6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Belge iadesi | Hisse senedi iadesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1336 E. 2020/1518 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklılık durumu kıymetli evrak avukatlık asgari ücret tarifesi ön inceleme duruşması müteselsil sorumluluk hisse senedi sebepsiz zenginleşme karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi dava sebebi dahili dava vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının hisse senetlerinin aynen iadesi talepli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açtığı, davadan sonra ancak ön inceleme duruşmasından önce davaya konu hisse senetlerinin davacıya iade edildiği gerekçesiyle, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalılarda bulunan ve hisse senedi olduğu iddia edilen belgelerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi yer olmadığına karar verilmiştir.

Ancak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi uyarınca, haklarındaki dava esastan sonuçlanmayan davalıların iş bu davada taraf gösterilme nedenlerinin aynı olduğu ve her iki davalı yönünden de davanın açılışındaki haklılık durumlarının aynı şekilde tespit edildiği ve iadesi istenen senetlerin yatırımın başından itibaren kıymetli evrak mahiyetinde olmadıkları gözetilerek davalılar aleyhine maktu tarife üzerinden tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken her bir davalı aleyhine ayrı ayrı nispi tarife üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Delillerin toplanmaması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13828 E. 2014/3793 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9628 E. 2011/2225 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13341 E. 2010/4889 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tapu İptali Ve Tescil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5273 E. 2015/12447 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1713 E. 2015/6017 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/1336 E.  ,  2020/1518 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/01/2019 tarih ve 2018/998-2019/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında ortaklık ilişkisinin mevcut olduğunu, buna rağmen davalıların Federal Almanya Cumhuriyeti Nürnberg-Fürth Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'ne müracaat ederek alacak davası açtığını, yapılan yargılama sonucunda davalıların yedindeki hisse senetlerinin iadesine karar verilmeksizin, toplamda 198.100,03 Euro'nun davacı şirketten tahsili yönünde hüküm kurulduğu, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de de tenfizine karar verildiğini, müvekkili tarafından toplam 389.524,22 Euro karşılığı olarak 913.357,00 TL ödeme yapıldığını, bu suretle davalıların sebepsiz zenginleşmiş olduklarını ileri sürerek davalıların yedinde bulunan dava konusu edilen hisse senetlerinin bedelsiz olarak davacı şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili; yabancı mahkeme kararında hisselerin davacıya iadesine dair bir hüküm bulunmadığını, söz konusu yabancı mahkeme kararı tenfiz edilmekle taraflar arasındaki ilişkinin kesin olarak hükme bağlandığını, davacının hukuken bir talep ve dava hakkı olmamasına rağmen hisse senetlerinin kendilerine iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının hisse senetlerinin aynen iadesi talepli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açtığı, davadan sonra ancak ön inceleme duruşmasından önce davaya konu hisse senetlerinin davacıya iade edildiği gerekçesiyle, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalılarda bulunan ve hisse senedi olduğu iddia edilen belgelerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi yer olmadığına karar verilmiştir.

Ancak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi uyarınca, haklarındaki dava esastan sonuçlanmayan davalıların iş bu davada taraf gösterilme nedenlerinin aynı olduğu ve her iki davalı yönünden de davanın açılışındaki haklılık durumlarının aynı şekilde tespit edildiği ve iadesi istenen senetlerin yatırımın başından itibaren kıymetli evrak mahiyetinde olmadıkları gözetilerek davalılar aleyhine maktu tarife üzerinden tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken her bir davalı aleyhine ayrı ayrı nispi tarife üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) mahkeme kararı hüküm bölümünün "5" ve "6" nolu bentlerinin tamamen çıkarılarak yerine “5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine" ibaresinin eklenmesine; hükmün "7" nolu bent numarasının ise "6" olarak düzeltilmesine, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597286300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.