İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4267 E. 2020/1822 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sözleşmesi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 20/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece, dava konusu çeklerin, davacının dava dışı Özyiğit Tekstil Ürünleri ve Tic. Ltd. Şti'ndeki hissesini ... 26. Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi, sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda reddedilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesinde "ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar"ın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu,
Yasa'nın 125. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
BK 126/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesinin bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu halde zamanaşımı süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekmektedir. ([…] Kılıçoğlu-Borçlar Hukuk-Genel Hükümler Sh. 1094)
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10374 E. 2018/3951 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesinde "ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar"ın 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, Yasa'nın 125. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2008/2132 esas sayılı dosyasında, takipten sonraki «zamanaşımı» itirazının kabulü ile borçlu Kadir Yiğit hakkındaki «icranın geri bırakılmasına» karar verildiği, davacının bu kez ...
İcra Müdürlüğünün 2011/2356 esas sayılı dosyasında davalı hakkında «ilamsız takip» yaptığı, borçlu davalının süresinde itirazı ile takibin durduğu, «temel ilişkinin» ispatı için davacı tanıklarının dinlendiği, davacı vekilince, çeklerin ödünç amacıyla davalıya verildiği belirtilmiş ise de, çeklerin davacının şirket hisselerini davalıya devretmesi nedeniyle, davalı tarafından davacıya verildiği, uyuşmazlığın «limited şirket» paylarının devrinden kaynaklandığı, alacağın BK'nın 126/4 maddesi (TBK 147/4) uyarınca 5 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senetlerine mahsus takip · icranın geri bırakılması · ilamsız takip · takibin kesinleşmesi · temel ilişki · ciro · keşideci · limited şirket
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2011/2356 esas sayılı dosyasında davalı hakkında «ilamsız takip» yaptığı, borçlu davalının süresinde itirazı ile takibin durduğu, «temel ilişkinin» ispatı için davacı tanıklarının dinlendiği, davacı vekilince, çeklerin ödünç amacıyla davalıya verildiği belirtilmiş ise de, çeklerin davacının şirket hisselerini davalıya devretmesi nedeniyle, davalı tarafından davacıya verildiği, uyuşmazlığın «limited şirket» paylarının devrinden kaynaklandığı, alacağın BK'nın 126/4 maddesi (TBK 147/4) uyarınca 5 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2003/581 esas sayılı dosyasında «kambiyo senetlerine mahsus takip» yaptığı, «takibin kesinleştiği», ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «keşidecisi» ...
Şti. olup, davalı tarafından davacıya «ciro» edilen bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı anlaşılan çeklere dayalı olarak davacının davalı aleyhine ....
-
Tapu iptali ve tesciline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10848 E. 2018/3671 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesinde "ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar"ın 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, Yasa'nın 125. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşımına»" tabi olduğu, Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
TBK 147/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir «ortaklık sözleşmesinin» bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın «ortaklık sözleşmesinden» kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · hisse devir sözleşmesi · anonim şirket · temsil
Benzer bu karardaKARŞI OY Dava, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinde» kararlaştırılan edimlerin ifası istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşımına»" tabi olduğu, Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5791 E. 2018/153 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesinde "ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar"ın 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, Yasa'nın 125. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "Bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetcileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar"ın 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketteki hisselerinin taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri uyarınca davalıya devredilmiş olduğu, davacının kendi edimlerini yerine getirdiği halde davalının edimlerini yerine getirmediği, ancak «hisse senedi» bedelinin tahsiline yönelik talebin BK'nin 126/4 (TBK 147/4) 5 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, taraflar arasında imzalanan protokole göre taşınmazın devrine yönelik davalının bir «taahhüdünün» bulunmadığı bu nedenle «pasif husumetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemece devir bedelinin tahsili istemine ilişkin davada TBK 147/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin gerçekleştiği gerekçesiyle bu kalem talep yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · pasif husumet yokluğu · hisse senedi · pasif husumet · husumet yokluğu · protokol · taahhütname · vekalet ücreti
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece taraflar arasında imzalanan «protokole» göre taşınmazın devrine yönelik davalının bir «taahhüdünün» bulunmadığı bu nedenle «pasif husumetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan 13 Haziran 2000 tarihli protokol ve eklerinde diğer şahısların yanında davacı ve davalının da imzalarının bulunması ve bu protokol kapsamında ve protokolun tarafları arasında uyuşmazlık bulunmaması karşısında «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketteki hisselerinin taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri uyarınca davalıya devredilmiş olduğu, davacının kendi edimlerini yerine getirdiği halde davalının edimlerini yerine getirmediği, ancak «hisse senedi» bedelinin tahsiline yönelik talebin BK'nin 126/4 (TBK 147/4) 5 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, taraflar arasında imzalanan protokole göre taşınmazın devrine yönelik davalının bir «taahhüdünün» bulunmadığı bu nedenle «pasif husumetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri uyarınca açılan alacak davasıdır.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13151 E. 2013/10428 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesinde "ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar"ın 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, Yasa'nın 125. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, «sigorta ettirenler» ile davalı arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, BK.'nın 126/«son» maddesi gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihin 18.12.2001 olay tarihi olduğu, davalı aleyhine açılan birleşen davanın 28.09.2007 tarihinde açıldı …
