Iş sırrı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5463 E. 2013/23021 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş sırrı↗ ilan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, eylemler sonlandırılmış ise de, tekrarlanma riskinin bulunduğu gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden kabulü ile davalıların dava konusu eylemlerinin TTK 57/7-8 fıkraları gereği haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile tekrarlanma ihtimaline binaen men-i ne, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde, davacının müşterileri ile imzaladığı tip sözleşmenin tüm maddelerinin davalı tarafça kendi internet sitesinde kullanım koşulları olarak kullanıldığının tespit edildiği, www. google.com.tr adresinde müvekkili firma ismi taratıldığında kullanıcıların davalı firmanın web sitesine yönlendirildiği, müvekkilinin eski çalışanı davalının diğer davalı ile birlikte çalışmakta olup, müvekkilinin ticari sırlarını diğer davalı şirketin kullanımına sunduğu ve müvekkiline ait elektronik ihale hizmetine ilişkin excel dosyasının davalılar tarafından kullanıldığının tespit edildiği iddia edilerek haksız rekabet teşkil ettiği belirtilen eylemler tek tek belirtilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu eylemlerin hangilerinin hangi sebeplerle haksız rekabet oluşturduğu veya oluşturmadığının açıklıkla belirtilmediği, davaya konu elektronik ihale sistemine ilişkin excel dosyasında yer alan bilgilerle davacıya ait excel dosyasında yer alan bilgilerin de farklı olduğu dikkate alındığında, davacıya ait ticari sırrın ne olduğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme kararında ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının haksız rekabet oluşturduğunu iddia ettiği eylemler tek tek değerlendirilmek, hangi eylemler sebebiyle haksız rekabetin oluştuğu, davacıya ait ticari sırrın ne olduğu irdelenmek ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2022 E. 2011/6039 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3298 E. 2010/9702 K.
Ortak:ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, eylemler sonlandırılmış ise de, tekrarlanma riskinin bulunduğu gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden kabulü ile davalıların dava konusu eylemlerinin TTK 57/7-8 fıkraları gereği haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile tekrarlanma ihtimaline binaen men-i ne, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 1.06.2001 tarih ve 759897 sayı ile 35. sınıfta WIPO nezdinde tescil edildiği, davalı markasının tescilinin 29.08.2002 tarihinde yapıldığı ve 17.03.2003 tarihinde de «ilan» edildiği hususları nazara alındığında, davanın 5 yıllık süre içersinde açıldığı, davacı markası “Exel” ibaresi ile davalının markası “Excel” ibaresinde telaffuz olarak aynılık olduğu ve harflerin dördünün aynı olması sebebiyle de görsel benzerlik de bulunduğu, bu sebeple markalar arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğu, Türkiye’de tescili bulunmayan davacı markasının tanınmış marka olduğuna ilişkin iddiasını kanıtlayan yeterli bilgi ve belge sunulmadığı, ancak yurt dışında çeşitli devletlerde davalı markasının tescilinden önce marka tescilinin yapıldığı ve bu suretle de davacının markasına «ayırt edicilik» ve marufluk kazandırdığı anlaşıldığından, 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesindeki korumadan yararlanacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescill …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… 1.06.2001 tarih ve 759897 sayı ile 35. sınıfta WIPO nezdinde tescil edildiği, davalı markasının tescilinin 29.08.2002 tarihinde yapıldığı ve 17.03.2003 tarihinde de «ilan» edildiği hususları nazara alındığında, davanın 5 yıllık süre içersinde açıldığı, davacı markası “Exel” ibaresi ile davalının markası “Excel” ibaresinde telaffuz olarak aynılık olduğu ve harflerin dördünün aynı olması sebebiyle de görsel benzerlik de bulunduğu, bu sebeple markalar arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğu, Türkiye’de tescili bulunmayan davacı markasının tanınmış marka olduğuna ilişkin iddiasını kanıtlayan yeterli bilgi ve belge sunulmadığı, ancak yurt dışında çeşitli devletlerde davalı markasının tescilinden önce marka tescilinin yapıldığı ve bu suretle de davacının markasına «ayırt edicilik» ve marufluk kazandırdığı anlaşıldığından, 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesindeki korumadan yararlanacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescill …
15.05.2005 «havale» tarihli bilirkişi raporunda, Dairemizin 28.05.2002 tarih 2411/5314 sayılı kararı emsal alınmak suretiyle davacının yurtdışında önceki tarihlerde tescilli markaları …
-
Haksız rekabetin tespiti ve men'i | Haksız rekabetin tespiti | Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1898 E. 2015/7377 K.
Ortak:iş sırrı · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ketin kullanımına sunduğu ve müvekkiline ait elektronik ihale hizmetine ilişkin excel dosyasının davalılar tarafından kullanıldığının tespit edildiği iddia edilerek «haksız rekabet» teşkil ettiği belirtilen eylemler tek tek belirtilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu eylemlerin hangilerinin hangi sebeplerle haksız rekabet oluşturduğu veya oluşturmadığının açıklıkla belirtilmediği, davaya konu elektronik ihale sistemine ilişkin excel dosyasında yer alan bilgilerle davacıya ait excel dosyasında yer alan bilgilerin de farklı olduğu dikkate alındığında, davacıya ait ticari «sırrın» ne olduğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme kararında ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının «haksız rekabet» oluşturduğunu iddia ettiği eylemler tek tek değerlendirilmek, hangi eylemler sebebiyle haksız rekabetin oluştuğu, davacıya ait ticari «sırrın» ne olduğu irdelenmek ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, eylemler sonlandırılmış ise de, tekrarlanma riskinin bulunduğu gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden kabulü ile davalıların dava konusu eylemlerinin TTK 57/7-8 fıkraları gereği haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile tekrarlanma ihtimaline binaen men-i ne, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… er henüz davacı şirket çalışanı iken davacı ile aynı alanda faaliyet göstermek üzere davalı şirketi kurduğu, davalı şirketin ticari faaliyetlerinde davacının ticari «sırrı» kapsamındaki bilgi ve belgelerden yararlandığı, diğer iddiaların ispatlanamadığı ya da koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin ticari faaliyetlerinde davacı şirketin ticari sırrı kapsamındaki bilgi ve belgelerden yararlanıp TTK'nın 55/1/c/1,2 ve 3 ve 1/d maddeleri hükümleri uyarınca «haksız rekabet» ettiğinin tespitine, haksız rekabetinin önlenmesine, sair iddiaların reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, hüküm fıkrasının 2'nci paragrafında "davalı şirketin ticari faaliyetlerinde davacı şirketin ticari «sırrı» kapsamındaki bilgi ve belgelerden yararlandığı" denilmek suretiyle «haksız rekabetin» varlığı kabul edilmiş ve bu şekilde oluşan haksız rekabetinin önlenmesine dair hüküm tesis edilmişse de, davalı şirketin yararlandığı, davacıya ait bilgi ve belgelerin, davacı ticari sırlarının neler olduğu, hangi üretim teknikleri ile satış stratejilerinin davalıda kullanıldığı hususunda gerek karar gerekçesinde, gerekse de hüküm fıkrasında bir açıklama yapılmaması suretiyle «infazda tereddüde» mahal verecek ve davalı şirketin tüm ticari faaliyetine engel olabilecek şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti ile men'i istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · infazda tereddüt · rekabet yasağı · infaz · oy yasağı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaŞ. ile davacı arasında 818 sayılı BK'nın 348. (6098 sayılı TBK'nın 444.) maddesi kapsamında bir «rekabet yasağı sözleşmesinin» bulunmamasının bu davaya etkisi hususunda bir değerlendirme yapılmaması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, hüküm fıkrasının 2'nci paragrafında "davalı şirketin ticari faaliyetlerinde davacı şirketin ticari «sırrı» kapsamındaki bilgi ve belgelerden yararlandığı" denilmek suretiyle «haksız rekabetin» varlığı kabul edilmiş ve bu şekilde oluşan haksız rekabetinin önlenmesine dair hüküm tesis edilmişse de, davalı şirketin yararlandığı, davacıya ait bilgi ve belgelerin, davacı ticari sırlarının neler olduğu, hangi üretim teknikleri ile satış stratejilerinin davalıda kullanıldığı hususunda gerek karar gerekçesinde, gerekse de hüküm fıkrasında bir açıklama yapılmaması suretiyle «infazda tereddüde» mahal verecek ve davalı şirketin tüm ticari faaliyetine engel olabilecek şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca yine mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 55/1/c/1, 2, 3 ve 1/d maddelerinin davalı şirket tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de bu maddelerden gösterilen şartların ne surette gerçekleştirildiğinin irdelenmemesi, hangi eylemlerin anılan maddedeki ihlallere sebebiyet verdiğinin belirtilmemesi, davacı şirketin muhasebe «görevlisi» olan Y.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5463 E. , 2013/23021 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2012 tarih ve 2011/71-2012/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin elektronik satınalma hizmetleri veren, mal ve hizmet tedarikleri amacıyla yapılacak ihalelerin internet ortamından oluşturulan elektronik ihale platformu üzerinden yapılmasını sağlayan, elektronik ticaret hizmeti veren bir firma olduğunu, davalı ...'ın müvekkil şirkette Ağustos 2001-Aralık 2005 tarihleri arasında satış ve pazarlama müdürü olarak görev yaptığını, davalı Intengo Bilişim ve Teknoloji San. Tic. Ltd'nin ise 2005 yılında kurulmuş ve müvekkil firma ile aynı konularda hizmet veren bir firma olduğunu, davalı firmanın, müvekkilinin kendisinden hizmet satın alan müşterileri ile imzaladığı tip sözleşmenin tüm maddelerinin davalı şirket tarafından kendi internet sitelerinde "Kullanım Koşulları" olarak kullanıldığının tespit edildiğini, yine www.google.com.tr adresinde müvekkil "Promena" kelimesi aratıldığında kullanıcıların davalı Intengo firmasının web adresine yönlendirildiğinin öğrenildiğini, 23.11.2007 tarihinde davalı ...
tarafından dava dışı bir firmaya davalı şirket adına elektronik ihale sistemi ile ilgili olarak bir e-mail gönderildiğinin tespit edildiğini, sözkonusu e-mail'de davalı ...'ın davalı şirket kurumsal kimliği ile birlikte anıldığını, davalı ...'ın davalı firma adına çalıştığını, Türkiye Halk Bankası tarafından gerçekleştirilen elektronik ihale hizmetleri satın alma ihalesi sırasında Halkbank'a gönderilen excel dosyasının müvekkili şirkette 2002-2005 tarihleri arasında çalışan dava dışı bir kişi tarafından hazırlandığının tespit edildiğini ve excel lisansının sahibi olan şirketin isminin de müvekkili şirket gözüktüğünü, buna göre müvekkili şirketin kullandığı ve lisans ücretini ödediği bir excel dosyasının izinsiz olarak kullandığının açık olduğunu, davalı ...'ın müvekkili şirkette çalıştığı dönemde hazırlanan tüm bilgi ve belgeleri ve ticari sırları davalı şirket kullanımına sunmuş olduğunu, davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu belirterek TTK m.57 kapsamında haksız rekabetin tespitine, men'ine ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacı şirkette 01.09.2001-02.12.2005 tarihleri arasında çalıştığını, davacı şirket ile aralarında imzalanan 02.12.2005 tarihli sulh ve ibra anlaşması ile iş ilişkisinin sona erdiğini, taraflar arasında rekabet yasağını içeren herhangi bir anlaşma bulunmadığını, davacı şirkette kullanılan yöntemler ile yapılan işlerin tüm dünyada bilinen ve bir çok ülkede uygulanması bulunan e-ihale ve e-satınalma işi olduğunu, müvekkilinin davacıya ait herhangi bir ticari sırrı kullanmadığını, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ilişkinin gelir paylaşımına dayalı danışmanlık hizmeti olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkili ile davacının aynı sektörde faaliyet gösteren şirketler olduğunu, davacının davasına konu yapmış olduğu sözleşme ile müvekkili şirket tarafından kullanılan sözleşmenin birbirinden farklı olduğunu, sözleşmelerin benzerliği düşünülse dahi bu benzerliğin hayatın olağan akışına uygun bulunduğu, Halk Bankası'na gönderilen excel tablosunun tümüyle müvekkili şirket tarafından oluşturulduğunu, bu tablonun en temel bilgileri içeren basit bir tablo olduğunu, ticari sır olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, eylemler sonlandırılmış ise de, tekrarlanma riskinin bulunduğu gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden kabulü ile davalıların dava konusu eylemlerinin TTK 57/7-8 fıkraları gereği haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile tekrarlanma ihtimaline binaen men-i ne, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde, davacının müşterileri ile imzaladığı tip sözleşmenin tüm maddelerinin davalı tarafça kendi internet sitesinde kullanım koşulları olarak kullanıldığının tespit edildiği, www. google.com.tr adresinde müvekkili firma ismi taratıldığında kullanıcıların davalı firmanın web sitesine yönlendirildiği, müvekkilinin eski çalışanı davalının diğer davalı ile birlikte çalışmakta olup, müvekkilinin ticari sırlarını diğer davalı şirketin kullanımına sunduğu ve müvekkiline ait elektronik ihale hizmetine ilişkin excel dosyasının davalılar tarafından kullanıldığının tespit edildiği iddia edilerek haksız rekabet teşkil ettiği belirtilen eylemler tek tek belirtilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu eylemlerin hangilerinin hangi sebeplerle haksız rekabet oluşturduğu veya oluşturmadığının açıklıkla belirtilmediği, davaya konu elektronik ihale sistemine ilişkin excel dosyasında yer alan bilgilerle davacıya ait excel dosyasında yer alan bilgilerin de farklı olduğu dikkate alındığında, davacıya ait ticari sırrın ne olduğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme kararında ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının haksız rekabet oluşturduğunu iddia ettiği eylemler tek tek değerlendirilmek, hangi eylemler sebebiyle haksız rekabetin oluştuğu, davacıya ait ticari sırrın ne olduğu irdelenmek ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararının mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/573166400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz