Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6159 E. 2015/4064 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['5846/1', '5846/70']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para borcu↗ teslim tarihi↗ zamanaşımı defi↗ 3095 sayılı kanun↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ uyuşmazlık konusu↗ vade↗ ihtarname↗ maddi tazminat↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının tasarımlarının eser kapsamında olduğu, tarafların davaya konu işlerin yapılması konusunda şifahi anlaşma yaptığı, yapılan işini bedeli konusunda belge sunulmadığı, davacının yapılan işte gönüllü olarak çalıştığının ispatlanamadığı, davacının bilgisi dahilinde kullanım olduğundan FSEK'nın 68. maddeye göre tazminat istenemeyeceği, eser niteliğindeki süslemeler kullanılmasına rağmen davacının adının belirtilmediği gerekçesiyle, 30.000 USD maddi tazminatın ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, eser sahibinin adının belirtilmemesi eylemi devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemeyeceğinden 5846 sayılı FSEK'nın 70/1 maddesine göre davacının manevi tazminat talep edebilecek olmasına ve mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (4) numaralı, davalı vekilinin ise (2), (3) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı taraf, Dubai'de yapılacak cami, alışveriş merkezi ve park için çini tasarım yaptığını, bunların bedelinin ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece davalı eyleminin 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesine aykırılık oluşturmadığı, güzel sanat eseri niteliğindeki dava konusu tasarımlar nedeniyle ödenmeyen telif ücreti alacağı olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında şifahi eser sipariş sözleşmesine dayalı ücret alacağı bakımından davalının zamanaşımı definin 818 sayılı BK'nın 126. maddesine göre değerlendirilmesi gereklidir. Bu nedenle söz konusu istisna akdi kapsamında gerçekleştirilen uyuşmazlık konusu tasarımların davalıya teslim tarihi belirlenerek zamanaşımı süresinin geçip geçmediği araştırılmadan, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi uyarınca; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç vade günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir. Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun vade veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Somut olayda, taraflar arasında eser sipariş bedelinin hangi miktarda ve hangi para birimi ile ödeneceğine dair düzenleme bulunmaması karşısında, mahkemece 30.000 USD'nın ödeme tarihindeki kur üzerinden hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi, kabule göre de yabancı para borçları için uygulanacak faiz oranını belirleyen 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine aykırı olarak 30.000 USD'nın ödeme tarihindeki kur miktarı üzerinden avans faizine hükmedilmesi de hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
4-Ayrıca, davacı taraf, davalıya 27.02.2006 tarihinde ihtarname gönderdiğini, ihtarnamenin 02.03.2006 tarihinde tebliğ ettiğini belirtip, bu tarihten itibaren faiz talebinde bulunduğu halde,mahkemece anılan husus değerlendirilmeden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8252 E. 2013/19436 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz kararda3-Öte yandan, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi uyarınca; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç «vade» günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun «vade» veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaAncak, somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç «vade» günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun «vade» veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · eş rızası · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · ibraz · husumet
Benzer bu karardaA.Ş.'de ortaklığının bulunduğu, oysa davacının davalı şirkete ortak olduğuna dair hisse devir ve kabul sözleşmesi «ibraz» ettiği, davacının «rızası» dışında kendisine dava dışı şirkete ait hisse verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının yanıltılarak ödediği miktarın iadesinin gerektiği, davalı ... şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan davalı ...'ın «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçenin davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 33.088,23 TL'nin 01.01.2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte kendisinden tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla ödenen paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7300 E. 2013/9400 K.
Ortak:vade · zamanaşımı · zamanaşımı ['5846/1', '5846/70']
İncelediğiniz kararda… e dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, eser sahibinin adının belirtilmemesi eylemi devam ettiği sürece «zamanaşımı» süresi işlemeyeceğinden 5846 sayılı FSEK'nın 70/1 maddesine göre davacının manevi tazminat talep edebilecek olmasına ve mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktar …
… nedeniyle ödenmeyen telif ücreti alacağı olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında şifahi eser sipariş sözleşmesine dayalı ücret alacağı bakımından davalının «zamanaşımı definin» 818 sayılı BK'nın 126. maddesine göre değerlendirilmesi gereklidir.
Bu nedenle söz konusu istisna akdi kapsamında gerçekleştirilen «uyuşmazlık konusu» tasarımların davalıya «teslim tarihi» belirlenerek «zamanaşımı» süresinin geçip geçmediği araştırılmadan, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyizine gelince; dava, «zamanaşımına» uğradığı gerekçesi ile ...'ye devredilen hesaptaki paranın tahsili istemine ilişkindir.
… kanuni rayici olmayan bir para üzerine varit olmuş ise akdin harfiyen icrası "aynen ödemek" kelimeleri veya buna muadil sair tabirat ile şart edilmiş olmadıkça borç «vadenin» hulülü günündeki rayici üzerinden memleket parasiyle ödenebilir. (Ek fıkra: 14/11/1990 - 3678/29 md.) Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karara istinaf · yargılama giderlerinin paylaştırılması · bilirkişi ücreti · peşin karar harcı · ara karar · yargılama giderleri · yargılama gideri · taahhütname
Benzer bu kararda3- Ayrıca, «bilirkişi ücretinin» mahkemenin «ara kararına istinaden» davacı vekili tarafından yatırıldığı halde mahkemece hükümde «yargılama giderleri» arasında gösterilmemesi yerinde görülmemiş, hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinin paylaştırılması» hususundaki temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin paylaştırılması hususundaki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 471,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın, davacıya bildirimi "iadeli «taahhütlü»" mektupla değil, adi posta yolu ile yapmak suretiyle yönetmelik hükümlerine uymadığı gerekçesiyle, 8.810,76 TL alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10861 E. 2016/7915 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… ndan FSEK'nın 68. maddeye göre tazminat istenemeyeceği, eser niteliğindeki süslemeler kullanılmasına rağmen davacının adının belirtilmediği gerekçesiyle, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar ve …
Benzer bu karardaMahkemece, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6159 E. , 2015/4064 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 tarih ve 2009/75-2013/230 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin grafik tasarımcısı olduğunu, davalının 2002 yılında Dubai'de yapılacak projeler için davacıdan yardım talep ettiğini, bu işin ücret karşılığı yapılacağının davalıya belirtildiğini, . . Camii, ... Alış Veriş Merkezi, ...projeleri için uzun zaman ve emek harcayarak tasarımlar hazırladığını, yapılan işlerin davalıya teslim edildiğini, tasarımların bedelinin ödenmesini beklerken cami için yapılan çini tasarımların alış veriş merkezinde bilgileri ve rızaları olmadan kullanıldığını tespit ettiklerini, mali, manevi ve kişilik haklarına tecavüz edildiğini, FSEK'nın 68. maddesi uyarınca üç kat tazminat haklarının bulunduğunu ileri sürerek, 20.000 TL manevi ve 30.000 USD maddi tazminatın 02.03.2006 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önceden vakıfta gönüllü olarak çalıştığını, dava konusu tasarımlarda görev almadığını, eser sahibi olduğunu ispatlaması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının tasarımlarının eser kapsamında olduğu, tarafların davaya konu işlerin yapılması konusunda şifahi anlaşma yaptığı, yapılan işini bedeli konusunda belge sunulmadığı, davacının yapılan işte gönüllü olarak çalıştığının ispatlanamadığı, davacının bilgisi dahilinde kullanım olduğundan FSEK'nın 68. maddeye göre tazminat istenemeyeceği, eser niteliğindeki süslemeler kullanılmasına rağmen davacının adının belirtilmediği gerekçesiyle, 30.000 USD maddi tazminatın ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, eser sahibinin adının belirtilmemesi eylemi devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemeyeceğinden 5846 sayılı FSEK'nın 70/1 maddesine göre davacının manevi tazminat talep edebilecek olmasına ve mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (4) numaralı, davalı vekilinin ise (2), (3) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı taraf, Dubai'de yapılacak cami, alışveriş merkezi ve park için çini tasarım yaptığını, bunların bedelinin ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece davalı eyleminin 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesine aykırılık oluşturmadığı, güzel sanat eseri niteliğindeki dava konusu tasarımlar nedeniyle ödenmeyen telif ücreti alacağı olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında şifahi eser sipariş sözleşmesine dayalı ücret alacağı bakımından davalının zamanaşımı definin 818 sayılı BK'nın 126. maddesine göre değerlendirilmesi gereklidir. Bu nedenle söz konusu istisna akdi kapsamında gerçekleştirilen uyuşmazlık konusu tasarımların davalıya teslim tarihi belirlenerek zamanaşımı süresinin geçip geçmediği araştırılmadan, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi uyarınca; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç vade günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir. Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun vade veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Somut olayda, taraflar arasında eser sipariş bedelinin hangi miktarda ve hangi para birimi ile ödeneceğine dair düzenleme bulunmaması karşısında, mahkemece 30.000 USD'nın ödeme tarihindeki kur üzerinden hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi, kabule göre de yabancı para borçları için uygulanacak faiz oranını belirleyen 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine aykırı olarak 30.000 USD'nın ödeme tarihindeki kur miktarı üzerinden avans faizine hükmedilmesi de hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
4-Ayrıca, davacı taraf, davalıya 27.02.2006 tarihinde ihtarname gönderdiğini, ihtarnamenin 02.03.2006 tarihinde tebliğ ettiğini belirtip, bu tarihten itibaren faiz talebinde bulunduğu halde,mahkemece anılan husus değerlendirilmeden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarını REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 24/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171617600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz