Para borcu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8252 E. 2013/19436 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para borcu↗ ortaklık sözleşmesi↗ şahsi sorumluluk↗ 3095 sayılı kanun↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ eş rızası↗ vade↗ ortaklık ilişkisi↗ yönetim kurulu kararı↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete ortak olmadığı, buna karşılık dava dışı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. A.Ş.'de ortaklığının bulunduğu, oysa davacının davalı şirkete ortak olduğuna dair hisse devir ve kabul sözleşmesi ibraz ettiği, davacının rızası dışında kendisine dava dışı şirkete ait hisse verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının yanıltılarak ödediği miktarın iadesinin gerektiği, davalı ... şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'ın şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçenin davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 33.088,23 TL'nin 01.01.2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte kendisinden tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla ödenen paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç vade günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir. Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun vade veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu durumda, mahkemece anılan hüküm gözönüne alınmaksızın davacı tarafından ödenen paranın, ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi kabule göre de Türk Lirası üzerinden hüküm kurulmuş olmasına rağmen hüküm altına alınan alacağa ancak yabancı para borçları için uygulanacak faiz oranını belirleyen 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6159 E. 2015/4064 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAncak, somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç «vade» günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun «vade» veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu kararda3-Öte yandan, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi uyarınca; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç «vade» günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun «vade» veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · zamanaşımı defi · uyuşmazlık konusu · ihtarname · maddi tazminat · avans faizi · zamanaşımı · teslim
Benzer bu karardaBu nedenle söz konusu istisna akdi kapsamında gerçekleştirilen «uyuşmazlık konusu» tasarımların davalıya «teslim tarihi» belirlenerek «zamanaşımı» süresinin geçip geçmediği araştırılmadan, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
… nedeniyle ödenmeyen telif ücreti alacağı olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında şifahi eser sipariş sözleşmesine dayalı ücret alacağı bakımından davalının «zamanaşımı definin» 818 sayılı BK'nın 126. maddesine göre değerlendirilmesi gereklidir.
… ndan FSEK'nın 68. maddeye göre tazminat istenemeyeceği, eser niteliğindeki süslemeler kullanılmasına rağmen davacının adının belirtilmediği gerekçesiyle, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar ve …
… e dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, eser sahibinin adının belirtilmemesi eylemi devam ettiği sürece «zamanaşımı» süresi işlemeyeceğinden 5846 sayılı FSEK'nın 70/1 maddesine göre davacının manevi tazminat talep edebilecek olmasına ve mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7300 E. 2013/9400 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAncak, somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç «vade» günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun «vade» veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu kararda… kanuni rayici olmayan bir para üzerine varit olmuş ise akdin harfiyen icrası "aynen ödemek" kelimeleri veya buna muadil sair tabirat ile şart edilmiş olmadıkça borç «vadenin» hulülü günündeki rayici üzerinden memleket parasiyle ödenebilir. (Ek fıkra: 14/11/1990 - 3678/29 md.) Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karara istinaf · yargılama giderlerinin paylaştırılması · bilirkişi ücreti · peşin karar harcı · ara karar · yargılama giderleri · yargılama gideri · taahhütname
Benzer bu kararda3- Ayrıca, «bilirkişi ücretinin» mahkemenin «ara kararına istinaden» davacı vekili tarafından yatırıldığı halde mahkemece hükümde «yargılama giderleri» arasında gösterilmemesi yerinde görülmemiş, hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinin paylaştırılması» hususundaki temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin paylaştırılması hususundaki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 471,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın, davacıya bildirimi "iadeli «taahhütlü»" mektupla değil, adi posta yolu ile yapmak suretiyle yönetmelik hükümlerine uymadığı gerekçesiyle, 8.810,76 TL alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3062 E. 2011/7007 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.'de ortaklığının bulunduğu, oysa davacının davalı şirkete ortak olduğuna dair hisse devir ve kabul sözleşmesi «ibraz» ettiği, davacının «rızası» dışında kendisine dava dışı şirkete ait hisse verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının yanıltılarak ödediği miktarın iadesinin gerektiği, davalı ... şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan davalı ...'ın «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçenin davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 33.088,23 TL'nin 01.01.2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte kendisinden tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… va dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalılar Yimpaş Holding A.Ş. ve Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.11.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu
Benzer bu kararda… va dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalılar Yimpaş Holding A.Ş. ve Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.11.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15112 E. 2016/7431 K.
Ortak:3095 sayılı kanun · vade · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç «vade» günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun «vade» veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, «mükerrer tahsile» yol açmamak «kaydı» ile 150.000 DM'nin 03/11/1999 tarihinden 14/04/2000 tarihine kadar «3095 sayılı kanun» gereğince DM cinsinden uygulanan faizi ile birlikte, bu tarihten itibaren ise 150.000 DM karşılığı olan 76.693,78 Euronun ilgili kanun hükmünce uygulanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · ihbar olunan · mükerrerlik · ihbar · hukuki yarar · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, «mükerrer tahsile» yol açmamak «kaydı» ile 150.000 DM'nin 03/11/1999 tarihinden 14/04/2000 tarihine kadar «3095 sayılı kanun» gereğince DM cinsinden uygulanan faizi ile birlikte, bu tarihten itibaren ise 150.000 DM karşılığı olan 76.693,78 Euronun ilgili kanun hükmünce uygulanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
O halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12530 E. 2011/5248 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAncak, somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç «vade» günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun «vade» veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu kararda2) Ancak, Borçlar Kanunun 83 ncü maddesinin 3 ncü fıkrasına göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği düzenlendiği dikkate alınarak, belirlenen miktarın fiili ödeme tarihindeki Türk li …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu kararda… an doları cinsinden bir yıllık mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6773 E. 2016/3329 K.
Ortak:vade · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç «vade» günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun «vade» veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · mevduat hesabı · ihbar · hukuki yarar · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan».... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan».... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl dava ve birleşen ek davanın ayrı ayrı kabulüne, 51.150,00 Euro nun hesabın açıldığı tarih olan 29/11/1999 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranında döviz faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13721 E. 2017/2338 K.
Ortak:vade · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç «vade» günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun «vade» veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu kararda… öre; davacı gerçek kişi davalı banka aleyhine sözleşmeye dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğundan olaya 818 sayılı Borçlar Kanunun 125. maddesindeki 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından bakiye kısmın tahsili için dava açılmasına engel bulunmadığı, davacının davalı banka nezdindeki Euro hesabının boşaltılması şeklindeki eylem nedeniyle, hesaptan çekilen ve harcanan paranın tamamından, davalı bankanın «kusursuz sorumluluğu» olduğuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararının HMK’nın 303. maddesi anlamında «kesin» hüküm teşkil ettiği ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8252 E. , 2013/19436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2012 tarih ve 2011/260-2012/553 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının mümkün bulunmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, TTK'nın 336.
maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 52.663 EURO'nun (122.251,88 TL'nin) tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketin değil dava dışı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğunu, dolayısıyla davalı şirket yönünden davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının müvekkili şirkete ortak olsaydı dahi davanın yerinde bulunmadığını, zira TTK'nın 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca müvekkili ...'ın da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete ortak olmadığı, buna karşılık dava dışı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. A.Ş.'de ortaklığının bulunduğu, oysa davacının davalı şirkete ortak olduğuna dair hisse devir ve kabul sözleşmesi ibraz ettiği, davacının rızası dışında kendisine dava dışı şirkete ait hisse verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının yanıltılarak ödediği miktarın iadesinin gerektiği, davalı ... şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'ın şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçenin davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 33.088,23 TL'nin 01.01.2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte kendisinden tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla ödenen paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç vade günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir. Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun vade veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Bu durumda, mahkemece anılan hüküm gözönüne alınmaksızın davacı tarafından ödenen paranın, ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi kabule göre de Türk Lirası üzerinden hüküm kurulmuş olmasına rağmen hüküm altına alınan alacağa ancak yabancı para borçları için uygulanacak faiz oranını belirleyen 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.222,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/573514800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz