İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5325 E. 2020/634 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporları arasında çelişki↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ rücu↗ havale↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünden alınan bilirkişi raporunda, laboratuvar incelemeleri sonucunda davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan hasarın malzeme orijinli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ... şirketinin sigortalısına yaptığı ödemenin rücusu istemiyle yapılan ilamsız icra talibine yönelik itiirazın iptali davasıdır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan hasarın malzeme orijinli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamında bulunan dava dışı ... San.ve Tic.A.Ş.’nin başvurusu ile Dokuz Eylül Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Fakültesince düzenlenen 05.07.2012 tarihli raporda hatalı numunede görülen çatlakların hammadde/malzeme kaynaklı olmadığı, bu çatlağın ISIL işlemi sırasında oluştuğu belirtilmiş, ayrıca davacı vekili tarafından dosyaya sunulan, ... Sigorta A.Ş. tarafından...A.Ş. aleyhine açılan ...3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen rücu davasında alınan bilirkişi raporunda da, ISIL işlemi şartlarına uygun yapılan dava konusu pimlerde kılcal çatlakların oluşmasının normal şartlarda beklenemeyeceğini, yapılan ısıl işleminin hatalı olduğu bildirilmiştir. Bu durumda dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasında dava konusu hasarın oluşmasında davalının kusurunun olup olmadığı hususunda çelişki oluşmuştur. Bu itibarla mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve davacı tarafın 08.04.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna dair itirazları karşılanmadan, hangi nedenle benimsendiği konusunda yeterli bir açıklama yapılmaksızın 08.04.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5348 E. 2021/6363 K.
Ortak:hasar · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünden alınan bilirkişi raporunda, laboratuvar incelemeleri sonucunda davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan «hasarın» malzeme orijinli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan «hasarın» malzeme orijinli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasında dava konusu «hasarın» oluşmasında davalının kusurunun olup olmadığı hususunda çelişki oluşmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünden alınan bilirkişi raporunda, laboratuvar incelemeleri sonucunda davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan «hasarın» malzeme orijinli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1174 E. 2010/7382 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünden alınan bilirkişi raporunda, laboratuvar incelemeleri sonucunda davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan «hasarın» malzeme orijinli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan «hasarın» malzeme orijinli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasında dava konusu «hasarın» oluşmasında davalının kusurunun olup olmadığı hususunda çelişki oluşmuştur.
Benzer bu kararda… kabulü ile 10.868,99 USD’nin davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalı ... şirketinin tazmin etmesi gereken «gerçek zararın», 23.7.2004 tarihinde meydana gelen ilk çatlağa ilişkin «hasar» bedelinden ibaret olduğu gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, ilk çatlak hasar bedelinin 3.105,0 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu kararda… kabulü ile 10.868,99 USD’nin davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalı ... şirketinin tazmin etmesi gereken «gerçek zararın», 23.7.2004 tarihinde meydana gelen ilk çatlağa ilişkin «hasar» bedelinden ibaret olduğu gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, ilk çatlak hasar bedelinin 3.105,0 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/13818 E. 2005/11246 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünden alınan bilirkişi raporunda, laboratuvar incelemeleri sonucunda davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan «hasarın» malzeme orijinli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan «hasarın» malzeme orijinli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasında dava konusu «hasarın» oluşmasında davalının kusurunun olup olmadığı hususunda çelişki oluşmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece toplanan delillere ve benimsenen 3.11.2003 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, dava konusu iş makinesinde meydana gelen «hasarın» 21.737,99 USD olduğu,davacının boomda ilk çatlak oluştuktan sonra hemen sigorta şirketine müracaat etmesi gerekirken bunu yapmayarak gelişigüzel şekilde kaynak yaptırması nedeniyle hasarın artmasına yol açtığı,dolayısıyla hasarın %50'sinden sorumlu olduğu,bakiye 10.868,99 USD'yi poliçe gereği davalının ödemesi gerektiği,taraflar arasındaki «sigorta poliçesinde» döviz cinsinden ödemenin kararlaştırıldığı gerekçesiyle BK'nun 83.maddesi de göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne, 10.868,99 USD'nin (veya fiili ödeme gününd …
2-Dava,«makine kırılması sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.Karara esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sigortalı ekskavatörün boomundaki ilk çatlamanın normal ömrünün %25'i oranında çalışmasından sonra oluştuğu,bu nedenle bu çatlağın malzeme yorulmasından, dolayısıyla «hasarın» makinenin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmanın sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan olmadığı, çatlağın çalışma şartlarından dolayı meydana geldiği ve «teminat kapsamında» olduğu, bu tip ekskavatörlerin boomlarında özel yüksek mukavemetli çelikler kullanıldığından bunların kaynağının da bu çeliklere uygulanan yöntem ve usullerle yapı …
Bu tespite göre davalı sigorta şirketinin tazmin etmesi gereken «gerçek zararın», 23.7.2004 tarihinde meydana gelen ilk çatlağa ilişkin «hasar» bedelinden ibaret olup, ilk hasarın oluşmasından sonra davacı sigortalı genel şartların 11.maddesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden diğer zara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makine kırılması sigortası · gerçek zarar · teminat kapsamı · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu kararda2-Dava,«makine kırılması sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.Karara esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sigortalı ekskavatörün boomundaki ilk çatlamanın normal ömrünün %25'i oranında çalışmasından sonra oluştuğu,bu nedenle bu çatlağın malzeme yorulmasından, dolayısıyla «hasarın» makinenin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmanın sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan olmadığı, çatlağın çalışma şartlarından dolayı meydana geldiği ve «teminat kapsamında» olduğu, bu tip ekskavatörlerin boomlarında özel yüksek mukavemetli çelikler kullanıldığından bunların kaynağının da bu çeliklere uygulanan yöntem ve usullerle yapı …
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen 3.11.2003 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, dava konusu iş makinesinde meydana gelen «hasarın» 21.737,99 USD olduğu,davacının boomda ilk çatlak oluştuktan sonra hemen sigorta şirketine müracaat etmesi gerekirken bunu yapmayarak gelişigüzel şekilde kaynak yaptırması nedeniyle hasarın artmasına yol açtığı,dolayısıyla hasarın %50'sinden sorumlu olduğu,bakiye 10.868,99 USD'yi poliçe gereği davalının ödemesi gerektiği,taraflar arasındaki «sigorta poliçesinde» döviz cinsinden ödemenin kararlaştırıldığı gerekçesiyle BK'nun 83.maddesi de göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne, 10.868,99 USD'nin (veya fiili ödeme gününd …
Bu tespite göre davalı sigorta şirketinin tazmin etmesi gereken «gerçek zararın», 23.7.2004 tarihinde meydana gelen ilk çatlağa ilişkin «hasar» bedelinden ibaret olup, ilk hasarın oluşmasından sonra davacı sigortalı genel şartların 11.maddesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden diğer zara …
2 benzer karar daha
-
Haksız rekabetin tespiti | Meni | Tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3262 E. 2023/3153 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:distribütörlük sözleşmesi · tek satıcılık · mahrum kalınan kâr · kötüleme · delil niteliği · bozma sonrası karar · kâr mahrumiyeti · ara karar
Benzer bu kararda… ve maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunduğunu, dava dilekçesine göre davacının taleplerinin tazminat talebi ile birlikte «mahrum kalınan» kâr olduğunu, davacının «maddi tazminat» talebinin kısmen kabul edildiğini diğer talepleri reddediliği halde lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, müvekkili iş yerinde RYMX olarak adlandırılan ürünlerin bulundurulmadığını ve satışının yapılmadığını, dosyada delil olarak değerlendirilen faturanın hukuka aykırı elde edildiğini, müvekkilinin, yurt dışından gelen ürünleri «fatura» karşılığı aldığını, gümrük vergisini ödediğini, üreticinin 3. kişilerle nasıl bir sözleşme yaptığını bilemeyeceğini, hukuka uygun satın aldığı ürünlerin satışını yaptığını, müvekkilinin «haksız rekabet» oluşturacak şekilde davacı mallarını «kötülemediğini», fiyatlarıyla müşterileri yanıltmadığını, davacının bu hususları açıklamadığını, müvekkili iş yerinde bulunduğu dahi şüpheli olan bir paket Taegutec marka kesici ile müvekkilinin haksız rekabet içinde olduğu hususunun ispata muhtaç olduğunu, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda tek tek hangi haksız fiillerin uygulandığının ve bu fiillerle davacı aleyhine haksız rekabet oluştuğunun belirtilmediğini, dosyada alınan bilirkişi raporunda orijinal ve taklit olduğu belirtilen ürün arasında müvekkili düzeyinde satış yapan bir kişinin ayırt etme gücünün belirlenmediğini, her iki üründe de kaplama tabakasının olduğunun belirtildiği ve bu tabakanın denetlenmesinin özel mikroskop ile yapıldığı, müvekkilinin bu sisteme sahip olmasının beklenemeyeceğini, denetleyemeyeceği bir konuda müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, tespit dosyasına konu «delil niteliğindeki» belgenin elde edilişinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bozma sonrası» alınan ek raporda, davaya konu uyuşmazlığın Taegutec firmasının distribütörü olan davacı şirketin iradesi dışında davalı tarafından aynı marka altında satılan taklit malzemelerin itibar ve gelir «kaybına» neden olduğu iddiasından kaynaklandığını, bir kısım firma tarafından ikinci kalite mamullerin de piyasaya sürülebildiği, fakat bu tür mamullerin marka itibarına zarar vermemek amacıyla farklı markalar altında pazarlandığı, aynı marka olsa dahi belirli ibareler veya kalite sınıfları tanımlandığı, somut olayda tespit dosyası üzerinden yapılan inceleme ve bilirkişi raporunun teknik detayında sunulan gerekçeler nezdinde davalıdan temin edilen numunenin orijinal mamul olmadığı kanaatinin hasıl olduğu, bu durumun «kesin» olarak tespitinin ise imalatçı şirkete mamulün orijinalliği ve muadil mamul piyasaya sürülüp sürülmediğinin sorulması veya metalürjik yapı, ısıl işlem gibi özelliklerin İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) laboratuvar şartlarında muayene vasıtası ile mümkün olabileceğinin belirtildiği, ürünün orijinal ürün olup olmadığının, metalürjik yapı ısıl işlem yapılarak belirlenmesi için İTÜ Kimya-Metalurji Fakültesi'nden alınan raporda, orijinal olduğu ve taklit olduğu belirtilen örnekler üzerinde yapılan incelemelerde, orijinal olduğu belirtilen örneğin taklit olduğu belirtilen ürüne kıyasla kaplama tabakasının daha kalın ve homojen olduğu, kaplama altlık «ara» yüzeyinin herhangi bir süreksiz içermediği ve düzgün olduğu, altlık mikroyapısının daha homojen olduğunun belirlendiği, her iki örneğin altlık malzemelerinin ve ka …
Sözleşmenin nisbiliği ilkesi çerçevesinde «tek satıcılık» ve «distribütörlük sözleşmesinin» sadece taraflar arasında bağlayıcı olduğu, davacının yurt dışından orijinal markalı mal ithal eden davalıya karşı eldeki davadaki talepleri ileri sürmesinin mümkün …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin “TAEGUTEC” markasının sahibi olan yurt dışı menşeili dava dışı şirketin Türkiye'deki «tek satıcısı» ve distribütörü olduğunu, davalının davacının tek satıcısı olduğu ürünleri taklit etmek suretiyle piyasaya daha ucuz fiyatlarla sunduğunu, bu şekilde davalının hem müşterilerini aldattığını hem de «dürüstlük kuralına» aykırı hareket ederek «haksız rekabet» yarattığını, davalının satmış olduğu kesici uç takımlarına davacı şirketin logosunu, rengini, şeklini birebir benzetmeye çalışarak yasal olmayan yollarla temin ettiği ürünleri orjinal ürünmüş gibi davacının unvanına, markasına zarar verecek şekilde ucuza da sayarak haksız menfaat elde ettiğini, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/498 Değişik İş sayılı dosyasında davalının iş yerinden alınan mamülün üzerinde davacı şirkete ait ismi «taşıyan» ürünlerin taklit ürünler olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, men'ine, haksız rekabetin sonucu maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, kararın «ilanına» ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin (e) bendi gereği davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı tespit edilecek şimdilik 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına, davacının uğramış olduğu zararın tazmini için şimdilik …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11827 E. 2018/6335 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünden alınan bilirkişi raporunda, laboratuvar incelemeleri sonucunda davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan «hasarın» malzeme orijinli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan «hasarın» malzeme orijinli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasında dava konusu «hasarın» oluşmasında davalının kusurunun olup olmadığı hususunda çelişki oluşmuştur.
Benzer bu kararda1- Dava, zorunlu deprem «sigorta poliçesine» dayalı «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Mühendislik ve Akademi 43 Mühendislik firmaları tarafından hazırlanan raporlar ve yaklaşık maliyetlerin poliçe kapsamında «teminat» altına alınan depremin binada doğrudan neden olduğu maddi zararları tespite yönelik olmadığı, binanın deprem kaynaklı olmayan mevcut durumu gereği yapılması gereken güçlendirme maliyetlerini de içerdiğinden «hasar» ödemesi için koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmişir.
Ancak, davacı tarafça davalı nezdinde 23311351 ve 23311366 no'lu poliçeler ile zorunlu deprem sigortalı olan binanın 19.5.2011 tarihinde meydana gelen depremde «hasar» görmesi nedeniyle ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı · sigorta poliçesi · eksik inceleme · vekalet ücreti · teminat
Benzer bu karardaMühendislik ve Akademi 43 Mühendislik firmaları tarafından hazırlanan raporlar ve yaklaşık maliyetlerin; poliçe kapsamında «teminat» altına alınan depremin binada doğrudan neden olduğu maddi zararları tespite yönelik olmadığı, binanın deprem kaynaklı olmayan mevcut durumu gereği yapılması gereken güçlendirme maliyetlerini de içerdiği aynı şekilde, Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından hazırlanan ekspertiz raporlarında da uyumsuzluklar olduğu ve poliçe kapsamında teminat altına alınan depremin binada doğrudan neden olduğu tüm maddi zararları kapsamadığı, sadece depremin doğrudan neden olacağı maddi zararlar poliçe kapsamında teminat altına alındığından 19.5.2011 tarihinde meydana gelen deprem neticesinde dava konusu binada oluşan maddi zararın tespit edilmesi gerektiği kanaati bildirildiğinin anlaşılması karşısında, aralarında sigorta uzmanının da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden Zorunlu Deprem Sigortaları Genel Şartlarındaki hesaplama yöntemleri de dikkate alınarak dava konusu binada 19.5.2011 tarihinde meydana gelen depremden kaynaklanan maddi zararın tespiti gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.06.2016 tarih, 2015/11293 E- …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine kararın Dairemizce davalı yararına «vekalet ücreti» yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, zorunlu deprem «sigorta poliçesine» dayalı «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Mühendislik ve Akademi 43 Mühendislik firmaları tarafından hazırlanan raporlar ve yaklaşık maliyetlerin poliçe kapsamında «teminat» altına alınan depremin binada doğrudan neden olduğu maddi zararları tespite yönelik olmadığı, binanın deprem kaynaklı olmayan mevcut durumu gereği yapılması gereken güçlendirme maliyetlerini de içerdiğinden «hasar» ödemesi için koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmişir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5325 E. , 2020/634 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/05/2016 tarih ve 2012/263-2016/433 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; dava dışı...Metal İşleme San. ve Tic. A.Ş.'nin müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olduğunu, sigortalısı şirketin otomotiv sanayinde kullanılmak üzere parça üretimi konusunda faaliyet gösterdiğini, davaya ve hasara konu araç fren sistemlerinde kullanılan "tahrik pimleri"nin dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.’ nin siparişi üzerine hammaddelerin sigortalı firmada işlenmesi sonrasında ürünlerin sigortalı firmanın anlaşmalı olduğu davalı Batı Isıl İşlem Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasına gönderilerek ısıl işleme tabi tutulduğunu, ısıl işlemden dönen parçaların fren sistemlerinde kullanılmak üzere dava dışı ... A.Ş.'ye teslim edildiğini, bu firmanın yaptığı konrollerde 1 adet pimde kırılma olduğunun tespit edildiğini, ...
A.Ş'nin ürünleri sattığı firmaları da uyardığını, toplam 3.053 adet frenin ... A.Ş'ye geri gönderildiğini, ... A.Ş'nin de demontaj-montaj sonrası tahrik pimlerini değiştirerek ilgili firmalara tekrar gönderdiğini, ... A.Ş. tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden alınan raporda ve sigorta ekspertiz raporunda mamulde meydana gelen kılcal çatlakların ısıl işlemde uygulanan hatalı process nedeniyle oluştuğunun bildirildiğini, sigortalısı...firmasına ürün geri çağırma bedeli olarak 10.11.2011 tarihinde 45.000 USD ödeme yaptığını, ödediği bedelin rücuan tahsili amacıyla zarar sorumlusu davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine itirazının iptali ile ica inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin herhangi bir hatası ya da ihmalinin bulunmadığı, ısıl işlem neticesinde ayıplı üretim meydana geldiği yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, meydana gelen hatanın hammaddeden yada davacı sigortalısının ürünü teslim ettiği firmadan kaynaklandığını, hammadde ve ısıl işlem görmüş mamul üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığında müvekkilinin kusurunun bulunmadığının ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünden alınan bilirkişi raporunda, laboratuvar incelemeleri sonucunda davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan hasarın malzeme orijinli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ... şirketinin sigortalısına yaptığı ödemenin rücusu istemiyle yapılan ilamsız icra talibine yönelik itiirazın iptali davasıdır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu pimlerde çatlama şeklinde ortaya çıkan hasarın malzeme orijinli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamında bulunan dava dışı ... San.ve Tic.A.Ş.’nin başvurusu ile Dokuz Eylül Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Fakültesince düzenlenen 05.07.2012 tarihli raporda hatalı numunede görülen çatlakların hammadde/malzeme kaynaklı olmadığı, bu çatlağın ISIL işlemi sırasında oluştuğu belirtilmiş, ayrıca davacı vekili tarafından dosyaya sunulan, ... Sigorta A.Ş.
tarafından...A.Ş. aleyhine açılan ...3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen rücu davasında alınan bilirkişi raporunda da, ISIL işlemi şartlarına uygun yapılan dava konusu pimlerde kılcal çatlakların oluşmasının normal şartlarda beklenemeyeceğini, yapılan ısıl işleminin hatalı olduğu bildirilmiştir. Bu durumda dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları arasında dava konusu hasarın oluşmasında davalının kusurunun olup olmadığı hususunda çelişki oluşmuştur. Bu itibarla mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve davacı tarafın 08.04.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna dair itirazları karşılanmadan, hangi nedenle benimsendiği konusunda yeterli bir açıklama yapılmaksızın 08.04.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587193200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz