6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temel ilişki olmadığının tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3049 E. 2021/4425 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf kanun yolu temel ilişki gerekçenin düzeltilmesi kanun yolu bedelsizlik istinaf incelemesi sebepsiz zenginleşme çek menfi tespit hmk 353(1)b-2

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 353

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, takibe konu çek bedelsiz olması nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davalının, alacağın geçerli bir hukuki ilişkiden kaynaklandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İşbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesi taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleşme iddiasına da dayanmadığı ve davalının temel ilişki kabul edilse dahi alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Başka bir anlatımla istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi, kararın gerekçesinde hata edildiğine karar vermiş ve bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini düzeltmiştir. Böyle bir halde ne şekilde karar verileceği HMK’nın 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nolu alt bendinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre; “…Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” İstinaf incelemesini yapan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce bu hüküm gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, usul hukuku hükümlerine uyulmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstinaf kabul edilip ilk derece hükmü kaldırılınca esas hakkında yeniden hüküm kurulmalıdır

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4404 E. 2020/1843 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3049 E.  ,  2021/4425 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.03.2018 tarih ve 2017/11 E- 2018/217 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/1424 E- 2019/252 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, icra takibine konu edilen çekin davacı ile davalı arasında tanışık olunduğu dönemde boş olarak sadece davacının imzasını taşır vaziyette davalı (temlik alan) tarafından alındığını, bu çekin esasen bedelsiz olduğunu temlik alan davalının bildiğini ve bedelsiz olan çeki ilk cirantaya verdiğini, davalı ile aralarında ticari bir ilişki bulunmadığını, bedelsiz olan ve zamanaşımına uğramış olan çekte ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek icra takibine konu asıl alacak bakımından borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, icra takibine konu çeki boş olarak verdiğini ileri süren davacının, davalı hakkında başlattığı soruşturma dosyasında taraflar arasındaki temel ilişkinin farklı olduğunu beyan ettiğini, bedelsizlik ve çekin sonradan kötüniyetle doldurulduğuna dair ispat külfetinin davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, takibe konu icra dosyasını temlik eden alacaklı, davacı (borçlu) aleyhine zamanaşımına uğramış senede dayanarak ilamsız icra takibi başlattığı ve taraflar arasında temel ilişki iddiasına dayanmadığından davacı borçlu tarafından temel ilişkinin kabul edilmesinin de bir önemi olmayacağı, ayrıca temlik alan davalı, çekte ciro silsilesinde yer almadığından temel ilişkiye dayanması mümkün olmadığı gibi yetkili hamil gibi sebepsiz iktisap hükümlerine de dayanamayacağı, bu durumda davalının, alacağın geçerli bir hukuki ilişkiden kaynaklandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, zamanaşımına uğramış çeke dayalı takipte alacak iddiasının temlik eden ve temlik alan tarafından sebepsiz zenginleşmeye dayandırılmadığı, bu durumda davalının temel ilişkiye dayandığının kabul edildiği ancak çekteki ciro silsilesine göre keşideci ile temlik veren arasında temel ilişki mevcut olmadığı, kaldı ki taraflar arasında temel ilişkinin varlığı kabul edildi diye değerlendirilse dahi temlik alan, temlik verenin alacaklı olduğunu her türlü delil ile ispat etmesi gerektiği ancak davalının herhangi bir ispatta bulunmadığı ilk derece mahkeme hükmünün sonuç itibariyle doğru olduğu ancak gerekçesinin bu şekilde olması gerektiğine ilişkin gerekçeyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, takibe konu çek bedelsiz olması nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davalının, alacağın geçerli bir hukuki ilişkiden kaynaklandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İşbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesi taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleşme iddiasına da dayanmadığı ve davalının temel ilişki kabul edilse dahi alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Başka bir anlatımla istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi, kararın gerekçesinde hata edildiğine karar vermiş ve bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini düzeltmiştir. Böyle bir halde ne şekilde karar verileceği HMK’nın 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nolu alt bendinde düzenlenmiştir.

Madde hükmüne göre; “…Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” İstinaf incelemesini yapan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce bu hüküm gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, usul hukuku hükümlerine uyulmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670743600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.