YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1028 E. 2023/3876 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ortalama tüketici↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/376 E., 2019/550 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.03.2017 tarihinde 2017/18824 sayılı, “s'fir” ibareli markanın 29 ve 30 uncu nice sınıflarında adına tescili istemiyle Türk Patent'e başvuruda bulunduğunu, davalıların 111480 sayılı “safir” ve 2008/69410 sayılı “sefir” ibareli markalarına dayalı itirazları sonucunda, diğer davalı TPMK YİDK’in 14.08.2018 tarih ve 2018/M-6676 sayılı kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzer oldukları gerekçesiyle başvurunun reddine ilişkin Marka Dairesi Başkanlığı kararına yapılan itirazın reddine karar verildiğini, oysa dava konusu ibarenin Türkçe’de yer almayan orijinal bir kelime olduğunu, redde gerekçe markalardan “safir” markasının “mavi renkli, gökyakut” anlamına, “sefir” ibaresinin ise “elçi” anlamına geldiğini, davacının başvurusunun ise tanınmış “SÜTAŞ” markasının baş harfi olan “s” harfi ile bir süt ürünü olan “kefir” ürünün son hecesinin kesme işareti kullanılarak birleştirilmesi neticesinde oluşturulduğunu, bu nedenle markaların anlamsal ve görsel olarak birbirlerinden farklılaştıklarını, ayrıca markalar arasında işitsel olarak da bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek TPMK YİDK’in 14.08.2018 tarih ve 2018/M-6676 sayılı kararı iptaline ve davacının 2017/18824 sayılı ve “s'fir” ibareli marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava konusu taleplerini Mahkemece verilen sürede redde mesnet markaların sahiplerine de yöneltmiş ve TPMK YİDK’in 14.08.2018 tarih ve 2018/M-6676 sayılı kararı iptaline ve davacının 2017/18824 sayılı ve “s'fir” ibareli marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl dava davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamışsa da beyanlarında davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamışsa da beyanlarında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/18824 sayılı marka ile redde gerekçe 111480 ve 2008/69410 sayılı markaların arasında, kapsamlarındaki emtiaların aynı/aynı tür ya da benzer olmaları ve işaretler arasındaki görsel, kavramsal, işitsel benzerliklerin bütünsel intibada bıraktıkları benzer algı itibariyle, ilgili emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali doğurabilecek düzeyde benzer oldukları, TPMK YİDK'in 14.08.2018 tarih ve 2018/M-6676 sayılı kararının yerinde olduğu, YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu "S'FİR" ibaresinin Türkçe'de yer almayan, Türk Dil Kurumu sözlüğünde bulunmayan ve tüketicilerce de kullanılmayan ve bilinmeyen orijinal bir kelime olduğunu, bu yüzden de marka olarak tescilinin önünde hiçbir engelin bulunmadığını, redde dayanak markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin tanınmış "SÜTAŞ" markasının baş harfi olan "S" ile bir süt ürünü olan "kefirin" son hecesinin kesme işareti kullanılmak suretiyle birleştirildiği ve "Sütaş + Kefir = S'FİR" olarak kullanıldığı izlenimini uyandırdığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu 2017/18824 sayılı marka tescil başvurusunda yer alan (') kullanımının markasal algı yarattığının ve başvuruyu davalıların markalarından farklılaştırdığının söylenemeyeceği, dolayısıyla mahkemece başvurusu ile redde gerekçe 111480 ve 2008/69410 sayılı markaların kapsamlarındaki emtiaların aynı/aynı tür ya da benzer olmaları ve işaretler arasındaki görsel, kavramsal, işitsel benzerliklerin bütünsel intibada bıraktıkları benzer algı itibariyle, ilgili emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali doğurabilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davacının 2017/18824 sayılı, 29 ve 30 uncu nice sınıflarında “s'fir” ibareli başvuru konusu markası ile birleşen davalıların redde mesnet 111480 sayılı “safir” ve 2008/69410 sayılı “sefir” ibareli markalarının arazında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, YİDK kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1621 E. 2023/5086 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… zer olmaları ve işaretler arasındaki görsel, kavramsal, işitsel benzerliklerin bütünsel intibada bıraktıkları benzer algı itibariyle, ilgili emtiaların hitap ettiği «ortalama tüketici» nezdinde 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali doğurabilecek düzeyde benzer oldukları, TPMK YİDK'in 14.08.2018 tar …
… zer olmaları ve işaretler arasındaki görsel, kavramsal, işitsel benzerliklerin bütünsel intibada bıraktıkları benzer algı itibariyle, ilgili emtiaların hitap ettiği «ortalama tüketici» nezdinde 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali doğurabilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın redd …
Benzer bu kararda… i Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile müvekkilinin markasının görsellerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» yol açtığını, dava konusu olan başvuru markası ile itiraza mesnet müvekkil markalarının arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, sütaş markasının devamı niteliğinde algılanma riski ortaya çıkacağını, «eksik inceleme» yapıldığını, 2015/60561 başvuru numaralı davacıya ait markanın dikkate alınmadığını, müvekkilinin markalarının bir arada değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tanınmış marka olarak tescilli markasının iltibas riski dışında da markanın sulandırılmaması ilkesi kapsamında korunması gerektiğini, tescil talebinin «kötüniyetli» olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu kararda… i Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile müvekkilinin markasının görsellerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» yol açtığını, dava konusu olan başvuru markası ile itiraza mesnet müvekkil markalarının arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, sütaş markasının devamı niteliğinde algılanma riski ortaya çıkacağını, «eksik inceleme» yapıldığını, 2015/60561 başvuru numaralı davacıya ait markanın dikkate alınmadığını, müvekkilinin markalarının bir arada değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tanınmış marka olarak tescilli markasının iltibas riski dışında da markanın sulandırılmaması ilkesi kapsamında korunması gerektiğini, tescil talebinin «kötüniyetli» olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
… cak davalının başvurusuna konusu marka ile davacının dayanak tüm markaları arasında anılan madde anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tescilli bir marka ile «iltibas» yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» olarak değerlendirilemeyeceği, anılan madde koşulların somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veri …
-
Marka Tescil Başvurusunun İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/124 E. 2020/3624 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… le başvuru konusu işaret arasında da benzerlik bulunduğu, anılan markalar ile başvuru konusu işaret arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin olduğu, davacı markalarının tanınmışlığının ise ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-6676 sayılı kararının iptaline karar v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5154 E. 2024/6927 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… zer olmaları ve işaretler arasındaki görsel, kavramsal, işitsel benzerliklerin bütünsel intibada bıraktıkları benzer algı itibariyle, ilgili emtiaların hitap ettiği «ortalama tüketici» nezdinde 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali doğurabilecek düzeyde benzer oldukları, TPMK YİDK'in 14.08.2018 tar …
… zer olmaları ve işaretler arasındaki görsel, kavramsal, işitsel benzerliklerin bütünsel intibada bıraktıkları benzer algı itibariyle, ilgili emtiaların hitap ettiği «ortalama tüketici» nezdinde 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali doğurabilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın redd …
Benzer bu karardaTürkçe içinde kullanılmayan İtalyanca ibare, «ortalama tüketici» algısında anlamlandırılamayacağından taraf markaları birbirinden anlamsal olarak da ayırt edilemeyecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · kötüniyet · ilan · iltibas
Benzer bu kararda… lının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvurunun «ilanı» üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın yerinde görülmeyerek nihai olarak reddedildiğini, oysa “...” markasının ilk kez 2005 yılında müvekkili tarafından kullanıldığını, davalının “...” markasının “...” ve “...” ibaresi içeren seri markalarına «iltibas» ettiğini, iki markanın da altı harften oluştuğunu ve okunuş ve yazılışlarının tüketici nezdinde karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, aralarında sadece “N” ve “Y” harflerinin farklı olduğunu, “...” markasının 32. sınıfa ait “içecekleri” kapsadığını, müvekkiline ait markanın da 29, 30 ve 32. sınıfta tescil edildiğini, markalar arasında bağlantı olduğunun anlaşılması halinde karıştırılacağını, tüketicilerin davalı markası ile müvekkilinin markaları arasında işletmesel bağ kuracağını, davalının marka başvurusunu «kötü niyet» ile yaptığını ileri sürerek 2017-M-11340 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar …
… i olduğu, markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olmadıkları, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmasının mümkün bulunmadığı, davalının «kötüniyetli» olmadığı gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
O halde mahkemece 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince dava konusu markaların «iltibasa» yol açacak derecede benzer olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1028 E. , 2023/3876 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/326 Esas, 2021/1422 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/376 E., 2019/550 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.03.2017 tarihinde 2017/18824 sayılı, “s'fir” ibareli markanın 29 ve 30 uncu nice sınıflarında adına tescili istemiyle Türk Patent'e başvuruda bulunduğunu, davalıların 111480 sayılı “safir” ve 2008/69410 sayılı “sefir” ibareli markalarına dayalı itirazları sonucunda, diğer davalı TPMK YİDK’in 14.08.2018 tarih ve 2018/M-6676 sayılı kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzer oldukları gerekçesiyle başvurunun reddine ilişkin Marka Dairesi Başkanlığı kararına yapılan itirazın reddine karar verildiğini, oysa dava konusu ibarenin Türkçe’de yer almayan orijinal bir kelime olduğunu, redde gerekçe markalardan “safir” markasının “mavi renkli, gökyakut” anlamına, “sefir” ibaresinin ise “elçi” anlamına geldiğini, davacının başvurusunun ise tanınmış “SÜTAŞ” markasının baş harfi olan “s” harfi ile bir süt ürünü olan “kefir” ürünün son hecesinin kesme işareti kullanılarak birleştirilmesi neticesinde oluşturulduğunu, bu nedenle markaların anlamsal ve görsel olarak birbirlerinden farklılaştıklarını, ayrıca markalar arasında işitsel olarak da bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek TPMK YİDK’in 14.08.2018 tarih ve 2018/M-6676 sayılı kararı iptaline ve davacının 2017/18824 sayılı ve “s'fir” ibareli marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava konusu taleplerini Mahkemece verilen sürede redde mesnet markaların sahiplerine de yöneltmiş ve TPMK YİDK’in 14.08.2018 tarih ve 2018/M-6676 sayılı kararı iptaline ve davacının 2017/18824 sayılı ve “s'fir” ibareli marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl dava davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamışsa da beyanlarında davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamışsa da beyanlarında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/18824 sayılı marka ile redde gerekçe 111480 ve 2008/69410 sayılı markaların arasında, kapsamlarındaki emtiaların aynı/aynı tür ya da benzer olmaları ve işaretler arasındaki görsel, kavramsal, işitsel benzerliklerin bütünsel intibada bıraktıkları benzer algı itibariyle, ilgili emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali doğurabilecek düzeyde benzer oldukları, TPMK YİDK'in 14.08.2018 tarih ve 2018/M-6676 sayılı kararının yerinde olduğu, YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu "S'FİR" ibaresinin Türkçe'de yer almayan, Türk Dil Kurumu sözlüğünde bulunmayan ve tüketicilerce de kullanılmayan ve bilinmeyen orijinal bir kelime olduğunu, bu yüzden de marka olarak tescilinin önünde hiçbir engelin bulunmadığını, redde dayanak markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin tanınmış "SÜTAŞ" markasının baş harfi olan "S" ile bir süt ürünü olan "kefirin" son hecesinin kesme işareti kullanılmak suretiyle birleştirildiği ve "Sütaş + Kefir = S'FİR" olarak kullanıldığı izlenimini uyandırdığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu 2017/18824 sayılı marka tescil başvurusunda yer alan (') kullanımının markasal algı yarattığının ve başvuruyu davalıların markalarından farklılaştırdığının söylenemeyeceği, dolayısıyla mahkemece başvurusu ile redde gerekçe 111480 ve 2008/69410 sayılı markaların kapsamlarındaki emtiaların aynı/aynı tür ya da benzer olmaları ve işaretler arasındaki görsel, kavramsal, işitsel benzerliklerin bütünsel intibada bıraktıkları benzer algı itibariyle, ilgili emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali doğurabilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davacının 2017/18824 sayılı, 29 ve 30 uncu nice sınıflarında “s'fir” ibareli başvuru konusu markası ile birleşen davalıların redde mesnet 111480 sayılı “safir” ve 2008/69410 sayılı “sefir” ibareli markalarının arazında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, YİDK kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933556400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz