halinde geçen 10 yıldan fazla sürede USD kurunun yüksek artışı nedeniyle müvekkilinin ağır hak kaybına uğrayacağını, bu sebeple alacak hesabında alacağın muaccel olduğu USD ...
değil, fiili ödeme günündeki kur gözetilerek hesap yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait radyo frenkansının işletme hakkının devri karşılığında ödenmeyen kira alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Taraflar arasında davacıya ait radyo frekansı üzerinden davalı yana prodüksiyon yapım ve reklam yayın yetkisi veren işletim hakkı sözleşmeleri imzalanmıştır. Davacı dava dilekçesinde; davalının anılan sözleşmeler ile yükümlendiği ancak ödemediği iddia edilen 2008 yılına ait resmi kurum ve kuruluşların katkı payları, vergiler ve telif hakkı bedellerini, ayrıca 2009 yılının ilk üç ayına ait kira bedelinin geç ödenmesi ve Nisan-Mayıs aylarının hiç ödenmemesi nedeniyle 22.12.2008 tarihli sözleşmenin 3.8.maddesi muvacehesinde sözleşmenin bitim tarihine (Aralık2009) kadar olan bedelin ve yine 2009 yılına ait resmi kurum ve kuruluşlara yapılacak ödemelerin faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar, davalı yanın temyiz itirazları yönünden, "Davalı, kira faturalarının incelenmesiyle sözleşmede kararlaştırılan aylık tutarlardan daha fazla tutarda düzenlendiğinin anlaşılacağını, zira meslek kuruluşları ödemelerinin davacı tarafından kira bedeli faturalarına ilave edildiğini, davalının bu yolla meslek birliği ödemelerini gerçekleştirdiğini, RTÜK ödemelerinin de yine davalı tarafından yapıldığını, Kurumdan iki asıl makbuz alındığını, bunlardan birini kendisinde tutup, diğerini davacıya verdiğini savunmuş, buna ilişkin delillerini sunmuştur. Bu durumda mahkemece, davalının bu savunmaları üzerinde durulup değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken salt meslek birlikleri ve RTÜK ödemelerinin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarında bu kalemlere rastlanmadığı, davacının düzenlediği kira faturalarında da davalının savunması yönünde bir ibare bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir." şeklinde belirtilmek suretiyle davalının, sözleşme kapsamında yapmayı yükümlendiği resmi kurum ve kuruluşlara yapması gereken ödemeleri kira bedeline ilave etmek suretiyle ödediği savunması nazara alınarak bir değerlendirilme yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuş, sair temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir.
Davalı, aşamalardaki tüm beyanlarında; davacının yasal olarak ödemek zorunda olduğu MESAM-MSG-MÜYAP(RATEM çatısı altında 04.03.2008 tarihli protokol gereği birleşmiş) ve RTÜK paylarına ilişkin ödemelerin, taraflar arasındaki sözleşme gereği prodüksiyon yapım ve reklam yayın yetkisi (ya da kiralama bedeli)bedeli ile birlikte kesilen fatura karşılığı ödendiğini belirtmiş, ek rapora beyanlarını içeren 10.10.2016 tarihli dilekçesinde de davacı tarafından aylık olarak kesilen fatura bedellerinin kira ve kuruluş ödemelerinin toplamına göre kesildiğini ve ayrı bir gider kalemi olarak gösterilmeyen bu RTÜK ve meslek kuruluşları ödemelerinin davacı şirket adına yapılmış olduğu beyanını yinelemiştir.
Bu durumda bozmaya uyulduğuna ve davalının yukarıda belirtilen beyanına göre, fatura ödemelerinin kira bedeli ile RTÜK ve meslek kuruluşları ödemelerinin karşılığı olduğu kabul edilerek ve uyulan bozma kapsamında ... usulü kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, fazla ödeme olarak hesaplanan meblağın muaccel alacaktan mahsubu ile re'sen hesaplama yapılarak davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar vermesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015680200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz