6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstinafta bölünmüş hüküm infazda tereddüt yaratır, bozulur

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/914 E. 2020/3918 K. · · İlk derece: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını kısmen dahi olsa yerinde görmüyorsa kararı tamamen ortadan kaldırıp davanın esası hakkında gerekçesiyle birlikte yeniden karar vermeli ve aynı uyuşmazlık için icra edilebilir tek bir hüküm oluşturmalıdır. İstinaf başvurusunun bir davalı yönünden kabulüyle kararın kaldırılması, diğer davalı yönünden esastan reddedilmesi biçiminde bölünmüş ve infazda tereddüt yaratan hüküm kurulması, HMK'nın 297/2 ve 353/1.b maddelerine aykırı olup re'sen bozmayı gerektirir.

Ele alınan sorunlar

İstinaf incelemesi sonunda kurulacak hükmün açıklığı ve infaz kabiliyeti → kabul

Gerekçe: HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen karar açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir; bu, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. HMK'nın 353. maddesinin 1.b bendi, incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunması hâlinde istinaf başvurusunun esastan reddine; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmaması ya da gerekçede hata edilmiş olması hâlinde hata düzeltilerek yeniden esas hakkında; yargılamadaki eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesine olanak tanır. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, bölge adliye mahkemesince verilen yeniden esas hakkındaki kararın infaza elverişli, yargıda açıklık ve netlik prensibine uygun ve şüphe ile tereddüt uyandırmaktan uzak olması gerekir. Buna göre ilk derece mahkemesi kararı kısmen dahi olsa yerinde görülmüyorsa karar tamamen ortadan kaldırılarak davanın esası hakkında gerekçesiyle birlikte yeniden karar verilmeli ve aynı uyuşmazlığın çözümünü sağlayan icra edilebilir tek bir karar oluşturulmalıdır. İstinaf başvurusunun bir davalı yönünden kabulüyle kararın kaldırılması, diğer davalı yönünden esastan reddedilmesi suretiyle infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bölge adliye mahkemesinin kısmi kaldırma hâlinde nasıl hüküm kuracağına ilişkin, re'sen bozma sebebi teşkil eden usuli ölçüt.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargıda açıklık ve netlik prensibi hükmün infaz kabiliyeti istinaf incelemesi sonucunda verilebilecek kararlar re'sen bozma

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 297/2HMK 353/1.b

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücû tazminatı | Rücuan tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10242 E. 2010/1248 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşınır rehninin paraya çevrilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6223 E. 2017/5085 K.

    Ortak:zamanaşımı 10 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuan tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6722 E. 2010/8408 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/914 E.  ,  2020/3918 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.10.2017 tarih ve 2016/181 E. - 2017/305 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.12.2018 tarih ve 2018/22 E. - 2018/1613 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, davalı Ukrferry Shıppıng Co Pjsc ve "Geroı Shıpkı" Gemisi Donatanı Ukrferry Shıppıng Co Pjsc'ye İzafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 06.10.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av.

Arife Özbek dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalının donatanı olduğu Ukrayna bayraklı 7605770 Imo nolu "Geroı Shıpkı" gemisi için 05.11.2014 tarihinde yakıt talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından 05.11.2014 tarihinde İstanbul sularında gemiye 385 metrik ton yakıt ikmali yapılarak sözkonusu yakıt için 03.11.2014 tarihli 112.770-USD bedelli ve 113.399,99-USD bedelli 2 adet fatura düzenlendiğini, ancak fatura bedellerinin vadesinde ödenmediğini, TTK'nın 1352. maddesine göre deniz alacağı, TTK'nın 1320. maddesine göre de gemi alacağı hakkı verdiğini, ihtiyati haciz kararı alındıktan sonra İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2016/7789 E. sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini, donatanın acentesi olan Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş'nin sözkonusu yakıt tedarikine aracılık ettiğini, bu nedenle davalı yanın Batı Vagon'a tebligat yapılamayacağına ilişkin iddialarının haksız olduğunu ileri sürerek davalıların takibe itirazlarının iptali ile alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep etmiştir.

Davalılar vekili; takibe konu alacağın TTK'nın 1246. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğunu, müvekkili şirketin Odessa Ukrayna merkezli Ukrferry Denizcilik Şirketinin Türkiye acenteliğini yaptığını, TTK hükümlerine göre müvekkilinin acente olarak yalnızca donatanın Türkiye limanlarındaki işlemlerini gerçekleştirmek için yazışmalar yaptığını, donatan adına borçlanma yükümlülüğünün bulunmadığını, yakıt tedarik işleminin Ow Bunker […]L tarafından yapıldığını, Bunker Spain Confermaiton başlıklı teyit belgesinde ve davacının tanzim ettiği faturalarda yakıtı alan firmanın Ow Bunker […]L firması olduğunun görüldüğünü, alacağını bu firmadan talep etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; geminin kayıtlı maliki ve ISM Managerinin Ukrferry Shipping Co Psjs, işleteninin ise Ukrferry Ship Management LLC olduğu bu şirketlerin adresinin aynı olması sebebiyle aralarında organik bağ bulunan grup şirketler olduğu, her iki davalı yönünden de acente sıfatıyla dava açılan Batı Vagon Deniz Taşımacılığı şirketinin geminin Türkiye'deki acentesi olduğunu kabul ettiğinden, davalılara izafeten Batı Vagon Deniz Taşımacılığına dava yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, bağlama limanı dışındayken kaptanın yakıt ikmalinde bulunudğu bu durumda gemi donatanı ile İSM Meneger / gemi işleteni olan davalıların husumet ehliyetinin bulunduğu, uyuşmazlık konusu alacağının BK'nun 189.maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, takip ve dava tarihi itibariyle bu sürenin henüz dolmadığı, davacının usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarında, Ow Bunker Spain Slc adına tanzim edilen 03.11.2014 tarihli 113.399-USD bedelli ve 03.11.2014 tarihli 216558 seri nolu 122.770-USD bedelli faturalar karşılığı cari hesap bakiyesinin 235.936,62-USD olarak tespit edildiği, davacının Greoi Shipki isimli gemiye 05.11.2014 tarihinde Florya-E isimli Barch ile ikmal ettiği, karşılığındada 236.170 USD yakıt alacağının doğduğu, ancak davacının ticari defterlerindeki cari hesap bakiyesinin 235.936,62-USD olarak tespit edildiği, Ow Bunker Spain LLC tarafından düzenlenen 03.11.2014 ve 05/11/2014 tarihli sipariş onayı (sares order confirmation) belgelerinin altında gemi mührü ve kaptan imzasının yer aldığı, bu durumda yakıt talebinin geminin kaptanı tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, yine yakıt sağlama teyidi isimli belgenin de broker olarak hareket eden Ow Bunker firması tarafından düzenlendiği, Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş'nin geminin acentesi sıfatıyla Greoi Shipki gemisine tedarik edilecek yakıt için 03.11.2014 tarihinde gümrükten onay talep ettiği, yakıt ikmaline ilişkin belgede gemi mührü ve kaptan imzasının yer aldığı, bu şekilde davacının alacağının dayanağını oluşturan yakıt tedarikinin sözkonusu belgeler ile ispatlandığı, 235.936,62 USD asıl alacak üzerinden itirazın kısmen iptaline, işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de, davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin reddine, alacak belirli ve likit sayıldığından takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketinin Ukrayna bayraklı GEROI SHIPKI isimli gemiye İstanbulda iken yakıt tedarik ettiği, gemi acentesinin davalı Batı Vagon isimli, yakıt brokerinin OW Bunker […]L. isimli firma olduğu,dosyada iki davalı bulunduğu Batı Vagon ..AŞ'ye alacak için husumet yöneltilmediği, acenteden alacak talebinde bulunulmadığı, her iki davalıya izafeten husumet yöneltilen Batı Vagon ..AŞ vekilinin Ukreferry denizcilik şirketinin acentesi olduğunu cevap dilekçesinde kabul ettiği görüldüğünden hükümden sonra dosyaya vekaletname sunan vekilin Ukreferry Menagement LLC nin temsili hususunda Batı Vagon AŞ vekiline temsil yetkisi vermedikleri hususunda ki istinaf sebebleri yerinde olmadığı, Geroi Shipki gemisinin equasis web sitesinden alınan kaydı ile gemi donatanının ve kayıtlı malikinin Ukreferry Shipping Co PJSC, Ship manager/Commercial manager'in diğer davalı Ukreferry Shipmanagement LLC olduğu, Ukreferry Shipmanagement LLC'nin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması, sorumluluğun donatana ait olması, yöneticinin ancak gemi malikini temsilen işlemde bulunan kimse olması, ship managerin dava ile ilgisinin temsil düzeyinden ibaret olması nedeniyle bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekmektiği, 2 adet fatura dayalı alacak için takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı, yakıt sağlama teyitinin bunker broker ile yapıldığı, faturaların bunker broker'e kesilmiş olduğu, dava konusu yakıt faturaları ile uyumlu olarak davacının OW Bunkar […]L.

isimli firmadan alacaklı bulunduğu, davacının Geroi Shipki'ye teslim ettiği yakıtın bedelinin ödenmediği,yakıt teslim belgesinde, yakıtın teslim alındığının teyiti olarak gemi kaptanı mührü bulunduğu, davalı gemi işleticisinin de dava konusu yakıt ücretinin dava dışı yakıt komisyoncusuna ödediği konusunda savunmada bulunmadığı, davalının bu borcunu ödemesi gerekmektiği, ancak davacıyla arasında bir akit mevcut olmadığı ve faturaların tebliğine dair belge sunulmadığı, davalının temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından davacı vekilinin işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. hakkında açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunmadığından istinaf başvurusu hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi gereği esastan reddine, davalı "GEROI Shıpkı" Gemisi Donatanı Ukrferry Shıppıng Co Pjsc'ye İzafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş.

vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, "GEROI Shıpkı" Gemisi İşleteni Ukrferry Shıpmanagemenet LLC 'ye İzafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, bu davalı hakkındaki hükmün kaldırılmasına, "GEROI Shıpkı" Gemisi İşleteni Ukrferry Shıpmanagemenet LLC' hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili, davalı Davalı Ukrferry Shıppıng Co Pjsc ve "GEROI Shıpkı" Gemisi Donatanı Ukrferry Shıppıng Co Pjsc'ye İzafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

Dava, yabancı bayraklı gemiye tedarik edilen yakıt için düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili i.in başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yalnızca davalı gemisi işleteni Ukrferry Shıpmanagemente LLC 'ye izafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, bu davalı hakkındaki hükmün kaldırılmasına, bu davalı hakkında yeni hüküm kurularak davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen karar açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Bu yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Yine aynı Kanunun istinaf incelemesi neticesinde verilebilecek kararları düzenleyen 353. maddesinin 1.b bendinde, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğuna kanaat edilmesi halinde

istinaf başvurusunun esastan reddine; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise tespit edilen hata düzeltilerek yeniden esas hakkında; yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verileceğine yer verilmiştir. Buna göre, HMK'nın 297/2 ile 353/1.b hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunması üzerine istinaf başvurusunun esastan reddedilmesiyle birlikte ilk derece mahkemesi kararının;

yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında veya kararın gerekçesinde hata edilmesi üzerine tespit edilen hata düzeltilerek ya da yargılamada eksiklik bulunması halinde tespit edilen eksiklik giderildikten sonra bölge adliye mahkemesince verilen yeniden esas hakkındaki kararın infaza elverişli, yargıda açıklık ve netlik prensibine uygun, şüphe ve tereddüt uyandırmaktan uzak olması gerektiği anlaşılmaktadır.

Şu halde, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı, tarafların istinaf yoluna başvurması üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan şekilde, İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen dahi olsa yerinde görülmemesi halinde karar tamamen ortadan kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında, gerekçesiyle birlikte, karar verilmesi ve bu şekilde aynı uyuşmazlığın çözümünü sağlayan icra edilebilir tek bir karar oluşturulması gerekirken, İlk Derece Mahkemesi kararı aleyhine yapılan istinaf başvurusunun bir davalı yönünden kabulü ile kararın kaldırılması, diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı donatan Ukrferry Shıpmanagemente LLC 'ye izafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı donatan Ukrferry Shıpmanagemenet LLC 'ye İzafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/615671100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/22 E. 2018/1613 K. · Diğer usuli işlem

Gemi yakıt alacağında donatan-yönetici ayrımı ve husumet

Gerekçe özeti

Bir geminin 'manager' (yöneticisi) sıfatıyla gösterilen kişi, ship management sözleşmesi temsile yönelik bir acentelik sözleşmesi niteliğinde olduğundan, geminin işletilmesinden doğan borçlardan (örneğin yakıt bedeli) şahsen sorumlu tutulamaz; sorumluluk donatana/gemi malikine aittir ve yöneticiye husumet yöneltilemez. Yakıt satışından kaynaklanan alacaklar TTK 1246/1'de sayılan hallere (kira, zaman çarteri, navlun, konişmento) girmediğinden bir yıllık özel zamanaşımına değil, genel (10 yıllık) zamanaşımı süresine tabidir. Yakıt teminine ilişkin anlaşma ve faturalar dava dışı bir bunker broker adına düzenlenmiş olsa da, yakıtın gemi işleticisinin onayı ve talebiyle alındığı ihtilafsızsa, gemi işleteni yakıt bedelinden sorumludur; ikinci ödeme riskini broker'e karşı ayrıca ileri sürebilir. Alıcıya fatura tebliğ edilmediği ve faize ilişkin mutad bir uygulama ispatlanmadığı hallerde temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz talebi reddedilir.

Emsal değeri

Kararın gemi 'manager'ı ile 'operator'ı (donatan/işleten) arasındaki ayrımı ve manager'in ship management sözleşmesi çerçevesinde yalnızca temsilci/acente niteliğinde olup borçtan şahsen sorumlu tutulamayacağı yönündeki tespiti, deniz ticareti alacaklarında husumet belirlemesi açısından ikna edici (bölgesel) emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca TTK 1246/1'in yakıt satışı alacaklarını kapsamadığı, bu tür alacakların genel zamanaşımına tabi olduğu yönündeki tespit de emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: husumet (pasif husumet yokluğu) gemi yöneticisi (manager) gemi işleteni (operator) donatan ship management sözleşmesi acentelik temsil zamanaşımı (deniz ticaret hukuku) bunker broker temerrüt işlemiş faiz icra inkar tazminatı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/22

KARAR NO 2018/1613

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/10/2017

NUMARASI 2016/181Esas 2017/305 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/12/2018

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının donatanı olduğu Ukrayna bayraklı ... Imo nolu " ... " gemisi için 05/11/2014 tarihinde yakıt talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından 05/11/2014 tarihinde İstanbul sularında gemiye 385 metrik ton yakıt ikmali yapılarak sözkonusu yakıt için 03/11/2014 tarihli 112.770-usd bedelli ve 113.399,99-usd bedelli 2 adet fatura düzenlendiğini, ancak fatura bedellerinin vadesinde ödenmediğini, bu nedenle gemi hakkında ihtiyati haciz kararı alınması için mahkemeye müracat edildiğini, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/62 Değişik iş sayılı ve 2016/53 kararı ile davalının donatanı olduğu ...isimli geminin ihtiyaten haczine karar verildiğini, müvekkilinin yakıt alacağının TTK nın 1352.

Maddesine göre deniz alacağı, TTK'nın 1320. Maddesine göre de gemi alacağı hakkı verdiğini, ihtiyati haciz kararı alındıktan sonra İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini, donatanın acentesi olan ... A.Ş'nin sözkonusu yakıt tedarikine aracılık ettiğini, bu nedenle davalı yanın Batı Vagon'a tebligat yapılamayacağına ilişkin iddialarının haksız olduğunu ileri sürerek davalıların takibe itirazlarının iptali ile alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takibe konu alacağın TTK nın 1246. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğunu, ödeme emrinin usulsüzlüğünden dolayı icra takibine karşı şikayet yoluna gidildiğini, İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/308 Esas Sayılı dosyasında görülen davanın henüz sonuçlanmadığını, bu nedenle icra takibinin henüz kesinleşmediğini, davacının 05/11/2014 tarihinde vadesi dolan fatura alacağının bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 01/03/2016 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunarak takibe geçtiğini, müvekkili şirketin Odessa Ukrayna merkezli ... Denizcilik Şirketinin Türkiye acenteliğini yaptığını, TTK hükümlerine göre müvekkilinin acente olarak yalnızca donatanın Türkiye limanlarındaki işlemlerini gerçekleştirmek için yazışmalar yaptığını, donatan adına borçlanma yükümlülüğünün bulunmadığını, acentelik kapsamında ...

gemisine yakıt tedariki için Körfez Petro Kimya Gümrük Müdürlüğünden izin talep ettiğini, bu nedenle davacının acentelik ilişkisine dayanarak müvekkili şirketten yakıt bedeli talep etmesinin hukuken mümkün olamayacağını, kaldı ki söz konusu geminin yakıt tedarik işleminin... tarafından yapıldığını, ... başlıklı teyit belgesinde ve davacının tanzim ettiği faturalarda yakıtı alan firmanın ... firması olduğunun görüldüğünü, armatör ...,... brokerden İstanbul'da yakıt istediğini, brokerinde bu yakıtı davacıdan temin ettiğini, bu durumda davacının muhatabının ... firması olduğundan alacağını bu firmadan talep etmesi gerektiğini savunarak davanın husumet, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Yakıt tedariki yapılan ... IMO nolu... isimli Ukrayna bayraklı geminin dosyada mübrez equasis kaydından geminin kayıtlı maliki ve ..., işleteninin ise ... olduğu bu şirketlerin adresinin aynı olması sebebiyle aralarında organik bağ bulunan grup şirketler olduğu her iki davalı yönünden de acente sıfatıyla dava açılan ... şirketinin geminin Türkiye'deki acentesi olduğunu kabul ettiğinden, davalılara izafeten ...na dava yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı ,

6102 sayılı TTK nın 1104. Maddesinde , gemi bağlama limanı dışında bulunduğu sırada kaptanın geminin donatılmasına yakıt ve kumanyasına ilişkin her türlü işlem ve tasarrufları donatan adına yapmaya yetkili olduğu düzenlendiği, somut olayda Ukrayna bayraklı ... İstanbulda bulunduğu sırada yani bağlama limanı dışında iken gemi kaptanı tarafından yakıt ikmalinde bulunulduğu anlaşılmış olduğundan TTK nın 1104. Maddesine göre sözkonusu yakıt bedelinden dolayı açılan davada gemi donatanı ile .../ gemi işleteni olan davalıların husumet ehliyetinin bulunduğu ,

Davalılar vekili tarafından fatura alacağının TTK 1246.maddesinde düzenlenen bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, haciz ve takip tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu ileri sürülmüş ise de, TTK'nun 1246.maddesindeki zamanaşımı süresi gemi kira sözleşmeleri, zaman çarteri sözleşmeleri, navlun sözleşmeleri ile konişmentodan doğan alacaklar için öngörülmüş olduğundan yakıt satışından kaynaklanan fatura alacağı için bu sürenin uygulanamayacağı, uyuşmazlık konusu alacağının BK'nun 189.maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, takip ve dava tarihi itibariyle bu sürenin henüz dolmadığı ,

Davacının usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarında, ...adına tanzim edilen 03/11/2014 tarihli 113.399-usd bedelli ve 03/11/2014 tarihli 216558 seri nolu 122.770-usd bedelli faturalar karşılığı cari hesap bakiyesinin 235.936,62 -usd olarak tespit edildiği, davacının ... isimli gemiye 05/11/2014 tarihinde ...isimli ...ile ikmal ettiği, karşılığındada 236.170 USD yakıt alacağının doğduğu , ancak davacının ticari defterlerindeki cari hesap bakiyesinin 235.936,62-usd olarak tespit edildiği ,

... tarafından düzenlenen 03/11/2014 ve 05/11/2014 tarihli sipariş onayı (sares order confirmation) belgelerinin altında gemi mührü ve kaptan imzasının yer aldığı, bu durumda yakıt talebinin geminin kaptanı tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, yine yakıt sağlama teyidi isimli belgenin de broker olarak hareket eden ... firması tarafından düzenlendiği, ... A.Ş'nin geminin acentesi sıfatıyla ... gemisine tedarik edilecek yakıt için 03/11/2014 tarihinde gümrükten onay talep ettiği, yakıt ikmaline ilişkin belgede gemi mührü ve kaptan imzasının yer aldığı, bu şekilde davacının alacağının dayanağını oluşturan yakıt tedarikinin sözkonusu belgeler ile ispatlandığı ,235.936,62 USD asıl alacak üzerinden itirazın kısmen iptaline,işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de,davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin reddine, alacak belirli ve likit sayıldığından takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; yakıt satımından önce imzalanan yakıt teyidinin “yazılı sözleşme” olduğu,müvekkilinin gemiye sattığı yakıtın 1 ay vadeli olduğunu, geminin yakıtının 05.11.2014 tarihinde teslim alındığının gemi kaptanının imza ve mührünün bulunduğu,yakıt borcunun 05.12.2014 tarihinde muaccel olduğunu, sözleşmede ödeme tarihi hatta yakıt bedelinin ödenmemesi halinde faiz oranının belirlendiğini, takipte faiz istenemeyeceği şeklindeki tespitinin TTK 1530.maddesine aykırı olduğunu, kabul etmemekle birlikte, taraflar arasında bir sözleşme olmasa bile TTK 1530 maddesine göre faturalar üzerindeki faiz şartına süresinde itiraz etmeyen davalıların temerrüde düştüğünü, faturaların üzerinde “vadesinde ödenmemesi halinde aylık %3,5 gecikme zammı uygulanır” yazılı olduğunu,yakıt alacağını ispat ettiğini, dolayısıyla 235.936,62-usd asıl alacak üzerinden başlatılan icra takibine işlemiş faiz uygulanacağını,aylık %3,5 gecikme zammı talebi reddedilecekse uygulanacak faizin kamu bankalarınca işlenen usd mevduat hesabına işlenen faiz oranı üzerinden işlemiş faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmün işlemiş faize ilişkin kısmının kaldırılmasına ve icra takibindeki faiz miktarı kadar düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalılar vekili ; ... ile ... şirketleri hissedarlarının farklı olduğunu ve aralarında bağlantı bulunmadığını, ....’in armatör-kiracı-donatan olmadığı ve kendisine yurt dışı tebligat yapılması gerektiğini, bu yönüyle tebligata ilişkin hükümlerinin ihlal edildiği ve taraf teşkili sağlanmayarak savunma hakkının kullanılmasına imkan kalmadığını, zorunlu dava arkadaşlığı konusunda bir açıklamanın gerekçeli kararda yer almadığını, sipariş formundaki kaptan imzası/gemi mührü bulunmasının izin prosedürü olduğunu, hiçbir kaptanın yakıt siparişi verecek yetkisinin bulunmadığını, mahkemece kaptanın yetkisinin bu şekilde geniş değerlendirilmesinin denizcilik ve TTK hükümlerine uygun düşmediğini, müvekkillerine ticari defterlerini sunma şansı verilmediğini, faturanın ...’e kesildiğinin mahkemece de belirtildiği edildiğini, aynı faturanın 2 farklı kişiye kesilemeyeceğini, kararda ...’nin broker olarak değerlendirildiğini, fakat faturanın brokere kesilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili dilekçesinde; takibin dayanağı yakıt alacağının bir deniz alacağı olduğunu ve 1246.madde gereği bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, zamanaşımı süresi dolduktan sonra 01.03.2016 tarihinde tahsile girişildiğini, gerekçeli kararda yakıt alacağının bir deniz alacağı olduğu ve bu nedenle özel zamanaşımı süresine tabi tutulduğu hususunun dikkate alınmadığını, dava konusu yakıt ikmalinde, faturaların ...tarafından ... adına düzenlendiğini, bu doğrultuda “...i” gemisinin yakıt bedelinin, resmi yazışmaları acente vasıtasıyla armatörün talebini gerçekleştiren müvekkili şirketten değil, yakıtı satın alan bunkerden talep edilmesi gerektiğini, müvekkilinin acente olarak yalnızca donatanın Türkiye limanlarındaki işlemlerini gerçekleştirebilmesi için yazışmaları sağladığı,donatan adına herhangi bir borç yükümlülüğü altına girmediğini, hiçbir fatura yahut belgede müvekkilinin adı yada imzasının bulunmadığını, davacının yakıt bedelini ...

firmasında tahsil etme imkanı mümkün olup bu alacağını söz konusu şirket haricinde Ukrferry yahut müvekkili şirketten tahsil etmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşeceğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı şirketinin Ukrayna bayraklı ... isimli gemiye İstanbulda iken yakıt tedarik ettiği, gemi acentesinin davalı ...isimli , yakıt brokerinin.... İsimli firma olduğu ,dosyada iki davalı bulunduğu ... ..AŞ ye alacak için husumet yöneltilmediği ,acenteden alacak talebinde bulunulmadığı ,her iki davalıya izafeten husumet yöneltilen ...AŞ vekilinin Ukreferry denizcilik şirketinin acentesi olduğunu cevap dilekçesinde kabul ettiği görüldüğünden hükümden sonra dosyaya vekaletname sunan vekilin ... nin temsili hususunda... AŞ vekiline temsil yetkisi vermedikleri hususunda ki istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.

. ..AŞ hakkında açılmış bir takip ve dava bulunmadığı ,bu sebeble asaleten borçtan sorumlu tutulacağına ilişkin hükümde verilmediğinden her iki davalıya temsilen davada yer aldığından ... AŞ nin borçtan sorumlu bulunmadığına yönelik istinaf nedenleri hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davada taraf vekillerince sunulan deliller ve ... gemisinin equasis web sitesinden alınan kaydı ile gemi donatanının ve kayıtlı malikinin ... ,...l manager'in diğer davalı ...olduğu anlaşılmaktadır.Buna göre davalıların talebini hengi davalıya yöneltebileceği üzerinde durulmalıdır.

Manager sıfatı hakkında deniz ticareti ve sigortası konusunda uzman akademisyenler tarafından yazılan bilimsel çalışmalarda şu açıklamalara yer verilmiştir. "ISM Kod'un orjinal İngilizce metninde ise "Manager" yani gemi yöneticisinden söz edilmektedir. Diğer bir anlatımla İngilizce orjinal metindeki manager ile ifade edilmek istenen uluslararası alanda gemi yönetici "Ship manager" olarak tanımlanan kişidir. Bazı Türkçe metinlerde yönetici yerine işletici tabiri kullanılmaktadir ki bu tabir hatalı olmanın yanı sıra en azından gemi işletme müteahhidi kavramı ile karıştırılmaya müsaittir." (Prof. Zehra Şeker Öğüz, Gemi Yönetimi Sözleşmesi, İstanbul 2003,s 69-). İşleten olarak Türkçeye tercüme edilecek kelimelerin karşılığı manager değil operator kelimesidir.

"işleten" ve "yönetici" kavramlarının birbirinden farklı kavramlar olduğu 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 1320/1.maddesinde vurgulanmıştır. TTK 1320 maddesi hükmünün dayanağı 1993 tarihli Milletlerarası Sözleşmedir. Bu sözleşmenin 4.maddesinde yönetici terimine karşılık olarak "manager", işleten terimine karşılık ise " operator" kelimesi kullanılmış olup gerek milletlerarası hukukta gerekse Türk hukukunda yönetici terimine karşılık olarak "manager", işleten terimine karşılık olarak "operator" kavramları kullanılmaktadır. "Ship Menagament " sözleşmesi temsile yönelik bir acentelik sözleşmesi olup,bu sözleşme ile gemi maliki yönetene ücret karşılığında geminin kendi adına yönetilmesi yetki ve yükümlülüğünü devreder.

Bu sözleşme uyarınca yönetici bellli bir ücret karşılığında geminin işletilmesini malikin adına ve hesabına üstlenmektedir. Bu sebeple yönetici Borçlar Kanunu 32.maddesi anlamında temsilci ve 6762 sayılı TTK nun 116.maddesi çerçevesinde acente niteliğindedir." (Prof Fehmi Ülgener, Gemi Yönetimi Sözleşmesi, Gündüz Arbay Armağanı, İstanbul, s 140). "Gemi yöneticisi yönettiği gemiyi kendi nam ve hesabına deniz ticaretinde kullanmadığından geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplar ile borç donatana aittir. "(Prof. Zehra Şeker Öğüz, Gemi Yönetimi Sözleşmesi, İstanbul 2003,s 145-)

Yukarıda atıf yapılan kaynaklardan geminin yöneticisi olan ve ilk derece mahkemesince grup şirketi olduğun gerekçesiyle aleyhinde hüküm verilen ... nin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması, sorumluluğun donatana ait olması, yöneticinin ancak gemi malikini temsilen işlemde bulunan kimse olması, ship management sözleşmesinin temsile yönelik bir acentelik sözleşmesi olması, ship managerin dava ile ilgisinin temsil düzeyinden ibaret olması, TTK 102 ve TBK 40.maddeler gereğince gemi maliki / donatan ... yi temsil yetkisi bulunan diğer davalının doğan borçtan sorumlu tutulamayacağı davalıya husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Davacı takip alacaklısı tarafından birinci sırada borcun borçlusunun yakıtın tedarik olunduğu ... gemisinin işleteni olduğu belirtilerek husumet yöneltildiği ,takip ve davaya dahil edildiği anlaşılmakta ise de . ... ye yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde husumet yöneltilemeyeceğinden hakkında ki davanın dasif husumet yokluğundan reddi gerekmektedir.

Dosya arasında bulunan İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyasında alacaklı tarafından yakıt tedarikine ilişkin 2 adet faturaya dayanılarak ilamsız (adi) takip başlatıldığı ve “ilamsız takiplerde ödeme emri” düzenlenip borçlulara tebliğ edildiği görülmektedir. TTK nun 1246-1 maddesinde yazılı haller mevcut olmadığından , davacı ile davalı donatan arasındaki temel ilişkinin tabi olduğu genel zamanaşımı sürelerinin gözönünde bulundurulması suretiyle zamanaşımı defi’nin değerlendirilmesi gerekmekte olduğundan takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalı vekillerinin zamanaşımına yönelik savunmaları ve istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.

Davacı şirket yakıt temini konusunda yakıt komisyoncusu (Bunker Broker ) ile temasa geçmiştir. Yakıt sağlama teyiti bunker broker ile yapılmış, faturalar bunker broker'e kesilmiştir. Bilirkişi incelemesi ile davacı ticari kayıtlarında dava konusu yakıt borçlusu olarak dava dışı bunker broker, .... İsimli firma olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yapılmıştır. Bilirkişi incelemesine göre dava konusu yakıt faturaları ile uyumlu olarak davacı ... İsimli firmadan alacaklı bulunduğu,davacının ...'ye teslim ettiği yakıtın bedelinin ödenmediği sabittir.

Dosyada mevcut yakıt teslim belgesinde, yakıtın teslim alındığının teyiti olarak gemi kaptanı mührü bulunmaktadır. Davacı Yakıt anlaşmasını dava dışı yakıt komisyoncusu ile yapmıştır. Buna rağmen dava konusu yakıtın davalı gemi için alındığı ,gemi işleticisi onayı ve talebi ile alındığına ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı gemi işleticisi de dava konusu yakıt ücretinin dava dışı yakıt komisyoncusuna ödediği konusunda savunmada bulunmamıştır. Davalı için kullanılan yakıtın alacağının devam ettiği tespit edildiğine göre davalının bu borcunu ödemesi gerekmektedir. Davalı ikinci kez ödeme iddiasında ise bunu dava dışı yakıt komisyoncusundan ayrıca tahsili talep etme imkanı bulunmaktadır.

Davacı .... İsimli şirket ile yakıt teyiti anlaşması yaptığı gibi faturalarını da dava dışı bu şirket adına kesmiştir. Davalı ile yapılmış bir anlaşma mevcut değildir. Davalı şirkete faturaların tebliğ edildiğine ilişkin belge bulunmamaktadır. Davalıların dava konusu alacak ile ilgili olarak temerrüte düşürüldüğüne ilişkin belge olmadığı gibi faize ilişkin mutad uygulama bulunmamaktadır.Bu nedenle temerrüt gerçekleşmediğinden davacı vekilinin işlemiş faiz talebi yerinde değildir.

Davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine davalı ....vekilinin istinaf sebebleri yerinde olup adı geçen davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden aleyhinde verilen hükmün kaldırılmasına , ... hakkında ki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı vekili tarafından davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-... A.Ş. Hakkında açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunmadığından istinaf başvurusu hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,

2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

3-Davalı ... IMO NUMARALI, UKRAYNA BAYRAKLI, "..." GEMİSİ...I AŞ vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

4- ... IMO NUMARALI, UKRAYNA BAYRAKLI,"..." GEMİSİ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/181 Esas- 2017/305 Karar sayılı ve 11/10/2017 tarihli hükmünün ... IMO NUMARALI, UKRAYNA BAYRAKLI, "..." ... hakkındaki hükmün HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA,

"... IMO NUMARALI, UKRAYNA BAYRAKLI,"..." GEMİSİ İŞLETENİ ...' hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,"

İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;

Davalı ... IMO Numaralı … ...kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2 maddesi uyarınca 2.180-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,

... tarafından ayrıca yapılmış yargı gideri bulunmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına,

Davacıdan alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL nin mahsubu ile bakiye 4,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davalı ... 'den alınması gereken 47.024,07- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 11.756,02- TL nin mahsubu ile bakiye 35.268,05 -TL'nin davalı ... IMO Numaralı … ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 75-TL istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına , davalı ... tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/12/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.