Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2399 E. 2020/4251 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avans ödemesi↗ ticari teamül↗ gerekçenin düzeltilmesi↗ teamül↗ ticari defter ve kayıtlar↗ tasdik kararı↗ ticari defter kayıtları↗ satım sözleşmesi↗ alacak davası↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ ticari defter↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalıya fide alımı karşılığında ödeme yaptığı, davalının fideleri teslim etmediği ve fide bedeli olarak tahsil edilen 183.256,31.-TL'yi de iade etmediği iddiası ile alacak davası açtığı, Kumluca Ziraat Odası ve Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda, ziraatçi işletmelerin, çiftçilerin siparişlerini toplayarak üretici fide işletmelerine sipariş verdiği, yapmış olduğu bu aracılıktan komisyon sayılabilecek bir bedel alındığı hususunda ticari teamül teşkil eden bir uygulama olduğunun bildirildiği, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davacının davalıya 85.669,16 TL borçlu olduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya 202.256,31 TL borçlu olduğu, bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tasdik ettirilmediği tespit edildiğinden, davacının lehine delil teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalıya avans ödemeleri yapıldığı, karşılığında davalının davacıya fide satışı yaptığı, ancak davalının son zamanlarda fide teslimi yapmaması üzerine, davacı tarafından, yapılan bir kısım avans ödemesinin karşılıksız kaldığı ileri sürülerek, bu bedelin iadesinin talep edildiği, davalının avans ödemelerini doğrulayarak davacı adına üçüncü kişilere fide teslimi yapıldığı savunmasında bulunduğu, mahkemece davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tasdik ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile davacıya ait uyuşmazlık konusu 2012 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tasdik ettirildiği tespit edildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, “gerek Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’nın yazısı, gerek bilirkişi raporunda değinilen hususlar ve gerekse bir kısım tanık anlatımları dikkate alındığında, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemesi karşılığında davalının davacı adına üretici olan üçüncü kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde yapılan avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın ve ticari teamülün bu doğrultuda olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine” şeklinde gerekçenin düzeltilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında avans usulü ile fide alım satım sözleşmesinin bulunduğu ve avans ödemelerinin davacı tarafından davalıya yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı fide üreticisinin, avans olarak aldığı bedellere karşılık, söz konusu fideleri davacıya teslim edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi’nce, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası yazısı ve tanık anlatımları dikkate alınarak, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemeleri karşılığında, davalının, davacı adına 3. kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı kabul edilmiş ise de, taraf ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, avans ödemesi karşılığı fidelerin 3. kişilere teslimatının yapıldığı hususunun usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, bu konuda, davacının, davalıya verilmiş yazılı herhangi bir talimatının olmadığı, tanık anlatımlarına ve Ticaret ve Sanayi Odası yazısına dayalı olarak fidelerin 3. kişilere tesliminin yapıldığı hususundaki kabul usul ve yasaya aykırı olup, bölge adliye mahkemesince dosya içeriğine uygun düşmeyen deliller doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi uygun görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3226 E. 2025/3442 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalıya fide alımı karşılığında ödeme yaptığı, davalının fideleri «teslim» etmediği ve fide bedeli olarak tahsil edilen 183.256,31.-TL'yi de iade etmediği iddiası ile «alacak davası» açtığı, Kumluca Ziraat Odası ve Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda, ziraatçi işletmelerin, çiftçilerin siparişlerini toplayarak üretici fide işletmelerine sipariş verdiği, yapmış olduğu bu aracılıktan «komisyon» sayılabilecek bir bedel alındığı hususunda «ticari teamül» teşkil eden bir uygulama olduğunun bildirildiği, tarafların «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesinde, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davacının davalıya 85.669,16 TL borçlu olduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya 202.256,31 TL borçlu olduğu, bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği tespit edildiğinden, davacının lehine delil teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından isti …
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalıya avans ödemeleri yapıldığı, karşılığında davalının davacıya fide satışı yaptığı, ancak davalının «son» zamanlarda fide «teslimi» yapmaması üzerine, davacı tarafından, yapılan bir kısım avans ödemesinin karşılıksız kaldığı ileri sürülerek, bu bedelin iadesinin talep edildiği, davalının «avans ödemelerini» doğrulayarak davacı adına üçüncü kişilere fide teslimi yapıldığı savunmasında bulunduğu, mahkemece davacıya ait «ticari defter» ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile davacıya ait «uyuşmazlık konusu» 2012 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tasdik ettirildiği tespit edildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, “gerek Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’nın yazısı, gerek bilirkişi raporunda değinilen hususlar ve gerekse bir kısım tanık anlatımları dikkate alındığında, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemesi karşılığında davalının davacı adına üretici olan üçüncü kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde yapılan avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın ve «ticari teamülün» bu doğrultuda olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine” şeklinde «gerekçenin düzeltilerek», davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı fide üreticisinin, avans olarak aldığı bedellere karşılık, söz konusu fideleri davacıya «teslim» edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… sunmak suretiyle ürünün tasarımını ve imalatını yaptırıp kendi isim ve ticari markası ile piyasaya arz etmesi nedeniyle üretici sıfatı ile meydana gelen zararlardan «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacının «geç teslim» edilen ürünler, «bedelsiz» verilen aşılı ve normal fideler ile üretim «kaybına» ilişkin fidelerin zarara uğradığı ve bu nedenle üretim kaybı doğduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı gibi zararın da ispat edilemediği, davacının «kişilik haklarına» yönelik bir saldırı olmadığı gibi itibar kaybına uğradığı konusunda herhangi bir delil ve ispat bulunmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat davası» yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.075.443,00 TL tazminatın davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık ayıp · gizli ayıp · ayıp ihbarı · usul ekonomisi · geç teslim · makul süre · ticari itibar · ayıp
Benzer bu kararda… e yetiştirilmesi için gerekli olan seviyelerde bulunmaması sebebiyle ayıplı olduğu, davacının imha edilen fideler nedeniyle zararının 4.075.443,00 TL olduğu, ayıbın «açık ayıp» olmadığı, basit bir muayene ile anlaşılamayacağı, «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, «ayıp ihbarının» yasal sürede yapıldığı, meydana gelen zarardan davalılardan ...
… valı ... şirketi tarafından Türkiye'ye getirilen ve aynı marka ile diğer davalı ... tarafından davacıya satılan torfların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıpların «açık ayıp» ya da gizli ayıplı olup olmadığı, davacının ayıp nedeniyle zararlarının olup olmadığı, zararları var ise zarar miktarının ne olduğu, davalıların oluşan zarar mikta …
… ın 141. maddesinde "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir" ve buna paralel HMK madde 30 yer alan: "Hakim yargılamanın «makul süre» içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür" şeklindeki «emredici» «usul ekonomisi» ilkesiyle de bağdaşmayacaktır.
… elerin gelişme göstermediğini, gelişmeyen fidelerin imha edildiğini, bir kısım fideler için davacının müşterilerine yeni fideler vermek zorunda kaldığını, davacının «ticari itibar» kaybettiğini, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı ...’nin torfların üreticisi, diğer davalı ... ’nin torfları üreticiden alıp Türkiye’deki davalı ...Ş.’ye satan satıcı olduğunu, «haksız fiil» hükümlerine göre davalıların davacının zararından sorumlu olduğunu, davacının ticari itibarının da zarara uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2668 E. 2024/1376 K.
Ortak:satım sözleşmesi · teslim
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalıya fide alımı karşılığında ödeme yaptığı, davalının fideleri «teslim» etmediği ve fide bedeli olarak tahsil edilen 183.256,31.-TL'yi de iade etmediği iddiası ile «alacak davası» açtığı, Kumluca Ziraat Odası ve Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda, ziraatçi işletmelerin, çiftçilerin siparişlerini toplayarak üretici fide işletmelerine sipariş verdiği, yapmış olduğu bu aracılıktan «komisyon» sayılabilecek bir bedel alındığı hususunda «ticari teamül» teşkil eden bir uygulama olduğunun bildirildiği, tarafların «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesinde, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davacının davalıya 85.669,16 TL borçlu olduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya 202.256,31 TL borçlu olduğu, bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği tespit edildiğinden, davacının lehine delil teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından isti …
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalıya avans ödemeleri yapıldığı, karşılığında davalının davacıya fide satışı yaptığı, ancak davalının «son» zamanlarda fide «teslimi» yapmaması üzerine, davacı tarafından, yapılan bir kısım avans ödemesinin karşılıksız kaldığı ileri sürülerek, bu bedelin iadesinin talep edildiği, davalının «avans ödemelerini» doğrulayarak davacı adına üçüncü kişilere fide teslimi yapıldığı savunmasında bulunduğu, mahkemece davacıya ait «ticari defter» ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile davacıya ait «uyuşmazlık konusu» 2012 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tasdik ettirildiği tespit edildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, “gerek Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’nın yazısı, gerek bilirkişi raporunda değinilen hususlar ve gerekse bir kısım tanık anlatımları dikkate alındığında, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemesi karşılığında davalının davacı adına üretici olan üçüncü kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde yapılan avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın ve «ticari teamülün» bu doğrultuda olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine” şeklinde «gerekçenin düzeltilerek», davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında avans usulü ile fide alım «satım sözleşmesinin» bulunduğu ve «avans ödemelerinin» davacı tarafından davalıya yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaUyuşmazlık, ayıplı olarak satılan tohum fidelerinden kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10388 E. 2012/1725 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · taşıma sözleşmesi · husumet yokluğu · ticaret sicili · taşıyan · cy/cy kaydı · hasar
Benzer bu karardaAŞ’nin «taşıma sözleşmesinin» tarafı bulunduğu gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «taşıma sözleşmesinin» tarafının davacı firma olmadığından bahisle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Paz.AŞ’nin varlığının tespiti gerektiği halde mahkemece, bu unvanı «taşıyan» bir şirket sicil «kaydı» sureti dosyaya celp edilmiş değildir.
Dava, kargo taşımasında oluşan emtia «hasarının» tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2399 E. , 2020/4251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.07.2017 tarih ve 2012/598 E- 2017/305 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.06.2018 tarih ve 2017/2008 E- 2018/957 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının zirai ilaç bayisi olduğunu, Kumluca İlçesi’nde fide üreticiliği yapan davalıdan 2008 yılından beri avans usulü ile fide satın aldığını, davacının önce avans ödemesi yaptığını, davalının da üretime geçerek fideleri belli bir müddet sonra teslim ettiğini, 2012 yılında davacının ödemiş olduğu avans karşılığında davalıdan satın aldığı fideleri teslim etmesini istediğinde, davalının, fidelerde bakteri görüldüğünden teslim edemeyeceğini bildirdiğini, avans ödemelerini de iade etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya yaptığı 183.256,31.-TL ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı ile davacı arasında 2008 yılından beri fide alım-satımı yapıldığını, davacının yaptığı ödemelere karşılık mal tesliminin yapıldığını, malların davacının müşterilerine teslim edildiğine dair faturalar ve irsaliyeler olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalıya fide alımı karşılığında ödeme yaptığı, davalının fideleri teslim etmediği ve fide bedeli olarak tahsil edilen 183.256,31.-TL'yi de iade etmediği iddiası ile alacak davası açtığı, Kumluca Ziraat Odası ve Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda, ziraatçi işletmelerin, çiftçilerin siparişlerini toplayarak üretici fide işletmelerine sipariş verdiği, yapmış olduğu bu aracılıktan komisyon sayılabilecek bir bedel alındığı hususunda ticari teamül teşkil eden bir uygulama olduğunun bildirildiği, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davacının davalıya 85.669,16 TL borçlu olduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya 202.256,31 TL borçlu olduğu, bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tasdik ettirilmediği tespit edildiğinden, davacının lehine delil teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalıya avans ödemeleri yapıldığı, karşılığında davalının davacıya fide satışı yaptığı, ancak davalının son zamanlarda fide teslimi yapmaması üzerine, davacı tarafından, yapılan bir kısım avans ödemesinin karşılıksız kaldığı ileri sürülerek, bu bedelin iadesinin talep edildiği, davalının avans ödemelerini doğrulayarak davacı adına üçüncü kişilere fide teslimi yapıldığı savunmasında bulunduğu, mahkemece davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tasdik ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile davacıya ait uyuşmazlık konusu 2012 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tasdik ettirildiği tespit edildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, “gerek Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’nın yazısı, gerek bilirkişi raporunda değinilen hususlar ve gerekse bir kısım tanık anlatımları dikkate alındığında, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemesi karşılığında davalının davacı adına üretici olan üçüncü kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde yapılan avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın ve ticari teamülün bu doğrultuda olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine” şeklinde gerekçenin düzeltilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında avans usulü ile fide alım satım sözleşmesinin bulunduğu ve avans ödemelerinin davacı tarafından davalıya yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı fide üreticisinin, avans olarak aldığı bedellere karşılık, söz konusu fideleri davacıya teslim edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi’nce, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası yazısı ve tanık anlatımları dikkate alınarak, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemeleri karşılığında, davalının, davacı adına 3. kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı kabul edilmiş ise de, taraf ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, avans ödemesi karşılığı fidelerin 3.
kişilere teslimatının yapıldığı hususunun usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, bu konuda, davacının, davalıya verilmiş yazılı herhangi bir talimatının olmadığı, tanık anlatımlarına ve Ticaret ve Sanayi Odası yazısına dayalı olarak fidelerin 3. kişilere tesliminin yapıldığı hususundaki kabul usul ve yasaya aykırı olup, bölge adliye mahkemesince dosya içeriğine uygun düşmeyen deliller doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi uygun görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 2017/2008 esas, 2018/957 karar sayılı ve 06.06.2018 tarihli kararının BOZULMASINA, dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607599400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz