Haksız rekabetin tespiti ve meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8375 E. 2013/23250 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil niteliği↗ tanık beyanı↗ haksız rekabet↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait AVM'lerin içinde alan kiralayarak burada kendi iştigal konusu ile ilgili faaliyetlerde bulunduğunu, dinlenen tanık beyanlarında davalının çalışanlarının davacının iddia ettiği şekilde açıkça davacı firmanın ismini kullanarak tanıtım ve reklam yaptığı, çalışanları üzerinde davacıyı çağrıştıran isim, ünvan, marka ya da lego bulunduğu hususunun açık ve kesin bir şekilde belirtilmediği, davacının iddialarının isimsiz, soyut hususlar içeren, bu kapsamda delil niteliği olmayan e-posta kayıtlarından ibaret olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi uyarınca haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Aynı Yasanın 57/3. maddesi hükmüne göre, kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek veyahut; üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek haksız rekabet oluşturmaktadır. Böylece anılan Yasanın 56. maddesi ile hakime; çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır. Yasanın amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, bu husustaki genel kural Yasanın 56. maddesinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, yeminli dinlenen tanıklar ...ve ...'ün beyanlarına göre davalı şirket çalışanlarının "Real işbirliği ile devremülk kazandınız", "...'tan tatil kazandınız, Real Market'ten yaptığınız alışveriş nedeniyle bunu kazandınız" diyerek tatil vaadinde bulundukları, hatta bu müşterilerin davacıya başvurarak, bu beyanların doğru olup olmadığını araştırdıkları anlaşılmış olup, TTK'nın 56. maddesindeki hüsnüniyet kaidelerine aykırı davranış gerçekleşmiştir. O halde mahkemece, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, davanın yazılı şekilde reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9072 E. 2010/591 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi uyarınca «haksız rekabet», aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir.
Aynı Yasanın 57/3. maddesi hükmüne göre, kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek veyahut; üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek «haksız rekabet» oluşturmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi, men’i ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar «kaybına» uğradığını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · delillerin toplanmaması · ticari işletme · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · tacir
Benzer bu karardaGerek «haksız rekabete» ilişkin yasal düzenlemeler gerekse Medeni Kanun’un 2. maddesinde belirtilen herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kurallarına» uymak zorunda olduğu yönündeki tüm özel hukuk ilişkilerinde uygulama alanı bulunan temel hüküm uyarınca bir «ticari işletmeye», şirkete yönelik olarak yapılan eylemlerin haksız rekabet oluşturması için bu eylemleri yapanların «tacir» olmaları veya haksız rekabete maruz kalan şahıs, şirket veya işletme ile aynı konularda iştigal etmeleri gerekmemektedir.
Bu durumda, somut olaya gelindiğinde davalının davacının ticari faaliyetine zarar verici nitelikteki eylemlerinin tespiti halinde «tacir» olmaması bu durumun «haksız rekabet» sayılmasını engellemeyeceğinden mahkemece tarafların dayandıkları «delillerin toplanması», gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile dava …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının «tacir» olmayıp, davacı şirket ile rekabet ortamında bulunmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu nedenle bir ticari rekabetin bulunmadığı anlaşıldığından davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket, ürünlerine, markasına, şirkete ve çalışanlarına yönelik olarak davalı tarafından internet ortamında gönderilen mesajların, yazılan yazıların «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu olaydan dolayı şirketinin, ürünlerinin ve markasının zarar gördüğünü, tüketiciler nezdinde itibar «kaybına» uğradığını ileri sürmüştür.
-
Haksız rekabet | Haksız rekabetten doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8564 E. 2014/15254 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi uyarınca «haksız rekabet», aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir.
Aynı Yasanın 57/3. maddesi hükmüne göre, kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek veyahut; üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek «haksız rekabet» oluşturmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalının fabrika binasının girişine astığı BU İŞ YERİNE SEYYAR SATICILARIN VE B.
CNC ÇALIŞANLARININ GİRMESİ YASAKTIR ibaresinin «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asılan tabelanın davacının kendisini, emtiasını, iş mahsullerini incitici, «kötüleyici» mahiyette bulunmadığı, aynı alanda faaliyet gösteren davacı çalışanlarının iş sırlarını öğrenmelerini önlemek amacıyla asıldığı, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nın 57/1. maddesinde ise hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» hususu hüküm altına alınmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10152 E. 2012/16828 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi uyarınca «haksız rekabet», aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir.
Aynı Yasanın 57/3. maddesi hükmüne göre, kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek veyahut; üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek «haksız rekabet» oluşturmaktadır.
Benzer bu kararda… ı, davalıların elde ettiği veya etmesi muhtemel bir menfaatin dosyaya yansımadığı buna ilişkin bir iddianın da olmadığı, bu nedenle de BK'nın ve TTK'nın düzenlediği «haksız rekabet» hükümlerinin de olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- TTK'nın 56. maddesine göre, «haksız rekabet», aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir.
İşbu davada davalıların basın suretiyle «haksız rekabette» bulundukları iddia edildiğine ve bir kısım davalıların aynı eylem nedeniyle Ceza Mahkemesinde yargılandıklarının anlaşılmasına göre, ceza yargılamasının sonucu beklenilerek oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · eksik inceleme
Benzer bu karardaTTK'nın 57. maddesinin 1. ve 2. bentlerinde de, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla «kötülemek» ve başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikata aykırı malumat vermek hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler olarak sayılmıştır.
İşbu davada davalıların basın suretiyle «haksız rekabette» bulundukları iddia edildiğine ve bir kısım davalıların aynı eylem nedeniyle Ceza Mahkemesinde yargılandıklarının anlaşılmasına göre, ceza yargılamasının sonucu beklenilerek oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3416 E. 2015/1619 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi uyarınca «haksız rekabet», aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir.
Aynı Yasanın 57/3. maddesi hükmüne göre, kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek veyahut; üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek «haksız rekabet» oluşturmaktadır.
Benzer bu kararda… ici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ancak davacının yaptığı sözleşme 1 yıllık olup bu süre dolduğundan tecavüzün önlenmesi isteminin konusunun kalmadığı, davacının maddi zararını tespitin mümkün olmaması nedeniyle 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca 1.000 TL tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, tecavüzün önlenmesine ilişkin istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, davacı ile tek kullanımlık diş fırçalarının pazarlanması konusunda görüşme yaptıktan sonra üretici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.000 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Bu şekildeki «tek satıcılığın» «haksız rekabet» yoluyla korunması kural olarak mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tek satıcılık · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ancak davacının yaptığı sözleşme 1 yıllık olup bu süre dolduğundan tecavüzün önlenmesi isteminin konusunun kalmadığı, davacının maddi zararını tespitin mümkün olmaması nedeniyle 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca 1.000 TL tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, tecavüzün önlenmesine ilişkin istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, davacı ile tek kullanımlık diş fırçalarının pazarlanması konusunda görüşme yaptıktan sonra üretici firma ile irtibata geçerek aynı bölgede sözleşme imzalamasının dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, eylemin 6762 sayılı TTK'nın 56 ve 57/10. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.000 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Bu şekildeki «tek satıcılığın» «haksız rekabet» yoluyla korunması kural olarak mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8375 E. , 2013/23250 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2012 tarih ve 2011/272-2012/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerine elektronik posta yoluyla ulaşan şikayetler ve yaptıkları araştırmalar sonucunda, davalı şirket çalışanlarının müvekkilinin adını kullanarak Merter ve ... Şubelerinde alış veriş yapan müşterilerle anket yaptıklarını, bu müşterileri kısa süre sonra arayarak "Biz Real'den arıyoruz, tatil kazandınız." dediklerini, kendi belirledikleri bir yere çağırarak tanıtım adı altında müşterilere baskı uygulayarak senet imzalattıklarını ve kredi kartlarından yüksek miktarlarda para çekerek bu müşterileri dolandırdıklarını, haksız kazanç elde etmek için müvekkili firma adının güvenilirliğini, tanınmışlığını ve saygınlığını haksız rekabete yol açacak şekilde kullandıklarını ileri sürerek, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, ref'ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın geçersiz belgelere dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait AVM'lerin içinde alan kiralayarak burada kendi iştigal konusu ile ilgili faaliyetlerde bulunduğunu, dinlenen tanık beyanlarında davalının çalışanlarının davacının iddia ettiği şekilde açıkça davacı firmanın ismini kullanarak tanıtım ve reklam yaptığı, çalışanları üzerinde davacıyı çağrıştıran isim, ünvan, marka ya da lego bulunduğu hususunun açık ve kesin bir şekilde belirtilmediği, davacının iddialarının isimsiz, soyut hususlar içeren, bu kapsamda delil niteliği olmayan e-posta kayıtlarından ibaret olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi uyarınca haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Aynı Yasanın 57/3. maddesi hükmüne göre, kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek veyahut; üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek haksız rekabet oluşturmaktadır. Böylece anılan Yasanın 56. maddesi ile hakime; çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
Yasanın amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, bu husustaki genel kural Yasanın 56. maddesinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, yeminli dinlenen tanıklar ...ve ...'ün beyanlarına göre davalı şirket çalışanlarının "Real işbirliği ile devremülk kazandınız", "...'tan tatil kazandınız, Real Market'ten yaptığınız alışveriş nedeniyle bunu kazandınız" diyerek tatil vaadinde bulundukları, hatta bu müşterilerin davacıya başvurarak, bu beyanların doğru olup olmadığını araştırdıkları anlaşılmış olup, TTK'nın 56. maddesindeki hüsnüniyet kaidelerine aykırı davranış gerçekleşmiştir. O halde mahkemece, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, davanın yazılı şekilde reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/573777000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz