Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4870 E. 2020/2413 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur karinesi↗ ticari teamül↗ teamül↗ kusur sorumluluğu↗ illiyet bağı↗ kâr mahrumiyeti↗ müteselsil sorumluluk↗ ispat yükü↗ yönetim kurulu kararı↗ dosya masrafı↗ kusur↗ eksik inceleme↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, zarar unsurunun kanıtlanamadığı ve bu zararın tazmini bakımından davalılarla illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, ... tarafından yönetim ve denetime el konulan ... Grubu şirketlerinden Çukorova Temizlik ve Sosyal Hizmetler Ticaret A.Ş. 'nin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir. Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine TTK’nın 337. maddesinde, yeni seçilen veya tayin olunan yönetim kurulu üyelerinin, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini murakıplara bildirmeğe mecbur oldukları, aksi halde seleflerinin sorumluluklarına iştirak edecekleri belirtilmiştir. Denetim kurulu üyelerinin de kusursuz olduklarını ispat etmedikçe zarardan sorumlu bulundukları, TTK’nın 359. maddesinde düzenlenmiştir.
Dava konusu somut uyuşmazlıkta, davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerine isnat edilen kusurlu eylemlerden birisi de şirkete sağladıkları kaynakları kendi işletme sermayesi ihtiyacı için ve rantabl olarak kullanmaları gerekirken diğer ... Grubu firmalarının ellerinde bulunan, mali durumları bozuk, hiç temettü geliri sağlayamayacaklarını bildikleri, halen ... yönetim ve denetiminde bulunan ... Grubuna bağlı kuruluşların iştirak hisselerini satın almak için kullandıkları, bu şekilde gerçekte öz kaynağı dahi bulunmayan şirketin, ödeyemeyeceği bir borç yükü altına sokulurken aynı zamanda bu fonlar ile sağlayabileceği muhtemel gelirlerden de mahrum bırakıldığı ve şirket aktiflerinde azalışa neden olarak şirketin kasten zarara uğratıldığı, yönetim kurulu üyelerinin işletmenin kaynaklarını ticari amaçları doğrultusunda kendi ticari faaliyetleri için kullanması gerekirken ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranarak grup içi şirketlere, değersiz aktiflere ve çeşitli masraf unsurlarına yönelik kullanımı ve bu şekilde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratılması ve şirket varlıklarında azalışa neden olunması, denetim kurulu üyelerinin de kontrol ve uyarı görevini yerine getirmemeleridir.
Davacı şirket ortaklarınca ödenen sermayenin, davacı şirketin ticari amaçları doğrultusunda, kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gerekirken, ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle, başka bir şirkete aktarılması, şirket açısından bir zarardır. Üstelik zarar, usulsüz işlem anında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla zararın gerçekleşmiş sayılması için paranın gönderildiği şirkete başvurulması ve ona karşı tüm yasal yolların tüketilmiş olması gerekmez.
O halde mahkemece, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, iştirak hisseleri alınan şirketlerin işlem tarihi itibariyle hisseleri alınabilecek şirketlerden olup olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin iştirak hisseleri alınırken basiretli bir yöneticiden beklenilen özeni gösterip göstermedikleri, hisselerin gerçekte değerinin ne olduğu ve hangi değere alındığı hususları incelenmek sureti ile zararın meydana gelip gelmediğinin tespiti, zararın tespitinden sonra da, davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları ve yine denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğunun, bu sıfatının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması gerektiğinden Dairemizin 09.07.2018 tarih, 2016/12353 E-2018/5010 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5313 E. 2013/4188 K.
Ortak:kusur karinesi · ticari teamül · teamül · müteselsil sorumluluk · ispat yükü · yönetim kurulu kararı · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir.
