Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/92 E. 2020/3984 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil" ibareli marka başvurusuyla davalı şahsın "Ceviz Bahçesi" ve "Ceviz Ağacı Bahçesi" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasında asli ayırt edici unsurun Cevizli Bahçe şeklinde ön plana çıktığı, bu açıdan Cevizli Bahçe ile Ceviz Bahçesi ve Ceviz Ağacı Bahçesi markalarının sesçil ve görsel olarak yüksek derecede benzerlik oluşturduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu 29. sınıfta yer alan "ceviz, kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin" mallar ile 30. sınıfta yer alan "Bal, arı sütü, propolis" mallar bakımından ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının "Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının "Ceviz Bahçesi" ve "Ceviz Ağacı Bahçesi" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir açıdan bakıldığında ortalama tüketici nezdinde davalı şahsın yukarıda belirtilen 29 ve 30. sınıftaki mallar bakımından "Ceviz Bahçesi" ve "Ceviz Ağacı Bahçesi" ibareli markalı ürünleri almak isterken davacının "Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil" ibareli markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabilecekleri, 29 ve 30. sınıftaki reddedilen mallar yönünden ortalama tüketici nezdinde başvuru konusu işaret ile davalı firmanın markası arasında işletmesel bağ olduğu algılaması oluşabileceği, her iki markanın aynı işletmenin markası ve idari-ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği bu açılardan taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davalı kurum kararının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesince yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kimsenin tekeline verilemeyecek olan tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınamaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden herkesin kulllanımına açık olan ve bu sebeple ayırt edicilik düzeyi zayıf ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması ve bu hususta kimseye tekel hakkı verilmemesi gerekir. Zira, marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya tanımlayıcıya yakın ibareleri esas unsur olarak içeren markalar baştan itibaren ayırt edicilik gücü zayıf marka konumunda olup, bu tür zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceği göz önüne alınmalıdır.
Belirtilen ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa, davalının itirazına mesnet tuttuğu markalar, “Ceviz Ağacı Bahçesi” ve “Ceviz Bahçesi” ibareli markalar olup, mesnet markalarda yer alan ibareler, başvuru markası kapsamında yer alan 29. sınıftaki “Ceviz ve kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin” malları yönünden doğrudan tanımlayıcı olmasa da tanımlayıcıya yakın ve herkesin kullanımına açık ibarelerdir. Bu nedenle mesnet markalar anılan mallar bakımından ayırt edicilik düzeyi zayıf marka konumundadır. Bu itibarla, “Cevizli Bahçe Sipahiköy” ibaresinden ve iki sincap şeklinden oluşan başvuru markasının, mesnet markalardan farklı olarak içerdiği “Sipahiköy” ibaresi ve şekilden dolayı 29. sınıftaki mallar yönünden iltibas tehlikesini bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığının kabulü ile hüküm tesisi gerekirken, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5331 E. 2024/2538 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas · Kurum kararının iptali
İncelediğiniz kararda… "Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil" ibareli marka başvurusuyla davalı şahsın "Ceviz Bahçesi" ve "Ceviz Ağacı Bahçesi" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasında asli ayırt edici unsurun Cevizli Bahçe şeklinde ön plana çıktığı, bu açıdan Cevizli Bahçe ile Ceviz …
Zira, marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya tanımlayıcıya yakın ibareleri esas unsur olarak içeren markalar baştan itibaren «ayırt edicilik» gücü zayıf marka konumunda olup, bu tür zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken «iltibas» tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceği göz önüne alınmalıdır.
… en ve iki sincap şeklinden oluşan başvuru markasının, mesnet markalardan farklı olarak içerdiği “Sipahiköy” ibaresi ve şekilden dolayı 29. sınıftaki mallar yönünden «iltibas» tehlikesini bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığının kabulü ile hüküm tesisi gerekirken, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince yanılgılı değerlendirmeye d …
Benzer bu kararda… cının Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil ibareli marka başvurusuyla davalı şahsın Ceviz Bahçesi ve Ceviz Ağacı Bahçesi ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama tüketici nezdinde 29 ve 30. sınıftaki reddedilen mallar yönünden başvuru konusu işaret ile davalı firmanın mar …
… İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin başvurusuna konu marka ile davalının itirazına mesnet tuttuğu markalar arasında «iltibas» tehlikesine yol açacak bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… n kullanımına açık ibareler olduğu, başvuru markasının, mesnet markalardan farklı olarak içerdiği Sipahiköy ibaresi ve şekilden dolayı 29. sınıftaki mallar yönünden «iltibas» tehlikesini bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · kötü niyet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… eklindeki kararının Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12.10.2020 tarih ve 2020/92 E., 2020/3984 K. sayılı kararı ile kesinleştiğinin tespiti ile aynı konuda tekrar karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında dava konusu sınıflar bakımından karıştırılma ihtimaline neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, hem emtia hem de marka benzerliğinin mevcut olduğunu, «kötü niyetin» ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7288 E. 2022/8633 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaZira, marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya tanımlayıcıya yakın ibareleri esas unsur olarak içeren markalar baştan itibaren «ayırt edicilik» gücü zayıf marka konumunda olup, bu tür zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken «iltibas» tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceği göz önüne alınmalıdır.
… "Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil" ibareli marka başvurusuyla davalı şahsın "Ceviz Bahçesi" ve "Ceviz Ağacı Bahçesi" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasında asli ayırt edici unsurun Cevizli Bahçe şeklinde ön plana çıktığı, bu açıdan Cevizli Bahçe ile Ceviz …
556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Benzer bu kararda… alları yönünden doğrudan tanımlayıcı olmasa da tanımlayıcıya yakın ve herkesin kullanımına açık ibareler olduğu, bu nedenle mesnet markalar anılan mallar bakımından «ayırt edicilik» düzeyi zayıf marka konumunda olduğu, bu itibarla, “Cevizli Bahçe Sipahiköy” ibaresinden ve iki sincap şeklinden oluşan başvuru markasının, mesnet markalardan farklı olarak içerdiği “Sipahiköy” ibaresi ve şekilden dolayı 29. sınıftaki mallar yönünden «iltibas» tehlikesini bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2016/05992 başvuru sayılı markanın kapsadığı 29.ncu sınıftaki mallar yönünden TPMK'nın 2017-M-3009 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/05992 başvuru sayılı markanın kapsadığı 30. sınıfta yer alan "Bal, arı sütü, propolis." mallar bakımından daha önce mahkememizce verilen davanın reddi şeklindeki kararının Yargıtay 11.HD'nin 12.10.2020 Tarih ve 2020/92 Esas, 2020/3984 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğinin tespiti ile aynı konuda tekrar karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davaların birleştirilmesi · infazda tereddüt · denetime elverişlilik · infaz · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekili ve davalı TPMK vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hüküm «infazda tereddüt» yaratacak nitelikte kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında çelişki yaratılmıştır.
… alları yönünden doğrudan tanımlayıcı olmasa da tanımlayıcıya yakın ve herkesin kullanımına açık ibareler olduğu, bu nedenle mesnet markalar anılan mallar bakımından «ayırt edicilik» düzeyi zayıf marka konumunda olduğu, bu itibarla, “Cevizli Bahçe Sipahiköy” ibaresinden ve iki sincap şeklinden oluşan başvuru markasının, mesnet markalardan farklı olarak içerdiği “Sipahiköy” ibaresi ve şekilden dolayı 29. sınıftaki mallar yönünden «iltibas» tehlikesini bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2016/05992 başvuru sayılı markanın kapsadığı 29.ncu sınıftaki mallar yönünden TPMK'nın 2017-M-3009 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/05992 başvuru sayılı markanın kapsadığı 30. sınıfta yer alan "Bal, arı sütü, propolis." mallar bakımından daha önce mahkememizce verilen davanın reddi şeklindeki kararının Yargıtay 11.HD'nin 12.10.2020 Tarih ve 2020/92 Esas, 2020/3984 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğinin tespiti ile aynı konuda tekrar karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5023 E. 2013/21646 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulüne, 1.500 TL «maddi tazminat», 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 551 sayılı KHK’nın 77. maddesi uyarınca davalılar vekili tarafından ileri sürülen bu savunma üzerinde durulmaksızın «eksik inceleme» ile yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11860 E. 2011/11210 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… "Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil" ibareli marka başvurusuyla davalı şahsın "Ceviz Bahçesi" ve "Ceviz Ağacı Bahçesi" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasında asli ayırt edici unsurun Cevizli Bahçe şeklinde ön plana çıktığı, bu açıdan Cevizli Bahçe ile Ceviz …
Zira, marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya tanımlayıcıya yakın ibareleri esas unsur olarak içeren markalar baştan itibaren «ayırt edicilik» gücü zayıf marka konumunda olup, bu tür zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken «iltibas» tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceği göz önüne alınmalıdır.
… en ve iki sincap şeklinden oluşan başvuru markasının, mesnet markalardan farklı olarak içerdiği “Sipahiköy” ibaresi ve şekilden dolayı 29. sınıftaki mallar yönünden «iltibas» tehlikesini bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığının kabulü ile hüküm tesisi gerekirken, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince yanılgılı değerlendirmeye d …
Benzer bu kararda… n "Ba" hecesi ile başlaması ve ürünlerin alıcısının çocuklar olduğu dikkate alındığında, davacının özellikle (185887) numaralı markası ile davalı markaları arasında «iltibasın» var olduğu, davacının (015283) numaralı "şekil" markası için iltibasın oluştuğunun söylenemeyeceği, davalının marka tescil başvurusunun dava tarihinden önce yapıldığı ve hükümsüzlük kararı verilinceye kadar kullanılmasının yasal olduğu gerekçesiyle davacının davalıların markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi talebinin reddine, davalı ...Ş'nin tescilli markalarının hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile tescil edilmesi halinde davalı markalarının hükümsüzlüğü ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece davacının özellikle (185887) numaralı markası ile davalının markaları arasında «iltibasın» var olduğu ve yine davacının “Bounty” ibareli markaları ile davalının “Bahama” ibareli markaları arasında telaffuz açısından benzerliğin bulunduğu gerekçesiyle yaz …
Ancak tarafların markalarının aynı gruba «dahil» çikolata mamulleri ve gofretler gibi emtealarda kullanılacağı ve davalı markalarının “sütlü çikolata kaplamalı hindistan cevizli bar” ve “hindistan cevizli çikolatalı gofret” emtealarında tescil ettirilmek istendiği gözetildiğinde, aynı türden bu ürünlerin özelliklerinin, aynı unsurların «iltibas» yaratmayacak bir şekilde farklı kompozisyonlarda kullanılması suretiyle anlatılmasının mümkün olduğu ve bu durumun «marka hakkına tecavüz» veya «haksız rekabet» oluşturmayacağı kabul edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1- Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile tescil edilmesi halinde davalı markalarının hükümsüzlüğü ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece davacının özellikle (185887) numaralı markası ile davalının markaları arasında «iltibasın» var olduğu ve yine davacının “Bounty” ibareli markaları ile davalının “Bahama” ibareli markaları arasında telaffuz açısından benzerliğin bulunduğu gerekçesiyle yaz …
Ancak tarafların markalarının aynı gruba «dahil» çikolata mamulleri ve gofretler gibi emtealarda kullanılacağı ve davalı markalarının “sütlü çikolata kaplamalı hindistan cevizli bar” ve “hindistan cevizli çikolatalı gofret” emtealarında tescil ettirilmek istendiği gözetildiğinde, aynı türden bu ürünlerin özelliklerinin, aynı unsurların «iltibas» yaratmayacak bir şekilde farklı kompozisyonlarda kullanılması suretiyle anlatılmasının mümkün olduğu ve bu durumun «marka hakkına tecavüz» veya «haksız rekabet» oluşturmayacağı kabul edilmelidir.
… n "Ba" hecesi ile başlaması ve ürünlerin alıcısının çocuklar olduğu dikkate alındığında, davacının özellikle (185887) numaralı markası ile davalı markaları arasında «iltibasın» var olduğu, davacının (015283) numaralı "şekil" markası için iltibasın oluştuğunun söylenemeyeceği, davalının marka tescil başvurusunun dava tarihinden önce yapıldığı ve hükümsüzlük kararı verilinceye kadar kullanılmasının yasal olduğu gerekçesiyle davacının davalıların markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi talebinin reddine, davalı ...Ş'nin tescilli markalarının hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK.'nin 5/«son» maddesi uyarınca markalar, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4408 E. 2013/670 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaZira, marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya tanımlayıcıya yakın ibareleri esas unsur olarak içeren markalar baştan itibaren «ayırt edicilik» gücü zayıf marka konumunda olup, bu tür zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken «iltibas» tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceği göz önüne alınmalıdır.
… "Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil" ibareli marka başvurusuyla davalı şahsın "Ceviz Bahçesi" ve "Ceviz Ağacı Bahçesi" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasında asli ayırt edici unsurun Cevizli Bahçe şeklinde ön plana çıktığı, bu açıdan Cevizli Bahçe ile Ceviz …
556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Benzer bu kararda… tan cevizi" anlamına geldiği, yani kullanıldığı ürün sınıfı olan bisküvi ve çikolata benzeri ürünler için cins ve çeşit bildirmesi nedeniyle doğrudan tanımlayıcı ve «ayırt edicilikten» yoksun bulunduğu ve yardımcı unsur niteliği taşıdığı, bu nedenle davacı markasında yer alan "..." ifadesinin asli unsur konumunda olduğu davalı başvurusunda ise asıl unsuru "..." ibaresinin gıda sektörü için farklılık yaratan "hindistan cevizi topu" anlamına gelen, ayırım gücü zayıf olmakla beraber doğrudan tanımlayıcı olmayan türetme bir sözcük olması nedeniyle markalar arasında «iltibasın» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ağrışım ve bağlantı kurulmak suretiyle karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer olmadıkları için markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» riski bulunduğu bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece bilirkişi kurulu raporları arasındaki çelişkiyi giderici, üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/92 E. , 2020/3984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/03/2018 tarih ve 2017/222 E- 2018/101 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 17/10/2019 tarih ve 2018/1543 E- 2019/1017 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “CEVİZLİ BAHÇE SİPAHİKÖY+ Şekil” ibaresini marka olarak tescil için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2016/05992 kod numarasını alan başvuruya davalı şahısça kendisine ait 2012/86773 sayılı “Ceviz Ağacı Bahçesi” ibareli ve 2012/86775 sayılı, “Ceviz Bahçesi” ibareli markalar mesnet gösterilmek suretiyle itirazda bulunulduğunu, Markalar Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda itirazın kısmen kabulüne karar verildiğini ve marka başvurusunun 29. sınıfta yer alan “ceviz, kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin” mallar ile 30. Sınıfta yer alan “Bal, arı sütü, propolis” malları bakımından reddedildiğini, Markalar Dairesi’nin anılan kararına karşı yapmış oldukları itirazın ise nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin başvurusuna konu marka ile davalının itirazına mesnet tuttuğu markalar arasında iltibas tehlikesine yol açacak bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şahıs vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil" ibareli marka başvurusuyla davalı şahsın "Ceviz Bahçesi" ve "Ceviz Ağacı Bahçesi" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasında asli ayırt edici unsurun Cevizli Bahçe şeklinde ön plana çıktığı, bu açıdan Cevizli Bahçe ile Ceviz Bahçesi ve Ceviz Ağacı Bahçesi markalarının sesçil ve görsel olarak yüksek derecede benzerlik oluşturduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu 29.
sınıfta yer alan "ceviz, kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin" mallar ile 30. sınıfta yer alan "Bal, arı sütü, propolis" mallar bakımından ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının "Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının "Ceviz Bahçesi" ve "Ceviz Ağacı Bahçesi" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir açıdan bakıldığında ortalama tüketici nezdinde davalı şahsın yukarıda belirtilen 29 ve 30. sınıftaki mallar bakımından "Ceviz Bahçesi" ve "Ceviz Ağacı Bahçesi" ibareli markalı ürünleri almak isterken davacının "Cevizli Bahçe Sipahiköy+şekil" ibareli markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabilecekleri, 29 ve 30.
sınıftaki reddedilen mallar yönünden ortalama tüketici nezdinde başvuru konusu işaret ile davalı firmanın markası arasında işletmesel bağ olduğu algılaması oluşabileceği, her iki markanın aynı işletmenin markası ve idari-ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği bu açılardan taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davalı kurum kararının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesince yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kimsenin tekeline verilemeyecek olan tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınamaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden herkesin kulllanımına açık olan ve bu sebeple ayırt edicilik düzeyi zayıf ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması ve bu hususta kimseye tekel hakkı verilmemesi gerekir.
Zira, marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya tanımlayıcıya yakın ibareleri esas unsur olarak içeren markalar baştan itibaren ayırt edicilik gücü zayıf marka konumunda olup, bu tür zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceği göz önüne alınmalıdır.
Belirtilen ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa, davalının itirazına mesnet tuttuğu markalar, “Ceviz Ağacı Bahçesi” ve “Ceviz Bahçesi” ibareli markalar olup, mesnet markalarda yer alan ibareler, başvuru markası kapsamında yer alan 29. sınıftaki “Ceviz ve kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin” malları yönünden doğrudan tanımlayıcı olmasa da tanımlayıcıya yakın ve herkesin kullanımına açık ibarelerdir. Bu nedenle mesnet markalar anılan mallar bakımından ayırt edicilik düzeyi zayıf marka konumundadır. Bu itibarla, “Cevizli Bahçe Sipahiköy” ibaresinden ve iki sincap şeklinden oluşan başvuru markasının, mesnet markalardan farklı olarak içerdiği “Sipahiköy” ibaresi ve şekilden dolayı 29.
sınıftaki mallar yönünden iltibas tehlikesini bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığının kabulü ile hüküm tesisi gerekirken, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612847700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz