İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2811 E. 2021/387 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun ifası↗ rehin sözleşmesi↗ akdi faiz↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ tahsilde tekerrür↗ bsmv↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ yargılama giderleri↗ icra takibine itiraz↗ infaz↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinin 15.maddesi uyarınca davalı kefile doğrudan doğruya müracaat etme hakkının bulunduğu, takipten sonra asıl borçlu tarafından 9.365,86 TL ödemenin yapıldığı bu ödemenin infaz sırasında icra müdürlüğünce resen nazara alınması gerektiği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 7.966,71 TL asıl alacak, 2.688,52 TL akdi faiz, 134,42 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 10.789,65 TL alacağı bulunduğu, takip talebinde istenilen masrafın dosya kapsamındaki makbuz durumuna göre yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalının İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/13179 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 7.966,71 TL asıl alacak, 2.688,52 TL akdi faiz, 34,42 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 10.789,65 TL alacak yönünden iptaline, takibin bu miktarlar yönünden devamına, ayrıca 7.966,71 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %21,06 akdi faiz uygulanmasına, dava dışı asıl borçlu tarafından yapıldığı tespit olunan ödemelerin infaz sırasında icra müdürlüğünce nazara alınmasına, hükmolunan alacağın %40'ı oranında 4.315,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinin son fıkrası "Banka, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez." hükmünü içermektedir. Bu hüküm uyarınca davacı bankanın öncelikle asıl borçluya alacağın ödenmesi için başvurması gerekmekte olup borcun tahsil edilememesi halinde davalı kefile müracaat edilmesi gerekir. Bu nedenle bankaca doğrudan davalı kefil hakkında alacağın tahsili amacı ile icra takibine geçilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2586 E. 2020/388 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının eylemlerinin, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitiyle men’ine, 3.966,92 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair verilen kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davanın haksız rekabetin tespiti ve buna dayalı «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olduğu, her üç talep bakımından ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, esastan yeniden hüküm kurulmuştur.
Bu kararın davalı yan vekilince temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan karar Dairemizin 19.11.2018 tarihli ilamıyla davalı yararına bozulmuş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davacının tüm talepleri bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2811 E. , 2021/387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.05.2015 tarih ve 2014/1116-2015/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı...arasında Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinin akdedilerek adı geçene kredi kullandırıldığını, davalının sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi kullanımından doğan borcun verilen süreler içinde ödenmemiş olması nedeniyle borçluların ihtarname çekilerek temerrüde düşürüldüklerini, borcun ödenmemiş olması nedeniyle borçlular hakkında İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/13179 E. ve 2011/13180 E. sayılı dosyalarıyla icra takibine başlandığını, davalı kefilin 20.07.2011 tarihinde borca ve tüm ferilerine itirazda bulunduğunu, icra takibinin durduğunu, davalının Taşıt Kredisi Sözleşmesine ve altındaki imzaya itirazının olmadığını, davalının borca itirazının yerinde olmadığını, davalı aleyhine yapılan icra takibinin sözleşmeye, banka kayıtlarına ve hesap kesim ihtarına dayalı olarak yapıldığını ileri sürerek borçlu hakkında İstanbul Anadolu 5.
İcra Müdürlüğü'nün 2011/13179 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı banka ile dava dışı...arasındaki Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi nedeni ile...adına tescilli bulunan araç üzerinde alacaklı banka lehine rehin tesis edildiğini, alacaklının asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemeyeceğinin taraflarca imza altına alınan Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinin 15. maddesinde düzenlendiğini, yine sözleşmenin 19.maddesinde yukarıda anılan aracın, alınan kredinin teminatı olduğunun kabul edildiğini ve rehin konusunda öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanacağının hüküm altına alındığını, alacaklının asıl borçluya karşı başlatmış olduğu takipten sonuç almadan ve sözleşme gereği rehnedilen aracın paraya
çevrilmesi yoluna gitmeden davalıya karşı başlatılan icra takibinin sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinin 15.maddesi uyarınca davalı kefile doğrudan doğruya müracaat etme hakkının bulunduğu, takipten sonra asıl borçlu tarafından 9.365,86 TL ödemenin yapıldığı bu ödemenin infaz sırasında icra müdürlüğünce resen nazara alınması gerektiği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 7.966,71 TL asıl alacak, 2.688,52 TL akdi faiz, 134,42 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 10.789,65 TL alacağı bulunduğu, takip talebinde istenilen masrafın dosya kapsamındaki makbuz durumuna göre yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalının İstanbul Anadolu 5.
İcra Müdürlüğü'nün 2011/13179 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 7.966,71 TL asıl alacak, 2.688,52 TL akdi faiz, 34,42 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 10.789,65 TL alacak yönünden iptaline, takibin bu miktarlar yönünden devamına, ayrıca 7.966,71 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %21,06 akdi faiz uygulanmasına, dava dışı asıl borçlu tarafından yapıldığı tespit olunan ödemelerin infaz sırasında icra müdürlüğünce nazara alınmasına, hükmolunan alacağın %40'ı oranında 4.315,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinin son fıkrası "Banka, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez." hükmünü içermektedir. Bu hüküm uyarınca davacı bankanın öncelikle asıl borçluya alacağın ödenmesi için başvurması gerekmekte olup borcun tahsil edilememesi halinde davalı kefile müracaat edilmesi gerekir. Bu nedenle bankaca doğrudan davalı kefil hakkında alacağın tahsili amacı ile icra takibine geçilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/638938800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz