YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8142 E. 2013/23020 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taahhütname↗ kötüniyet↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının “FEN BİLİMLERİ MERKEZİ” ibareli markasının 556 sayılı KHK m. 8/4 anlamında ilgili sektörde tanınmış marka olmadığı, kötüniyetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali ve davalı marka başvurusunun reddi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı markalarının asli ve ayırt edici unsuru ''Fen Bilimleri'' ibaresidir. Dava konusu başvuru ise kelime ve şekil unsurlarından oluşmakta olup, başvuruda yer alan ''Fen Bilimleri'' kelimesi de başvuru konusu markanın asli unsurunu oluşturmaktadır. Buna göre taraf markaları arasında yüksek düzeyde görsel, kavramsal ve sesçil benzerlik bulunduğu gibi tescil kapsamları da aynı tür mal ve hizmetleri içermekte olup, taraf markalarının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi kapsamında benzer olduğunun kabulü gerekmektedir.
Yine, davacının 25.03.1997 tarihinde davalı şirket ortaklarından ... ile ''Dersane Devir ve İsim Kullandırma Sözleşmesi'' başlıklı bir sözleşme imzaladıkları, bu sözleşme ile davacının kendisinin uzun yıllardır işletmekte olduğu dersaneyi, dersane binasını, içerisindeki malzeme vs., telif hakları ve isim haklarıyla birlikte devretmeyi taahhüt ettiği, devredilen bu hakların ...'ın binayı tahliye etmesi ile birlikte bina sahibine geçeceğinin yani ...'ın haklarının son bulacağının sözleşmenin 3. maddesinde kararlaştırıldığı, Nitekim, Dairemizin 03.04.2012 tarih, 2010/5085 E. 2012/5225 K. sayılı kararı ile de, taraflar arasında akdedilen 25.03.1997 tarihli sözleşmenin sona erdiği, 30.06.2008 tarihinde taşınmazın davalı tarafça tahliyesi ile sözleşme çerçevesinde isim kullanma hakkının da son bulduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davacının markasını, marka üzerindeki hak sahipliğini bilen davalı tarafın davacının ''Fen Bilimleri'' esas unsurlu markaları ile aynı ibareyi asıl unsur olarak benimseyen dava konusu markayı kendi adına tescil ettirmek istemesinin kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6498 E. 2014/10789 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının “FEN BİLİMLERİ MERKEZİ” ibareli markasının 556 sayılı KHK m.
8/4 anlamında ilgili sektörde tanınmış marka olmadığı, «kötüniyetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… a akdedilen 25.03.1997 tarihli sözleşmenin sona erdiği, 30.06.2008 tarihinde taşınmazın davalı tarafça tahliyesi ile sözleşme çerçevesinde isim kullanma hakkının da «son» bulduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davacının markasını, marka üzerindeki hak sahipliğini bilen davalı tarafın davacının ''Fen Bilimleri'' esas unsurlu markaları ile aynı ibareyi asıl unsur olarak benimseyen dava konusu markayı kendi adına tescil ettirmek istemesinin «kötüniyetli» olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… a, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının “FEN BİLİMLERİ MERKEZİ” ibareli markasının 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi anlamında ilgili sektörde tanınmış marka olmadığı, «kötüniyetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5085 E. 2012/5225 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… le davacının kendisinin uzun yıllardır işletmekte olduğu dersaneyi, dersane binasını, içerisindeki malzeme vs., telif hakları ve isim haklarıyla birlikte devretmeyi «taahhüt» ettiği, devredilen bu hakların ...'ın binayı tahliye etmesi ile birlikte bina sahibine geçeceğinin yani ...'ın haklarının «son» bulacağının sözleşmenin 3. maddesinde kararlaştırıldığı, Nitekim, Dairemizin 03.04.2012 tarih, 2010/5085 E.
… a akdedilen 25.03.1997 tarihli sözleşmenin sona erdiği, 30.06.2008 tarihinde taşınmazın davalı tarafça tahliyesi ile sözleşme çerçevesinde isim kullanma hakkının da «son» bulduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davacının markasını, marka üzerindeki hak sahipliğini bilen davalı tarafın davacının ''Fen Bilimleri'' esas unsurlu markaları ile aynı ibareyi asıl unsur olarak benimseyen dava konusu markayı kendi adına tescil ettirmek istemesinin «kötüniyetli» olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDava, davalıların davacının «marka hakkına tecavüz» niteliğindeki kullanımlarının önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, davacının TPE.nezdinde tescilli “FEB Fen Bilimleri Merkezi+şekil” ibareli markanın sahibi olduğu, 28.05.1997’den itibaren koruma altında olan markanın «yenilendiği», davacı ile davalılardan ... arasında 25.03.1997 tarihli "dershane devir ve isim kullandırma" sözleşmesinin imzalandığı,bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde, davalı ...’ın, devraldığı dershaneyi işlettiği, ismi kullandığı ve bu isimle başka şubeler de açtığı, ancak, anılan taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği ve 30.06.2008 tarihinde davalı ...'nın de kurucu «temsilcisi» olduğu, kiracı olan dava dışı şirketin, taşınmazı tahliye etmesi ile sözleşme çerçevesindeki isim kullanma hakkının da «son» bulduğu, yine 28.07.1997 tarihli davalı ... ile dava dışı Fen Bilimleri Merkezi A.Ş.ni temsile yetkili davacı arasında dersane "devir sözleşmesi"nin imzalandığı, davalı şirketin, İzmir Ticaret Siciline 07.07.2006’da tescil edildiği, davalı ... ’ın, İstanbul Ticaret Odası’na 08.12.1997 tarihinde başvurma suretiyle elde ettiği, “Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi ...” şeklinde işletme «kaydının» bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı adına tescilli markada yer alan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresinin davalılar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebep · ticaret unvanı · yenileme · marka hakkına tecavüz · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaDava, davalıların davacının «marka hakkına tecavüz» niteliğindeki kullanımlarının önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, davacının TPE.nezdinde tescilli “FEB Fen Bilimleri Merkezi+şekil” ibareli markanın sahibi olduğu, 28.05.1997’den itibaren koruma altında olan markanın «yenilendiği», davacı ile davalılardan ... arasında 25.03.1997 tarihli "dershane devir ve isim kullandırma" sözleşmesinin imzalandığı,bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde, davalı ...’ın, devraldığı dershaneyi işlettiği, ismi kullandığı ve bu isimle başka şubeler de açtığı, ancak, anılan taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği ve 30.06.2008 tarihinde davalı ...'nın de kurucu «temsilcisi» olduğu, kiracı olan dava dışı şirketin, taşınmazı tahliye etmesi ile sözleşme çerçevesindeki isim kullanma hakkının da «son» bulduğu, yine 28.07.1997 tarihli davalı ... ile dava dışı Fen Bilimleri Merkezi A.Ş.ni temsile yetkili davacı arasında dersane "devir sözleşmesi"nin imzalandığı, davalı şirketin, İzmir Ticaret Siciline 07.07.2006’da tescil edildiği, davalı ... ’ın, İstanbul Ticaret Odası’na 08.12.1997 tarihinde başvurma suretiyle elde ettiği, “Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi ...” şeklinde işletme «kaydının» bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı adına tescilli markada yer alan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresinin davalılar …
… a tecavüz olarak nitelendirilen ibarelerden "Fen Bilimleri" kısmının, davalı tüzel kişinin ticaret unvanında yer aldığı, davacının sözü edilen ibareyi kullanışının, «ticaret unvanının» bir kısmını işletme adı olarak kullanmaktan ibaret olduğu, bir ticaret şirketinin, ticaret unvanını kullanarak kendisini ve işletmesini tanıtmasında, kendi başına hukuka aykırılık bulunmadığı, "Fen" ve "Bilim" sözcüklerinin, eğitim ve bilim alanını ifade eden ve doğrudan eğitime yollama yapan sözcükler olduğu, davalı şirketin kayıtlı ticaret unvanında bu sözcükler yeraldığından TTK'nin 41. maddesinden kaynaklanan bir «haklı sebep» bulunduğu, 556 sayılı KHK.nın 14/2 - a maddesi uyarınca, bir markanın kullanılmış kabul edilebilmesi için, ayırt edici karakteri bozulmadan kullanılması gerektiği, …
Kaldı ki, davalı tarafın tespit edilen kullanımları davalı şirketin tescilli unvanı karşısında, ne «ticaret unvanının» bir kullanımı, ne de davalı ...'nin işletme adının tescil edildiği şekli de nazara alınarak, işletme adının kullanımı olarak kabulü olanaklı değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5725 E. 2024/2336 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının “FEN BİLİMLERİ MERKEZİ” ibareli markasının 556 sayılı KHK m.
Benzer bu kararda… e Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının herhangi bir hakkı bulunmadan davacı adına tescilli "Fen Bilimleri" esas unsurlu markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde ve resim markasını da kullanacak şekilde "Fen Bilimleri”, "Fen Bilimleri Merkezi”, "Fen Bilimleri Merkezi + Şekil (bilim insanları)”, "Fen Bilimleri + Şekil (bilim insanları)” biçimindeki markasal kullanımlarının, davacının 41 ve/veya 16 ncı hizmet sınıflarında tescilli markaların kapsamında olduğu, bu eylemi aynı zamanda «haksız rekabet» de teşkil ettiği, davalının savunmasında bahsi geçen dava dışı ... adına tescilli 2016/55715 sayılı Oğuz Fen Bilimleri Eğitim Kurumları markasına uygun bir kullanımının da bulunmadığının anlaşıldığı, davacının isteyebileceği «maddi tazminat» tutarının, 8.475,00 TL olduğu davalının eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını ihlal ettiği ihlalin niteliği ve süresi, tarafların ekonomik durumları ve manevi tazminatın amacı gözetilerek, davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacılar adına tescilli "Fen Bilimleri" esas unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden davalı tarafa ait reklam, broşür, tabela ve her türlü tanıtım vasıtalarına el konularak imhasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, 8.475,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
… 9/158 E. sayılı dosyasıyla ceza davası açılmış ise de, davanın niteliği itibariyle anılan dava dosyası sonucunun beklenmesi zorunlu olmadığı, Mahkemece aldırılan ve «denetime elverişli» bulunan bilirkişi kök ve ek raporları ile; davalının herhangi bir hakkı bulunmadan davacı adına tescilli "Fen Bilimleri" esas unsurlu markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde ve resim markasını da kullanacak şekilde "Fen Bilimleri”, "Fen Bilimleri Merkezi”, "Fen Bilimleri Merkezi + Şekil (bilim insanları)”, "Fen Bilimleri + Şekil (bilim insanları)” biçimindeki markasal kullanımlarının, davacının 41 ve/veya 16 ncı hizmet sınıflarında tescilli markaların kapsamında olduğu, bu eylemi aynı zamanda «haksız rekabet» de teşkil ettiği, davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin davasının kabulüne karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, bilirkişi ek raporundaki dosya kapsamına uygun hesaplama uyarınca davacı lehine 8.475,00 TL «maddi tazminat» ile ihlalin niteliği ve süresi, tarafların ekonomik durumları ve manevi tazminatın amacı gözetilerek, davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdirinde de is …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · delil tespiti · kişilik hakları · hakkaniyet · denetime elverişlilik · reeskont faizi · marka hakkına tecavüz · ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2019/158 E. sayılı dosyasıyla ceza davası açılmış olduğundan, dosyanın «bekletici mesele» yapılmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, bilirkişi raporu ile nasıl bir «haksız rekabetin» oluştuğunun tespiti mümkün değildir denildiği halde, İlk Derece Mahkemesince «kişilik haklarının» zedelendiği kanaatine varılmasının hatalı olduğunu, ayrıca haksız rekabetin olduğunu bir an için kabul edilse dahi davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat mikt …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… nın veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin haksız ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığını, tüketici nezdinde müvekkili ile davalı arasında iktisadi bir bağ, bir «ortaklık ilişkisi» olduğu izlenimi uyandırmakta olduğunu ve davalının tanınmış bir markanın itibarından haksız biçimde yararlanmaya çalıştığını, davalının «haksız rekabet» ve tecavüz teşkil eden bu eylemlerinden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, bu durumun Bakırköy 1.
İş sayılı dosya üzerinden yapılan «delil tespiti» sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olduğunu ileri sürerek markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitini, durdurulmasını, kaldırılmasını, tecavüz teşkil eden davalı tarafa ait reklam, broşür, tabela ve her türlü tanıtım vasıtalarına el konularak imhasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» reeskont faiziyle davalıdan tahsilini ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6779 E. 2021/6855 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · hakkın kötüye kullanılması · kısıtlılık · şirket müdürü · ziya · ikrar · marka hakkına tecavüz · taşıyan
Benzer bu kararda… yle hak sahibi olmadığını bildiği marka için başvuruda bulunduğu, tescil başvurusunda kötü niyetli olduğu, işbu davadaki talebinin ise marka tescilinden kaynaklanan «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olması nedeniyle korunamayacağı, bu nedenle davacının dava ve iptal kararı arasındaki dönemde hak sahibi olarak korunmasının kabul edilemeyeceği, bir an için ilk sözleşmede yer alan «kısıtlayıcı» hükümlerin davacıya hak sahipliği tanıdığı ve devrin 01/07/1997 tarihi itibarı ile sonuç doğuracağı kabul olunsa bile 29/07/1997 tarihli işletme devir sözleşmesinde markanın kullanılması bakımından ilk sözleşmedeki kısıtlamalara yer verilmediği, yani davalı şirketi markayı sadece belli bir mekanda kullanmakla yükümlendiren bir kısıtlama bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın “ Markanın Devri” başlığını «taşıyan» 16. maddesine göre, bir «işletmenin devri» aksi kararlaştırılmadığı müddetçe işletmeye ait markanın devrini de kapsayacağından davacının dava ve iptal kararı arasındaki dönemde hak sahibi olarak kabul edilemeyeceği, aksinin kabulü halinde dahi davacı vekilinin 02/02/2010 tarihli celsedeki «ikrar» niteliğindeki beyanında müvekkilinin dosyaya sunulan devir sözleşmelerinin yapıldığı 1997 tarihinden sonra dershanecilik alanında herhangi bir faaliyette bulunmadığını belirtmesi karşısında davacının tescil ettirdiği markayı herhangi bir şekilde kullanmadığının anlaşıldığı, bu hale göre tescil sonrası oluşmuş bir durumdan «ziyade» tescil anından itibaren iptal şartlarının oluştuğunun ve markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin verilen kararın işbu dava tarihini de kapsayacak şekilde so …
… onu markaya ilişkin ikinci sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılan, 29/07/1997 tarihli işletme devir sözleşmesi olduğu, bu sözleşmede ilk sözleşmede yer alan «kısıtlamalara» yer verilmediği, 556 sayılı KHK’nın “ Markanın Devri” başlığını «taşıyan» 16. maddesine göre, bir «işletmenin devri» aksi kararlaştırılmadığı müddetçe işletmeye ait markanın devrini de kapsayacağından davacının bu tarih itibariyle markayı davalıya devrettiğinin kabulü gerekeceği …
… işse de yukarıda da ifade edildiği üzere, davacı davaya konu markanın kullanım hakkını 25.03.1997 tarihli “Dershane Devir ve İsim Kullandırma Sözleşmesi” ile davalı «şirketin müdürü» olan dava dışı ...’a devretmiş ve marka davalı şirket tarafından 30.06.2008 tarihine kadar bu sözleşme kapsamında kullanılmıştır.
… tarih itibariyle markanın ayakta olup, davacının adına tescilli markadan kaynaklanan hakları kullanabileceği kabul edilerek, davalı yanın kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil eder nitelikte olup olmadığının değerlendirmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine kara …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2724 E. 2024/5272 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının “FEN BİLİMLERİ MERKEZİ” ibareli markasının 556 sayılı KHK m.
Benzer bu kararda… Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/80 ve 2016/109 D.İş sayılı dosyaları ile tecavüzün tespit edildiğini, internet sitelerinde de müvekkili markaları ile «iltibas» oluşturacak şekilde marka kullanıldığını, davalı yan her ne kadar marka görseli içerisine Ünsev ibaresini yazmış ise de, bu kullanımın müvekkilin bir şubesi ya da bir kolu izlenimi verdiğinden, iltibasa neden olduğunu iddia ederek «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespitini, önlenmesini ve ref'ini, maddi durumun ortadan kaldırılmasını, davalıya ait 2015/34123 nolu ÜNSEV FEN BİLİMLERİ MERKEZİ ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, davalı adına kayıtlı http://www.unsevfenbilimleri.com/ adlı internet sitesine «erişimin engellenmesini» talep etmiştir.
… olup; halk arasında eğitim sistemi içerisinde öğrencilerin ağırlıklı olarak öğrenmeyi seçtiği bilimlerin genel adı olarak da kullanıldığı, eğitim sektörü bakımından «ayırt ediciliği» bulunmadığından “fen bilimleri” ibaresi cins isim olarak nitelendiği, davacıya ait FEN BİLİMLERİ DERSHANESİ şekil ve FEN BİLİMLERİ OKULLARI Şekil markalarının ise kullanım ile ayırt edicilik kazanmış markalar olsalar bile zayıf marka niteliğindeki markalardan olduğu....davalı adına tescilli Ünsev Fen bilimleri Merkezi ibareli markada yer alan '"Ünsev” asli unsuru olup,"Fen Bilimleri” markada tali unsur ve zayıf unsur olup, markanın ayırt edici unsurunun UNSEV olduğu, davalının markasına ayırt edicilik kazandırdığı, davacı yan adına tescilli “Fen Bilimleri” ibaresinin yer aldığı, farklı şekil ve yazı unsurlarından oluşan markalar ile davalı yan adına tescilli Ünsev Fen Bilimleri Merkezi ibareli markanın karıştırılma ihtimalinin olmadığı, bu çerçevede hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı...Davalı yan, markasını tescilli olduğu şekilden farklı olarak kullanmak suretiyle davacı markası ile «iltibas» yaratacak şekilde kullanımda bulunduğu, kök ve ek rapor keza değişik iş dosyası kapsamında alınan rapor içerikleri ile tespit edildiğinden davalı tarafın eylemi, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olarak kabul edildiğinden ve davalı taraf bu eyleminde kusurlu olduğu" gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının tescilli markasını tescilli olduğu şekilden farklı olarak davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde kullandığından davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine yönelik davanın kabulüne, davalı markasının hükümsüz kılınması ve «erişimin engellenmesi» yönündeki istemin reddine, kararın kesinleşmesini müteakip «masrafı» davadan alınmak üzere Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde hüküm özetinin yayınlanmasına, karar verilmiştir.
… aynı hizmete yöneldikleri hususunda tartışma olmadığını ve müvekkiline ait Fen Bilimleri Dershanesi şekil ve Fen Bilimleri Okulları şekil markalarının kullanım ile «ayırt edicilik» kazandığını kabul etmesine rağmen bu markaların zayıf marka olduğunu beyan ederek karıştırmaya yönelik hükümsüzlük istemini reddettiğini, TPMK'nın 2011 tarihli Marka İnceleme Kılavuzuna göre seri markalarda dikkate alınacak esaslar incelendiğinde müvekkilinin Fen Bilimleri esas unsurlu seri markasının bulunduğunu, davalının markanın başına ÜNSEV ibaresi getirerek markayı farklılaştırmaya çalıştığını, ortalama düzeydeki vatandaşın davalı markasını gördüğünde müvekkiline ait FEN BİLİMLERİ esas unsurlu marka serisinin bir parçası olduğunu düşüneceğini, müvekkilinin markasının yoğun kullanım neticesinde tanındığını ve ayırt edicilik kazandığını, tanınmışlığın karıştırma ihtimalini arttırdığını, İstanbul Kültür Üniversitesi, Nişantaşı Üniversitesi, Beykoz Üniversitesi tarafından yapılan tanınırlık ve marka bilinirliği araştırmaları sonuçlarından çalışmaya katılanların büyük bir oranının önüne başka bir isim gelse de bu dershaneyi Fen Bilimleri Dershanesi ile bağdaştırdığını gösterdiğini, İstanbul Valiliği İl Ticaret Müdürlüğünün, başka bir dershane tarafından yasa dışı olarak velilere gönderilen SMS'lere karşı ceza «tebligatını» müvekkiline yapmasının karıştırma ihtimalinin varlığını açıkça gösterdiğini, Mahkemece davalının marka başvurusu esnasında kötü niyetli olduğuna ilişkin somut delil bulunmadığına karar vermişse de; davalının markasını tescilli olduğu şekilden farklı olarak ve müvekkilinin markası ile «iltibas» yaratacak şekilde kullandığının tespit edildiğini, davalının markasını tescil ettirdiği şekilde değil müvekkilinin markalarına tecavüz ederken savunma aracı kullan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · istinaf sebebi · erişimin engellenmesi · yeniden tescil · delil niteliği · üçüncü kişi · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaSınıf yönünden zayıf ibarelerden olan FEN BİLİMLERİ ibaresinin başına ÜNSEV ibaresi getirilerek tescil ettirildiği, ÜNSEV ibaresinin markada asıl unsur olup «ayırt edicilik» kattığı, davalının marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğunu gösteren somut delillerin dosya kapsamında bulunmadığı, davalının dava konusu markadan sonraki başvurusunda davacının tescilli bilim adamları marka görselini kullandığı ileri sürülmüşse de, «kötü niyetin» dava konusu markanın başvurusu sırasında aranacağı, sonraki başvurunun dikkate alınamayacağı kanaatiyle hükümsüzlük talebinin reddi kararına yönelen «istinaf sebebinin» yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, davalının www.unsevfenbilimleri.com alan adına «erişimin engellenmesine» karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüşse de, davalının alan adının davacı markaları ve «ticaret unvanına tecavüz» teşkil etmediği, mahkemece internet sitesi içeriğindeki davacı markalarına «iltibas» teşkil ettiği tespit edilen kullanımların halen yayınlanması halinde dahi internet sitesi içeriğinden çıkarılmasına karar verilebileceği ancak davacı alınan bilirk …
… Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/80 ve 2016/109 D.İş sayılı dosyaları ile tecavüzün tespit edildiğini, internet sitelerinde de müvekkili markaları ile «iltibas» oluşturacak şekilde marka kullanıldığını, davalı yan her ne kadar marka görseli içerisine Ünsev ibaresini yazmış ise de, bu kullanımın müvekkilin bir şubesi ya da bir kolu izlenimi verdiğinden, iltibasa neden olduğunu iddia ederek «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespitini, önlenmesini ve ref'ini, maddi durumun ortadan kaldırılmasını, davalıya ait 2015/34123 nolu ÜNSEV FEN BİLİMLERİ MERKEZİ ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, davalı adına kayıtlı http://www.unsevfenbilimleri.com/ adlı internet sitesine «erişimin engellenmesini» talep etmiştir.
… sarladığını, müvekkilinin bilim adamları ve diğer unsurlarını kullanmadığını, tabelanın tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin "FBM Fen Bilimleri Okulları" markasını «üçüncü kişi» ile yaptığı marka kullanım sözleşmesine dayalı olarak bir süre kullandığını, sözleşme süresinin bitmesinin ardından mevcut okulların ismini "Ünsev" olarak «yeniden tescil» ettirdiğini, davacı tarafından tescil işlemine yapılan itirazların reddedildiğini, marka tecavüzünün olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu beyan ederek davan …
… olup; halk arasında eğitim sistemi içerisinde öğrencilerin ağırlıklı olarak öğrenmeyi seçtiği bilimlerin genel adı olarak da kullanıldığı, eğitim sektörü bakımından «ayırt ediciliği» bulunmadığından “fen bilimleri” ibaresi cins isim olarak nitelendiği, davacıya ait FEN BİLİMLERİ DERSHANESİ şekil ve FEN BİLİMLERİ OKULLARI Şekil markalarının ise kullanım ile ayırt edicilik kazanmış markalar olsalar bile zayıf marka niteliğindeki markalardan olduğu....davalı adına tescilli Ünsev Fen bilimleri Merkezi ibareli markada yer alan '"Ünsev” asli unsuru olup,"Fen Bilimleri” markada tali unsur ve zayıf unsur olup, markanın ayırt edici unsurunun UNSEV olduğu, davalının markasına ayırt edicilik kazandırdığı, davacı yan adına tescilli “Fen Bilimleri” ibaresinin yer aldığı, farklı şekil ve yazı unsurlarından oluşan markalar ile davalı yan adına tescilli Ünsev Fen Bilimleri Merkezi ibareli markanın karıştırılma ihtimalinin olmadığı, bu çerçevede hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı...Davalı yan, markasını tescilli olduğu şekilden farklı olarak kullanmak suretiyle davacı markası ile «iltibas» yaratacak şekilde kullanımda bulunduğu, kök ve ek rapor keza değişik iş dosyası kapsamında alınan rapor içerikleri ile tespit edildiğinden davalı tarafın eylemi, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olarak kabul edildiğinden ve davalı taraf bu eyleminde kusurlu olduğu" gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının tescilli markasını tescilli olduğu şekilden farklı olarak davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde kullandığından davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine yönelik davanın kabulüne, davalı markasının hükümsüz kılınması ve «erişimin engellenmesi» yönündeki istemin reddine, kararın kesinleşmesini müteakip «masrafı» davadan alınmak üzere Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde hüküm özetinin yayınlanmasına, karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8142 E. , 2013/23020 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/02/2012 tarih ve 2011/57-2012/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2009/18232 sayılı ''ÇİZGİ ÜSTÜ FEN BİLİMLERİ DERSANELERİ Dershanede doğru şıkkınız eğitim ciddi kurumların işidir +şekil'' ibareli marka başvurusuna müvekkiline ait tanınmış ''FEN BİLİMLERİ MERKEZİ'' ibareli markalar gerekçe gösterilerek yapılan itirazın reddedildiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğunu, davalının müvekkiline ait markayı uzun süre sözleşmeye dayalı olarak kullandıktan sonra, kullanma hakkı bitince korsan kullanım yoluna gittiğini, kötüniyetli olduğunu belirterek YİDK kararının iptaline ve başvurunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, alınan karar ve yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, dava konusu marka başvurusunda bulunan ''ÇİZGİ ÜSTÜ'' ibaresinin 2001 yılından beri müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili marka başvurusunun davacı markalarına benzemediğini, 556 sayılı KHK’nin 7. maddesi gereği ''FEN BİLİMLERİ'' ibaresinin tek başına tescil edilemeyeceğini ve kimsenin tekeline verilemeyeceğini, müvekkili şirket ortağı ile davacı arasında akdedilen 01.07.1997 tarihli sözleşme uyarınca Özel Fen Bilimler Merkezi Dersanesi unvanlı işyerinin dershanecilik hakkı, isim ve ruhsatnamesi ile birlikte müvekkili şirket ortağına devredildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının “FEN BİLİMLERİ MERKEZİ” ibareli markasının 556 sayılı KHK m. 8/4 anlamında ilgili sektörde tanınmış marka olmadığı, kötüniyetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali ve davalı marka başvurusunun reddi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı markalarının asli ve ayırt edici unsuru ''Fen Bilimleri'' ibaresidir. Dava konusu başvuru ise kelime ve şekil unsurlarından oluşmakta olup, başvuruda yer alan ''Fen Bilimleri'' kelimesi de başvuru konusu markanın asli unsurunu oluşturmaktadır. Buna göre taraf markaları arasında yüksek düzeyde görsel, kavramsal ve sesçil benzerlik bulunduğu gibi tescil kapsamları da aynı tür mal ve hizmetleri içermekte olup, taraf markalarının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi kapsamında benzer olduğunun kabulü gerekmektedir.
Yine, davacının 25.03.1997 tarihinde davalı şirket ortaklarından ... ile ''Dersane Devir ve İsim Kullandırma Sözleşmesi'' başlıklı bir sözleşme imzaladıkları, bu sözleşme ile davacının kendisinin uzun yıllardır işletmekte olduğu dersaneyi, dersane binasını, içerisindeki malzeme vs., telif hakları ve isim haklarıyla birlikte devretmeyi taahhüt ettiği, devredilen bu hakların ...'ın binayı tahliye etmesi ile birlikte bina sahibine geçeceğinin yani ...'ın haklarının son bulacağının sözleşmenin 3. maddesinde kararlaştırıldığı, Nitekim, Dairemizin 03.04.2012 tarih, 2010/5085 E. 2012/5225 K. sayılı kararı ile de, taraflar arasında akdedilen 25.03.1997 tarihli sözleşmenin sona erdiği, 30.06.2008 tarihinde taşınmazın davalı tarafça tahliyesi ile sözleşme çerçevesinde isim kullanma hakkının da son bulduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davacının markasını, marka üzerindeki hak sahipliğini bilen davalı tarafın davacının ''Fen Bilimleri'' esas unsurlu markaları ile aynı ibareyi asıl unsur olarak benimseyen dava konusu markayı kendi adına tescil ettirmek istemesinin kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/573110800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz