6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Iflas idaresi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4475 E. 2020/2520 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas idaresi bozma sonrası karar müktesep hak şirket zararı bilirkişi incelemesi ticari defter iflas ibraz e-defter görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların görevli bulunduğu dönemde şirketi zarara soktukları iddia edilmişse de, gerek bozma öncesi gerek bozma sonrası yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu aldırılan kök ve ek raporlar dikkate alındığında, davalıların şirketi zarara soktuğuna ilişkin verilerin saptanamadığı, davacı şirkete ait geçmiş dönemlere ilişkin ticari defter ve belgelerin davacı tarafça ibraz edilemediği, yine Yargıtay bozma ilamında mahkemece daha önce verilen red kararının esasına yönelik yapılan temyiz itirazlarının reddedildiği, dosyanın sadece müflis ...iflas idaresi ve müflis ... iflas idaresinin alacaklılar toplantısının yapılmasının beklenmesi gerektiği yönünden usulden bozulduğu, dolayısıyla diğer hususlarda davalılar lehine kazanılmış müktesep hak da oluştuğu ve bozma sonrası yeni bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12622 E. 2016/9099 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3929 E. 2013/5149 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1790 E. 2012/2958 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14049 E. 2018/5080 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11371 E. 2018/3908 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/4475 E.  ,  2020/2520 K.

"İçtihat Metni"

ESAS NO 2019/4475

MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 14/12/2016 tarih ve 2014/1497-2016/644 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Alper Apaydın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların müvekkil şirketin yönetim ve denetim kurulu üyesi olduklarını, sorumlu oldukları dönem içerisinde şirketin vergi borcunun ödenmediğini, Egebank'tan davacı şirketin konumu, şirketin yararı gözetilmeden usulsüz kredi çekildiğini, Egebank A.Ş.'nin icra takibinde bulunan alacaklarının temlik alındığını, ödenmemesi durumunda bankadan rücu edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, şirket defter ve kayıtlarının muhafaza edilemediğini, davalıların 6762 sayılı TTK'nın 336, 342, 346, 359. maddeleri uyarınca zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 5.000,-TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.

Davalılar vekilleri, zarardan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların görevli bulunduğu dönemde şirketi zarara soktukları iddia edilmişse de, gerek bozma öncesi gerek bozma sonrası yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu aldırılan kök ve ek raporlar dikkate alındığında, davalıların şirketi zarara soktuğuna ilişkin verilerin saptanamadığı, davacı şirkete ait geçmiş dönemlere ilişkin ticari defter ve belgelerin davacı tarafça ibraz edilemediği, yine Yargıtay bozma ilamında mahkemece daha önce verilen red kararının esasına yönelik yapılan temyiz itirazlarının reddedildiği, dosyanın sadece müflis ...iflas idaresi ve müflis ... iflas idaresinin alacaklılar toplantısının yapılmasının beklenmesi gerektiği yönünden usulden bozulduğu, dolayısıyla diğer hususlarda davalılar lehine kazanılmış müktesep hak da oluştuğu ve bozma sonrası yeni bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/600164600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.