2-Ancak, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddedilmesi rağmen davalı lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · sigorta ettiren · maktu vekalet ücreti · eser sözleşmesi · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, «sigorta ettirenler» ile davalı arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, BK.'nın 126/«son» maddesi gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihin 18.12.2001 olay tarihi olduğu, davalı aleyhine açılan birleşen davanın 28.09.2007 tarihinde açıldı …
2-Ancak, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddedilmesi rağmen davalı lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6059 E. 2023/1396 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesinde "ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar"ın 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, Yasa'nın 125. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bağıtlanan ve «imzası inkar» edilmeyen 05.07.2006 tarihli şirket «hisse devri sözleşme» konusunun davacı ...'in Tek Yem Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki 25 adet hissesini, davalı ...'na 200.000,00 USD bedel karşılığı satması işlemine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147/4 maddesi göre bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşamı» süresine tabi olduğu, takipte ve davada davalı yanın usulüne uygun şekilde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… rıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 818 sayılı Borçlar Kanunu 126/4 ve 6098 sayılı Kanun'un 147/4 maddelerinin benzer bir düzenleme içerdiği, bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki bir ortağın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların beş yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak ödenmeyen sözleşme bedelinin tahsilini istediği ancak takibin haksız olmasına rağmen kö …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklanan bir alacağın bulunmadığını, alacak bulunsa dahi «zamanaşımına» uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri sözleşmesi · imza inkarı · ilamsız icra takibi · sözleşmeden doğan dava · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · kötü niyet tazminatı · anonim şirket
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bağıtlanan ve «imzası inkar» edilmeyen 05.07.2006 tarihli şirket «hisse devri sözleşme» konusunun davacı ...'in Tek Yem Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki 25 adet hissesini, davalı ...'na 200.000,00 USD bedel karşılığı satması işlemine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147/4 maddesi göre bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşamı» süresine tabi olduğu, takipte ve davada davalı yanın usulüne uygun şekilde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 25.07.2006 tarihli «anonim şirket» «hisse devri sözleşmesi» ile müvekkilinin Tekyem Gıda San. ve Tic.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 25.07.2006 tarihli «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklanan bir alacağın bulunmadığını, alacak bulunsa dahi «zamanaşımına» uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4267 E. , 2020/1822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09/02/2016 gün ve 2011/465 - 2016/28 sayılı kararı onayan Daire'nin 24/05/2018 gün ve 2016/10374 - 2018/3951 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacıya verdiği dava konusu çeklerin karşılıksız çıkması sonucu davalı hakkında yapılan takibin kesinleştiğini, ...
9. İcra Mahkemesinin 2008/2132 esas 2009/881 karar sayılı dosyasında zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilerek kararın kesinleştiğini, davacının bu kez temel ilişkiye dayalı olarak yaptığı icra takibine davalının itirazı ile takibin durduğunu, tarafların kardeş çocukları olduklarını, ... Tekstil Ürünleri Tic. Ltd. Şti. adı altında bir süre ticaret yaptıklarını, 28/05/2002 tarihinde davacının şirket hisselerini davalıya devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, daha sonra davalının davacıdan ödünç olarak nakten aldığı paralar için bu çekleri davacıya verdiğini ileri sürerek icra takibine itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 20/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece, dava konusu çeklerin, davacının dava dışı Özyiğit Tekstil Ürünleri ve Tic. Ltd. Şti'ndeki hissesini ...
26. Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi, sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda reddedilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesinde "ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar"ın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu,
Yasa'nın 125. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
BK 126/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesinin bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu halde zamanaşımı süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekmektedir. ([…] Kılıçoğlu-Borçlar Hukuk-Genel Hükümler Sh. 1094)
Sonuç olarak, 818 sayılı mülga BK 126/4. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için, ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasında bir uyuşmazlık olmalı ve bunlar arasındaki bu uyuşmazlığında "ortaklık sözleşmesinden" kaynaklanması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar davadışı şirketin ortakları olmakla birlikte, ihtilaf BK 126/4. maddesinde ifade edildiği şekilde ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmayıp, 28.05.2002 tarihli hisse devir sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
BK 126/4. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımının uygulanabilmesi için uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden doğmuş olmasına ilişkin şart gerçekleşmediğinden olayda 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir.
Bu halde taraflar arasındaki ilişkinin niteliği itibari ile dava 818 sayılı Yasa'nın 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. (Yarg.
11. Hukuk Dairesi 2007/3311 E. 2008/5022 K. sayı ve 15.04.2008 tarih, 2018/10988 E. 2010/1653 K. sayı 15/02/2010 tarih)
Davayı 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi kılan yerel mahkeme kararının karar düzeltme isteminin kabulü ile bozulması görüşünde olduğum için çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587114000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz