Belge iadesi | Hisse senedi iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1336 E. 2020/1518 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklılık durumu↗ kıymetli evrak↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ ön inceleme duruşması↗ müteselsil sorumluluk↗ hisse senedi↗ sebepsiz zenginleşme↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dava sebebi↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının hisse senetlerinin aynen iadesi talepli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açtığı, davadan sonra ancak ön inceleme duruşmasından önce davaya konu hisse senetlerinin davacıya iade edildiği gerekçesiyle, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalılarda bulunan ve hisse senedi olduğu iddia edilen belgelerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi yer olmadığına karar verilmiştir.
Ancak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi uyarınca, haklarındaki dava esastan sonuçlanmayan davalıların iş bu davada taraf gösterilme nedenlerinin aynı olduğu ve her iki davalı yönünden de davanın açılışındaki haklılık durumlarının aynı şekilde tespit edildiği ve iadesi istenen senetlerin yatırımın başından itibaren kıymetli evrak mahiyetinde olmadıkları gözetilerek davalılar aleyhine maktu tarife üzerinden tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken her bir davalı aleyhine ayrı ayrı nispi tarife üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13828 E. 2014/3793 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ara karar · feragat
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «feragat» sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9628 E. 2011/2225 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · dava sebebi · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaAncak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi uyarınca, haklarındaki dava esastan sonuçlanmayan davalıların iş bu davada taraf gösterilme nedenlerinin aynı olduğu ve her iki davalı yönünden de davanın açılışındaki «haklılık durumlarının» aynı şekilde tespit edildiği ve iadesi istenen senetlerin yatırımın başından itibaren «kıymetli evrak» mahiyetinde olmadıkları gözetilerek davalılar aleyhine maktu tarife üzerinden tek «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken her bir davalı aleyhine ayrı ayrı nispi tarife üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması ge …
Benzer bu karardaYine tarifenin 3/2. maddesinde, “ «müteselsilen sorumlu» olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmolunur” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, yapılan yargılama sonunda tüm davalılar aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olması nedeniyle yukarıda anılan tarife hükmü uyarınca kendisini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına 575,00 TL «vekalet ücretine» karar vermek gerekirken, «nispi vekalet ücreti» hesaplanmak suretiyle 4.151,43 TL' er vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlış …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · nispi vekalet ücreti · davanın açılmamış sayılması · ara karar · açılmamış sayılma · görevsizlik kararı · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi, “«görevsizlik», «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya «davanın açılmamış sayılmasına»; «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur.
Somut olayda, yapılan yargılama sonunda tüm davalılar aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olması nedeniyle yukarıda anılan tarife hükmü uyarınca kendisini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına 575,00 TL «vekalet ücretine» karar vermek gerekirken, «nispi vekalet ücreti» hesaplanmak suretiyle 4.151,43 TL' er vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlış …
Mahkemece, dosya kapsamına göre takip edilmeyen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13341 E. 2010/4889 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · dava sebebi · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaAncak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi uyarınca, haklarındaki dava esastan sonuçlanmayan davalıların iş bu davada taraf gösterilme nedenlerinin aynı olduğu ve her iki davalı yönünden de davanın açılışındaki «haklılık durumlarının» aynı şekilde tespit edildiği ve iadesi istenen senetlerin yatırımın başından itibaren «kıymetli evrak» mahiyetinde olmadıkları gözetilerek davalılar aleyhine maktu tarife üzerinden tek «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken her bir davalı aleyhine ayrı ayrı nispi tarife üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması ge …
Benzer bu karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesinde “«müteselsilen sorumlu» olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmolunur” hükmüne yer verildiği ve dava konusu olayda ret sebebi ortak olduğu halde davalılar vekilleri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · pay devri · limited şirket
Benzer bu kararda2- Dava, «limited şirket pay devrine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5273 E. 2015/12447 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaAncak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi uyarınca, haklarındaki dava esastan sonuçlanmayan davalıların iş bu davada taraf gösterilme nedenlerinin aynı olduğu ve her iki davalı yönünden de davanın açılışındaki «haklılık durumlarının» aynı şekilde tespit edildiği ve iadesi istenen senetlerin yatırımın başından itibaren «kıymetli evrak» mahiyetinde olmadıkları gözetilerek davalılar aleyhine maktu tarife üzerinden tek «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken her bir davalı aleyhine ayrı ayrı nispi tarife üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması ge …
Benzer bu karardaDava, «limited şirkete» ait gayrimenkulün satışının iptali ve «tapu iptal tescil» istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» ve davacı aleyhine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · dosyanın işlemden kaldırılması · tapu iptali ve tescil · nispi vekalet ücreti · işlemden kaldırma · maktu vekalet ücreti · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafın duruşmaya katılmaması nedeniyle davanın HMK'nın 150/1 maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık yasal süre geçtiği halde davacı tarafın «yenileme» talebinde bulunmadığı gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirkete» ait gayrimenkulün satışının iptali ve «tapu iptal tescil» istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» ve davacı aleyhine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde «davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi halinde tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi halinde tamamına hükmolunaca …
Bu durumda, mahkemece davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1713 E. 2015/6017 K.
Ortak:ön inceleme duruşması · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının hisse senetlerinin aynen iadesi talepli «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre dava açtığı, davadan sonra ancak ön «inceleme duruşmasından» önce davaya konu hisse senetlerinin davacıya iade edildiği gerekçesiyle, davacının davası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, davalılarda bulunan ve «hisse senedi» olduğu iddia edilen belgelerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın esası hakkında karar «verilmesi yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davalı banka tarafından 15.10.2014 tarihli ön «inceleme duruşmasından» önce 03.06.2014 tarihinde ödeme yapılması sebebiyle mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş olmasına rağmen, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesine aykırı olarak Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
Mahkemece, davacıya ait hesaptan kimliği belirsiz kişilerce dava dışı kişi hesabına aktarılan miktarın davalı banka tarafından dava tarihinden sonra davacıya iade edildiği gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı banka tarafından dava açıldıktan sonra ödeme yapılmakla davanın açılmasına sebebiyet verildiğine göre, davalı banka vekilinin «yargılama giderlerine» yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1336 E. , 2020/1518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/01/2019 tarih ve 2018/998-2019/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında ortaklık ilişkisinin mevcut olduğunu, buna rağmen davalıların Federal Almanya Cumhuriyeti Nürnberg-Fürth Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'ne müracaat ederek alacak davası açtığını, yapılan yargılama sonucunda davalıların yedindeki hisse senetlerinin iadesine karar verilmeksizin, toplamda 198.100,03 Euro'nun davacı şirketten tahsili yönünde hüküm kurulduğu, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de de tenfizine karar verildiğini, müvekkili tarafından toplam 389.524,22 Euro karşılığı olarak 913.357,00 TL ödeme yapıldığını, bu suretle davalıların sebepsiz zenginleşmiş olduklarını ileri sürerek davalıların yedinde bulunan dava konusu edilen hisse senetlerinin bedelsiz olarak davacı şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; yabancı mahkeme kararında hisselerin davacıya iadesine dair bir hüküm bulunmadığını, söz konusu yabancı mahkeme kararı tenfiz edilmekle taraflar arasındaki ilişkinin kesin olarak hükme bağlandığını, davacının hukuken bir talep ve dava hakkı olmamasına rağmen hisse senetlerinin kendilerine iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının hisse senetlerinin aynen iadesi talepli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açtığı, davadan sonra ancak ön inceleme duruşmasından önce davaya konu hisse senetlerinin davacıya iade edildiği gerekçesiyle, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalılarda bulunan ve hisse senedi olduğu iddia edilen belgelerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi yer olmadığına karar verilmiştir.
Ancak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi uyarınca, haklarındaki dava esastan sonuçlanmayan davalıların iş bu davada taraf gösterilme nedenlerinin aynı olduğu ve her iki davalı yönünden de davanın açılışındaki haklılık durumlarının aynı şekilde tespit edildiği ve iadesi istenen senetlerin yatırımın başından itibaren kıymetli evrak mahiyetinde olmadıkları gözetilerek davalılar aleyhine maktu tarife üzerinden tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken her bir davalı aleyhine ayrı ayrı nispi tarife üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) mahkeme kararı hüküm bölümünün "5" ve "6" nolu bentlerinin tamamen çıkarılarak yerine “5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine" ibaresinin eklenmesine; hükmün "7" nolu bent numarasının ise "6" olarak düzeltilmesine, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597286300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz