Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3053 E. 2020/1262 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
virman↗ tahrifat↗ bozma sonrası karar↗ ciranta↗ hamil↗ keşideci↗ iflas↗ çek↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, keşideci şirketin iflas ettiği, davacının alacağın 76. sıraya kaydedildiği, henüz kimseye ödeme yapılmadığı, davacının alacağını keşideciden tahsil edemediği fakat davacının bu davayı açmadan önce kendi cirantası ve önceki cirantalar hakkında çek bedelinin tahsili amacıyla herhangi bir işlem yapmadığı, mahkemece bu hususun sorulması üzerine bu kişiler hakkında takip başlattığı, davacının tüm hukuki yolları tüketmeden bu davayı açtığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı bankanın kusuruyla tahrif edilen çek bedelinin ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece evvelce verilen karar Dairemizin 31.05.2017 tarih 2016/601 E. 2017/3225 K. sayılı kararı ile keşideci ile davalı banka arasında imzalanmış olan sözleşmeler celb edilerek incelenmesi ve keşideci tarafından düzenlenen ve hamil tarafından bankaya ibraz edilen çeklerin hangi koşullarda ve hangi hesaptan tahsil edileceğinin, bu konuda bankanın takdir hakkı bulunup bulunmadığının, davacının bankadan çek bedelini tahsil yoluna gitmeden önce çekte imzası olan keşideciden ve çeki devir aldığı kendi akidinden tahsili imkanının olup olmadığı hususlarının tespiti ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi, gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının bu davayı açmadan önce kendi cirantası ve önceki cirantalardan çek bedelinin tahsili amacıyla herhangi bir işlem yapmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bozma ilamında da belirtildiği üzere öncelikle keşideci ile davalı arasındaki sözleşmelere göre keşideci tarafından düzenlenen ve hamil tarafından bankaya ibraz edilen çeklerin hangi koşullarda ve hangi hesaptan tahsil edileceğinin, bu konuda bankanın takdir hakkı bulunup bulunmadığı hususunun tespiti gerekmektedir. Zira bozma sonrası celb edilen belgelere göre keşidecinin davalı banka nezdinde birden fazla hesabı bulunduğu, bu hesaplardan 3983497000 sayılı hesapta ibraz tarihinde alacağı karşılamaya yeter bakiyenin bulunduğu, yine hızır hesap adlı hesapta ise çek bedelinin karşılamaya yeter kredi limtinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı bankanın sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle tüm hesapların dayanağı sözleşmeler incelenerek, keşidecinin çek hesabının hangi hesap olduğunun belirlenmesi, bankanın diğer hesaplarda bulunan nakdi virman etmek suretiyle ya da hızır adlı hesaptan kredi vermek suretiyle ödeme konusunda takdir hakkının bulunup bulunmadığının tespiti ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/601 E. 2017/3225 K.
Ortak:tahrifat · ciranta · hamil · keşideci · iflas · çek · eksik inceleme · ibraz · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «keşideci» şirketin «iflas» ettiği, davacının alacağın 76. sıraya kaydedildiği, henüz kimseye ödeme yapılmadığı, davacının alacağını keşideciden tahsil edemediği fakat davacının bu davayı açmadan önce kendi «cirantası» ve önceki cirantalar hakkında «çek» bedelinin tahsili amacıyla herhangi bir işlem yapmadığı, mahkemece bu hususun sorulması üzerine bu kişiler hakkında takip başlattığı, davacının tüm hukuki yolları …
2017/3225 K. sayılı kararı ile «keşideci» ile davalı banka arasında imzalanmış olan sözleşmeler celb edilerek incelenmesi ve keşideci tarafından düzenlenen ve «hamil» tarafından bankaya «ibraz» edilen çeklerin hangi koşullarda ve hangi hesaptan tahsil edileceğinin, bu konuda bankanın takdir hakkı bulunup bulunmadığının, davacının bankadan «çek» bedelini tahsil yoluna gitmeden önce çekte imzası olan keşideciden ve çeki devir aldığı kendi akidinden tahsili imkanının olup olmadığı hususlarının tespiti ile ha …
Ancak bozma ilamında da belirtildiği üzere öncelikle «keşideci» ile davalı arasındaki sözleşmelere göre keşideci tarafından düzenlenen ve «hamil» tarafından bankaya «ibraz» edilen çeklerin hangi koşullarda ve hangi hesaptan tahsil edileceğinin, bu konuda bankanın takdir hakkı bulunup bulunmadığı hususunun tespiti gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çekin tahsil için bankaya «ibraz» edildiği 06.10.2011 tarihinde, dava dışı «keşidecinin» hesap bakiyesinin 0.95 TL olduğunu, ancak keşideci firmaya ait 2011 yılı 10. ay hızır hesap ekstresi incelendiğinde davacının çeki ibraz ettiği 06.10.2011 tarihinde «çek» tutarı olan 15.487.50 TL'yi karşılayacak hızır hesap limitinin hazır olduğu, davalı çalışanın da bu limitten çek bedelini ödemek için işlem başlattığı ve bunun usulüne uygun olduğu, ancak çek tutarının ödenmeme nedeninin davalı banka tarafından tereddüde mahal verilmeyecek şekilde açıklanamadığını, bu durumda davalı ...'ın kusurlu olmadığı, «kusur» ve sorumluluğun davalı bankaya ait olacağı, her ne kadar davacının çek bedelini başka yollarla tahsil imkanı mevcutken bankaya doğrudan doğruya dava açılması mümkün değil ise de, somut olayda, davacının icra takibinde «ödeme emri» gönderilmesi talebinin reddedildiği, keşideciye karşı açtığı alacak davasını kazandığı ancak bu firmanın da «iflas» ettiği, davacı alacağının 76. sırada kayıtlı olduğu ve alacağı tahsil kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 14.832,50 TL «maddi tazminatın», takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 19/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilme …
Ayrıca, mahkemece, davacının bankanın kusurlu eylemi neticesinde «çek» bedelini «keşideciden» tahsil edemediği, keşideciye karşı açtığı alacak davasını kazandığı ancak keşideci şirketin «iflas» ettiği ve davacının alacağının 76. sıraya yazıldığı tespiti yapılmış; fakat davacının çek bedelinin tahsili amacıyla önceki «cirantalara» yada kendi cirantası yönelik takip yada dava yoluna gidip gitmediği araştırılmadığı gibi, keşideci şirketin iflası sonrasında alacaklılara ödeme yapılıp yapılmadığ …
Somut olayda davacı, «hamili» olduğu çeki bankaya «ibraz» ettiğini, çeke önce ödenmiştir «şerhi» konulduğunu, daha sonra bunun üzeri çizilerek iptal edilip «karşılıksızdır işlemi» yapıldığını, «tahrif» edilen çekin «kambiyo vasfını» kaybettiğinden icra takibine konulamadığını ve tahsilinin mümkün olmadığını bu duruma davalı banka ve personelinin sebebiyet verdiğini iddia etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yolların tüketilmesi · karşılıksızdır işlemi · kambiyo vasfı · ödeme emri · bilirkişi raporuna itiraz · cy/cy şerhi · maddi tazminat · kusur
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çekin tahsil için bankaya «ibraz» edildiği 06.10.2011 tarihinde, dava dışı «keşidecinin» hesap bakiyesinin 0.95 TL olduğunu, ancak keşideci firmaya ait 2011 yılı 10. ay hızır hesap ekstresi incelendiğinde davacının çeki ibraz ettiği 06.10.2011 tarihinde «çek» tutarı olan 15.487.50 TL'yi karşılayacak hızır hesap limitinin hazır olduğu, davalı çalışanın da bu limitten çek bedelini ödemek için işlem başlattığı ve bunun usulüne uygun olduğu, ancak çek tutarının ödenmeme nedeninin davalı banka tarafından tereddüde mahal verilmeyecek şekilde açıklanamadığını, bu durumda davalı ...'ın kusurlu olmadığı, «kusur» ve sorumluluğun davalı bankaya ait olacağı, her ne kadar davacının çek bedelini başka yollarla tahsil imkanı mevcutken bankaya doğrudan doğruya dava açılması mümkün değil ise de, somut olayda, davacının icra takibinde «ödeme emri» gönderilmesi talebinin reddedildiği, keşideciye karşı açtığı alacak davasını kazandığı ancak bu firmanın da «iflas» ettiği, davacı alacağının 76. sırada kayıtlı olduğu ve alacağı tahsil kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 14.832,50 TL «maddi tazminatın», takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 19/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilme …
Somut olayda davacı, «hamili» olduğu çeki bankaya «ibraz» ettiğini, çeke önce ödenmiştir «şerhi» konulduğunu, daha sonra bunun üzeri çizilerek iptal edilip «karşılıksızdır işlemi» yapıldığını, «tahrif» edilen çekin «kambiyo vasfını» kaybettiğinden icra takibine konulamadığını ve tahsilinin mümkün olmadığını bu duruma davalı banka ve personelinin sebebiyet verdiğini iddia etmiştir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı banka «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde, banka ile müşterisi (davadışı «keşideci») arasında imzalanmış çeşitli sözleşmeler bulunduğunu, müşterinin çeklerinin tahsil edileceği bir hesap açıldığını, hızır hesabın gerektiğinde müşteriye kredi sağlamak amacıyla oluşturulduğunu, hızır hesaptan «çek» bedellerinin ödenip ödenmeyeceği hususunda bankanın takdir hakkı olduğunu ifade etmiş, keşideci ile imzalanan sözleşmelerin getirtilerek incelenmesini talep etmişt …
Oysa ki, davacının, bankadan «çek» bedelini tahsil yoluna gitmeden önce çekte imzası olan «keşideciden» ve çeki devir aldığı kendi akidinden hiçbir şekilde tahsil imkanı bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, tüm «hukuki yolları tüketip» tüketmediğinin araştırılması ve bu eksik hususların gereği yerine getirildikten sonra bir sonuca varılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15916 E. 2014/16819 K.
Ortak:ciranta · hamil · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz kararda2017/3225 K. sayılı kararı ile «keşideci» ile davalı banka arasında imzalanmış olan sözleşmeler celb edilerek incelenmesi ve keşideci tarafından düzenlenen ve «hamil» tarafından bankaya «ibraz» edilen çeklerin hangi koşullarda ve hangi hesaptan tahsil edileceğinin, bu konuda bankanın takdir hakkı bulunup bulunmadığının, davacının bankadan «çek» bedelini tahsil yoluna gitmeden önce çekte imzası olan keşideciden ve çeki devir aldığı kendi akidinden tahsili imkanının olup olmadığı hususlarının tespiti ile ha …
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «keşideci» şirketin «iflas» ettiği, davacının alacağın 76. sıraya kaydedildiği, henüz kimseye ödeme yapılmadığı, davacının alacağını keşideciden tahsil edemediği fakat davacının bu davayı açmadan önce kendi «cirantası» ve önceki cirantalar hakkında «çek» bedelinin tahsili amacıyla herhangi bir işlem yapmadığı, mahkemece bu hususun sorulması üzerine bu kişiler hakkında takip başlattığı, davacının tüm hukuki yolları …
Ancak bozma ilamında da belirtildiği üzere öncelikle «keşideci» ile davalı arasındaki sözleşmelere göre keşideci tarafından düzenlenen ve «hamil» tarafından bankaya «ibraz» edilen çeklerin hangi koşullarda ve hangi hesaptan tahsil edileceğinin, bu konuda bankanın takdir hakkı bulunup bulunmadığı hususunun tespiti gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankaya «teminat» olarak verilen 45.000,00 TL’lik «çek» nedeniyle «keşideci» veya «cirantalara» karşı yasal yollara başvurmadığı, dolayısı ile davacı zararının henüz gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu 45.000 TL bedelli çekin davacıya iade edildiğine ilişkin davalı savunmasını ispatlayan delillerin davalıdan sorularak, «ibrazı» sağlanmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının «keşideci» veya «cirantalara» gitmeden doğrudan davalı bankaya müracaat edemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davalı taraf, «teminat» olarak verilen 45.000 TL bedelli çekin 06.09.2006 tarihinde davacıya iade edilerek kendisinden 26.000 TL bedelli başka bir çekin alındığını savunmuş, davacı ise 45.000 TL bedelli çekin davalı tarafından «keşidecisine» iade edilerek keşideciden 26.000 TL bedelli yeni bir «çek» alındığını, 45.000 TL bedelli çekin kendisine iade edilmediğini beyan etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:banka sorumluluğu · teminat · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankaya «teminat» olarak verilen 45.000,00 TL’lik «çek» nedeniyle «keşideci» veya «cirantalara» karşı yasal yollara başvurmadığı, dolayısı ile davacı zararının henüz gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafından kullandırılan kredinin «teminatı» olarak davacı tarafından davalıya verilen çekin kredi borcunun kapatılmasına rağmen davacıya iade edilmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından davalı bankadan kredi kullanıldığı ve kredinin «teminatı» olarak davacının «hamili» bulunduğu 45.000 TL bedelli çekin davalıya verildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı taraf, «teminat» olarak verilen 45.000 TL bedelli çekin 06.09.2006 tarihinde davacıya iade edilerek kendisinden 26.000 TL bedelli başka bir çekin alındığını savunmuş, davacı ise 45.000 TL bedelli çekin davalı tarafından «keşidecisine» iade edilerek keşideciden 26.000 TL bedelli yeni bir «çek» alındığını, 45.000 TL bedelli çekin kendisine iade edilmediğini beyan etmiştir.
-
İhtiyati haciz | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9842 E. 2015/9918 K.
Ortak:ciranta
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «keşideci» şirketin «iflas» ettiği, davacının alacağın 76. sıraya kaydedildiği, henüz kimseye ödeme yapılmadığı, davacının alacağını keşideciden tahsil edemediği fakat davacının bu davayı açmadan önce kendi «cirantası» ve önceki cirantalar hakkında «çek» bedelinin tahsili amacıyla herhangi bir işlem yapmadığı, mahkemece bu hususun sorulması üzerine bu kişiler hakkında takip başlattığı, davacının tüm hukuki yolları …
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının bu davayı açmadan önce kendi «cirantası» ve önceki cirantalardan «çek» bedelinin tahsili amacıyla herhangi bir işlem yapmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yeri · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · bono · yetki · haciz · menfi tespit · teminat
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Bu hususlara göre; mahkemenin yetkili olup olmadığını başka bir anlatımla itiraz edenin «yetki» konusundaki itirazı hakkında karar verilmeksizin «teminat» iddiasının açılacak «menfi tespit» davasında değerlendirileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3053 E. , 2020/1262 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/04/2019 tarih ve 2017/644-2019/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çekin karşılığını almak üzere 06/10/2011 günü davalı bankaya başvurduğunu, banka görevlisi olan davalı ...'ın çekin karşılığının olduğu ve hesapta da yeterince para olduğunu söyleyerek çekin üzerine ödenmiştir şerhi düştüğünü, ancak daha sonra hesapta bakiye bulunmadığını söyleyerek “ödemiştir kaşesi tarafımızdan iptal edilmiştir" şerhi düşerek çeki imzaladığını ve çekin karşılığının olmadığının arka yüzüne yazıldığını, çekte karalama yapıldığından ihtiyati haciz talebinin ve icra takibinde ödeme emri gönderilmesi talebinin reddedildiğini, müvekkilinin alacağı olan çekin kambiyo vasfını yitirdiğini ve alacağını alamayacak duruma düştüğünü ileri sürerek çek miktarı olan 14.832,50 TL'nin yasal faizi ile tahsili ve 2.000,00 TL manevi tazminat ile yargılama giderleri ve ücreti vekalet talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, çeki alan personelin hesabı müsait zannederek sehven yaptığı işlemin sonradan iptal edildiğini, davacı tarafın çek bedelinin tahsili için çek keşidecisi ve cirantalara karşı icra takibinde bulunduktan sonra takibin ve başvuruların semeresiz kalması halinde müvekkili bankaya başvurması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalı bankanın kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, keşideci şirketin iflas ettiği, davacının alacağın 76. sıraya kaydedildiği, henüz kimseye ödeme yapılmadığı, davacının alacağını keşideciden tahsil edemediği fakat davacının bu davayı açmadan önce kendi cirantası ve önceki cirantalar hakkında çek bedelinin tahsili amacıyla herhangi bir işlem yapmadığı, mahkemece bu hususun sorulması üzerine bu kişiler hakkında takip başlattığı, davacının tüm hukuki yolları tüketmeden bu davayı açtığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı bankanın kusuruyla tahrif edilen çek bedelinin ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece evvelce verilen karar Dairemizin 31.05.2017 tarih 2016/601 E. 2017/3225 K. sayılı kararı ile keşideci ile davalı banka arasında imzalanmış olan sözleşmeler celb edilerek incelenmesi ve keşideci tarafından düzenlenen ve hamil tarafından bankaya ibraz edilen çeklerin hangi koşullarda ve hangi hesaptan tahsil edileceğinin, bu konuda bankanın takdir hakkı bulunup bulunmadığının, davacının bankadan çek bedelini tahsil yoluna gitmeden önce çekte imzası olan keşideciden ve çeki devir aldığı kendi akidinden tahsili imkanının olup olmadığı hususlarının tespiti ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi, gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının bu davayı açmadan önce kendi cirantası ve önceki cirantalardan çek bedelinin tahsili amacıyla herhangi bir işlem yapmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bozma ilamında da belirtildiği üzere öncelikle keşideci ile davalı arasındaki sözleşmelere göre keşideci tarafından düzenlenen ve hamil tarafından bankaya ibraz edilen çeklerin hangi koşullarda ve hangi hesaptan tahsil edileceğinin, bu konuda bankanın takdir hakkı bulunup bulunmadığı hususunun tespiti gerekmektedir. Zira bozma sonrası celb edilen belgelere göre keşidecinin davalı banka nezdinde birden fazla hesabı bulunduğu, bu hesaplardan 3983497000 sayılı hesapta ibraz tarihinde alacağı karşılamaya yeter bakiyenin bulunduğu, yine hızır hesap adlı hesapta ise çek bedelinin karşılamaya yeter kredi limtinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı bankanın sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle tüm hesapların dayanağı sözleşmeler incelenerek, keşidecinin çek hesabının hangi hesap olduğunun belirlenmesi, bankanın diğer hesaplarda bulunan nakdi virman etmek suretiyle ya da hızır adlı hesaptan kredi vermek suretiyle ödeme konusunda takdir hakkının bulunup bulunmadığının tespiti ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587287000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz