6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3226 E. 2025/3442 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık ayıp hmk ek 1. madde gizli ayıp ayıp ihbarı usul ekonomisi zararın ispatı geç teslim kişilik haklarına saldırı makul süre ticari itibar ayıp kişilik hakları emredici hüküm bedelsizlik müteselsil sorumluluk basiretli tacir tazminat davası kâr kaybı ihbar haksız fiil maddi ve manevi tazminat tacir maddi tazminat teslim husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 30

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2024/3226 E.  ,  2025/3442 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2194 Esas, 2024/228 Karar

HÜKÜM : Maddi tazminat kısmen kabul, manevi tazminat ret

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili, davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.05.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp

hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin torf üzerinde fide üretimi yaptığını, davalı ...Ş.’den satın aldığı torfların pH değerinin farklılık göstermesi nedeniyle ayıplı olduğunu, davacının ürettiği fidelerin gelişme göstermediğini, gelişmeyen fidelerin imha edildiğini, bir kısım fideler için davacının müşterilerine yeni fideler vermek zorunda kaldığını, davacının ticari itibar kaybettiğini, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı ...’nin torfların üreticisi, diğer davalı ... ’nin torfları üreticiden alıp Türkiye’deki davalı ...Ş.’ye satan satıcı olduğunu, haksız fiil hükümlerine göre davalıların davacının zararından sorumlu olduğunu, davacının ticari itibarının da zarara uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. davaya cevap vermemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, davacının davalıya husumet yöneltemeyeceğini, davalının sattığı ürünlerin gerekli denetimlerinin yapıldığını, ürünlerin ayıplı olmadığını, davacının torflarda gerekli incelemeyi yapmaksızın üretime başlayarak basiretli tacir gibi davranmadığını, davacının saklama ve üretim koşullarına uymamış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, davalının ürettiği ürünlerin ayıplı olmadığını, oluşan bir zarar varsa davacı kullanımından, saklama koşullarına uyulmamasından kaynaklanmış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından davalılardan ... Tohumculuk A.Ş.'den satın alınan torfların pH değerlerinin, gerek ambalajlarında yazılı olan oranlara uygun olmaması gerekse bitki fide yetiştirilmesi için gerekli olan seviyelerde bulunmaması sebebiyle ayıplı olduğu, davacının imha edilen fideler nedeniyle zararının 4.075.443,00 TL olduğu, ayıbın açık ayıp olmadığı, basit bir muayene ile anlaşılamayacağı, gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarının yasal sürede yapıldığı, meydana gelen zarardan davalılardan ... Tohumculuk A.Ş.'nin satıcı firma olması, davalı ... ... firmasının üretici firma olması, diğer davalı ... ... ’nin ise ürünü yurt dışından üretici ... firmasından alarak ürünün bulunduğu ambalajlara kendi ismini yazarak analiz raporlarını sunmak suretiyle ürünün tasarımını ve imalatını yaptırıp kendi isim ve ticari markası ile piyasaya arz etmesi nedeniyle üretici sıfatı ile meydana gelen zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları, davacının geç teslim edilen ürünler, bedelsiz verilen aşılı ve normal fideler ile üretim kaybına ilişkin fidelerin zarara uğradığı ve bu nedenle üretim kaybı doğduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı gibi zararın da ispat edilemediği, davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırı olmadığı gibi itibar kaybına uğradığı konusunda herhangi bir delil ve ispat bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.075.443,00 TL tazminatın davalı ... AŞ'den dava tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'den ise 27.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Hüküm, davacı vekili, davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından üretilen, diğer davalı ... şirketi tarafından Türkiye'ye getirilen ve aynı marka ile diğer davalı ... tarafından davacıya satılan torfların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıpların açık ayıp ya da gizli ayıplı olup olmadığı, davacının ayıp nedeniyle zararlarının olup olmadığı, zararları var ise zarar miktarının ne olduğu, davalıların oluşan zarar miktarından sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ... vekili ile ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacının maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece 25.12.2017 tarihli rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat talebi kalemlerinden olan ve Tarım İl Müdürlüğü teknik personeli gözetiminde imha edilen fideler yönünden tazminat hesabı yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça temyize de konu edilen bedelsiz verilen aşılı fideler ve normal fidelerden oluşan zarar kalemi ile, üretim kaybından doğan zarar kaleminin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/71 D. İş numaralı dosyası üzerinden alınan 11.08.2010 tarihli bilirkişi raporunda anılan bu zarar kaleminin tespiti yapılarak zarar miktarı belirlenmiştir. Bununla birlikte mahkemece talimat yolu ile Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bir hukukçu ve iki ziraatçi öğretim üyesinden alınan 09.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda da tespit dosyasındaki rapor ile aynı sonuca ulaşılmıştır. Hal böyle olunca, raporlar arasında bir çelişki bulunmamasına rağmen aynı konuya ilişkin ek raporlar alınması Anayasanın 141. maddesinde "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir" ve buna paralel HMK madde 30 yer alan: "Hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür" şeklindeki emredici usul ekonomisi ilkesiyle de bağdaşmayacaktır. Alınan ilk iki rapor arasında bu zarar kalemleri yönünden çelişki bulunmadığına göre Mahkemece 25.12.2017 tarihli raporun hükme esas alınması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/614 E. 2023/3186 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2668 E. 2024/1376 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2399 E. 2020/4251 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/3226 E.  ,  2025/3442 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/2194 Esas, 2024/228 Karar

HÜKÜM

Maddi tazminat kısmen kabul, manevi tazminat ret

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili, davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.05.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp

hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin torf üzerinde fide üretimi yaptığını, davalı ...Ş.’den satın aldığı torfların pH değerinin farklılık göstermesi nedeniyle ayıplı olduğunu, davacının ürettiği fidelerin gelişme göstermediğini, gelişmeyen fidelerin imha edildiğini, bir kısım fideler için davacının müşterilerine yeni fideler vermek zorunda kaldığını, davacının ticari itibar kaybettiğini, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı ...’nin torfların üreticisi, diğer davalı ... ’nin torfları üreticiden alıp Türkiye’deki davalı ...Ş.’ye satan satıcı olduğunu, haksız fiil hükümlerine göre davalıların davacının zararından sorumlu olduğunu, davacının ticari itibarının da zarara uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. davaya cevap vermemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, davacının davalıya husumet yöneltemeyeceğini, davalının sattığı ürünlerin gerekli denetimlerinin yapıldığını, ürünlerin ayıplı olmadığını, davacının torflarda gerekli incelemeyi yapmaksızın üretime başlayarak basiretli tacir gibi davranmadığını, davacının saklama ve üretim koşullarına uymamış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, davalının ürettiği ürünlerin ayıplı olmadığını, oluşan bir zarar varsa davacı kullanımından, saklama koşullarına uyulmamasından kaynaklanmış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından davalılardan ... Tohumculuk A.Ş.'den satın alınan torfların pH değerlerinin, gerek ambalajlarında yazılı olan oranlara uygun olmaması gerekse bitki fide yetiştirilmesi için gerekli olan seviyelerde bulunmaması sebebiyle ayıplı olduğu, davacının imha edilen fideler nedeniyle zararının 4.075.443,00 TL olduğu, ayıbın açık ayıp olmadığı, basit bir muayene ile anlaşılamayacağı, gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarının yasal sürede yapıldığı, meydana gelen zarardan davalılardan ... Tohumculuk A.Ş.'nin satıcı firma olması, davalı ... ... firmasının üretici firma olması, diğer davalı ... ... ’nin ise ürünü yurt dışından üretici ...

firmasından alarak ürünün bulunduğu ambalajlara kendi ismini yazarak analiz raporlarını sunmak suretiyle ürünün tasarımını ve imalatını yaptırıp kendi isim ve ticari markası ile piyasaya arz etmesi nedeniyle üretici sıfatı ile meydana gelen zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları, davacının geç teslim edilen ürünler, bedelsiz verilen aşılı ve normal fideler ile üretim kaybına ilişkin fidelerin zarara uğradığı ve bu nedenle üretim kaybı doğduğu konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı gibi zararın da ispat edilemediği, davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırı olmadığı gibi itibar kaybına uğradığı konusunda herhangi bir delil ve ispat bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.075.443,00 TL tazminatın davalı ...

AŞ'den dava tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'den ise 27.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Hüküm, davacı vekili, davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından üretilen, diğer davalı ... şirketi tarafından Türkiye'ye getirilen ve aynı marka ile diğer davalı ... tarafından davacıya satılan torfların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıpların açık ayıp ya da gizli ayıplı olup olmadığı, davacının ayıp nedeniyle zararlarının olup olmadığı, zararları var ise zarar miktarının ne olduğu, davalıların oluşan zarar miktarından sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ... vekili ile ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacının maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece 25.12.2017 tarihli rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat talebi kalemlerinden olan ve Tarım İl Müdürlüğü teknik personeli gözetiminde imha edilen fideler yönünden tazminat hesabı yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça temyize de konu edilen bedelsiz verilen aşılı fideler ve normal fidelerden oluşan zarar kalemi ile, üretim kaybından doğan zarar kaleminin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/71 D. İş numaralı dosyası üzerinden alınan 11.08.2010 tarihli bilirkişi raporunda anılan bu zarar kaleminin tespiti yapılarak zarar miktarı belirlenmiştir. Bununla birlikte mahkemece talimat yolu ile Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bir hukukçu ve iki ziraatçi öğretim üyesinden alınan 09.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda da tespit dosyasındaki rapor ile aynı sonuca ulaşılmıştır. Hal böyle olunca, raporlar arasında bir çelişki bulunmamasına rağmen aynı konuya ilişkin ek raporlar alınması Anayasanın 141. maddesinde "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir" ve buna paralel HMK madde 30 yer alan: "Hakim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür" şeklindeki emredici usul ekonomisi ilkesiyle de bağdaşmayacaktır.

Alınan ilk iki rapor arasında bu zarar kalemleri yönünden çelişki bulunmadığına göre Mahkemece 25.12.2017 tarihli raporun hükme esas alınması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

V.SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... vekili ile ... vekilinin tüm, davacı vekilin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenler davalı ... ve ...'ya ayrı ayrı yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1167008800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.