… kilde gerçekte öz kaynağı dahi bulunmayan şirketin, ödeyemeyeceği bir borç yükü altına sokulurken aynı zamanda bu fonlar ile sağlayabileceği muhtemel gelirlerden de «mahrum» bırakıldığı ve şirket aktiflerinde azalışa neden olarak şirketin kasten zarara uğratıldığı, «yönetim kurulu» üyelerinin işletmenin kaynaklarını ticari amaçları doğrultusunda kendi ticari faaliyetleri için kullanması gerekirken «ticari teamüllere» aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranarak grup içi şirketlere, değersiz aktiflere ve çeşitli «masraf» unsurlarına yönelik kullanımı ve bu şekilde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratılması ve şirket varlıklarında azalışa neden olunması, denetim kurulu üyeleri …
… mahkemece, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, iştirak hisseleri alınan şirketlerin işlem tarihi itibariyle hisseleri alınabilecek şirketlerden olup olmadığı, «yönetim kurulu» üyelerinin iştirak hisseleri alınırken basiretli bir yöneticiden beklenilen özeni gösterip göstermedikleri, hisselerin gerçekte değerinin ne olduğu ve hangi değere alındığı hususları incelenmek sureti ile zararın meydana gelip gelmediğinin tespiti, zararın tespitinden sonra da, davalıların «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları ve yine denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğunun, bu sıfatının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması gerektiğinden Dairemizin 09.07.2018 tarih, 2016/12353 E-2018/5010 K. sayılı onama ilamının …
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, s:1941, 1942, 1999).
Kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, ...’nun 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
Nitekim ...’nun 338. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerinin «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kasa açığı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · şirket zararı · kâr payı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan» söz edilebilmesi için hisselerin değerinden fazlaya satın alındığının ve hissesi satın alınan şirketlerin finansal durumlarının bilinmesinin gerektiği, bu hususların davacı tarafça kanıtlanamadığı ayrıca salt grup şirketlerinin hisselerinin alınmasının kusurlu davranış olarak nitelenemeyeceği, «kasa açığına» ilişkin tutanağın iki ay sonra tutulması nedeniyle eski yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… , karar tarihinde yürürlükte bulunan ...’nun 359. maddesi yollaması ile aynı Yasa’nın 341. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticiler ve denetçiler tarafından davacı «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.
Dava konusu olayda davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerine isnat edilen kusurlu eylemlerden birisi de davacı şirketin ortaklarınca ödenen sermaye «payı» bedelinin, ödeme gücü olmayan ...
Bu durum karşısında mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin mahkemece hükmedilen «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6307 E. 2013/9893 K.
Ortak:kusur karinesi · ticari teamül · teamül · müteselsil sorumluluk · ispat yükü · yönetim kurulu kararı · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir.
… kilde gerçekte öz kaynağı dahi bulunmayan şirketin, ödeyemeyeceği bir borç yükü altına sokulurken aynı zamanda bu fonlar ile sağlayabileceği muhtemel gelirlerden de «mahrum» bırakıldığı ve şirket aktiflerinde azalışa neden olarak şirketin kasten zarara uğratıldığı, «yönetim kurulu» üyelerinin işletmenin kaynaklarını ticari amaçları doğrultusunda kendi ticari faaliyetleri için kullanması gerekirken «ticari teamüllere» aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranarak grup içi şirketlere, değersiz aktiflere ve çeşitli «masraf» unsurlarına yönelik kullanımı ve bu şekilde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratılması ve şirket varlıklarında azalışa neden olunması, denetim kurulu üyeleri …
… mahkemece, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, iştirak hisseleri alınan şirketlerin işlem tarihi itibariyle hisseleri alınabilecek şirketlerden olup olmadığı, «yönetim kurulu» üyelerinin iştirak hisseleri alınırken basiretli bir yöneticiden beklenilen özeni gösterip göstermedikleri, hisselerin gerçekte değerinin ne olduğu ve hangi değere alındığı hususları incelenmek sureti ile zararın meydana gelip gelmediğinin tespiti, zararın tespitinden sonra da, davalıların «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları ve yine denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğunun, bu sıfatının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması gerektiğinden Dairemizin 09.07.2018 tarih, 2016/12353 E-2018/5010 K. sayılı onama ilamının …
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir. (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, s:1941, 1942, 1999).
Kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerinin «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · hisse senedi · temlik · kâr payı · ek tasfiye · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bu zarar iddiasının soyut olduğu, davacı şirketin «defterlerinde» duran varlıklar içinde iştirak hisselerinin kayıtlı olduğu, davacının zararından bahsedilebilmek için hissesi alınan dava dışı şirketlerden hisse bedelinden daha düşük temettü gelirinin elde edilmesi veya bu şirketlerin «tasfiye» sürecine girip davacı hissesine isabet eden tasfiye «payının» tahsil edilememesinin gerektiği, oysa böyle bir durumun mevcut olmadığı belirtilmiş ise de, davacı şirketin borç alarak yatırım yapmasının ticari olup olmadığı, ne …
… hisse alımının tek başına zarar oluşturmadığı, buna ilişkin zararın ne olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği, grup şirketlere verilen borç paranın da davacı «defterlerinde» alacak olarak göründüğü, verilen borçların tahsil edilemediğine veya borçlu şirketlerin aciz içinde olduğuna ilişkin bir delilin mevcut olmadığı, dolayısı ile buna …
Kararı, «temlik» alan TMSF vekili ve davalılardan ..., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin tüm, davacı («temlik» alan) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4053 E. 2012/13203 K.
Ortak:kusur karinesi · ticari teamül · teamül · müteselsil sorumluluk · ispat yükü · yönetim kurulu kararı · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir.
… kilde gerçekte öz kaynağı dahi bulunmayan şirketin, ödeyemeyeceği bir borç yükü altına sokulurken aynı zamanda bu fonlar ile sağlayabileceği muhtemel gelirlerden de «mahrum» bırakıldığı ve şirket aktiflerinde azalışa neden olarak şirketin kasten zarara uğratıldığı, «yönetim kurulu» üyelerinin işletmenin kaynaklarını ticari amaçları doğrultusunda kendi ticari faaliyetleri için kullanması gerekirken «ticari teamüllere» aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranarak grup içi şirketlere, değersiz aktiflere ve çeşitli «masraf» unsurlarına yönelik kullanımı ve bu şekilde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratılması ve şirket varlıklarında azalışa neden olunması, denetim kurulu üyeleri …
… mahkemece, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, iştirak hisseleri alınan şirketlerin işlem tarihi itibariyle hisseleri alınabilecek şirketlerden olup olmadığı, «yönetim kurulu» üyelerinin iştirak hisseleri alınırken basiretli bir yöneticiden beklenilen özeni gösterip göstermedikleri, hisselerin gerçekte değerinin ne olduğu ve hangi değere alındığı hususları incelenmek sureti ile zararın meydana gelip gelmediğinin tespiti, zararın tespitinden sonra da, davalıların «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları ve yine denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğunun, bu sıfatının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması gerektiğinden Dairemizin 09.07.2018 tarih, 2016/12353 E-2018/5010 K. sayılı onama ilamının …
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, s:1941, 1942, 1999).
Kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, öğretideki baskın görüşe göre, TTK’nun 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
Nitekim TTK’nun 338. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerinin «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · şirketin tasfiyesi · maktu vekalet ücreti · fatura · vekalet ücreti
Benzer bu kararda3- Kabul şekline göre de 5411 SK.’nun 134/3. maddesi uyarınca, davacı TMSF. tarafından kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, davanın reddi halinde davacı Fon aleyhine «maktu vekalet ücretinin» tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretinin» tahsiline karar verilmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… gerçekleştiğine dair somut kayıt veya belgenin bulunmadığı kaldı ki böyle bir sorumluluğun doğabilmesi için Berke A.Ş.'den sağlanan fonlarla hisseleri satın alınan «şirketlerin tasfiyesi» sonucunda kalan mal varlıklarından davacı şirket hisselerine isabet eden sermaye paylarının tahsil edilmesinin olanaksız hale geldiğinin belgelenmesi, yine hukuki …
Dava konusu olayda davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerine isnat edilen bir diğer kusurlu eylem ise davacı şirketçe Uzan Grubu şirketleri için vekalet görevi yapan iki avukata toplam (1.316.162,80) TL ödenerek, bu paranın anılan şirketlere «fatura» edilmesidir.
4 benzer karar daha
-
Yönetici sorumluluğundan kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4542 E. 2020/2885 K.
Ortak:kusur karinesi · müteselsil sorumluluk · ispat yükü · yönetim kurulu kararı · kusur
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir.
Kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerinin «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir.
TTK’nın 338. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerinin «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalıların, davacı şirkette oluşan zarar tarihinde «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yapmadıkları, «şirket zararının» oluştuğu tarihten sonraki tarihlerde göreve geldikleri, dolayısıyla oluşan zararlardan TTK hükümleri gereğince sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · şirket zararı · denetime elverişlilik · anonim şirket
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalıların, davacı şirkette oluşan zarar tarihinde «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yapmadıkları, «şirket zararının» oluştuğu tarihten sonraki tarihlerde göreve geldikleri, dolayısıyla oluşan zararlardan TTK hükümleri gereğince sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nın 337. maddesi çerçevesinde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, yetersiz ve «denetime elverişsiz» bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15150 E. 2014/20342 K.
Ortak:kusur karinesi · ticari teamül · teamül · müteselsil sorumluluk · ispat yükü · yönetim kurulu kararı · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir.
… kilde gerçekte öz kaynağı dahi bulunmayan şirketin, ödeyemeyeceği bir borç yükü altına sokulurken aynı zamanda bu fonlar ile sağlayabileceği muhtemel gelirlerden de «mahrum» bırakıldığı ve şirket aktiflerinde azalışa neden olarak şirketin kasten zarara uğratıldığı, «yönetim kurulu» üyelerinin işletmenin kaynaklarını ticari amaçları doğrultusunda kendi ticari faaliyetleri için kullanması gerekirken «ticari teamüllere» aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranarak grup içi şirketlere, değersiz aktiflere ve çeşitli «masraf» unsurlarına yönelik kullanımı ve bu şekilde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratılması ve şirket varlıklarında azalışa neden olunması, denetim kurulu üyeleri …
… mahkemece, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, iştirak hisseleri alınan şirketlerin işlem tarihi itibariyle hisseleri alınabilecek şirketlerden olup olmadığı, «yönetim kurulu» üyelerinin iştirak hisseleri alınırken basiretli bir yöneticiden beklenilen özeni gösterip göstermedikleri, hisselerin gerçekte değerinin ne olduğu ve hangi değere alındığı hususları incelenmek sureti ile zararın meydana gelip gelmediğinin tespiti, zararın tespitinden sonra da, davalıların «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları ve yine denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğunun, bu sıfatının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması gerektiğinden Dairemizin 09.07.2018 tarih, 2016/12353 E-2018/5010 K. sayılı onama ilamının …
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir (G..
Kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerinin «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · hisse senedi · kâr payı · ek tasfiye · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bu zarar iddiasının soyut olduğu, davacı şirketin «defterlerinde» duran varlıklar içinde iştirak hisselerinin kayıtlı olduğu, davacının zararından bahsedilebilmek için hissesi alınan dava dışı şirketlerden hisse bedelinden daha düşük temettü gelirinin elde edilmesi veya bu şirketlerin «tasfiye» sürecine girip davacı hissesine isabet eden tasfiye «payının» tahsil edilememesinin gerektiği, oysa böyle bir durumun mevcut olmadığı belirtilmiş ise de, davacı şirketin borç alarak yatırım yapmasının ticari olup olmadığı, ne …
1- Dava, 6762 sayılı Yasa’nın 341. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticiler ve denetçiler tarafından davacı «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.
Hidroelektrik Santrali A.Ş’den alınan borç para ile Uzan Grubu'na ait şirketlerden «hisse senedi» alınarak davacıyı zarara uğrattıklarıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12224 E. 2014/19093 K.
Ortak:kusur karinesi · müteselsil sorumluluk · ispat yükü · yönetim kurulu kararı · kusur
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir.
Kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerinin «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir (Gönen Hriş.
Kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri ve «şirket müdürleri» şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, 6762 sayılı TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerinin «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru sorumluluğu · limited şirket müdürü · limited şirket ortağı · şirket yöneticisinin sorumluluğu · kazanç kaybı · yönetici sorumluluğu · şirket müdürlüğü · sorumluluk davası
Benzer bu karardaDava, «limited şirket müdürü» olan davalının şirket kayıtlarına geçirmediği kazancı kendi adına tahsil ettiği iddiası ile açılan, limited «şirket yöneticisinin sorumluluğu» hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı «limited şirket ortağı» olduklarını, şirketin sigorta aracılık hizmeti verdiğini, müvekkilinin dava dışı şirketteki hisselerini devrettiğini, daha sonra vergi idaresi tarafından yapılan inceleme sonucunda bir kısım gelirlerin «defterlere» kaydedilmediğinin tespit edildiğini, davalının şirketin defterlerini tutarak gelir ve gider kayıtlarını takip ettiğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama so …
Kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri ve «şirket müdürleri» şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, 6762 sayılı TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
Aynı Yasa'nın 556. maddesi uyarınca şirketin kuruluşuna iştirak edenlerle şirketin yönetim veya denetimine memur edilen kimselerin ve «tasfiye memurlarının sorumluluğuna» ilişkin olarak yukarıda değinilen «anonim şirketlere» yönelik hükümler «limited şirketler» yönünden de uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4384 E. 2013/20147 K.
Ortak:kusur karinesi · ticari teamül · teamül · müteselsil sorumluluk · ispat yükü · yönetim kurulu kararı · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir.
… kilde gerçekte öz kaynağı dahi bulunmayan şirketin, ödeyemeyeceği bir borç yükü altına sokulurken aynı zamanda bu fonlar ile sağlayabileceği muhtemel gelirlerden de «mahrum» bırakıldığı ve şirket aktiflerinde azalışa neden olarak şirketin kasten zarara uğratıldığı, «yönetim kurulu» üyelerinin işletmenin kaynaklarını ticari amaçları doğrultusunda kendi ticari faaliyetleri için kullanması gerekirken «ticari teamüllere» aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranarak grup içi şirketlere, değersiz aktiflere ve çeşitli «masraf» unsurlarına yönelik kullanımı ve bu şekilde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratılması ve şirket varlıklarında azalışa neden olunması, denetim kurulu üyeleri …
… mahkemece, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, iştirak hisseleri alınan şirketlerin işlem tarihi itibariyle hisseleri alınabilecek şirketlerden olup olmadığı, «yönetim kurulu» üyelerinin iştirak hisseleri alınırken basiretli bir yöneticiden beklenilen özeni gösterip göstermedikleri, hisselerin gerçekte değerinin ne olduğu ve hangi değere alındığı hususları incelenmek sureti ile zararın meydana gelip gelmediğinin tespiti, zararın tespitinden sonra da, davalıların «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları ve yine denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğunun, bu sıfatının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması gerektiğinden Dairemizin 09.07.2018 tarih, 2016/12353 E-2018/5010 K. sayılı onama ilamının …
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu «yönetim kurulu» üyeleri için «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur» esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine «kusur karinesi» kabul etmiştir (...
Kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nun 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerinin «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kasa açığı · şirket zararı · temlik · dahili dava · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… nda para transferi yapıldığı, mevzuatta grup şirketlerin aralarında para alışverişini yasaklayan ve sınırlayan bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle davacı şirketin «dahil» olduğu grup içinde bulunan başka bir firmaya borç verilmesi nedeni ile kanuna aykırı bir eylemde bulunulduğu hususunun iddia edilemeyeceği, para transferinin ne amaçla yapıldığının dosya kapsamından açıklığa kavuşmadığı, «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçiler aleyhine dava açılmadan önce esas borçlu hakkında yani yani dava dışı şirketler hakkında borcun takibi için harekete geçilmesi, bunun semeresiz kalması halinde ancak yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler hakkında dava açılabileceği, denetçilerin kusurlu davrandığından söz edilemeyeceği, «kasa açığı» ile ilgili olarak ise devir tarihinde eski yöneticiler ve denetçiler ile yapılan bir devir tutanağı ve noter tespitinin bulunmaması, sonradan düzenlenen kasa sayım …
Kararı, «temlik» alan TMSF vekili, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
2- Dava, 6762 sayılı Yasa’nın 341. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticiler ve denetçiler tarafından davacı «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalılar ... ve ... vekilinin mahkemece hükmedilen «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4870 E. , 2020/2413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04/11/2015 gün ve 2014/424 - 2015/670 sayılı kararı onayan Daire'nin 09/07/2018 gün ve 2016/12353 - 2018/5010 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, Çukurova Temizlik ve Sosyal Hizmetler Tic. A.Ş’nin 2002, 2003 ve 2004 olağan genel kurullarına sunulmak üzere hazırlanan denetim kurulu raporunda şirket yönetim kurulu üyelerinin sağladıkları kaynakları kendi işletme sermayesi ihtiyaçları için ve rantabl olarak kullanmak yerine, mali durumları bozuk, hiçbir temettü geliri sağlayamayacaklarını bildikleri ... Grubuna bağlı kuruluşların iştirak hisselerini satın almak için kullandıklarını, bu şekilde gerçekte öz kaynakları dahi bulunmayan Çukurova Temizlik Firmasının ödeyemeyeceği bir borç yükü altına sokulduğu gibi bu fonlarla sağlayabileceği muhtemel gelirlerden de mahrum bırakıldığını, şirket aktiflerinde azalışa neden olunduğu, şirketin bilerek ve isteyerek zararına neden olduklarını, davalı denetim kurulu üyelerinin de yönetim kurulu üyelerini uyarmayarak görevlerini gereği gibi yapmadıklarını, şirketin 14.04.2006 tarihli genel kurulunda davalılar hakkında dava açılmasına karar verildiğini ileri sürerek fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000.- TL’nın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davalı ... Kanber, davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, zarar unsurunun kanıtlanamadığı ve bu zararın tazmini bakımından davalılarla illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, ... tarafından yönetim ve denetime el konulan ... Grubu şirketlerinden Çukorova Temizlik ve Sosyal Hizmetler Ticaret A.Ş. 'nin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir. Nitekim TTK’nın 338.
maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine TTK’nın 337. maddesinde, yeni seçilen veya tayin olunan yönetim kurulu üyelerinin, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini murakıplara bildirmeğe mecbur oldukları, aksi halde seleflerinin sorumluluklarına iştirak edecekleri belirtilmiştir. Denetim kurulu üyelerinin de kusursuz olduklarını ispat etmedikçe zarardan sorumlu bulundukları, TTK’nın 359. maddesinde düzenlenmiştir.
Dava konusu somut uyuşmazlıkta, davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerine isnat edilen kusurlu eylemlerden birisi de şirkete sağladıkları kaynakları kendi işletme sermayesi ihtiyacı için ve rantabl olarak kullanmaları gerekirken diğer ... Grubu firmalarının ellerinde bulunan, mali durumları bozuk, hiç temettü geliri sağlayamayacaklarını bildikleri, halen ... yönetim ve denetiminde bulunan ... Grubuna bağlı kuruluşların iştirak hisselerini satın almak için kullandıkları, bu şekilde gerçekte öz kaynağı dahi bulunmayan şirketin, ödeyemeyeceği bir borç yükü altına sokulurken aynı zamanda bu fonlar ile sağlayabileceği muhtemel gelirlerden de mahrum bırakıldığı ve şirket aktiflerinde azalışa neden olarak şirketin kasten zarara uğratıldığı, yönetim kurulu üyelerinin işletmenin kaynaklarını ticari amaçları doğrultusunda kendi ticari faaliyetleri için kullanması gerekirken ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranarak grup içi şirketlere, değersiz aktiflere ve çeşitli masraf unsurlarına yönelik kullanımı ve bu şekilde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratılması ve şirket varlıklarında azalışa neden olunması, denetim kurulu üyelerinin de kontrol ve uyarı görevini yerine getirmemeleridir.
Davacı şirket ortaklarınca ödenen sermayenin, davacı şirketin ticari amaçları doğrultusunda, kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gerekirken, ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle, başka bir şirkete aktarılması, şirket açısından bir zarardır. Üstelik zarar, usulsüz işlem anında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla zararın gerçekleşmiş sayılması için paranın gönderildiği şirkete başvurulması ve ona karşı tüm yasal yolların tüketilmiş olması gerekmez.
O halde mahkemece, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, iştirak hisseleri alınan şirketlerin işlem tarihi itibariyle hisseleri alınabilecek şirketlerden olup olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin iştirak hisseleri alınırken basiretli bir yöneticiden beklenilen özeni gösterip göstermedikleri, hisselerin gerçekte değerinin ne olduğu ve hangi değere alındığı hususları incelenmek sureti ile zararın meydana gelip gelmediğinin tespiti, zararın tespitinden sonra da, davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları ve yine denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğunun, bu sıfatının dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması gerektiğinden Dairemizin 09.07.2018 tarih, 2016/12353 E-2018/5010 K.
sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 09.07.2018 tarih, 2016/12353 E-2018/5010 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587456400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz