Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7300 E. 2013/9400 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karara istinaf↗ yargılama giderlerinin paylaştırılması↗ bilirkişi ücreti↗ ön inceleme aşaması↗ peşin karar harcı↗ ara karar↗ yargılama giderleri↗ vade↗ yargılama gideri↗ taahhütname↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın, davacıya bildirimi "iadeli taahhütlü" mektupla değil, adi posta yolu ile yapmak suretiyle yönetmelik hükümlerine uymadığı gerekçesiyle, 8.810,76 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; dava, zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile ...'ye devredilen hesaptaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde 4.200 CHF (...)'nin karşılığı TL'sı mevduat alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece bilirkişi raporunda hesaplanan dava tarihinde 4.200 CHF'nin TL karşılığı olan 8.810,76 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. 818 Sayılı BK.'nın 83. maddesi “Mevzuu para olan borç memleket parasiyle ödenir. Akit tediye mahallinde kanuni rayici olmayan bir para üzerine varit olmuş ise akdin harfiyen icrası "aynen ödemek" kelimeleri veya buna muadil sair tabirat ile şart edilmiş olmadıkça borç vadenin hulülü günündeki rayici üzerinden memleket parasiyle ödenebilir. (Ek fıkra: 14/11/1990 - 3678/29 md.) Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmünü haiz olup, dava dilekçesinde BK.'nın 83. maddesinde belirtilen yabancı para borcunun fiili ödeme günündeki TL karşılığının ödenmesinin istendiği kabul edilmelidir. Bu suretle; mahkemece dava tarihindeki kur nazara alınarak yabancı para borcunun TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, bilirkişi ücretinin mahkemenin ara kararına istinaden davacı vekili tarafından yatırıldığı halde mahkemece hükümde yargılama giderleri arasında gösterilmemesi yerinde görülmemiş, hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin paylaştırılması hususundaki temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin paylaştırılması hususundaki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 471,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8252 E. 2013/19436 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz kararda… kanuni rayici olmayan bir para üzerine varit olmuş ise akdin harfiyen icrası "aynen ödemek" kelimeleri veya buna muadil sair tabirat ile şart edilmiş olmadıkça borç «vadenin» hulülü günündeki rayici üzerinden memleket parasiyle ödenebilir. (Ek fıkra: 14/11/1990 - 3678/29 md.) Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, …
Benzer bu karardaAncak, somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmünce; konusu para olan borcun memleket parası ile ödenmesi asıl olmakla birlikte, sözleşmede bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi kararlaştırılmış ise, sözleşmede akdin harfiyen icrası aynen ödeme veya buna benzer sözcükler ile şart edilmiş olmadıkça, borç «vade» günündeki rayici üzerinden memleket parası ile ödenebilir.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun «vade» veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · eş rızası · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · ibraz · husumet
Benzer bu karardaA.Ş.'de ortaklığının bulunduğu, oysa davacının davalı şirkete ortak olduğuna dair hisse devir ve kabul sözleşmesi «ibraz» ettiği, davacının «rızası» dışında kendisine dava dışı şirkete ait hisse verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının yanıltılarak ödediği miktarın iadesinin gerektiği, davalı ... şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan davalı ...'ın «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçenin davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 33.088,23 TL'nin 01.01.2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte kendisinden tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla ödenen paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6159 E. 2015/4064 K.
Ortak:vade · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin temyizine gelince; dava, «zamanaşımına» uğradığı gerekçesi ile ...'ye devredilen hesaptaki paranın tahsili istemine ilişkindir.
… kanuni rayici olmayan bir para üzerine varit olmuş ise akdin harfiyen icrası "aynen ödemek" kelimeleri veya buna muadil sair tabirat ile şart edilmiş olmadıkça borç «vadenin» hulülü günündeki rayici üzerinden memleket parasiyle ödenebilir. (Ek fıkra: 14/11/1990 - 3678/29 md.) Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, …
Benzer bu kararda… e dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, eser sahibinin adının belirtilmemesi eylemi devam ettiği sürece «zamanaşımı» süresi işlemeyeceğinden 5846 sayılı FSEK'nın 70/1 maddesine göre davacının manevi tazminat talep edebilecek olmasına ve mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktar …
… nedeniyle ödenmeyen telif ücreti alacağı olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında şifahi eser sipariş sözleşmesine dayalı ücret alacağı bakımından davalının «zamanaşımı definin» 818 sayılı BK'nın 126. maddesine göre değerlendirilmesi gereklidir.
Bu nedenle söz konusu istisna akdi kapsamında gerçekleştirilen «uyuşmazlık konusu» tasarımların davalıya «teslim tarihi» belirlenerek «zamanaşımı» süresinin geçip geçmediği araştırılmadan, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · zamanaşımı defi · uyuşmazlık konusu · ihtarname · maddi tazminat · avans faizi · teslim
Benzer bu karardaBu nedenle söz konusu istisna akdi kapsamında gerçekleştirilen «uyuşmazlık konusu» tasarımların davalıya «teslim tarihi» belirlenerek «zamanaşımı» süresinin geçip geçmediği araştırılmadan, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
… ndan FSEK'nın 68. maddeye göre tazminat istenemeyeceği, eser niteliğindeki süslemeler kullanılmasına rağmen davacının adının belirtilmediği gerekçesiyle, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar ve …
… nedeniyle ödenmeyen telif ücreti alacağı olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında şifahi eser sipariş sözleşmesine dayalı ücret alacağı bakımından davalının «zamanaşımı definin» 818 sayılı BK'nın 126. maddesine göre değerlendirilmesi gereklidir.
… bancı para borçları için uygulanacak faiz oranını belirleyen 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine aykırı olarak 30.000 USD'nın ödeme tarihindeki kur miktarı üzerinden «avans faizine» hükmedilmesi de hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18679 E. 2014/19025 K.
Ortak:yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın, davacıya bildirimi "iadeli «taahhütlü»" mektupla değil, adi posta yolu ile yapmak suretiyle yönetmelik hükümlerine uymadığı gerekçesiyle, 8.810,76 TL alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… emizce “davacı tarafından önce alacağın 34.000 USD olduğunu ileri sürülerek şimdilik 6.000,00 TL’nin tahsilinin talep edildiği, daha sonra davacı tarafından verilen «ıslah» dilekçesi ile 34.000 USD’nin tahsilinin istenildiği, bu durumda mahkemece alacağın USD olarak kabulü ile fiili ödeme günündeki TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken, dava tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulü ile 34.000 USD’nin «yasal faizi» ile birlikte ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu kararda… emizce “davacı tarafından önce alacağın 34.000 USD olduğunu ileri sürülerek şimdilik 6.000,00 TL’nin tahsilinin talep edildiği, daha sonra davacı tarafından verilen «ıslah» dilekçesi ile 34.000 USD’nin tahsilinin istenildiği, bu durumda mahkemece alacağın USD olarak kabulü ile fiili ödeme günündeki TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken, dava tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulü ile 34.000 USD’nin «yasal faizi» ile birlikte ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10424 E. 2011/14873 K.
Ortak:yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın, davacıya bildirimi "iadeli «taahhütlü»" mektupla değil, adi posta yolu ile yapmak suretiyle yönetmelik hükümlerine uymadığı gerekçesiyle, 8.810,76 TL alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL «asıl alacak» ve 7.810,04 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.03.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL «asıl alacak» ve 7.810,04 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.03.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7300 E. , 2013/9400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/03/2012 tarih ve 2011/319-2012/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, davacının 13.07.1994 tarihinde davalı banka şubesinde döviz hesabı açtırdığını, 15.09.1995 tarihi itibari ile bu hesaptaki birikiminin 4.200 CHF olduğunu, anılan mevduat için 06.12.2005 tarihinde şubece bilinen son adresine tebligat yapıldığının, tebligatın iade edildiğinin, 10 yıllık zamanaşımı süresinin 24.03.2006 tarihinde dolması nedeniyle mevduatın TC Merkez Bankası'na devredildiğinin bildirildiğini, müvekkiline mevduatın zamanaşımı süresi dolmadan en az 3 ay önce iadeli taahhütlü bir bildirimin yapılmadığını, adi posta ile gönderilen mektubun, müvekkiline ulaşmadan şubeye iade edildiğini ileri sürerek, 4.200 ...(CHF) karşılığı TL'sı mevduat alacağının 15.09.1995 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesaba davacı tarafından sonuncusu 15.09.1995 tarihinde olmak üzere toplam 4.200,00 CHF yatırıldığını, hesap vadesiz olduğu için, faiz tahakkuk etmediğini, düzenlenen 06.12.2005 tarihli bildirim yazısının davacının bilinen en son adresine posta yolu ile gönderildiğini, ancak "adreste tanınmadığı" gerekçesi ile iade edildiğini, hesapta bulunan tüm paranın 26.03.2006 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiğini, Bankaların Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik'in 35. maddesinde belirtilen 3 aylık süreye uyulmamasının, mevduatın zamanaşımına uğramasına engel oluşturan bir durum olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın, davacıya bildirimi "iadeli taahhütlü" mektupla değil, adi posta yolu ile yapmak suretiyle yönetmelik hükümlerine uymadığı gerekçesiyle, 8.810,76 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; dava, zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile ...'ye devredilen hesaptaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde 4.200 CHF (...)'nin karşılığı TL'sı mevduat alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece bilirkişi raporunda hesaplanan dava tarihinde 4.200 CHF'nin TL karşılığı olan 8.810,76 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. 818 Sayılı BK.'nın 83. maddesi “Mevzuu para olan borç memleket parasiyle ödenir. Akit tediye mahallinde kanuni rayici olmayan bir para üzerine varit olmuş ise akdin harfiyen icrası "aynen ödemek" kelimeleri veya buna muadil sair tabirat ile şart edilmiş olmadıkça borç vadenin hulülü günündeki rayici üzerinden memleket parasiyle ödenebilir.
(Ek fıkra: 14/11/1990 - 3678/29 md.) Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmünü haiz olup, dava dilekçesinde BK.'nın 83. maddesinde belirtilen yabancı para borcunun fiili ödeme günündeki TL karşılığının ödenmesinin istendiği kabul edilmelidir. Bu suretle; mahkemece dava tarihindeki kur nazara alınarak yabancı para borcunun TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, bilirkişi ücretinin mahkemenin ara kararına istinaden davacı vekili tarafından yatırıldığı halde mahkemece hükümde yargılama giderleri arasında gösterilmemesi yerinde görülmemiş, hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin paylaştırılması hususundaki temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin paylaştırılması hususundaki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 471,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463258700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz