Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2022 E. 2011/6039 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli EXCEL ibareli markanın 35. sınıf emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5463 E. 2013/23021 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · ilan · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaBuna göre, davacının «haksız rekabet» oluşturduğunu iddia ettiği eylemler tek tek değerlendirilmek, hangi eylemler sebebiyle haksız rekabetin oluştuğu, davacıya ait ticari «sırrın» ne olduğu irdelenmek ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, eylemler sonlandırılmış ise de, tekrarlanma riskinin bulunduğu gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden kabulü ile davalıların dava konusu eylemlerinin TTK 57/7-8 fıkraları gereği haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile tekrarlanma ihtimaline binaen men-i ne, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… ketin kullanımına sunduğu ve müvekkiline ait elektronik ihale hizmetine ilişkin excel dosyasının davalılar tarafından kullanıldığının tespit edildiği iddia edilerek «haksız rekabet» teşkil ettiği belirtilen eylemler tek tek belirtilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu eylemlerin hangilerinin hangi sebeplerle haksız rekabet oluşturduğu veya oluşturmadığının açıklıkla belirtilmediği, davaya konu elektronik ihale sistemine ilişkin excel dosyasında yer alan bilgilerle davacıya ait excel dosyasında yer alan bilgilerin de farklı olduğu dikkate alındığında, davacıya ait ticari «sırrın» ne olduğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme kararında ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i, maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3298 E. 2010/9702 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · ayırt edicilik · ilan
Benzer bu kararda… 1.06.2001 tarih ve 759897 sayı ile 35. sınıfta WIPO nezdinde tescil edildiği, davalı markasının tescilinin 29.08.2002 tarihinde yapıldığı ve 17.03.2003 tarihinde de «ilan» edildiği hususları nazara alındığında, davanın 5 yıllık süre içersinde açıldığı, davacı markası “Exel” ibaresi ile davalının markası “Excel” ibaresinde telaffuz olarak aynılık olduğu ve harflerin dördünün aynı olması sebebiyle de görsel benzerlik de bulunduğu, bu sebeple markalar arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğu, Türkiye’de tescili bulunmayan davacı markasının tanınmış marka olduğuna ilişkin iddiasını kanıtlayan yeterli bilgi ve belge sunulmadığı, ancak yurt dışında çeşitli devletlerde davalı markasının tescilinden önce marka tescilinin yapıldığı ve bu suretle de davacının markasına «ayırt edicilik» ve marufluk kazandırdığı anlaşıldığından, 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesindeki korumadan yararlanacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescill …
15.05.2005 «havale» tarihli bilirkişi raporunda, Dairemizin 28.05.2002 tarih 2411/5314 sayılı kararı emsal alınmak suretiyle davacının yurtdışında önceki tarihlerde tescilli markaları …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2877 E. 2024/1106 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · tanık delili · tanık beyanı · hile · kira sözleşmesi · hisse devri · eş rızası · icra takibine itiraz
Benzer bu kararda… erindeki nedenlerle, şirketin kârlılığı, olduğundan fazla gösterilmeye çalışılmış, şirketin 2011 yılı bilançosunda resmi kârı 42.000,00 TL olmasına karşın müvekkile «ibraz» edilen excel tablosunda bu karın çok daha yüksek gösterildiğini, taşınmazın şirket devri öncesinde satılığa çıkarıldığı ve tahliye riski bulunmadığı hususunun davacı tarafından gizlendiğini, taşınmazın satılması sonrasında ... malik tarafından keşide edilen «ihtarnamede» kiralanan alanın kira tarihi 15.12.2009 olarak belirtilmişken, davacı ve diğer hissedarların keşide ettiği «ihtarda» kira tarihi ve müvekkile sunulan «kira sözleşmesindeki» tarihin 01.06.2010 olup birbirini tutmadığını, bir önceki malik olan tanığın beyanında kiralanan mülkteki şirketin «hisse devrine» «rızası» olmadığını ve taşınmazın satılmayacağına dair söz de vermediğini, ayrıca taşınmazda sadece 3 üncü ve 4 üncü katların şirkete kiralanmış olduğunu belirttiğini, ancak davacı tarafından müvekkile sunulan kira sözleşmesinde; taşınmazın 2,3,4,5, ve 6 ncı katlarının kiralandığı yer almakta olup, bu durumda kiralananda yer ... şirketin göstermiş olduğu faaliyetin ... olduğunu, taraflar arasında akdedilen «protokolün» tamamen aldatma ve «hile» yoluyla imzalandığını, tanığın anlatımları ile davacı ve diğer hissedarlar bakımından müvekkile beyan edilen hususların gerçeği yansıtmadığını ve protokolün akdi s …
Bozma Kararı Dairemizin 05.10.2017 tarih, 2016/11764 E. ve 2017/5112 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin savunmalarında geçen hususlarda «tanık deliline» başvurulabileceği nazara alınarak tanıkların beyanlarının alınması diğer delillerle birlikte «tanık beyanlarının» değerlendirilmesi oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «protokol» hükümlerine göre kendisine verilen yönetim hakkını yaklaşık 1 yıl kullanmış olduğu, protokolün yürürlükte olduğu ve davalının bu protokole göre haklar elde ettiği, davalının protokolün düzenlenmesi sırasında «irade fesadına» uğradığına dair iddiasını da kanıtlayamadığı, davacının protokol hükümleri doğrultusunda alacağının var olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, davalının «icra takibine itirazlarının» haksız olduğu, davacının davasında haklı olduğu, ayrıca alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir …
Mahkemece 22.02.2016 tarih, 2013/278 E. ve 2016/113 K. sayılı kararı ile davalının «protokol» hükümlerine göre kendisine verilen yönetim hakkını yaklaşık 1 yıl kullandığı, protokolün yürürlükte olduğu ve davalının bu protokole göre haklar elde ettiği, davalının protokolün düzenlenmesi sırasında «irade fesadına» uğradığına dair iddiasını kanıtlayamadığı, davacının protokol hükümleri doğrultusunda alacağının varlığını ispatladığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibinin devamına, alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.000,00 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili temyiz edilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Haksız ihtiyati hacizden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10127 E. 2014/2495 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız ihtiyati haciz · zararın ispatı · kusursuz sorumluluk · ticari itibar · itirazın iptali davası · ticari defter ve kayıtlar · bloke · illiyet bağı
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece bilirkişi raporu alınmış ve davacının «zararını ispat» edemediğinden davanın bu nedenle de reddine karar verilmiş ise de, alınan bilirkişi raporunda davalının ihtiyati haczi nedeniyle bankalarda davacı adına mevcut olan hesapları «bloke» edildiği bu nedenle hesaplara cari faizin işletilmediği, yine doğrudan ihtiyati haczin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan zarar kalemlerinin ihtiyati hacizden kaynaklandığı kabul edildiği halde, öte yandan diğer kalemler yönünden davacı tarafından dava dilekçesinde sayılan zararlara ilişkin olarak sunduğu Excel listelere göre inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, listede yer alan ödemelerin «ticari defter kayıtlarına» ait yevmiye tarih, madde no ve tutarlarını gösteren muavin kayıtlarının gerektiği, bunların davacıdan istenmesine rağmen sunulmadığı belirtilerek bu kezde tüm zara …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, BK 60. maddesi gereğince davanın niteliği itibari ile bir yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davalı tarafın yasal süre içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, haczin 14.08.2007 tarihinde kalktığı, «haksız ihtiyati haciz» nedeniyle «tazminat davası» ise 17.07.2009 tarihinde bir yıllık süreyi bir hayli geçtikten sonra açıldığı, buna göre bu davanın açıkça zamanaşımına uğradığı, yine haciz ile zarar arasındaki «illiyet bağının» ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna karşılık, «haksız ihtiyati haciz» koyduran alacaklının «kusursuz sorumluluğu» sadece «maddi tazminat» bakımından olup, manevi tazminat yönünden BK’nın 49'ncu maddesindeki koşulların oluşması gerekir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1059-2007/497 sayılı dosyasında «itirazın iptali davası» açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 19.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1450 E. 2023/1232 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisinin kaldırılması · delillerin toplanmaması · ticari defter ve kayıtlar · tasdik kararı · kesin süre · ispat yükü · vade · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece 11.11.2014 tarih, 2014/415 E. ve 2014/360 K. sayılı kararı ile «ispat yükü» kendisinde olan davacının davalının yönetim ve «temsil yetkisinin kaldırılması» için haklı nedenin oluştuğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.11.2021 tarih, 2018/1075 E. ve 2021/955 K. sayılı kararı ile incelenen tüm «ticari defter kayıt» ve belgeleri, takip dosyaları, banka kayıtları hep birlikte dikkate alındığında davacının iddialarını destekler ve şirketin kötü yönetildiğini veya zarara uğratıldığını gösterir herhangi bir belge ve kayıt olmadığı, davacı tarafça iddiaları kanıtlamaya yeterli somut delil «ibraz» edilmediği, davalı şirket müdürünün «limited şirketi» kötü yönettiğine dair açılan dava ispatlanamamış olduğundan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bu itibarla, davacının bildirdiği tüm icra dosyalarının eksiksiz getirtilerek ve bildirilen tüm davacı «delilleri toplanarak», ayrıca incelemesi yapılmayan tüm «ticari defter» ve kayıtların «ibraz» edilmesi hususunda davalıya «kesin süre» verilerek tüm deliller toplandıktan sonra yapılacak inceleme sonucunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kurulan hüküm doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Şti 2012 yılı «ticari defterlerin» (yevmiye- kebir- envanter defterleri) asıl olarak «ibrazı», 2012 yılına ait ticari defterlerin noter açılış «tasdikleri», 2012 yılı 100 Kasa hesabı, 131 ortaklar alacaklar hesabı, 331 ortaklara borçlar hesabı ve belgeler, Üstün Oto San.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2022 E. , 2011/6039 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 gün ve 2006/538 - 2008/322 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.10.2010 gün ve 2009/3298 - 2010/9702 sayılı kararı aleyhinde davacı vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İngiltere menşeli olup, yüklerin uluslararası pazarlanması ve sözleşme lojistiği gibi faaliyetlerde bulunan şirket olduğunu, "EXEL" kelimesi ve şekil markasının 11/06/2001 tarihi ile WIPO nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, bu markayı müvekkilinin dünya çapında maruf ve ayırt edici hale getirdiğini, TPE nezdinde tescil aşamasında "eksel", "excel" ve "excel.net" ibareli markaların tescilli oluşu ve müvekkili markası ile yazım ve telaffuz bakımından ayırt edilemeyecek kadar aynı görüldüğü gerekçesiyle itiraz üzerine 42. sınıf dışındaki hizmetlerin başvurudan çıkarıldığını, müvekkilinin TPE’nin 17/10/2003 tarihli kararının iptaline ve başvurudan çıkartılan 35.
sınıfta yer alan hizmetlerin tesciline ilişkin Ankara FSHHM'nin 2004/23 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ileri sürerek, işbu davada davalı adına tescilli 2000/9805 nolu EXCEL markasının Paris Sözleşmesi’nin 8. maddesi, 556 sayılı KHK’nin 8/3 ve 5. fıkraları ile 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı Alfa Elek.San.Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin "EXCEL" ibaresini uzun yıllardan beri kullandığını ve bu markanın tescilli olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin bu markayı uzun zamandır kullandığını bildiğini, uzun süre sessiz kaldıktan sonra bu davayı açmasının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli EXCEL ibareli markanın 35. sınıf emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025330000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz