Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13151 E. 2013/10428 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nispi vekalet ücreti↗ sigorta ettiren↗ maktu vekalet ücreti↗ eser sözleşmesi↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, sigorta ettirenler ile davalı arasında eser sözleşmesi bulunduğu, BK.'nın 126/son maddesi gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihin 18.12.2001 olay tarihi olduğu, davalı aleyhine açılan birleşen davanın 28.09.2007 tarihinde açıldığı, süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi rağmen davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/574 E. 2019/2499 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, «sigorta ettirenler» ile davalı arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, BK.'nın 126/«son» maddesi gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihin 18.12.2001 olay tarihi olduğu, davalı aleyhine açılan birleşen davanın 28.09.2007 tarihinde açıldı …
2-Ancak, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddedilmesi rağmen davalı lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki «hisse devrine» ilişkin alacağın, taraflar arasındaki «ortaklık ilişkisine» bağlı olarak TBK'nun 147.maddesi (mülga BK'nun 126.maddesi) gereğince beş yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, taraflar arasındaki «hisse devir sözleşmesinin» 15/02/2010 tarihli olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçeleriyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri · hisse devir sözleşmesi · ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki «hisse devrine» ilişkin alacağın, taraflar arasındaki «ortaklık ilişkisine» bağlı olarak TBK'nun 147.maddesi (mülga BK'nun 126.maddesi) gereğince beş yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, taraflar arasındaki «hisse devir sözleşmesinin» 15/02/2010 tarihli olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçeleriyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13151 E. , 2013/10428 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2012 tarih ve 2012/253-2012/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan ve davalının sorumluluğunda yapılan işyerinin çatısının, 18.12.2001 tarihinde yağan kar nedeniyle çöktüğünü, dava dışı sigorta ettirenler tarafından açılan dava sonucunda müvekkilince ödeme yapıldığını ileri sürerek, 480.000.00 TL'nin 16.10.2003 ödeme tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, sigorta ettirenler ile davalı arasında eser sözleşmesi bulunduğu, BK.'nın 126/son maddesi gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihin 18.12.2001 olay tarihi olduğu, davalı aleyhine açılan birleşen davanın 28.09.2007 tarihinde açıldığı, süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi rağmen davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın hüküm fıkrasında “Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 1.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya
verilmesine” cümlesindeki “1.200 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “30.050,00 TL” ibaresinin eklenerek kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, tarihinde ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521980800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz