Marka Tescil Başvurusunun İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/124 E. 2020/3624 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, başvuru kapsamında yer alan 25. sınıf mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle arasında benzerlik olduğu, itiraza mesnet 2003/17511 sayılı “İKİLER” ibareli marka ile 186464 sayılı “İKİLER” ibareli markalar ile başvuru konusu işaret arasında da benzerlik bulunduğu, anılan markalar ile başvuru konusu işaret arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin olduğu, davacı markalarının tanınmışlığının ise ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-6676 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16276 E. 2015/4450 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · hizmet sözleşmesi · kamu düzeni · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaDavacı taraf, yabancı bayraklı gemide «hizmet sözleşmesi» ile çalıştığını belirterek bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının tahsili için işbu davayı açmış olup, taraflar arasındaki «temel ilişki» 818 Sayılı BK'nun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemelerin «kamu düzenine» ilişkin olması, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiği gözetilerek mahkemece asliye hukuk mahkemesine «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacının ücret alacağının doğup doğmadığı hususunun genel mahkemede «hizmet sözleşmesi» hükümlerine göre tespit edilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1028 E. 2023/3876 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… -6676 sayılı kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca markaların bağlantı kurulması ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzer oldukları gerekçesiyle başvurunun reddine ilişkin Marka Dairesi Başkanlığı kararına yapılan itirazın reddine karar verildiğini, oysa dava konusu ibarenin Türkçe’de yer almayan orijinal bir kelime olduğunu, redde gerekçe markalardan “safir” markasının “mavi renkli, gökyakut” anlamına, “sefir” ibaresinin ise “elçi” anlamına geldiğini, davacının başvurusunun ise tanınmış “SÜTAŞ” markasının baş harfi olan “s” harfi ile bir süt ürünü olan “kefir” ürünün «son» hecesinin kesme işareti kullanılarak birleştirilmesi neticesinde oluşturulduğunu, bu nedenle markaların anlamsal ve görsel olarak birbirlerinden farklılaştıklarını …
… zer olmaları ve işaretler arasındaki görsel, kavramsal, işitsel benzerliklerin bütünsel intibada bıraktıkları benzer algı itibariyle, ilgili emtiaların hitap ettiği «ortalama tüketici» nezdinde 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali doğurabilecek düzeyde benzer oldukları, TPMK YİDK'in 14.08.2018 tar …
… rkalar ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin tanınmış "SÜTAŞ" markasının baş harfi olan "S" ile bir süt ürünü olan "kefirin" «son» hecesinin kesme işareti kullanılmak suretiyle birleştirildiği ve "Sütaş + Kefir = S'FİR" olarak kullanıldığı izlenimini uyandırdığını savunarak kararın kaldırılmas …
… zer olmaları ve işaretler arasındaki görsel, kavramsal, işitsel benzerliklerin bütünsel intibada bıraktıkları benzer algı itibariyle, ilgili emtiaların hitap ettiği «ortalama tüketici» nezdinde 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali doğurabilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın redd …
-
İtirazın iptali | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7288 E. 2023/6540 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrine itiraz · dava şartı yokluğu · kötü niyet tazminatı · genel kredi sözleşmesi · kefil · kötü niyet · usulden reddi · hukuki yarar
Benzer bu kararda… .2012 tarih 2011/67 E. ve 2012/207 K. sayılı kararı ile asıl davada davalının süresinden sonra itiraz ettiğinin kesinleşen mahkeme kararıyla sabit olduğu, süresinde «ödeme emrine itiraz» edilmediğinden takip kesinleşmiş olup, kesinleşen icra takibine karşı dava açılmasında davacının «hukuki yararı» bulunmadığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle asıl davanın reddine, takip dayanağı sözleşmedeki imza davalıya ait olmadığından davacının tazminat talebinin reddine, davalının haksız olarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına, birleşen «menfi tespit» davasına konu «genel kredi sözleşmesindeki» «kefil» sıfatıyla atılan imzanın birleşen davada davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden birleşen davanın kabulü ile birleşen davada davacının davalıya icra takibi neden …
… k Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden dava konusu icra dosyasına süresine yapılmış bir itiraz bulunmadığından «hukuki yarar» yokluğuna dayalı dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», dava ve icra takip konusu «kredi sözleşmesinde» imzanın aidiyeti yargılamayı gerektirdiğinden davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine, «yargılama giderinin» davacıya tahmiline, birleşen dava yönünden davanın kabulüne davacının İstanbul 1.
Bozma Kararı Dairemizin 14.11.2018 tarih, 2017/4600 E. ve 2018/5803 K. sayılı kararıyla asıl davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine karşın davalı aleyhine «vekalet ücreti», «yargılama gideri» ve «harç» verilmesi doğru görülmediği, birleşen dava yönünden, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelemeye esas mukayese belgelerin fotokopi belgeler olduğu, fotokopi belgelere dayanılarak hazırlanan raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, yerel mahkemece davanın konusunu teşkil eden «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı tarihten önceki davacının samimi imzasını içerir belge asıllarının ilgili kurumlardan celbi ile huzurda alınan imza asılları ve bu belgeler incelenmek sureti ile rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.
İcra Dairesi 2008/17511 E. sayılı dosyası yönünden davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, dava ve icra takip konusu «kredi sözleşmesinde» imzanın aidiyeti yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7286 E. 2010/7412 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · sebepsiz zenginleşme · tüzel kişilik · havale
Benzer bu karardaDavalı vekili, davacının haksız olduğunun daha önce görülen davada verilip Yargıtay'ca onanan mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının talimatına uyarak parayı «havale» ettiğini, usulüne uygun «aciz vesikası» alınmadığını, davalının «sebepsiz zenginleştiği» iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
… tarında vadeli hesap açtırdığını, vekaletnamede yurtdışındaki off shore bankalarında hesap açma yetkisi bulunmadığı halde vekile imzalatılan boş fotokopi belgelerin «havale» talimatı olarak doldurularak Efektifbank Off Shore Ltd. unvanlı banka adına Sümerbank A.Ş. nezdinde açılan hesaba paraların havale edildiğini ve bu hesaptaki paraların usulsüz krediler ile tüketildiğinin belirlendiğini, daha önce davalı banka aleyhine açılan davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilip bu kararın kesinleştiğini, Efektif Off Shore Ltd. hakkında girişilen icra takibi sonucu ödemeden aciz belgesi alındığını, davalı yöneticilerinin ceza yargılaması sonucunda mahkum olduklarını, «tüzel kişiliğin» sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 60.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/124 E. , 2020/3624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.05.2018 tarih ve 2017/373 E- 2018/183 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 27.09.2019 tarih ve 2018/1434 E- 2019/921 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2003/17511, 186464, 122267 sayılı ve "ikiler", "ikiler", "ikiler ik" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ikiel collection” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2016/23637 kod numarası alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddolunduğunu, oysa müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu ve başvurunun müvekkili markalarına karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, marka kapsamlarının birebir aynı bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-6676 sayılı kararının iptaline, davalının marka tescil başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, başvuru kapsamında yer alan 25. sınıf mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle arasında benzerlik olduğu, itiraza mesnet 2003/17511 sayılı “İKİLER” ibareli marka ile 186464 sayılı “İKİLER” ibareli markalar ile başvuru konusu işaret arasında da benzerlik bulunduğu, anılan markalar ile başvuru konusu işaret arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin olduğu, davacı markalarının tanınmışlığının ise ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-6676 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK'dan alınmasına, 28.09.2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
1- Dava, 556 sayılı Marka KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2- Davacı, TPMK Mal ve Hizmetler Sınıflandırma listesinin 25.sınıfa dahil giyim ürünleri yönünden önceki kendi adına tescilli “İKİLER”, “İKİLER İK” ibareli markalarına istinaden, davalının “İKİ EL COLLECTİON” ibareli marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğünü talep etmektedir.
3- Başvuru tarihinde yürürlükte olan ve olaya uygulanması gereken mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 8/1-b.maddesi uyarınca, markalar arasında karıştırılma ihtimali doğuracak ölçüde benzerlik iddiasıyla sonraki tarihli marka tesciline karşı çıkıldığında, karıştırılma ihtimalinin tespiti için markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal bir benzerlik bulunup bulunmadığı hususu, tescil kapsamında kalan mal veya hizmetlerin ortalama tüketici kitlesinin genel bakışı dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekir.
4- Markaların karıştırılma ihtimalinin tespitinde, markalarda yer alan asıl ve ayırt edici unsurların ayırt edicilik düzeyi önem taşımaktadır. Bir markanın ayırt edici karakteri ne kadar yüksek ise, benzer markalara karşı o ölçüde koruma düzeyi yüksek tutulacak, buna karşılık, markalarda yer alan tanımlayıcı veya herkesin kullanımına açık ibareler yönünden benzer markalara karşı bu markanın koruma düzeyi düşük tutulacaktır. Diğer bir anlatımla, markalarda herkesin kullanımına açık ve kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretleri veya benzerlerini başkalarının da tescil ettirebilmesine olanak tanımak gerekmektedir.
5- Dairemizin yerleşik kararları doğrultusunda, tek başına, renkler, harfler, sayılar ve rakamlar kimsenin tekeline bırakılamayacak ve kural olarak marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerdir (Bkz.Dairemizin 26.11.2019 tarih ve 2019/357-7525 sayılı kararı). Nitekim TPMK Marka İnceleme Klavuzu’nda da aynı olguya işaret olunmuştur (Marka İnceleme Klavuzu, s.75-76). Ancak tek başına tescil imkanı bulunmayan bu unsurların bir takım şekil, ibare, renk gibi bir takım ekler ile birlikte marka olarak tescil ettirilebilmeleri mümkündür.
6- Somut olayda, davacının markası “İKİLER, davalının marka başvurusu ise “İKİEL COLLECTION” unsurludur. “İki” ibaresi bir sayıdan oluşmakta, “ikiler” ibaresi ise “ikinci sınıflar, ikinci gruplar” şeklinde bir anlama sahiptir. “İkiel” ibaresi ise, birden fazla insan elinin birlikte olması halini tanımlamakta ve el ele vermeyi çağrıştırmaktadır. Bir bütün olarak “İKİEL COLLECTION” ibaresinin ise “birden çok kişinin birlikte oluşturduğu koleksiyon” anlamına geldiği görülmektedir. “İKİ” ibaresi bir sayının yazıyla anlatım şekli olarak kimsenin tekeline bırakılamayacak olan, herkesin kullanımına açık ve ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olup, davacı markasının bu “İKİ” ibaresi yönünden bir tekel hakkının ve üstün hakkının bulunmadığı, markalar arasında özellikle kavramsal açıdan önemli bir farklılık bulunmaktadır.
7- TPMK Marka Araştırma Raporuna göre de, daha önce de davacıdan başka kişiler adına, yine 25.sınıfta tescilli çok sayıda “İKİ EL”, “İKİ OK”, “İKİ KAPLAN”, “İKİ KUŞ”, “İKİ S”, “İKİ ADAM”, “İKİ MAVİ” vs. markaların bulunduğu anlaşılmaktadır.
8- Somut olayda, markalar arasında kısmi işitsel benzerlik bulunmakla birlikte, bu benzerliğin kimsenin tekeline bırakılamayacak ibarelere ilişkin olması, markaların kavramsal açıdan oldukça farklı olması, nedeniyle markalar arasında ortalama tüketici kitlesinin bütüncül ve umumi bakış açısı itibariyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve mahkeme kararının Dairemizin yerleşik kararları doğrultusunda bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, onama yönünde görüş bildiren Dairemiz çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619446000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz