Rücu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2859 E. 2020/830 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu↗ tbk 99↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ hmk 353(1)b-2↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, yargılama konusu uyuşmazlığa sebep olan yangının çatı bölgesinden geçen kümes aydınlatması veya elektrikle çalışan cihaza ait yıpranmış elektrik tesisatından çıkan kıvılcımların çatı tavanına biriken tavuk yem tozu, gübre ve tüyleri tutuşturması sonucu çıktığı, davalının TBK 69. maddesi gereğince zarardan sorumlu olduğu, yangın nedeniyle davacı ... şirketinin sigortalısına 105.747,86 TL ödemede bulunduğu, ödediği bedeli zararın sorumlusu olan davalıya rücu edebileceği, bilirkişi raporunda zararın ayrıntılı olarak belirlendiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin davalının sorumluluğunu belirlerken 6098 sayılı TBK'nın 69. maddesine dayanmasının yerinde olmadığını, davalının davacı yanın sigortalısı ile arasındaki sözleşme gereği sorumlu tutulması gerektiğini, davalının sorumlu tutulması gereken miktarın davacı şirketin sigortalısına yaptığı ödemeden daha yüksek olduğu gerekçesiyle sonucu itibariyle ilk derece mahkemesince davanın kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b. 2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda İlk derece mahkemesinden farklı gerekçeyle karar veren Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Gerekçe düzeltilerek yeniden hüküm
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6528 E. 2022/3722 K.
Ortak:rücu · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… eğince zarardan sorumlu olduğu, yangın nedeniyle davacı ... şirketinin sigortalısına 105.747,86 TL ödemede bulunduğu, ödediği bedeli zararın sorumlusu olan davalıya «rücu» edebileceği, bilirkişi raporunda zararın ayrıntılı olarak belirlendiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Benzer bu kararda… eğince zarardan sorumlu olduğu, yangın nedeniyle davacı ... şirketinin sigortalısına 105.747,86 TL ödemede bulunduğu, ödediği bedeli zararın sorumlusu olan davalıya «rücu» edebileceği, bilirkişi raporunda zararın ayrıntılı olarak belirlendiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçe düzeltilerek yeniden hüküm · gerekçenin düzeltilmesi · halefiyet · gerçek zarar · rücuen tazminat · eksik inceleme · teslim
Benzer bu kararda… meydana geldiği, hesap ödemesinin hesap şekli ve miktarının olaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, «gerekçesi düzeltilerek yeniden» hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, endüstriyel yangın kombine poliçesi kapsamında açılan «halefiyete» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bu durumda, davalının bu savunması değerlendirilmemiş olup, «eksik inceleme» yapıldığı anlaşılmakla, kümes kontrol kartında yazılı 2445 piliçin tazminat hesabında dikkate alınarak sigortalının «gerçek zararının» tespiti ile sonuca varılması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş. ile davalı arasındaki Etlik Piliç Bakım ve Yetiştirme Sözlemesi imzalanmış olup sigortalı firma tarafından davalıya «teslim» edilen civcivler 26.01.2016 tarihinde çıkan yangında telef olmuştur.
-
Temel ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3049 E. 2021/4425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · temel ilişki · gerekçenin düzeltilmesi · kanun yolu · bedelsizlik · istinaf incelemesi · sebepsiz zenginleşme · çek
Benzer bu karardaİşbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesi taraflar arasında «temel ilişki» bulunmadığı, davalının «sebepsiz zenginleşme» iddiasına da dayanmadığı ve davalının temel ilişki kabul edilse dahi alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Dava, takibe konu «çek» «bedelsiz» olması nedeniyle «menfi tespit» istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davalının, alacağın geçerli bir hukuki ilişkiden kaynaklandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Başka bir anlatımla «istinaf incelemesini» yapan Bölge Adliye Mahkemesi, kararın gerekçesinde hata edildiğine karar vermiş ve bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının «gerekçesini düzeltmiştir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1627 E. 2019/3776 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adam çalıştıranın sorumluluğu · sovtaj · eksper raporu · kusursuz sorumluluk · müteselsil sorumluluk · dava sebebi · hasar · dahili dava
Benzer bu kararda… ekili ile birleşen davada davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Asıl dava yönünden kendilerini vekil ile «temsil» ettiren davalıların lehine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmiş ise de, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin .../... maddesine göre, «müteselsil sorumluluk» da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilebileceği gözardı edilerek yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, asıl davaya ilişkin kararın bu yönden asıl dava davacısı lehine bozulması gerekmiştir. ...- Birleşen dava bakımından ise, bina yapı maliklerinin çalıştırdıkları kaynak işçilerinin faaliyeti sırasında yangının meydana geldiği ve TBK'nın «adam çalıştıranın sorumluluğu» kapsamında «kusursuz sorumlu» olduklarından bahisle zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle ekspertiz raporunda belirlenen ....239,57 TL'nın avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak zarar hesabı konusunda gerek dayanılan bilirkişi raporları, gerekse bilirkişi raporlarına esas alınan ekspertiz raporunda, «sovtaj» indiriminin yalnızca emtia «hasarının» hesaplanmasında gözönüne alındığı belirtilmiş olup, buna ilişkin incelemeleri içeren «ekspertiz raporu» ve ekleri dosya kapsamında denetlenmemiştir.
Bunun dışında; zarar kalemlerinden aydınlatma ve tesisat «hasarına» ilişkin de «sovtaj» tespiti hiç yapılmamıştır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/171 E. 2014/2837 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13216 E. 2011/14586 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · rücuen tazminat · reeskont faizi · ispat yükü · hasar · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasara» neden olan yangının, davalı şirket çalışanlarının tadilat ve dekorasyon çalışması sırasında kaynak makinesinden sıçrayan kıvılcımların çevrede bulunan izalasyon maddelerini tutuşturması sonucu meydana geldiği, yangının çıktığı yerin birinci katta sonradan ilave edilen kısım olmakla beraber, belediyeden onay alınarak yapıldığı ve poliçe «teminatı» dahilinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 60.668,30 TL. tazminatın ödeme tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… akdedilen istisna aktinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Bu durumda mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulup, tarafların bu yöndeki «delilleri toplanıp», yangına ilişkin hazırlık dosyası celpedilip,sigortalı ile davalı arasında istisna aktinin varlığının «ispat yükünün» de davacıda olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aktinin varlığı konusunda bir inceleme yapılmadan ve kararın gerekçesinde t …
1- Dava, TTK.'nun 1301. madde kapsamında açılan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2859 E. , 2020/830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2018 tarih ve 2016/271 E- 2018/35 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 06/05/2019 tarih ve 2018/844 E- 2019/289 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin endüstriyel yangın kombine poliçesi kapsamında sigortalısı olan dava dışı Burpiliç Entegre Gıda San. Tic. A.Ş. ile davalı ... arasında Etlik Piliç Bakım ve Yetiştirme Sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin sigortalısı Burpiliç A.Ş.'ye ait civcivlerin bakım ve yetiştirme işinin davalıya ait kümeslerde ve onun gözetiminde yapıldığını, davalı tarafından işletilmekte olan kümeste 26.01.2016 tarihinde yangın meydana geldiğini, yangın nedeniyle 102.747,86 TL brolier tavuk hasarı ve 3.000,00 TL yem emtiası hasarı olmak üzere toplam 105.747,86 TL hasar oluştuğunu, hasar bedelinin 04.03.2016 tarihinde dava dışı sigotalı Burpiliç A.Ş.'ye ödendiğini, davacı ...
şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirerek TTK 1481. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğundan ödemek zorunda kaldığı tazminatı davalıdan talep etme hakkına sahip olduğunu, bu nedenlerle 105.747,86 TL'nin ödeme tarihi 04.03.2016'den itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığını, bu nedenle halefiyet davasının bir ticari dava sayılamayacağını, görev itirazları olduğunu, yangın nedeniyle telef olan broiler tavuk ve yanan yemde meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının nedeninin açıklanmadığını, oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, 53. dönem kümes kontrol kartında yazılı olan civciv miktarı ile yangında ölen broiler tavuk miktarının uyuşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, yargılama konusu uyuşmazlığa sebep olan yangının çatı bölgesinden geçen kümes aydınlatması veya elektrikle çalışan cihaza ait yıpranmış elektrik tesisatından çıkan kıvılcımların çatı tavanına biriken tavuk yem tozu, gübre ve tüyleri tutuşturması sonucu çıktığı, davalının TBK 69. maddesi gereğince zarardan sorumlu olduğu, yangın nedeniyle davacı ... şirketinin sigortalısına 105.747,86 TL ödemede bulunduğu, ödediği bedeli zararın sorumlusu olan davalıya rücu edebileceği, bilirkişi raporunda zararın ayrıntılı olarak belirlendiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin davalının sorumluluğunu belirlerken 6098 sayılı TBK'nın 69. maddesine dayanmasının yerinde olmadığını, davalının davacı yanın sigortalısı ile arasındaki sözleşme gereği sorumlu tutulması gerektiğini, davalının sorumlu tutulması gereken miktarın davacı şirketin sigortalısına yaptığı ödemeden daha yüksek olduğu gerekçesiyle sonucu itibariyle ilk derece mahkemesince davanın kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.
2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda İlk derece mahkemesinden farklı gerekçeyle karar veren Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596277600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz