Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3226 E. 2025/3442 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık ayıp↗ hmk ek 1. madde↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ usul ekonomisi↗ zararın ispatı↗ geç teslim↗ kişilik haklarına saldırı↗ makul süre↗ ticari itibar↗ ayıp↗ kişilik hakları↗ emredici hüküm↗ bedelsizlik↗ müteselsil sorumluluk↗ basiretli tacir↗ tazminat davası↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ tacir↗ maddi tazminat↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2024/3226 E. , 2025/3442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2194 Esas, 2024/228 Karar
HÜKÜM : Maddi tazminat kısmen kabul, manevi tazminat ret
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili, davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.05.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp
hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin torf üzerinde fide üretimi yaptığını, davalı ...Ş.’den satın aldığı torfların pH değerinin farklılık göstermesi nedeniyle ayıplı olduğunu, davacının ürettiği fidelerin gelişme göstermediğini, gelişmeyen fidelerin imha edildiğini, bir kısım fideler için davacının müşterilerine yeni fideler vermek zorunda kaldığını, davacının ticari itibar kaybettiğini, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı ...’nin torfların üreticisi, diğer davalı ... ’nin torfları üreticiden alıp Türkiye’deki davalı ...Ş.’ye satan satıcı olduğunu, haksız fiil hükümlerine göre davalıların davacının zararından sorumlu olduğunu, davacının ticari itibarının da zarara uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, davacının davalıya husumet yöneltemeyeceğini, davalının sattığı ürünlerin gerekli denetimlerinin yapıldığını, ürünlerin ayıplı olmadığını, davacının torflarda gerekli incelemeyi yapmaksızın üretime başlayarak basiretli tacir gibi davranmadığını, davacının saklama ve üretim koşullarına uymamış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, davalının ürettiği ürünlerin ayıplı olmadığını, oluşan bir zarar varsa davacı kullanımından, saklama koşullarına uyulmamasından kaynaklanmış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından davalılardan ... Tohumculuk A.Ş.'den satın alınan torfların pH değerlerinin, gerek ambalajlarında yazılı olan oranlara uygun olmaması gerekse bitki fide yetiştirilmesi için gerekli olan seviyelerde bulunmaması sebebiyle ayıplı olduğu, davacının imha edilen fideler nedeniyle zararının 4.075.443,00 TL olduğu, ayıbın açık ayıp olmadığı, basit bir muayene ile anlaşılamayacağı, gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarının yasal sürede yapıldığı, meydana gelen zarardan davalılardan ... Tohumculuk A.Ş.'nin satıcı firma olması, davalı ... ... firmasının üretici firma olması, diğer davalı ... ... ’nin ise ürünü yurt dışından üretici ... firmasından alarak ürünün bulunduğu ambalajlara kendi ismini yazarak analiz raporlarını sunmak suretiyle ürünün tasarımını ve imalatını yaptırıp kendi isim ve ticari markası ile piyasaya arz etmesi nedeniyle üretici sıfatı ile meydana gelen zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları, davacının geç teslim edilen ürünler, bedelsiz verilen aşılı ve normal fideler ile üretim kaybına ilişkin fidelerin zarara uğradığı ve bu nedenle üretim kaybı doğduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı gibi zararın da ispat edilemediği, davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırı olmadığı gibi itibar kaybına uğradığı konusunda herhangi bir delil ve ispat bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.075.443,00 TL tazminatın davalı ... AŞ'den dava tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'den ise 27.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili, davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından üretilen, diğer davalı ... şirketi tarafından Türkiye'ye getirilen ve aynı marka ile diğer davalı ... tarafından davacıya satılan torfların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıpların açık ayıp ya da gizli ayıplı olup olmadığı, davacının ayıp nedeniyle zararlarının olup olmadığı, zararları var ise zarar miktarının ne olduğu, davalıların oluşan zarar miktarından sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ... vekili ile ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacının maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece 25.12.2017 tarihli rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat talebi kalemlerinden olan ve Tarım İl Müdürlüğü teknik personeli gözetiminde imha edilen fideler yönünden tazminat hesabı yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça temyize de konu edilen bedelsiz verilen aşılı fideler ve normal fidelerden oluşan zarar kalemi ile, üretim kaybından doğan zarar kaleminin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/71 D. İş numaralı dosyası üzerinden alınan 11.08.2010 tarihli bilirkişi raporunda anılan bu zarar kaleminin tespiti yapılarak zarar miktarı belirlenmiştir. Bununla birlikte mahkemece talimat yolu ile Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bir hukukçu ve iki ziraatçi öğretim üyesinden alınan 09.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda da tespit dosyasındaki rapor ile aynı sonuca ulaşılmıştır. Hal böyle olunca, raporlar arasında bir çelişki bulunmamasına rağmen aynı konuya ilişkin ek raporlar alınması Anayasanın 141. maddesinde "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir" ve buna paralel HMK madde 30 yer alan: "Hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür" şeklindeki emredici usul ekonomisi ilkesiyle de bağdaşmayacaktır. Alınan ilk iki rapor arasında bu zarar kalemleri yönünden çelişki bulunmadığına göre Mahkemece 25.12.2017 tarihli raporun hükme esas alınması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/614 E. 2023/3186 K.
Ortak:açık ayıp · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ticari itibar · ayıp · kişilik hakları · bedelsizlik · müteselsil sorumluluk · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… e yetiştirilmesi için gerekli olan seviyelerde bulunmaması sebebiyle ayıplı olduğu, davacının imha edilen fideler nedeniyle zararının 4.075.443,00 TL olduğu, ayıbın «açık ayıp» olmadığı, basit bir muayene ile anlaşılamayacağı, «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, «ayıp ihbarının» yasal sürede yapıldığı, meydana gelen zarardan davalılardan ...
… sunmak suretiyle ürünün tasarımını ve imalatını yaptırıp kendi isim ve ticari markası ile piyasaya arz etmesi nedeniyle üretici sıfatı ile meydana gelen zararlardan «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacının «geç teslim» edilen ürünler, «bedelsiz» verilen aşılı ve normal fideler ile üretim «kaybına» ilişkin fidelerin zarara uğradığı ve bu nedenle üretim kaybı doğduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı gibi zararın da ispat edilemediği, davacının «kişilik haklarına» yönelik bir saldırı olmadığı gibi itibar kaybına uğradığı konusunda herhangi bir delil ve ispat bulunmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat davası» yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.075.443,00 TL tazminatın davalı ...
… valı ... şirketi tarafından Türkiye'ye getirilen ve aynı marka ile diğer davalı ... tarafından davacıya satılan torfların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıpların «açık ayıp» ya da gizli ayıplı olup olmadığı, davacının ayıp nedeniyle zararlarının olup olmadığı, zararları var ise zarar miktarının ne olduğu, davalıların oluşan zarar mikta …
Benzer bu kararda… etim ölçüsünde ve ambalajında gösterilen değerlerde olmadığı, davacı tarafça üretilen fidelerin bir kısmında gelişim bozukluğu ve arızası bulunduğu, torftaki ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, davacı tarafça muayene ve «ihbar yükümlülüklerine» uyulduğu, davalıların üretici, satıcı ve üretici benzeri sıfatı ile ayıp nedeniyle davacının imha edilen fideler nedeniyle uğradığı zararlardan sorumlu oldukları, davacı tarafça iade edilen fideler, «bedelsiz» verilen fideler ve üretim «kaybı» nedeniyle zarara uğradıkları da iddia edilmiş ise de, bu konuda fidelerin zarara uğradığı ve bu nedenle üretim kaybı doğduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı gibi zararın da ispat edilemediği, davacının «kişilik haklarına» yönelik bir saldırı olmadığı gibi itibar kaybına uğradığı konusunda herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın «maddi tazminat» istemi yönünden kısmen kabulüne, 4.075.443,00 TL tazminatın davalı ...Ş.'den dava tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... 'den 27.09.2010 tarihinden itibaren işl …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2019 tarih, 2018/1515 E. ve 2019/1454 K. sayılı kararıyla; ayıbın «açık ayıp» niteliğinde olduğu TTK'nın 23 üncü maddesindeki 8 günlük muayene süresine uyulmadığından «ayıp ihbarının» süresinde olmadığı, «ayıba karşı tekeffül» hükümlerinden faydalanılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davalı üretici ve kendi markası ile ürünü pazarlayan şirketlerin ürünle ilgili «garanti» vermedikleri, akdi ilişkinin Rito Tohumculuk A.Ş. ile olduğu bu davalılar ile akdi ilişki bulunmadığından bu iki davalıdan maddi ve manevi tazminat istenemeyeceği …
… antoflar şirketi tarafından Türkiye'ye getirilen ve aynı marka ile diğer davalı ... tarafından davacıya satılan torfların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıpların «açık ayıp» ya da gizli ayıplı olup olmadığı, davacının ayıp nedeniyle zararlarının olup olmadığı, zararları var ise zarar miktarının ne olduğu, davalıların oluşan zarar mikta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıba karşı tekeffül · uygun illiyet bağı · ihbar yükümlülüğü · tahkikat · direnme kararı · illiyet bağı · garantörlük · kamu düzeni
Benzer bu karardaGMBH vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, müvekkilinin fiili ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» araştırılmadığını, «haksız fiil» koşullarının değerlendirilmediğini, «ayıba karşı tekeffül» hükümlerinin yanlış uygulandığını, tespit ve bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazların değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2019 tarih, 2018/1515 E. ve 2019/1454 K. sayılı kararıyla; ayıbın «açık ayıp» niteliğinde olduğu TTK'nın 23 üncü maddesindeki 8 günlük muayene süresine uyulmadığından «ayıp ihbarının» süresinde olmadığı, «ayıba karşı tekeffül» hükümlerinden faydalanılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davalı üretici ve kendi markası ile ürünü pazarlayan şirketlerin ürünle ilgili «garanti» vermedikleri, akdi ilişkinin Rito Tohumculuk A.Ş. ile olduğu bu davalılar ile akdi ilişki bulunmadığından bu iki davalıdan maddi ve manevi tazminat istenemeyeceği …
… etim ölçüsünde ve ambalajında gösterilen değerlerde olmadığı, davacı tarafça üretilen fidelerin bir kısmında gelişim bozukluğu ve arızası bulunduğu, torftaki ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, davacı tarafça muayene ve «ihbar yükümlülüklerine» uyulduğu, davalıların üretici, satıcı ve üretici benzeri sıfatı ile ayıp nedeniyle davacının imha edilen fideler nedeniyle uğradığı zararlardan sorumlu oldukları, davacı tarafça iade edilen fideler, «bedelsiz» verilen fideler ve üretim «kaybı» nedeniyle zarara uğradıkları da iddia edilmiş ise de, bu konuda fidelerin zarara uğradığı ve bu nedenle üretim kaybı doğduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı gibi zararın da ispat edilemediği, davacının «kişilik haklarına» yönelik bir saldırı olmadığı gibi itibar kaybına uğradığı konusunda herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın «maddi tazminat» istemi yönünden kısmen kabulüne, 4.075.443,00 TL tazminatın davalı ...Ş.'den dava tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... 'den 27.09.2010 tarihinden itibaren işl …
… ir bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırıp yeniden» esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek «direnme», gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2668 E. 2024/1376 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp · ihbar · tacir · maddi tazminat · teslim · Tazminat
İncelediğiniz kararda… e yetiştirilmesi için gerekli olan seviyelerde bulunmaması sebebiyle ayıplı olduğu, davacının imha edilen fideler nedeniyle zararının 4.075.443,00 TL olduğu, ayıbın «açık ayıp» olmadığı, basit bir muayene ile anlaşılamayacağı, «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, «ayıp ihbarının» yasal sürede yapıldığı, meydana gelen zarardan davalılardan ...
… sunmak suretiyle ürünün tasarımını ve imalatını yaptırıp kendi isim ve ticari markası ile piyasaya arz etmesi nedeniyle üretici sıfatı ile meydana gelen zararlardan «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacının «geç teslim» edilen ürünler, «bedelsiz» verilen aşılı ve normal fideler ile üretim «kaybına» ilişkin fidelerin zarara uğradığı ve bu nedenle üretim kaybı doğduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı gibi zararın da ispat edilemediği, davacının «kişilik haklarına» yönelik bir saldırı olmadığı gibi itibar kaybına uğradığı konusunda herhangi bir delil ve ispat bulunmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat davası» yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.075.443,00 TL tazminatın davalı ...
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, davacının davalıya «husumet» yöneltemeyeceğini, davalının sattığı ürünlerin gerekli denetimlerinin yapıldığını, ürünlerin ayıplı olmadığını, davacının torflarda gerekli incelemeyi yapmaksızın üretime başlayarak «basiretli tacir» gibi davranmadığını, davacının saklama ve üretim koşullarına uymamış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, ayıplı olarak satılan tohum fidelerinden kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2399 E. 2020/4251 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… sunmak suretiyle ürünün tasarımını ve imalatını yaptırıp kendi isim ve ticari markası ile piyasaya arz etmesi nedeniyle üretici sıfatı ile meydana gelen zararlardan «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacının «geç teslim» edilen ürünler, «bedelsiz» verilen aşılı ve normal fideler ile üretim «kaybına» ilişkin fidelerin zarara uğradığı ve bu nedenle üretim kaybı doğduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı gibi zararın da ispat edilemediği, davacının «kişilik haklarına» yönelik bir saldırı olmadığı gibi itibar kaybına uğradığı konusunda herhangi bir delil ve ispat bulunmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat davası» yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.075.443,00 TL tazminatın davalı ...
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalıya fide alımı karşılığında ödeme yaptığı, davalının fideleri «teslim» etmediği ve fide bedeli olarak tahsil edilen 183.256,31.-TL'yi de iade etmediği iddiası ile «alacak davası» açtığı, Kumluca Ziraat Odası ve Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda, ziraatçi işletmelerin, çiftçilerin siparişlerini toplayarak üretici fide işletmelerine sipariş verdiği, yapmış olduğu bu aracılıktan «komisyon» sayılabilecek bir bedel alındığı hususunda «ticari teamül» teşkil eden bir uygulama olduğunun bildirildiği, tarafların «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesinde, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davacının davalıya 85.669,16 TL borçlu olduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya 202.256,31 TL borçlu olduğu, bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği tespit edildiğinden, davacının lehine delil teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından isti …
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalıya avans ödemeleri yapıldığı, karşılığında davalının davacıya fide satışı yaptığı, ancak davalının «son» zamanlarda fide «teslimi» yapmaması üzerine, davacı tarafından, yapılan bir kısım avans ödemesinin karşılıksız kaldığı ileri sürülerek, bu bedelin iadesinin talep edildiği, davalının «avans ödemelerini» doğrulayarak davacı adına üçüncü kişilere fide teslimi yapıldığı savunmasında bulunduğu, mahkemece davacıya ait «ticari defter» ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile davacıya ait «uyuşmazlık konusu» 2012 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tasdik ettirildiği tespit edildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, “gerek Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’nın yazısı, gerek bilirkişi raporunda değinilen hususlar ve gerekse bir kısım tanık anlatımları dikkate alındığında, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemesi karşılığında davalının davacı adına üretici olan üçüncü kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde yapılan avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın ve «ticari teamülün» bu doğrultuda olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine” şeklinde «gerekçenin düzeltilerek», davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı fide üreticisinin, avans olarak aldığı bedellere karşılık, söz konusu fideleri davacıya «teslim» edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans ödemesi · ticari teamül · gerekçenin düzeltilmesi · teamül · tasdik kararı · satım sözleşmesi · alacak davası · komisyon
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalıya fide alımı karşılığında ödeme yaptığı, davalının fideleri «teslim» etmediği ve fide bedeli olarak tahsil edilen 183.256,31.-TL'yi de iade etmediği iddiası ile «alacak davası» açtığı, Kumluca Ziraat Odası ve Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda, ziraatçi işletmelerin, çiftçilerin siparişlerini toplayarak üretici fide işletmelerine sipariş verdiği, yapmış olduğu bu aracılıktan «komisyon» sayılabilecek bir bedel alındığı hususunda «ticari teamül» teşkil eden bir uygulama olduğunun bildirildiği, tarafların «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesinde, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davacının davalıya 85.669,16 TL borçlu olduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya 202.256,31 TL borçlu olduğu, bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği tespit edildiğinden, davacının lehine delil teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından isti …
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalıya avans ödemeleri yapıldığı, karşılığında davalının davacıya fide satışı yaptığı, ancak davalının «son» zamanlarda fide «teslimi» yapmaması üzerine, davacı tarafından, yapılan bir kısım avans ödemesinin karşılıksız kaldığı ileri sürülerek, bu bedelin iadesinin talep edildiği, davalının «avans ödemelerini» doğrulayarak davacı adına üçüncü kişilere fide teslimi yapıldığı savunmasında bulunduğu, mahkemece davacıya ait «ticari defter» ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile davacıya ait «uyuşmazlık konusu» 2012 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tasdik ettirildiği tespit edildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, “gerek Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’nın yazısı, gerek bilirkişi raporunda değinilen hususlar ve gerekse bir kısım tanık anlatımları dikkate alındığında, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemesi karşılığında davalının davacı adına üretici olan üçüncü kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde yapılan avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın ve «ticari teamülün» bu doğrultuda olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine” şeklinde «gerekçenin düzeltilerek», davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında avans usulü ile fide alım «satım sözleşmesinin» bulunduğu ve «avans ödemelerinin» davacı tarafından davalıya yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
… Sanayi Odası yazısı ve tanık anlatımları dikkate alınarak, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemeleri karşılığında, davalının, davacı adına 3. kişilere fide «teslimatı» yaptığı, bu şekilde «avans ödemelerine» karşılık mal tesliminin sağlandığı kabul edilmiş ise de, taraf «ticari defter» ve kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, avans ödemesi karşılığı fidelerin 3. kişilere teslimatının yapıldığı hususunun usulüne uygun delillerle ispatının gerektiğ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3226 E. , 2025/3442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/2194 Esas, 2024/228 Karar
HÜKÜM
Maddi tazminat kısmen kabul, manevi tazminat ret
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili, davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.05.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp
hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin torf üzerinde fide üretimi yaptığını, davalı ...Ş.’den satın aldığı torfların pH değerinin farklılık göstermesi nedeniyle ayıplı olduğunu, davacının ürettiği fidelerin gelişme göstermediğini, gelişmeyen fidelerin imha edildiğini, bir kısım fideler için davacının müşterilerine yeni fideler vermek zorunda kaldığını, davacının ticari itibar kaybettiğini, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı ...’nin torfların üreticisi, diğer davalı ... ’nin torfları üreticiden alıp Türkiye’deki davalı ...Ş.’ye satan satıcı olduğunu, haksız fiil hükümlerine göre davalıların davacının zararından sorumlu olduğunu, davacının ticari itibarının da zarara uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, davacının davalıya husumet yöneltemeyeceğini, davalının sattığı ürünlerin gerekli denetimlerinin yapıldığını, ürünlerin ayıplı olmadığını, davacının torflarda gerekli incelemeyi yapmaksızın üretime başlayarak basiretli tacir gibi davranmadığını, davacının saklama ve üretim koşullarına uymamış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, davalının ürettiği ürünlerin ayıplı olmadığını, oluşan bir zarar varsa davacı kullanımından, saklama koşullarına uyulmamasından kaynaklanmış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından davalılardan ... Tohumculuk A.Ş.'den satın alınan torfların pH değerlerinin, gerek ambalajlarında yazılı olan oranlara uygun olmaması gerekse bitki fide yetiştirilmesi için gerekli olan seviyelerde bulunmaması sebebiyle ayıplı olduğu, davacının imha edilen fideler nedeniyle zararının 4.075.443,00 TL olduğu, ayıbın açık ayıp olmadığı, basit bir muayene ile anlaşılamayacağı, gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarının yasal sürede yapıldığı, meydana gelen zarardan davalılardan ... Tohumculuk A.Ş.'nin satıcı firma olması, davalı ... ... firmasının üretici firma olması, diğer davalı ... ... ’nin ise ürünü yurt dışından üretici ...
firmasından alarak ürünün bulunduğu ambalajlara kendi ismini yazarak analiz raporlarını sunmak suretiyle ürünün tasarımını ve imalatını yaptırıp kendi isim ve ticari markası ile piyasaya arz etmesi nedeniyle üretici sıfatı ile meydana gelen zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları, davacının geç teslim edilen ürünler, bedelsiz verilen aşılı ve normal fideler ile üretim kaybına ilişkin fidelerin zarara uğradığı ve bu nedenle üretim kaybı doğduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı gibi zararın da ispat edilemediği, davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırı olmadığı gibi itibar kaybına uğradığı konusunda herhangi bir delil ve ispat bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.075.443,00 TL tazminatın davalı ...
AŞ'den dava tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'den ise 27.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili, davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından üretilen, diğer davalı ... şirketi tarafından Türkiye'ye getirilen ve aynı marka ile diğer davalı ... tarafından davacıya satılan torfların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıpların açık ayıp ya da gizli ayıplı olup olmadığı, davacının ayıp nedeniyle zararlarının olup olmadığı, zararları var ise zarar miktarının ne olduğu, davalıların oluşan zarar miktarından sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ... vekili ile ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacının maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece 25.12.2017 tarihli rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat talebi kalemlerinden olan ve Tarım İl Müdürlüğü teknik personeli gözetiminde imha edilen fideler yönünden tazminat hesabı yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça temyize de konu edilen bedelsiz verilen aşılı fideler ve normal fidelerden oluşan zarar kalemi ile, üretim kaybından doğan zarar kaleminin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/71 D. İş numaralı dosyası üzerinden alınan 11.08.2010 tarihli bilirkişi raporunda anılan bu zarar kaleminin tespiti yapılarak zarar miktarı belirlenmiştir. Bununla birlikte mahkemece talimat yolu ile Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bir hukukçu ve iki ziraatçi öğretim üyesinden alınan 09.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda da tespit dosyasındaki rapor ile aynı sonuca ulaşılmıştır. Hal böyle olunca, raporlar arasında bir çelişki bulunmamasına rağmen aynı konuya ilişkin ek raporlar alınması Anayasanın 141. maddesinde "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir" ve buna paralel HMK madde 30 yer alan: "Hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür" şeklindeki emredici usul ekonomisi ilkesiyle de bağdaşmayacaktır.
Alınan ilk iki rapor arasında bu zarar kalemleri yönünden çelişki bulunmadığına göre Mahkemece 25.12.2017 tarihli raporun hükme esas alınması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
V.SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... vekili ile ... vekilinin tüm, davacı vekilin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenler davalı ... ve ...'ya ayrı ayrı yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1167008800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz