Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9689 E. 2013/23245 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam ziya↗ tahkikat↗ ziya↗ yargılama gideri↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yunanistan Girit Adasında bulunan teknenin davacı şirkete teslim edildiği, davacı vekili teknenin harap vaziyette olduğunu belirterek hasar bedelinin hesaplattırılmasını istemiş ise de, davanın teknenin çalınması nedeniyle sigorta bedelinin tahsili davası olduğu, hasar bedeli talebi için ayrı bir dava açılması gerektiği, davalının hasar dosyası açarak gerekli tahkikatları yaptığı, hasar dosyasına göre 19.10.2011 tarihinde sigortacının yasa dışı göçmen kaçakçılığı nedeniyle Yunan Sahil Güvenlik Makamı tarafından tekneye el konulduğunu tespit ettiği, gerekli yazışmaları yaptığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle, konusu kalmayan davada esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tekne sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait sigortalı teknenin çalındığı iddiasıyla, sigorta bedelinin tahsili amacıyla açılan işbu dava devam ederken, sigortalı tekne hasarlı bir şekilde ele geçirilerek davacıya teslim edilmiştir. Davacı vekilinin davaya hasar bedelinin tahsili olarak devam edilmesi yönündeki talebi mahkemece, ayrı bir dava açılması gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 1418. maddesinde tam ziya halinde sigorta bedelinin ödenmesinden önce bir şey kurtarılmış olursa bunun satış bedelinin sigorta bedelinden indirileceği, sigorta tam değer üzerinden yapılmamışsa sigorta bedelinden yalnız kurtarılan şeyin satış bedelinin sigorta değeriyle mütenasip bir kısmının indirileceği, sigorta bedelinin ödenmesiyle sigortalının sigorta edilmiş şey üzerindeki haklarının sigortacıya geçeceği düzenlenmiştir. Somut olayda,
sigortalıya herhangi bir ödeme yapılmış değildir. O halde, sigortalının sigortalı tekne üzerindeki hakları devam etmektedir. Davacının tam hasar haline ilişkin talebinin kısmi hasar talebini de kapsayacağı, davacının sigorta bedelinin tahsili amacıyla açtığı davada yalnızca hasar bedelinin ödenmesini de talep edebileceği açıktır. Buna göre, mahkemece öncelikle hasarın poliçe teminatı altına olup olmadığının tespit edilmesi, zararın teminat altında olduğunun anlaşılması halinde de davacının kısmi hasar talebinin işbu dava kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, davanın yazılı şekilde reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/632 E. 2017/3986 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece öncelikle «hasarın» poliçe «teminatı» altına olup olmadığının tespit edilmesi, zararın teminat altında olduğunun anlaşılması halinde de davacının kısmi hasar talebinin işbu dava kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, davanın yazılı şekilde reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yunanistan Girit Adasında bulunan teknenin davacı şirkete «teslim» edildiği, davacı vekili teknenin harap vaziyette olduğunu belirterek «hasar» bedelinin hesaplattırılmasını istemiş ise de, davanın teknenin çalınması nedeniyle sigorta bedelinin tahsili davası olduğu, hasar bedeli talebi için ayrı bir dava açılması gerektiği, davalının hasar dosyası açarak gerekli «tahkikatları» yaptığı, hasar dosyasına göre 19.10.2011 tarihinde sigortacının yasa dışı göçmen kaçakçılığı nedeniyle Yunan Sahil Güvenlik Makamı tarafından tekneye el konulduğunu tespit ettiği, gerekli yazışmaları yaptığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle, konusu kalmayan davada esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Dava, tekne «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaCumhuriyet Başsavcılığı'nda 2012/8550 sayılı dosya üzerinden yürütülen soruşturmanın halen devam ettiği, davalı ... şirketi tarafından düzenlenen «hasar» dosyasının incelenmesinde, davaya konu teknenin 40.000,00 TL ön ödeme alınarak ... isimli şahsa satıldığı ve davacının «dolandırılmış» olduğundan bahisle «teminat» dışı olduğu gerekçesiyle «tazmin talebinin» reddedildiği, 22.07.2013 tarihli ekspertiz raporunda teknenin «rayiç değerinin» 300.000,00 TL olduğu belirtilmiş olup, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından teknenin rayiç değerinin hesaplanması için «bilirkişi incelemesi» yoluna gidilmediği, poliçenin “TEHLİKELER” başlıklı 9. maddesinde gemi veya botlarının çalınması halinde zararın «teminat kapsamında» olduğunun yazıldığı, ...
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 5 yıl ağır hapis cezası uygulandığı ve geminin «müsadere» edildiğinin bildirildiği, davalı tarafça teknenin dava dışı ... isimli şahsa satıldığı ve 40.000,00 TL ön ödeme alındığı savunulmuş ise de 6102 sayılı TTK'nun 1001. maddesi uyarınca «gemi siciline» kayıtlı bir geminin mülkiyetinin devri için mülkiyete ilişkin sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması veya gemi sicil müdürlüğünde yapılması gerektiği, somut davada taraflar arasında kanunun aradığı «geçerlilik şartına» uygun bir sözleşme yapılmadığı için geminin mülkiyetinin dava dışı ...'a geçmediği, davacı tarafından alınan 40.000,00 TL'nin de «üçüncü kişiye» iadesi gerekeceğinden davalı şirketin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, savcılıkça yapılan soruşturmada da davacının işlenen göçmen kaçakçılığı suçuna iştirakının bulunmaması nedeni ile meydana gelen zarardan dolayı kusurlu sayılamayacağı, poliçenin 9.maddesi kapsamında teknenin çalınmasının «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 300.000,00 TL'nin 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, tekne «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava konusu teknenin çalındığını ve sonrasında göçmen kaçakçılığında kullanıldığını iddia etmiş, davalı vekili ise dava konusu teknenin çalınmayıp, hadisenin meydana geldiği 26.11.2012 tarihinden önce Ekim 2012 tarihinde davacı tarafça ... isimli kişiye satıldığını, 40.000 TL «kapora» alındığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kapora · müsadere · gemi sicili · emniyeti suistimal · geçerlilik şartı · resmi şekil · tazmin talebi · zilyetlik
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesi tarafından 5 yıl ağır hapis cezası uygulandığı ve geminin «müsadere» edildiğinin bildirildiği, davalı tarafça teknenin dava dışı ... isimli şahsa satıldığı ve 40.000,00 TL ön ödeme alındığı savunulmuş ise de 6102 sayılı TTK'nun 1001. maddesi uyarınca «gemi siciline» kayıtlı bir geminin mülkiyetinin devri için mülkiyete ilişkin sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması veya gemi sicil müdürlüğünde yapılması gerektiği, somut davada taraflar arasında kanunun aradığı «geçerlilik şartına» uygun bir sözleşme yapılmadığı için geminin mülkiyetinin dava dışı ...'a geçmediği, davacı tarafından alınan 40.000,00 TL'nin de «üçüncü kişiye» iadesi gerekeceğinden davalı şirketin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, savcılıkça yapılan soruşturmada da davacının işlenen göçmen kaçakçılığı suçuna iştirakının bulunmaması nedeni ile meydana gelen zarardan dolayı kusurlu sayılamayacağı, poliçenin 9.maddesi kapsamında teknenin çalınmasının «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 300.000,00 TL'nin 22.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 1001. maddesinde «gemi siciline» kayıtlı olan bir geminin devri için, malik ile iktisap edenin, mülkiyetin iktisap edene devri hususunda anlaşmaları ve geminin «zilyetliğinin» geçirilmesi ve mülkiyetin devrine ilişkin anlaşmanın yazılı şekilde yapılması, imzaların noterce onaylı olması gerektiği düzenlenmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 2012/8550 sayılı dosya üzerinden yürütülen soruşturmanın halen devam ettiği, davalı ... şirketi tarafından düzenlenen «hasar» dosyasının incelenmesinde, davaya konu teknenin 40.000,00 TL ön ödeme alınarak ... isimli şahsa satıldığı ve davacının «dolandırılmış» olduğundan bahisle «teminat» dışı olduğu gerekçesiyle «tazmin talebinin» reddedildiği, 22.07.2013 tarihli ekspertiz raporunda teknenin «rayiç değerinin» 300.000,00 TL olduğu belirtilmiş olup, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından teknenin rayiç değerinin hesaplanması için «bilirkişi incelemesi» yoluna gidilmediği, poliçenin “TEHLİKELER” başlıklı 9. maddesinde gemi veya botlarının çalınması halinde zararın «teminat kapsamında» olduğunun yazıldığı, ...
2-Dava, tekne «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, dava konusu teknenin çalındığını ve sonrasında göçmen kaçakçılığında kullanıldığını iddia etmiş, davalı vekili ise dava konusu teknenin çalınmayıp, hadisenin meydana geldiği 26.11.2012 tarihinden önce Ekim 2012 tarihinde davacı tarafça ... isimli kişiye satıldığını, 40.000 TL «kapora» alındığını savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15530 E. 2015/11179 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · zamanaşımı defi · muvazaa · olumsuz oy · zamanaşımı
Benzer bu karardaA..'ın ödeme gücünün bulunmadığı, «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı», davalı Türkay'ın tekneyi «muvazaalı» olarak satın aldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 260.000,00 TL'nin davalı İ..
A.. vekili «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın niteliği ve taraflar arasındaki hukuki ilişki belirlenmek suretiyle, davalının «zamanaşımı» savunması üzerine durularak, öncelikle bu konuda bir karar verilmesi gerekirken, «zamanaşımı definin» incelenmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı İ..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7136 E. 2012/14290 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yunanistan Girit Adasında bulunan teknenin davacı şirkete «teslim» edildiği, davacı vekili teknenin harap vaziyette olduğunu belirterek «hasar» bedelinin hesaplattırılmasını istemiş ise de, davanın teknenin çalınması nedeniyle sigorta bedelinin tahsili davası olduğu, hasar bedeli talebi için ayrı bir dava açılması gerektiği, davalının hasar dosyası açarak gerekli «tahkikatları» yaptığı, hasar dosyasına göre 19.10.2011 tarihinde sigortacının yasa dışı göçmen kaçakçılığı nedeniyle Yunan Sahil Güvenlik Makamı tarafından tekneye el konulduğunu tespit ettiği, gerekli yazışmaları yaptığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle, konusu kalmayan davada esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin davaya «hasar» bedelinin tahsili olarak devam edilmesi yönündeki talebi mahkemece, ayrı bir dava açılması gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacının tam «hasar» haline ilişkin talebinin kısmi hasar talebini de kapsayacağı, davacının sigorta bedelinin tahsili amacıyla açtığı davada yalnızca hasar bedelinin ödenmesini de talep edebileceği açıktır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ,benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 35.000 TL lik «hasarın» %40'ı olan 14.000 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dosyada mevcut «delil tespiti» ve ekspertiz raporları değerlendirilmek suretiyle teknenin gördüğü «hasar» miktarı bilirkişice, kalem kalem ve Yargıtay «denetimine elverişli» şekilde gösterilerek «gerçek zararın» belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · gerçek zarar · denetime elverişlilik · reeskont faizi
Benzer bu karardaDosyada mevcut «delil tespiti» ve ekspertiz raporları değerlendirilmek suretiyle teknenin gördüğü «hasar» miktarı bilirkişice, kalem kalem ve Yargıtay «denetimine elverişli» şekilde gösterilerek «gerçek zararın» belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ,benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 35.000 TL lik «hasarın» %40'ı olan 14.000 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları sigortalı teknenin uğradığı zararın tespiti bakımından Yargıtay «denetimine elverişli» değildir.
1 benzer karar daha
-
Satışın geçerliliği | Muaraz meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13531 E. 2012/4103 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9689 E. , 2013/23245 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.10.2012 tarih ve 2011/494-2012/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait davalı nezdinde sigortalı bulunan teknenin Alanya Limanından çalındığını, davalıya müracaat etmelerine rağmen olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediğini ileri sürerek, sigortalı bedeli olan 110.000 Euro karşılığı 267.102 TL'nin başvuru tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın teminat kapsamı dışında olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yunanistan Girit Adasında bulunan teknenin davacı şirkete teslim edildiği, davacı vekili teknenin harap vaziyette olduğunu belirterek hasar bedelinin hesaplattırılmasını istemiş ise de, davanın teknenin çalınması nedeniyle sigorta bedelinin tahsili davası olduğu, hasar bedeli talebi için ayrı bir dava açılması gerektiği, davalının hasar dosyası açarak gerekli tahkikatları yaptığı, hasar dosyasına göre 19.10.2011 tarihinde sigortacının yasa dışı göçmen kaçakçılığı nedeniyle Yunan Sahil Güvenlik Makamı tarafından tekneye el konulduğunu tespit ettiği, gerekli yazışmaları yaptığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle, konusu kalmayan davada esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tekne sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait sigortalı teknenin çalındığı iddiasıyla, sigorta bedelinin tahsili amacıyla açılan işbu dava devam ederken, sigortalı tekne hasarlı bir şekilde ele geçirilerek davacıya teslim edilmiştir. Davacı vekilinin davaya hasar bedelinin tahsili olarak devam edilmesi yönündeki talebi mahkemece, ayrı bir dava açılması gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 1418. maddesinde tam ziya halinde sigorta bedelinin ödenmesinden önce bir şey kurtarılmış olursa bunun satış bedelinin sigorta bedelinden indirileceği, sigorta tam değer üzerinden yapılmamışsa sigorta bedelinden yalnız kurtarılan şeyin satış bedelinin sigorta değeriyle mütenasip bir kısmının indirileceği, sigorta bedelinin ödenmesiyle sigortalının sigorta edilmiş şey üzerindeki haklarının sigortacıya geçeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda,
sigortalıya herhangi bir ödeme yapılmış değildir. O halde, sigortalının sigortalı tekne üzerindeki hakları devam etmektedir. Davacının tam hasar haline ilişkin talebinin kısmi hasar talebini de kapsayacağı, davacının sigorta bedelinin tahsili amacıyla açtığı davada yalnızca hasar bedelinin ödenmesini de talep edebileceği açıktır. Buna göre, mahkemece öncelikle hasarın poliçe teminatı altına olup olmadığının tespit edilmesi, zararın teminat altında olduğunun anlaşılması halinde de davacının kısmi hasar talebinin işbu dava kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, davanın yazılı şekilde reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616593900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz