Kişilik hakkı ihlali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5303 E. 2020/629 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik hakkı ihlali↗ ihtar usulü↗ erişimin engellenmesi↗ ihtar↗ haksız fiil↗ sulh↗ ihtarname↗ ilan↗ kusur↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... dışındaki davalılar bakımından bozmadan önceki kararın kesinleşmesi nedeniyle yargılamaya ... bakımından devam edildiği, davalı ...’in yer sağlayıcı olduğu, kendisine 5651 Sayılı kanundaki usule uygun bir ihtar yapılmadığı gerekçesiyle davanın adı geçen davalı bakımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların “www.aktifkulis.com.tr” adlı internet sitesinde, davacı şirketler aleyhine yayımlanan ifadelerin, hukuka aykırılığının tespiti, haksız rekabet ve haksız saldırıların men'i, siteye erişimin engellenmesi, manevi tazminat ve hükmün ilanı istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ...’in içerik değil yer sağlayıcı olduğu, 5651 sayılı Kanun gereği yer sağlayıcının, sağladığı internet adresi üzerinden yapılan yayımlarla ilgili sorumlu tutulabilmesi için usulüne uygun ihtarın bulunmadığı gerekçesiyle, anılan davalı bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
5651 sayılı Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasına göre yer sağlayıcının, internet ortamındaki hukuka aykırı içeriği, anılan Kanunun 8 ve 9. maddesine göre haberdar edilmesi halinde yayından çıkarma yükümlülüğü bulunmaktadır. Aynı Kanunun 9. maddesinde ise internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakkı ihlali olduğunu iddia eden kişilerin, öncelikle içerik sağlayıcısına başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını istemesi gerektiği, ona ulaşılamaması halinde yer sağlayıcıya bildirilerek talepte bulunabileceği öngörülmüştür.
6102 sayılı TTK’nın 56/1 maddesi gereğince haksız rekabete ilişkin davalarda, zarar tazmini dışındaki istemlerde eylemi gerçekleştirenin kusuru aranmaz. Ancak bu durum fiili bizzat gerçekleştiren için geçerlidir. Nitekim, HGK’nın 2013/11-1138 E, 2014/6 K sayılı kararında, internet üzerinden yapılan haksız rekabet eyleminde içeriği kontrol yükümlülüğü bulunmayan yer sağlayıcının, haksız fiile iştirak eden sıfatında olabileceği ve sorumluluğunun ancak hukuka aykırı yayının kendisine bildirilmesi ya da bunu bilecek durumda olduğunun ispatıyla mümkün olduğu vurgulanmıştır. Dairemiz yerleşik uygulamalarında da “uyar kaldır” olarak anılan bu kural yer sağlayıcıyı ihtar ile hukuka aykırı içeriği kaldırtma, aksi halde sorumluluk yükleme biçiminde açıklanmıştır. Özetle, yer sağlayıcının tazminat sorumluluğu için sıralı bir ihtar prosedürü gerekmeyip haberdar edilmiş olması yeterlidir.
Somut olayda, davacıların dava açılmadan önce davalı yer sağlayıcıya, ...57. Noterliğinin 28.04.2010 tarih 16143 ve ...36. Noterliğinin 20.05.2010 tarih, 5739 yevmiye nolu ihtarnamelerinin ulaştığı, içeriğin kaldırılmaması üzerine yetkili sulh ceza mahkemesine başvurularak kaldırılmasının temin edildiği sabittir. Bu durumda mahkemece, davacılar tarafından gönderilen ihtarın usule aykırı olduğu gerekçesiyle sorumluluk doğurmayacağı yorumu doğru değildir.
Mahkemece, davacının tazminat ve diğer talepleri yönünden, haksız rekabet niteliğinde olan ve davalıya ulaşan ihtarnamelerde belirtilen dava konusu ifadelerin, ihtarnamelerde verilen sürelerin hitamı ile yayımdan kaldırıldığı tarih arasında yayımda kalma süresi de nazara alınarak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13384 E. 2014/19869 K.
Ortak:erişimin engellenmesi · ihtarname · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, davalıların “www.aktifkulis.com.tr” adlı internet sitesinde, davacı şirketler aleyhine yayımlanan ifadelerin, hukuka aykırılığının tespiti, «haksız rekabet» ve haksız saldırıların men'i, siteye «erişimin engellenmesi», manevi tazminat ve hükmün «ilanı» istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ...’in içerik değil yer sağlayıcı olduğu, 5651 sayılı Kanun gereği yer sağlayıcının, sağladığı internet adresi üzerinden yapılan yayımlarla ilgili sorumlu tutulabilmesi için usulüne uygun «ihtarın» bulunmadığı gerekçesiyle, anılan davalı bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının tazminat ve diğer talepleri yönünden, «haksız rekabet» niteliğinde olan ve davalıya ulaşan «ihtarnamelerde» belirtilen dava konusu ifadelerin, ihtarnamelerde verilen sürelerin hitamı ile yayımdan kaldırıldığı tarih arasında yayımda kalma süresi de nazara alınarak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 56/1 maddesi gereğince «haksız rekabete» ilişkin davalarda, zarar tazmini dışındaki istemlerde eylemi gerçekleştirenin «kusuru» aranmaz.
Benzer bu karardaDava dilekçesi ekinde davacı tarafından davalılara 08.10.2012 tarihinde «ihtarname» düzenlenerek gönderildiği ayrıca dosyada mevcut bilirkişi raporunda da davalıların teknik anlamda «erişimi engelleyebilmelerinin» mümkün olduğu mütalaa edilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» durdurulması, maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 5651 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca yer sağlayıcı olan davalılar yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyeti araştırmakla yükümlü olmamakla birlikte, aynı maddenin 2. fıkrasına göre aynı kanunun 8 ve 9. maddeleri uyarınca «ihtarname» tebliğ edilmesi ve teknik olarak imkan bulunması ölçüsünde yer sağlayıcı hukuka aykırı içeriği kaldırmakla yükümlüdür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu kararda… araştırma sorumluluğu bulunmadığı, sorumluluğun içerik sağlayıcıda olduğu hükme bağlandığından davacı tarafça TTK'nın 54. maddesi gereğince açılan davada davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7306 E. 2014/9849 K.
Ortak:sulh · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, davalıların “www.aktifkulis.com.tr” adlı internet sitesinde, davacı şirketler aleyhine yayımlanan ifadelerin, hukuka aykırılığının tespiti, «haksız rekabet» ve haksız saldırıların men'i, siteye «erişimin engellenmesi», manevi tazminat ve hükmün «ilanı» istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ...’in içerik değil yer sağlayıcı olduğu, 5651 sayılı Kanun gereği yer sağlayıcının, sağladığı internet adresi üzerinden yapılan yayımlarla ilgili sorumlu tutulabilmesi için usulüne uygun «ihtarın» bulunmadığı gerekçesiyle, anılan davalı bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 56/1 maddesi gereğince «haksız rekabete» ilişkin davalarda, zarar tazmini dışındaki istemlerde eylemi gerçekleştirenin «kusuru» aranmaz.
Nitekim, HGK’nın 2013/11-1138 E, 2014/6 K sayılı kararında, internet üzerinden yapılan «haksız rekabet» eyleminde içeriği kontrol yükümlülüğü bulunmayan yer sağlayıcının, «haksız fiile» iştirak eden sıfatında olabileceği ve sorumluluğunun ancak hukuka aykırı yayının kendisine bildirilmesi ya da bunu bilecek durumda olduğunun ispatıyla mümkün olduğu vurgulanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, 5651 sayılı Yasa'da, internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarının saldırıya» uğraması durumunda hangi usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin düzenlendiği, bu Yasa'nın 4721 sayılı MK'ya göre özel yasa durumunda olduğundan 5651 sayılı Yasa'nın uygulanması gerektiği, anılan Yasa'ya göre de «görevli» mahkemenin «sulh» ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Davacı, davada davalının içerik sağlayıcı olduğu internet sitesinde kendisi hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgiler içeren haber yapıldığını iddia ederek 6102 Sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine dayanmıştır.
Mahkemece her ne kadar internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarına saldırıya» uğranması durumunda hangi ve usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin 5651 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmişse de, 6102 sayılı TTK'nın 58. maddesinde «haksız rekabet» fiilinin basın yoluyla işlenmesi durumundaki sorumluluk hali düzenlemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · usulden reddi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, 5651 sayılı Yasa'da, internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarının saldırıya» uğraması durumunda hangi usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin düzenlendiği, bu Yasa'nın 4721 sayılı MK'ya göre özel yasa durumunda olduğundan 5651 sayılı Yasa'nın uygulanması gerektiği, anılan Yasa'ya göre de «görevli» mahkemenin «sulh» ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece her ne kadar internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarına saldırıya» uğranması durumunda hangi ve usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin 5651 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmişse de, 6102 sayılı TTK'nın 58. maddesinde «haksız rekabet» fiilinin basın yoluyla işlenmesi durumundaki sorumluluk hali düzenlemiştir.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/618 E. 2019/8167 K.
Ortak:erişimin engellenmesi · ihtar · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, davalıların “www.aktifkulis.com.tr” adlı internet sitesinde, davacı şirketler aleyhine yayımlanan ifadelerin, hukuka aykırılığının tespiti, «haksız rekabet» ve haksız saldırıların men'i, siteye «erişimin engellenmesi», manevi tazminat ve hükmün «ilanı» istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ...’in içerik değil yer sağlayıcı olduğu, 5651 sayılı Kanun gereği yer sağlayıcının, sağladığı internet adresi üzerinden yapılan yayımlarla ilgili sorumlu tutulabilmesi için usulüne uygun «ihtarın» bulunmadığı gerekçesiyle, anılan davalı bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... dışındaki davalılar bakımından bozmadan önceki kararın kesinleşmesi nedeniyle yargılamaya ... bakımından devam edildiği, davalı ...’in yer sağlayıcı olduğu, kendisine 5651 Sayılı kanundaki usule uygun bir «ihtar» yapılmadığı gerekçesiyle davanın adı geçen davalı bakımından reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 56/1 maddesi gereğince «haksız rekabete» ilişkin davalarda, zarar tazmini dışındaki istemlerde eylemi gerçekleştirenin «kusuru» aranmaz.
Benzer bu kararda… hukuka aykırı içeriği aynı kanunun 8. ve 9.maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü bulunduğu, somut uyuşmazlığın konusunu oluşturan “«marka hakkına tecavüz»” ya da “«haksız rekabet»” suçlarının ise 5651 sayılı Kanunun 8, 8/A, 9 ve 9/A maddelerinde sayılan, yayından çıkarılması ya da «erişimin engellenmesi» kararı verilebilecek suçlardan olmadığı, öte yandan “Rota” ibaresinin «ayırt edicilik» gücü zayıf olan bir ibare olduğu, “Rota” markasının doğrudan davacı ile ilişkilendirilebilecek nitelikte tanınmış bir marka olmadığı, dava konusu kullanımların dav …
Dava, davalıya ait www.zingat.com isimli internet sitesinde davacıya ait “Rota Emlak Müşavirlik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” ibareli «ticaret unvanı» ve “ROTA” ibareli markalar ile «iltibas» oluşturacak şekilde yayın ve «ilanlar» yapıldığı iddiasıyla, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
… n 5. maddesine göre yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı, «marka hakkına tecavüz» ya da «haksız rekabet» suçlarının 5651 sayılı Kanunun 8, 8/A, 9 ve 9/A maddelerinde sayılan, yayından çıkarılması ya da «erişimin engellenmesi» kararı verilebilecek suçlardan olmadığı, “Rota” ibaresinin «ayırt edicilik» gücü zayıf olan bir ibare olduğu, “Rota” markasının doğrudan davacı ile ilişkilendirilebilecek nitelikte tanınmış bir marka olmadığı, dava konusu kullanımların dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aracı hizmet sağlayıcı · yaklaşık ispat · makul süre · illiyet bağı · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · eksik inceleme
Benzer bu kararda… hukuka aykırı içeriği aynı kanunun 8. ve 9.maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü bulunduğu, somut uyuşmazlığın konusunu oluşturan “«marka hakkına tecavüz»” ya da “«haksız rekabet»” suçlarının ise 5651 sayılı Kanunun 8, 8/A, 9 ve 9/A maddelerinde sayılan, yayından çıkarılması ya da «erişimin engellenmesi» kararı verilebilecek suçlardan olmadığı, öte yandan “Rota” ibaresinin «ayırt edicilik» gücü zayıf olan bir ibare olduğu, “Rota” markasının doğrudan davacı ile ilişkilendirilebilecek nitelikte tanınmış bir marka olmadığı, dava konusu kullanımların dav …
Dava, davalıya ait www.zingat.com isimli internet sitesinde davacıya ait “Rota Emlak Müşavirlik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” ibareli «ticaret unvanı» ve “ROTA” ibareli markalar ile «iltibas» oluşturacak şekilde yayın ve «ilanlar» yapıldığı iddiasıyla, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
… n 5. maddesine göre yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı, «marka hakkına tecavüz» ya da «haksız rekabet» suçlarının 5651 sayılı Kanunun 8, 8/A, 9 ve 9/A maddelerinde sayılan, yayından çıkarılması ya da «erişimin engellenmesi» kararı verilebilecek suçlardan olmadığı, “Rota” ibaresinin «ayırt edicilik» gücü zayıf olan bir ibare olduğu, “Rota” markasının doğrudan davacı ile ilişkilendirilebilecek nitelikte tanınmış bir marka olmadığı, dava konusu kullanımların dav …
… la İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9.maddesi ile yer sağlayıcı ve «aracı hizmet sağlayıcıların», tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadı …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3387 E. 2019/5693 K.
Ortak:sulh
İncelediğiniz karardaNoterliğinin 20.05.2010 tarih, 5739 yevmiye nolu «ihtarnamelerinin» ulaştığı, içeriğin kaldırılmaması üzerine yetkili «sulh» ceza mahkemesine başvurularak kaldırılmasının temin edildiği sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · kişilik hakları · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… acakları aşamalarla belirlenmiş; belirlenen makam ve merciler arasında sadece yayına içerik sağlayıcısı ve yer sağlayıcısı ile sonraki aşamada Sulh Ceza Mahkemeleri «görevli» kılındığı gerekçesiyle açılan davanın 5651 sayılı Yasa'nın 9/1-2 maddeleri gereğince mahkemenin «görevsiz» olması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «ticari itibarı», güvenirliği ve «kişilik haklarını» zedelemeye yönelik internet yolu ile yapılan duyurunun önlenmesi istemine ilişkindir.
İddianın bu ileri sürülüş biçimi itibariyle TTK'nın 54 vd. maddeleri kapsamında değerlendirilip Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan ve somut olaya uygulanması mümkün bulunmayan gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5303 E. , 2020/629 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/09/2018 tarih ve 2018/40-2018/585 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ülkenin önde gelen ve rakiplerinin aksine kar eden şirketler olduğunu, davalı ...'nün www.aktifkulis.com adlı internet sitesinin sahibi, yöneticisi ve köşeyazarı, ...'ın genel yayın yönetmeni ve köşe yazarı, ...'in içerik sağlayıcısı olduğunu, ...'ın şirketi karalayıcı açıklamalarda bulunup diğer davalılarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğini, anılan sitede sistemli ve sürekli müvekkilleri aleyhine ticari sırları ile ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapıldığını, faaliyetlerinin kötülendiğini, zarar ettiği izlenimi verildiğini, sitedeki yayınların hüsnüniyet kaidelerine ve kişilik haklarına aykırılık taşıdığını, toplumda yanlış algılamalara sebep verdiğini, arama motorlarında bu yazıların çıktığını, site okuyucularının yanlış yönlendirildiğini, piyasa üzerinde olumsuz bir etki bıraktığını, sitenin sırf müvekkillerine zarar verme kastı ile kurulduğunu, gerçek niyetin eski çalışan ...
'a medya sözcülüğü yapmak olduğunu, yayınların haber vasfının ötesinde, hakaret ve yersiz ithamlar içerdiğini ileri sürerek davalıların bu eylemlerinin hukuka aykırılığının tespitini, haksız rekabet ve haksız saldırıların men'ini, siteye erişimin engellenmesini, Konya Şeker A.Ş. için 70.000,00 TL, Anadolu Birlik Holding A.Ş. için 30.000,00 TL olmak üzere 100.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ... Kılıç vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., dava konusu sitenin yazılımını hazırladığını,içeriği ile ilgisi olmadığını savunmuştur.
Davalı... ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... dışındaki davalılar bakımından bozmadan önceki kararın kesinleşmesi nedeniyle yargılamaya ... bakımından devam edildiği, davalı ...’in yer sağlayıcı olduğu, kendisine 5651 Sayılı kanundaki usule uygun bir ihtar yapılmadığı gerekçesiyle davanın adı geçen davalı bakımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların “www.aktifkulis.com.tr” adlı internet sitesinde, davacı şirketler aleyhine yayımlanan ifadelerin, hukuka aykırılığının tespiti, haksız rekabet ve haksız saldırıların men'i, siteye erişimin engellenmesi, manevi tazminat ve hükmün ilanı istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ...’in içerik değil yer sağlayıcı olduğu, 5651 sayılı Kanun gereği yer sağlayıcının, sağladığı internet adresi üzerinden yapılan yayımlarla ilgili sorumlu tutulabilmesi için usulüne uygun ihtarın bulunmadığı gerekçesiyle, anılan davalı bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
5651 sayılı Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasına göre yer sağlayıcının, internet ortamındaki hukuka aykırı içeriği, anılan Kanunun 8 ve 9. maddesine göre haberdar edilmesi halinde yayından çıkarma yükümlülüğü bulunmaktadır. Aynı Kanunun 9. maddesinde ise internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakkı ihlali olduğunu iddia eden kişilerin, öncelikle içerik sağlayıcısına başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını istemesi gerektiği, ona ulaşılamaması halinde yer sağlayıcıya bildirilerek talepte bulunabileceği öngörülmüştür.
6102 sayılı TTK’nın 56/1 maddesi gereğince haksız rekabete ilişkin davalarda, zarar tazmini dışındaki istemlerde eylemi gerçekleştirenin kusuru aranmaz. Ancak bu durum fiili bizzat gerçekleştiren için geçerlidir. Nitekim, HGK’nın 2013/11-1138 E, 2014/6 K sayılı kararında, internet üzerinden yapılan haksız rekabet eyleminde içeriği kontrol yükümlülüğü bulunmayan yer sağlayıcının, haksız fiile iştirak eden sıfatında olabileceği ve sorumluluğunun ancak hukuka aykırı yayının kendisine bildirilmesi ya da bunu bilecek durumda olduğunun ispatıyla mümkün olduğu vurgulanmıştır. Dairemiz yerleşik uygulamalarında da “uyar kaldır” olarak anılan bu kural yer sağlayıcıyı ihtar ile hukuka aykırı içeriği kaldırtma, aksi halde sorumluluk yükleme biçiminde açıklanmıştır.
Özetle, yer sağlayıcının tazminat sorumluluğu için sıralı bir ihtar prosedürü gerekmeyip haberdar edilmiş olması yeterlidir.
Somut olayda, davacıların dava açılmadan önce davalı yer sağlayıcıya, ...57. Noterliğinin 28.04.2010 tarih 16143 ve ...36. Noterliğinin 20.05.2010 tarih, 5739 yevmiye nolu ihtarnamelerinin ulaştığı, içeriğin kaldırılmaması üzerine yetkili sulh ceza mahkemesine başvurularak kaldırılmasının temin edildiği sabittir. Bu durumda mahkemece, davacılar tarafından gönderilen ihtarın usule aykırı olduğu gerekçesiyle sorumluluk doğurmayacağı yorumu doğru değildir.
Mahkemece, davacının tazminat ve diğer talepleri yönünden, haksız rekabet niteliğinde olan ve davalıya ulaşan ihtarnamelerde belirtilen dava konusu ifadelerin, ihtarnamelerde verilen sürelerin hitamı ile yayımdan kaldırıldığı tarih arasında yayımda kalma süresi de nazara alınarak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı taraf lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/575351300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz