İstinafta bölünmüş hüküm infazda tereddüt yaratır, bozulur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/914 E. 2020/3918 K. · · İlk derece: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını kısmen dahi olsa yerinde görmüyorsa kararı tamamen ortadan kaldırıp davanın esası hakkında gerekçesiyle birlikte yeniden karar vermeli ve aynı uyuşmazlık için icra edilebilir tek bir hüküm oluşturmalıdır. İstinaf başvurusunun bir davalı yönünden kabulüyle kararın kaldırılması, diğer davalı yönünden esastan reddedilmesi biçiminde bölünmüş ve infazda tereddüt yaratan hüküm kurulması, HMK'nın 297/2 ve 353/1.b maddelerine aykırı olup re'sen bozmayı gerektirir.
Ele alınan sorunlar
İstinaf incelemesi sonunda kurulacak hükmün açıklığı ve infaz kabiliyeti → kabul
Gerekçe: HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen karar açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir; bu, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. HMK'nın 353. maddesinin 1.b bendi, incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunması hâlinde istinaf başvurusunun esastan reddine; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmaması ya da gerekçede hata edilmiş olması hâlinde hata düzeltilerek yeniden esas hakkında; yargılamadaki eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesine olanak tanır. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, bölge adliye mahkemesince verilen yeniden esas hakkındaki kararın infaza elverişli, yargıda açıklık ve netlik prensibine uygun ve şüphe ile tereddüt uyandırmaktan uzak olması gerekir. Buna göre ilk derece mahkemesi kararı kısmen dahi olsa yerinde görülmüyorsa karar tamamen ortadan kaldırılarak davanın esası hakkında gerekçesiyle birlikte yeniden karar verilmeli ve aynı uyuşmazlığın çözümünü sağlayan icra edilebilir tek bir karar oluşturulmalıdır. İstinaf başvurusunun bir davalı yönünden kabulüyle kararın kaldırılması, diğer davalı yönünden esastan reddedilmesi suretiyle infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bölge adliye mahkemesinin kısmi kaldırma hâlinde nasıl hüküm kuracağına ilişkin, re'sen bozma sebebi teşkil eden usuli ölçüt.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargıda açıklık ve netlik prensibi↗ hükmün infaz kabiliyeti↗ istinaf incelemesi sonucunda verilebilecek kararlar↗ re'sen bozma↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücû tazminatı | Rücuan tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10242 E. 2010/1248 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyan · taşıyan sıfatı · asıl taşıyıcı · navlun faturası · taşıyanın sorumluluğu · delil değerlendirmesi · izafeten dava · konşimento
Benzer bu karardaTic.A.Ş.’nin kendisine asaleten, UKRFERRY Shipping Firmasına «izafeten» vekili tarafından verilen yanıtta, müvekkili şirketin UKRFERRY Shipping şirketi adına taşıma ilişkisinde aracılıkta bulunmamış olduğunu, bu nedenle davanın anılan şirkete izafeten müvekkiline karşı açılmasının mümkün olmadığını, Batı Gemi İşletmeciliği A.Ş.’nin davaya konu taşımada «taşıyan sıfatı» ile de hareket etmemiş bulunduğunu, bu nedenle de davada hasım gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu zarardan «taşıyanın sorumlu» olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Şti. olduğu, Batı Gemi İşletmeciliği A.Ş.’nin ise bu taşımayı «alt taşıyan» sıfatıyla yerine getirdiği, davaya konu taşımaya ilişkin «navlun faturasının» davacının sigortalısına Batı Gemi İşletmeciliği A.Ş. tarafından düzenlenmiş olduğu ve bu taşımanın demiryolu ayağını gerçekleştiren Batırail Batı Vagon....A.Ş.’nin de navlun faturasını bu şirkete yönelik düzenlemiş bulunduğu ve “Booking Note” de sözleşmeyi yerine getirecek şirket olarak Batı Gemi İşletmeciliği A.Ş.nin gösterilmiş olmasına göre Batı Gemi İşletmeciliği A.Ş.’nin «taşıyan sıfatı» bulunduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, anılan şirkete karşı bu sıfatla açılan davanın yazılı şekilde «pasif husumet ehliyetinin» olmadığından bahisle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş. aleyhine «izafeten» dahi olsa dava açmasının mümkün olmadığı, yine Batı Gemi İşletmeciliği A.Ş.’nin «taşıyan sıfatına» sahip olmaması nedeniyle de aleyhine asaleten dava açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2-Öte yandan, taşımayı «asıl taşıyıcı» sıfatıyla üstlenen yabancı firmanın «acentesinin» Batı Gemi İşletmeciliği A.Ş. olmadığı anlaşılmış ise de, Batı Gemi İşletmeciliğine karşı «izafeten» açılan davada asıl davalının anılan yabancı firma olduğu gözetilerek UKRFERRY Shipping, Odessa’ya karşı açılan bu davada dava dilekçesi ve duruşma gününün bu davalıya Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliği hususunun yerine getirilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde bu davalı hakkında açılan davanın da «husumetten» reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Taşınır rehninin paraya çevrilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6223 E. 2017/5085 K.
Ortak:zamanaşımı 10 yıllık
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşınır rehninin paraya çevrilmesi · taşınır rehni · gemi alacağı · gemi alacaklısı hakkı · rehnin paraya çevrilmesi · sıfat yokluğu · ilamsız takip · kanuni rehin hakkı
Benzer bu karardaTakip talebi ve «ödeme emrinin» alt kısmına yazılan “6762 sayılı TTK’nun 1235 ve 1236. maddeleri uyarınca doğan «gemi alacağı» ve «kanuni rehin hakkı» tesisi, 1242. maddesi uyarınca alacağın tahsili” ibaresi takibi «taşınır rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip haline getirmeyeceği gibi TTK’nın 1235/6 ncı maddesinde, kaptanın bu sıfatla ve gemi bağlama limanı dışında bulunduğu sırada, zaruret hallerinde 988 ve 1001 nci maddeler hükümleri gereğince geminin bakımı veya yolculuğun başarılabilmesi için yaptığı kredi muamelelerinden doğan alacakların, sahiplerine «gemi alacaklısı hakkı» vereceği hükme bağlanmış olup, somut olayda davacı vekili anılan koşullarda yakıt tedarik edildiğine dair delil de sunmuş değildir.
Mahkemece, 6762 sayılı TTK’nun 1235. maddesinde «gemi alacaklısı hakkı» veren alacakların sınırlı olarak sayıldığı, yakıt alacağının kural olarak 6762 sayılı TTK’nun 1235/6. bendi kapsamında «gemi alacağı» niteliğinde olduğu, davanın tabi olduğu «zamanaşımı» süresinin TTK’nun 1259/1.fıkra hükmüne göre bir yıl olduğu, takip tarihi itibari ile alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davalı «donatan» hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, dosya arasında bulunan ... ...
Denizcilik ve Gemi İşletmeciliği A.Ş hakkındaki davanın pasif taraf «sıfatı yokluğundan» reddine, davalı gemi «donatanı» ...
Davalı vekili ise dava konusu alacağın «kanuni rehin hakkı» bahşetmeyip, «zamanaşımına» uğradığını savunmuş, davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, davanın tabi olduğu zamanaşımı süresinin TBK’nun 146. maddesi gereğince on yıl olduğunu bildirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6722 E. 2010/8408 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan sıfatı · izafeten dava · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyan · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. aleyhine «izafeten» dahi olsa dava açmasının mümkün olmadığı, yine ...Gemi İşletmeciliği A.Ş.’nin «taşıyan sıfatına» sahip olmaması nedeniyle de aleyhine asaleten dava açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece, «taşıyanın» UKRFERRY Odessa olduğu, bu şirketin «acentesinin» dava dışı ...Nakliyat ve Denizcilik Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/914 E. , 2020/3918 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.10.2017 tarih ve 2016/181 E. - 2017/305 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.12.2018 tarih ve 2018/22 E. - 2018/1613 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, davalı Ukrferry Shıppıng Co Pjsc ve "Geroı Shıpkı" Gemisi Donatanı Ukrferry Shıppıng Co Pjsc'ye İzafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 06.10.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av.
Arife Özbek dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının donatanı olduğu Ukrayna bayraklı 7605770 Imo nolu "Geroı Shıpkı" gemisi için 05.11.2014 tarihinde yakıt talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından 05.11.2014 tarihinde İstanbul sularında gemiye 385 metrik ton yakıt ikmali yapılarak sözkonusu yakıt için 03.11.2014 tarihli 112.770-USD bedelli ve 113.399,99-USD bedelli 2 adet fatura düzenlendiğini, ancak fatura bedellerinin vadesinde ödenmediğini, TTK'nın 1352. maddesine göre deniz alacağı, TTK'nın 1320. maddesine göre de gemi alacağı hakkı verdiğini, ihtiyati haciz kararı alındıktan sonra İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2016/7789 E. sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini, donatanın acentesi olan Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş'nin sözkonusu yakıt tedarikine aracılık ettiğini, bu nedenle davalı yanın Batı Vagon'a tebligat yapılamayacağına ilişkin iddialarının haksız olduğunu ileri sürerek davalıların takibe itirazlarının iptali ile alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep etmiştir.
Davalılar vekili; takibe konu alacağın TTK'nın 1246. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğunu, müvekkili şirketin Odessa Ukrayna merkezli Ukrferry Denizcilik Şirketinin Türkiye acenteliğini yaptığını, TTK hükümlerine göre müvekkilinin acente olarak yalnızca donatanın Türkiye limanlarındaki işlemlerini gerçekleştirmek için yazışmalar yaptığını, donatan adına borçlanma yükümlülüğünün bulunmadığını, yakıt tedarik işleminin Ow Bunker […]L tarafından yapıldığını, Bunker Spain Confermaiton başlıklı teyit belgesinde ve davacının tanzim ettiği faturalarda yakıtı alan firmanın Ow Bunker […]L firması olduğunun görüldüğünü, alacağını bu firmadan talep etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; geminin kayıtlı maliki ve ISM Managerinin Ukrferry Shipping Co Psjs, işleteninin ise Ukrferry Ship Management LLC olduğu bu şirketlerin adresinin aynı olması sebebiyle aralarında organik bağ bulunan grup şirketler olduğu, her iki davalı yönünden de acente sıfatıyla dava açılan Batı Vagon Deniz Taşımacılığı şirketinin geminin Türkiye'deki acentesi olduğunu kabul ettiğinden, davalılara izafeten Batı Vagon Deniz Taşımacılığına dava yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, bağlama limanı dışındayken kaptanın yakıt ikmalinde bulunudğu bu durumda gemi donatanı ile İSM Meneger / gemi işleteni olan davalıların husumet ehliyetinin bulunduğu, uyuşmazlık konusu alacağının BK'nun 189.maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, takip ve dava tarihi itibariyle bu sürenin henüz dolmadığı, davacının usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarında, Ow Bunker Spain Slc adına tanzim edilen 03.11.2014 tarihli 113.399-USD bedelli ve 03.11.2014 tarihli 216558 seri nolu 122.770-USD bedelli faturalar karşılığı cari hesap bakiyesinin 235.936,62-USD olarak tespit edildiği, davacının Greoi Shipki isimli gemiye 05.11.2014 tarihinde Florya-E isimli Barch ile ikmal ettiği, karşılığındada 236.170 USD yakıt alacağının doğduğu, ancak davacının ticari defterlerindeki cari hesap bakiyesinin 235.936,62-USD olarak tespit edildiği, Ow Bunker Spain LLC tarafından düzenlenen 03.11.2014 ve 05/11/2014 tarihli sipariş onayı (sares order confirmation) belgelerinin altında gemi mührü ve kaptan imzasının yer aldığı, bu durumda yakıt talebinin geminin kaptanı tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, yine yakıt sağlama teyidi isimli belgenin de broker olarak hareket eden Ow Bunker firması tarafından düzenlendiği, Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş'nin geminin acentesi sıfatıyla Greoi Shipki gemisine tedarik edilecek yakıt için 03.11.2014 tarihinde gümrükten onay talep ettiği, yakıt ikmaline ilişkin belgede gemi mührü ve kaptan imzasının yer aldığı, bu şekilde davacının alacağının dayanağını oluşturan yakıt tedarikinin sözkonusu belgeler ile ispatlandığı, 235.936,62 USD asıl alacak üzerinden itirazın kısmen iptaline, işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de, davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin reddine, alacak belirli ve likit sayıldığından takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketinin Ukrayna bayraklı GEROI SHIPKI isimli gemiye İstanbulda iken yakıt tedarik ettiği, gemi acentesinin davalı Batı Vagon isimli, yakıt brokerinin OW Bunker […]L. isimli firma olduğu,dosyada iki davalı bulunduğu Batı Vagon ..AŞ'ye alacak için husumet yöneltilmediği, acenteden alacak talebinde bulunulmadığı, her iki davalıya izafeten husumet yöneltilen Batı Vagon ..AŞ vekilinin Ukreferry denizcilik şirketinin acentesi olduğunu cevap dilekçesinde kabul ettiği görüldüğünden hükümden sonra dosyaya vekaletname sunan vekilin Ukreferry Menagement LLC nin temsili hususunda Batı Vagon AŞ vekiline temsil yetkisi vermedikleri hususunda ki istinaf sebebleri yerinde olmadığı, Geroi Shipki gemisinin equasis web sitesinden alınan kaydı ile gemi donatanının ve kayıtlı malikinin Ukreferry Shipping Co PJSC, Ship manager/Commercial manager'in diğer davalı Ukreferry Shipmanagement LLC olduğu, Ukreferry Shipmanagement LLC'nin geminin işletilmesinden doğan kazanç ve kayıplardan sorumlu olmaması, sorumluluğun donatana ait olması, yöneticinin ancak gemi malikini temsilen işlemde bulunan kimse olması, ship managerin dava ile ilgisinin temsil düzeyinden ibaret olması nedeniyle bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekmektiği, 2 adet fatura dayalı alacak için takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı, yakıt sağlama teyitinin bunker broker ile yapıldığı, faturaların bunker broker'e kesilmiş olduğu, dava konusu yakıt faturaları ile uyumlu olarak davacının OW Bunkar […]L.
isimli firmadan alacaklı bulunduğu, davacının Geroi Shipki'ye teslim ettiği yakıtın bedelinin ödenmediği,yakıt teslim belgesinde, yakıtın teslim alındığının teyiti olarak gemi kaptanı mührü bulunduğu, davalı gemi işleticisinin de dava konusu yakıt ücretinin dava dışı yakıt komisyoncusuna ödediği konusunda savunmada bulunmadığı, davalının bu borcunu ödemesi gerekmektiği, ancak davacıyla arasında bir akit mevcut olmadığı ve faturaların tebliğine dair belge sunulmadığı, davalının temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından davacı vekilinin işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. hakkında açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm bulunmadığından istinaf başvurusu hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi gereği esastan reddine, davalı "GEROI Shıpkı" Gemisi Donatanı Ukrferry Shıppıng Co Pjsc'ye İzafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş.
vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, "GEROI Shıpkı" Gemisi İşleteni Ukrferry Shıpmanagemenet LLC 'ye İzafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, bu davalı hakkındaki hükmün kaldırılmasına, "GEROI Shıpkı" Gemisi İşleteni Ukrferry Shıpmanagemenet LLC' hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı Davalı Ukrferry Shıppıng Co Pjsc ve "GEROI Shıpkı" Gemisi Donatanı Ukrferry Shıppıng Co Pjsc'ye İzafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı bayraklı gemiye tedarik edilen yakıt için düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili i.in başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yalnızca davalı gemisi işleteni Ukrferry Shıpmanagemente LLC 'ye izafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, bu davalı hakkındaki hükmün kaldırılmasına, bu davalı hakkında yeni hüküm kurularak davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen karar açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Bu yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Yine aynı Kanunun istinaf incelemesi neticesinde verilebilecek kararları düzenleyen 353. maddesinin 1.b bendinde, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğuna kanaat edilmesi halinde
istinaf başvurusunun esastan reddine; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise tespit edilen hata düzeltilerek yeniden esas hakkında; yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verileceğine yer verilmiştir. Buna göre, HMK'nın 297/2 ile 353/1.b hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunması üzerine istinaf başvurusunun esastan reddedilmesiyle birlikte ilk derece mahkemesi kararının;
yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında veya kararın gerekçesinde hata edilmesi üzerine tespit edilen hata düzeltilerek ya da yargılamada eksiklik bulunması halinde tespit edilen eksiklik giderildikten sonra bölge adliye mahkemesince verilen yeniden esas hakkındaki kararın infaza elverişli, yargıda açıklık ve netlik prensibine uygun, şüphe ve tereddüt uyandırmaktan uzak olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Şu halde, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı, tarafların istinaf yoluna başvurması üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan şekilde, İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen dahi olsa yerinde görülmemesi halinde karar tamamen ortadan kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında, gerekçesiyle birlikte, karar verilmesi ve bu şekilde aynı uyuşmazlığın çözümünü sağlayan icra edilebilir tek bir karar oluşturulması gerekirken, İlk Derece Mahkemesi kararı aleyhine yapılan istinaf başvurusunun bir davalı yönünden kabulü ile kararın kaldırılması, diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı donatan Ukrferry Shıpmanagemente LLC 'ye izafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı donatan Ukrferry Shıpmanagemenet LLC 'ye İzafeten Acentesi Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/615671100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz