Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10388 E. 2012/1725 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet↗ taşıma sözleşmesi↗ husumet yokluğu↗ ticaret sicili↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu taşımada gönderici firmanın davacı olmadığı, dava dışı Zirve Fide Üretim Tic.Paz. AŞ’nin taşıma sözleşmesinin tarafı bulunduğu gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kargo taşımasında oluşan emtia hasarının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, taşıma sözleşmesinin tarafının davacı firma olmadığından bahisle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Ancak, taşıma sözleşmesinde yer alan firma isminin yanlış yazıldığını ileri süren davacı taraf iddiası karşısında öncelikle sözleşmede unvanı yazılı bulunan dava dışı Zirve Fide Üretim Tic. Paz.AŞ’nin varlığının tespiti gerektiği halde mahkemece, bu unvanı taşıyan bir şirket sicil kaydı sureti dosyaya celp edilmiş değildir.
Bu itibarla mahkemece, dava dışı Zirve Fide Üretim Tic. Paz.AŞ ile davacı firmanın ticaret sicil kayıtları getirtilerek dosyadaki belgelerle karşılaştırılmak suretiyle davaya konu emtianın göndericisinin hangi firma olduğunun açıkça tespiti gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5667 E. 2023/229 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi · iltibas
Benzer bu kararda… ısı belirtilen kararı ile başvuru markasında yer alan "Z" ibaresinin başvuruyu mesnet markalardan benzerlik oluşturmayacak şekilde uzaklaştırdığı, her iki markadaki «iltibas» iddialarının başvuru markasının ilânı üzerine 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi yönünden itiraz üzerine ele alınıp değerlendirilebileceği ve bu hususun mutlak red «sebebi» olmayıp nispi red sebebi sayılabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2017-M-8358 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6315 E. 2024/2716 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · istinaf incelemesi · marka hakkına tecavüz · kötü niyet · ihtarname · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi’nde 2017/676 E. sayılı dosyası üzerinden, davalı şirket aleyhine «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi talepli davanın açıldığını ve halen «derdest» olduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK’in 10.09.2018 tarih ve 2018/M-7521 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, dav …
… kkilinin sektörde elde ettiği bu tanınmışlığından haksız olarak faydalanmaya çalıştığını, müvekkilinin tescilli markasında yer alan “Antalya Fide” ibare ve şeklini, «iltibas» yaratacak derecede benzer “Hedef Antalya Fide” markası ile kullandığını, her iki markanın esas unsurunun da “ANTALYA FİDE” ibaresi olduğunu, başvurudaki “Hedef” ibaresinin sektörde tanınmış bulunan “Antalya Fide” markasının şubesi ya da kardeş şirketi olduğu izlenimini yarattığını, davalı başvuru sahibinin özellikle tarafına gönderilen «ihtarnameden» sonra dava konusu başvuruyu yapmasının, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ortaya koyduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… tlar vs.) oluştuğu, bu malların davacının itiraza mesnet markasının kapsamında da aynen yer aldığı, dolayısıyla tarafların markalarını kullanacakları emtia yönünden «iltibas» ihtimali mevcut ise de, ibareler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak bulunan "Antalya" ibaresinin, herkesin kullanımına açık bir coğrafi yer adı olduğu, "Fide" ibaresinin de tarafların markalarının kapsamındaki 31 nci sınıf bir kısım mallar yönünden tanımlayıcı, bir kısım mallar yönünden ise «ayırt ediciliği» düşük bir ibare olduğu, dolayısıyla başvuruda yer alan "Hedef" ibaresinin, ayırt ediciliği sağlamakta yeterli bulunduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine kar …
… irketin 13.08.1996 tarihinde kurulduğunu ve 2015/109673 sayılı "Antalya Fide A.Ş." ibareli markasının bulunduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin markası ile «iltibas» yaratacak şekilde "Hedef Antalya Fide" markasını kullanıldığını, aynı ibareli 2017/725442 sayılı marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalının marka başvurusu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2399 E. 2020/4251 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans ödemesi · ticari teamül · gerekçenin düzeltilmesi · teamül · tasdik kararı · satım sözleşmesi · alacak davası · komisyon
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalıya fide alımı karşılığında ödeme yaptığı, davalının fideleri «teslim» etmediği ve fide bedeli olarak tahsil edilen 183.256,31.-TL'yi de iade etmediği iddiası ile «alacak davası» açtığı, Kumluca Ziraat Odası ve Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda, ziraatçi işletmelerin, çiftçilerin siparişlerini toplayarak üretici fide işletmelerine sipariş verdiği, yapmış olduğu bu aracılıktan «komisyon» sayılabilecek bir bedel alındığı hususunda «ticari teamül» teşkil eden bir uygulama olduğunun bildirildiği, tarafların «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesinde, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davacının davalıya 85.669,16 TL borçlu olduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya 202.256,31 TL borçlu olduğu, bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği tespit edildiğinden, davacının lehine delil teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından isti …
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalıya avans ödemeleri yapıldığı, karşılığında davalının davacıya fide satışı yaptığı, ancak davalının «son» zamanlarda fide «teslimi» yapmaması üzerine, davacı tarafından, yapılan bir kısım avans ödemesinin karşılıksız kaldığı ileri sürülerek, bu bedelin iadesinin talep edildiği, davalının «avans ödemelerini» doğrulayarak davacı adına üçüncü kişilere fide teslimi yapıldığı savunmasında bulunduğu, mahkemece davacıya ait «ticari defter» ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile davacıya ait «uyuşmazlık konusu» 2012 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tasdik ettirildiği tespit edildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, “gerek Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’nın yazısı, gerek bilirkişi raporunda değinilen hususlar ve gerekse bir kısım tanık anlatımları dikkate alındığında, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemesi karşılığında davalının davacı adına üretici olan üçüncü kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde yapılan avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın ve «ticari teamülün» bu doğrultuda olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine” şeklinde «gerekçenin düzeltilerek», davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında avans usulü ile fide alım «satım sözleşmesinin» bulunduğu ve «avans ödemelerinin» davacı tarafından davalıya yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
… Sanayi Odası yazısı ve tanık anlatımları dikkate alınarak, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemeleri karşılığında, davalının, davacı adına 3. kişilere fide «teslimatı» yaptığı, bu şekilde «avans ödemelerine» karşılık mal tesliminin sağlandığı kabul edilmiş ise de, taraf «ticari defter» ve kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, avans ödemesi karşılığı fidelerin 3. kişilere teslimatının yapıldığı hususunun usulüne uygun delillerle ispatının gerektiğ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10388 E. , 2012/1725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2010 tarih ve 2006/828-2010/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin göndericisi bulunduğu emtianın davalı ... firmasının Fethiye şubesine taşınmak üzere teslim edildiğini, davalı tarafından özensiz yapılan taşıma sonucu emtianın hasarlandığının alıcı Iğdır Valiliği İl Tarım Müdürlüğü’nce tanzim olunan tutanakla tespit edildiğini ve davalıların hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, emtia bedeli 5.000,00 TL ile taşıma ücreti 209,72 TL olmak üzere toplam 5.209,72 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu emtianın göndericisinin davacı dışında bir başka şirket olduğunu savunarak davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu taşımada gönderici firmanın davacı olmadığı, dava dışı Zirve Fide Üretim Tic.Paz. AŞ’nin taşıma sözleşmesinin tarafı bulunduğu gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kargo taşımasında oluşan emtia hasarının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, taşıma sözleşmesinin tarafının davacı firma olmadığından bahisle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Ancak, taşıma sözleşmesinde yer alan firma isminin yanlış yazıldığını ileri süren davacı taraf iddiası karşısında öncelikle sözleşmede unvanı yazılı bulunan dava dışı Zirve Fide Üretim Tic. Paz.AŞ’nin varlığının tespiti gerektiği halde mahkemece, bu unvanı taşıyan bir şirket sicil kaydı sureti dosyaya celp edilmiş değildir.
Bu itibarla mahkemece, dava dışı Zirve Fide Üretim Tic. Paz.AŞ ile davacı firmanın ticaret sicil kayıtları getirtilerek dosyadaki belgelerle karşılaştırılmak suretiyle davaya konu emtianın göndericisinin hangi firma olduğunun açıkça tespiti gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047176200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz