Tapu iptali ve tesciline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10848 E. 2018/3671 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sözleşmesi↗ sözleşmeden doğan dava↗ hisse devir sözleşmesi↗ tbk 99↗ anonim şirket↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 17/05/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, anonim şirket hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan edimlerin ifası istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık zamanaşımına" tabi olduğu,
Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
TBK 147/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesinin bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu halde zamanaşımı süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekmektedir. ([…] Kılıçoğlu-Borçlar Hukuk-Genel Hükümler Sh. 1094)
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5791 E. 2018/153 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · sözleşmeden doğan dava · zamanaşımı · temsil · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşımına»" tabi olduğu, Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
TBK 147/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir «ortaklık sözleşmesinin» bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın «ortaklık sözleşmesinden» kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "Bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetcileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar"ın 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, taraflar arasında «ortaklık sözleşmesinin» varlığı yeterli olmayıp, alacak "ortaklar arasında ya da ortakların ortaklıktan" doğması ya da "ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık ve ortakları arasında" doğmuş olmalıdır. (Ahmet M.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketteki hisselerinin taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri uyarınca davalıya devredilmiş olduğu, davacının kendi edimlerini yerine getirdiği halde davalının edimlerini yerine getirmediği, ancak «hisse senedi» bedelinin tahsiline yönelik talebin BK'nin 126/4 (TBK 147/4) 5 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, taraflar arasında imzalanan protokole göre taşınmazın devrine yönelik davalının bir «taahhüdünün» bulunmadığı bu nedenle «pasif husumetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · hisse senedi · pasif husumet · husumet yokluğu · protokol · taahhütname · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece taraflar arasında imzalanan «protokole» göre taşınmazın devrine yönelik davalının bir «taahhüdünün» bulunmadığı bu nedenle «pasif husumetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan 13 Haziran 2000 tarihli protokol ve eklerinde diğer şahısların yanında davacı ve davalının da imzalarının bulunması ve bu protokol kapsamında ve protokolun tarafları arasında uyuşmazlık bulunmaması karşısında «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketteki hisselerinin taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri uyarınca davalıya devredilmiş olduğu, davacının kendi edimlerini yerine getirdiği halde davalının edimlerini yerine getirmediği, ancak «hisse senedi» bedelinin tahsiline yönelik talebin BK'nin 126/4 (TBK 147/4) 5 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, taraflar arasında imzalanan protokole göre taşınmazın devrine yönelik davalının bir «taahhüdünün» bulunmadığı bu nedenle «pasif husumetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, taraflar arasında imzalanan «protokol» hükümleri uyarınca açılan alacak davasıdır.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4267 E. 2020/1822 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşımına»" tabi olduğu, Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
TBK 147/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir «ortaklık sözleşmesinin» bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın «ortaklık sözleşmesinden» kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesinde "ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar"ın 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, Yasa'nın 125. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Hisse devrinden doğan alacakta beş yıllık zamanaşımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5860 E. 2024/105 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaKARŞI OY Dava, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinde» kararlaştırılan edimlerin ifası istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşımına»" tabi olduğu, Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
Bu halde «zamanaşımı» süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekmektedir. (Ahmet M.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki «hisse devir sözleşmesinin» 05.02.2014 tarihinde yapıldığı, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan «alacakların davaya» konu edilmesinin beş yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, zamanaşımı süresinin 05.02.2019 tarihinde dolduğu, davacının bu süreden sonra 04.10.2019 tarihinde yasal zamanaşımı süresi dolduktan sonra işbu davayı …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; «pay devri» işleminin basit bir devirden «ziyade» şirketler hukuku eksenine girdiği durumlarda, devre ilişkin uyuşmazlıklarda «zamanaşımı» süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesi uyarınca 5 yıl olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun «ortaklık sözleşmesi» ile bir ilgisinin olmadığını, uyuşmazlığın devredilen «hamiline» yazılı «anonim şirket» paylarının ve gerçek bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığını, hisse devir işlemini menkul alım «satım sözleşmesinden» çıkararak ortaklık sözleşmesine dayandırmanın mümkün olmadığını, davanın 5 yıllık değil 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğunu, hisselerin gerçek değerinin ancak tüm kayıtlar toplandıktan sonra yaptırılacak «bilirkişi incelemesi» ile tespit edilebileceğini, bu nedenle belirsiz olan alacağın «muaccel» olduğundan söz edilemeyeceğinden zamanaşımı süresinin işlemesinin de mümkün olmadığını, zamanaşımının kesildiğini, senede bağlanmamış «çıplak pay» hamiline ve nama yazılı payların devrinin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğunu, tarafların arasında düzenlenen belgenin de alacağın temliki belgesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6059 E. 2023/1396 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · sözleşmeden doğan dava · hisse devir sözleşmesi · anonim şirket · zamanaşımı · temsil · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşımına»" tabi olduğu, Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
KARŞI OY Dava, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinde» kararlaştırılan edimlerin ifası istemine ilişkindir.
TBK 147/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir «ortaklık sözleşmesinin» bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bağıtlanan ve «imzası inkar» edilmeyen 05.07.2006 tarihli şirket «hisse devri sözleşme» konusunun davacı ...'in Tek Yem Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki 25 adet hissesini, davalı ...'na 200.000,00 USD bedel karşılığı satması işlemine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147/4 maddesi göre bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşamı» süresine tabi olduğu, takipte ve davada davalı yanın usulüne uygun şekilde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… rıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 818 sayılı Borçlar Kanunu 126/4 ve 6098 sayılı Kanun'un 147/4 maddelerinin benzer bir düzenleme içerdiği, bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki bir ortağın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların beş yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak ödenmeyen sözleşme bedelinin tahsilini istediği ancak takibin haksız olmasına rağmen kö …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklanan bir alacağın bulunmadığını, alacak bulunsa dahi «zamanaşımına» uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri sözleşmesi · imza inkarı · ilamsız icra takibi · hisse devri · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bağıtlanan ve «imzası inkar» edilmeyen 05.07.2006 tarihli şirket «hisse devri sözleşme» konusunun davacı ...'in Tek Yem Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki 25 adet hissesini, davalı ...'na 200.000,00 USD bedel karşılığı satması işlemine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147/4 maddesi göre bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşamı» süresine tabi olduğu, takipte ve davada davalı yanın usulüne uygun şekilde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 25.07.2006 tarihli «anonim şirket» «hisse devri sözleşmesi» ile müvekkilinin Tekyem Gıda San. ve Tic.
… ç üç ay içerisinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacının satmış olduğu hisseler davalı adına 01.09.2006 tarih ve 6633 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» olunmasına rağmen davalının ödemeye ilişkin tahhütlerini yerine getirmediğini, 01.12.2016 tarihli likit alacağın 295.250,51 TL ana para ve 18.756,70 TL faiz olmak üzere toplam 314.007,21 TL olduğunu, başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu açıdan düzeltilmesini istemiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10374 E. 2018/3951 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşımına»" tabi olduğu, Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
TBK 147/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir «ortaklık sözleşmesinin» bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın «ortaklık sözleşmesinden» kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2008/2132 esas sayılı dosyasında, takipten sonraki «zamanaşımı» itirazının kabulü ile borçlu Kadir Yiğit hakkındaki «icranın geri bırakılmasına» karar verildiği, davacının bu kez ...
İcra Müdürlüğünün 2011/2356 esas sayılı dosyasında davalı hakkında «ilamsız takip» yaptığı, borçlu davalının süresinde itirazı ile takibin durduğu, «temel ilişkinin» ispatı için davacı tanıklarının dinlendiği, davacı vekilince, çeklerin ödünç amacıyla davalıya verildiği belirtilmiş ise de, çeklerin davacının şirket hisselerini davalıya devretmesi nedeniyle, davalı tarafından davacıya verildiği, uyuşmazlığın «limited şirket» paylarının devrinden kaynaklandığı, alacağın BK'nın 126/4 maddesi (TBK 147/4) uyarınca 5 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Noterliğinin 28/05/2002 gün ve 08017 yevmiye nolu hisse devir senedi ile davalıya devretmesi nedeniyle, devir bedeline karşılık davacıya verildiği, davanın mülga 818 sayılı BK 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, davada zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senetlerine mahsus takip · icranın geri bırakılması · ilamsız takip · takibin kesinleşmesi · temel ilişki · ciro · keşideci · limited şirket
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2011/2356 esas sayılı dosyasında davalı hakkında «ilamsız takip» yaptığı, borçlu davalının süresinde itirazı ile takibin durduğu, «temel ilişkinin» ispatı için davacı tanıklarının dinlendiği, davacı vekilince, çeklerin ödünç amacıyla davalıya verildiği belirtilmiş ise de, çeklerin davacının şirket hisselerini davalıya devretmesi nedeniyle, davalı tarafından davacıya verildiği, uyuşmazlığın «limited şirket» paylarının devrinden kaynaklandığı, alacağın BK'nın 126/4 maddesi (TBK 147/4) uyarınca 5 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2003/581 esas sayılı dosyasında «kambiyo senetlerine mahsus takip» yaptığı, «takibin kesinleştiği», ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «keşidecisi» ...
Şti. olup, davalı tarafından davacıya «ciro» edilen bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı anlaşılan çeklere dayalı olarak davacının davalı aleyhine ....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10848 E. , 2018/3671 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2015 gün ve 2013/574-2015/464 sayılı kararı onayan Daire’nin 31/05/2016 gün ve 2015/12291-2016/5994 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı şirket nezdinde sahip olduğu hisselerini 10/03/1995 tarihinde diğer davalı ...'e devrettiğini, sözleşmede kararlaştırılan devir bedelinin ödendiğini, ancak protokolde "devredenin namına %2 kâr payı düşecek şekilde intifa senedi tesis edilecektir." hükmünün ihlal edildiğini, davalılar tarafından müvekkili lehine hiçbir şekilde intifa senedi düzenlenmediği gibi yıllık bilançolardan sonra kar payı ödemesi de yapılmadığını, ayrıca protokolde bulunan diğer bir hüküm olan tasfiye halinde bakiye şirket arazisinden 2.000 m2 arazinin ivazsız verileceğine ilişkin hükmün de ihlal edildiğini ileri sürerek şirket hisse devir tarihinden itibaren her yıl için %2'lik kâr payının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, dava konusu arazinin müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini, işbu tescilin mümkün olmaması durumunda arazinin rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 17/05/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, anonim şirket hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan edimlerin ifası istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık zamanaşımına" tabi olduğu,
Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
TBK 147/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesinin bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu halde zamanaşımı süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekmektedir. ([…] Kılıçoğlu-Borçlar Hukuk-Genel Hükümler Sh. 1094)
Sonuç olarak, 818 sayılı mülga BK 126/4. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için, ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasında bir uyuşmazlık olmalı ve bunlar arasındaki bu uyuşmazlığında "ortaklık sözleşmesinden" kaynaklanması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, taraf gerçek kişiler diğer davalı şirketin ortakları olmakla birlikte, ihtilaf TBK 147/4. maddesinde ifade edildiği şekilde ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmayıp, 10.03.1995 tarihli hisse devir sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
TBK 147/4. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımının uygulanabilmesi için uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden doğmuş olmasına ilişkin şart gerçekleşmediğinden olayda 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün değildir.
Bu halde taraflar arasındaki ilişkinin niteliği itibari ile dava 818 sayılı Yasa'nın 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. (Yarg.
11. Hukuk Dairesi 2007/3311 E. 2008/5022 K. sayı ve 15.04.2008 tarih, 2018/10988 E. 2010/1653 K. sayı 15/02/2010 tarih)
Hisse devir sözleşmesindeki %2 kâr payı ödenmesini sağlayacak intifa hakkı senedinin verilmesinin sağlanmasına ilişkin istem yönünden davayı 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi kılan yerel mahkeme kararının, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ve onama ilamının kaldırılması suretiyle bozulması gerekirken bu yöne ilişkin davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424813000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz