Haklı sebep
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5085 E. 2012/5225 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebep↗ ticaret unvanı↗ yenileme↗ marka hakkına tecavüz↗ ticaret sicili↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından markaya tecavüz olarak nitelendirilen ibarelerden "Fen Bilimleri" kısmının, davalı tüzel kişinin ticaret unvanında yer aldığı, davacının sözü edilen ibareyi kullanışının, ticaret unvanının bir kısmını işletme adı olarak kullanmaktan ibaret olduğu, bir ticaret şirketinin, ticaret unvanını kullanarak kendisini ve işletmesini tanıtmasında, kendi başına hukuka aykırılık bulunmadığı, "Fen" ve "Bilim" sözcüklerinin, eğitim ve bilim alanını ifade eden ve doğrudan eğitime yollama yapan sözcükler olduğu, davalı şirketin kayıtlı ticaret unvanında bu sözcükler yeraldığından TTK'nin 41. maddesinden kaynaklanan bir haklı sebep bulunduğu, 556 sayılı KHK.nın 14/2 - a maddesi uyarınca, bir markanın kullanılmış kabul edilebilmesi için, ayırt edici karakteri bozulmadan kullanılması gerektiği, davalı kullanımının aynı zamanda verilen hizmete yollama yapması nedeniyle KHK.nın 12. maddesine uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların davacının marka hakkına tecavüz niteliğindeki kullanımlarının önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, davacının TPE.nezdinde tescilli “FEB Fen Bilimleri Merkezi+şekil” ibareli markanın sahibi olduğu, 28.05.1997’den itibaren koruma altında olan markanın yenilendiği, davacı ile davalılardan ... arasında 25.03.1997 tarihli "dershane devir ve isim kullandırma" sözleşmesinin imzalandığı,bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde, davalı ...’ın, devraldığı dershaneyi işlettiği, ismi kullandığı ve bu isimle başka şubeler de açtığı, ancak, anılan taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği ve 30.06.2008 tarihinde davalı ...'nın de kurucu temsilcisi olduğu, kiracı olan dava dışı şirketin, taşınmazı tahliye etmesi ile sözleşme çerçevesindeki isim kullanma hakkının da son bulduğu, yine 28.07.1997 tarihli davalı ... ile dava dışı Fen Bilimleri Merkezi A.Ş.ni temsile yetkili davacı arasında dersane "devir sözleşmesi"nin imzalandığı, davalı şirketin, İzmir Ticaret Siciline 07.07.2006’da tescil edildiği, davalı ... ’ın, İstanbul Ticaret Odası’na 08.12.1997 tarihinde başvurma suretiyle elde ettiği, “Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi ...” şeklinde işletme kaydının bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı adına tescilli markada yer alan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresinin davalılar tarafından dershanecilik faaliyetlerinde varsa kullanmalarının 556 sayılı KHK.nın 9 ve 61 madde hükümleri anlamında davacı markasına tecavüz teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçelerle davalı tarafın kullanımının hukuka uygun bir kullanım olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, dava konusu olayda davacı adına tescilli markada yer alan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresinin davacı tarafından çok uzun yıllar İstanbul-Beşiktaş'ta işletilen dershanede markasal biçimde kullanıldığı sabit olup, aynı ibarenin davalı şirket tarafından İzmir/Konak adresindeki dershande tespit edilen kullanımları mahkeme kabulünün aksine işletme adı olarak veya 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi kapsamında bir kullanım değil markasal biçimdeki bir kullanım olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davalı tarafın tespit edilen kullanımları davalı şirketin tescilli unvanı karşısında, ne ticaret unvanının bir kullanımı, ne de davalı ...'nin işletme adının tescil edildiği şekli de nazara alınarak, işletme adının kullanımı olarak kabulü olanaklı değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında ilke olarak, davalı tarafın davacının tescilli markasının asli unsuru olan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresini kullanmasının 556 sayılı KHK.nın 9 ve 61 nci madde hükümleri uyarınca davacı adına tescilli markaya tecavüz niteliğinde eylemler olarak kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken isabetli olmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6498 E. 2014/10789 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · iltibas
Benzer bu kararda… a, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının “FEN BİLİMLERİ MERKEZİ” ibareli markasının 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi anlamında ilgili sektörde tanınmış marka olmadığı, «kötüniyetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8142 E. 2013/23020 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava, davalıların davacının «marka hakkına tecavüz» niteliğindeki kullanımlarının önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, davacının TPE.nezdinde tescilli “FEB Fen Bilimleri Merkezi+şekil” ibareli markanın sahibi olduğu, 28.05.1997’den itibaren koruma altında olan markanın «yenilendiği», davacı ile davalılardan ... arasında 25.03.1997 tarihli "dershane devir ve isim kullandırma" sözleşmesinin imzalandığı,bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde, davalı ...’ın, devraldığı dershaneyi işlettiği, ismi kullandığı ve bu isimle başka şubeler de açtığı, ancak, anılan taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği ve 30.06.2008 tarihinde davalı ...'nın de kurucu «temsilcisi» olduğu, kiracı olan dava dışı şirketin, taşınmazı tahliye etmesi ile sözleşme çerçevesindeki isim kullanma hakkının da «son» bulduğu, yine 28.07.1997 tarihli davalı ... ile dava dışı Fen Bilimleri Merkezi A.Ş.ni temsile yetkili davacı arasında dersane "devir sözleşmesi"nin imzalandığı, davalı şirketin, İzmir Ticaret Siciline 07.07.2006’da tescil edildiği, davalı ... ’ın, İstanbul Ticaret Odası’na 08.12.1997 tarihinde başvurma suretiyle elde ettiği, “Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi ...” şeklinde işletme «kaydının» bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı adına tescilli markada yer alan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresinin davalılar …
Benzer bu kararda… le davacının kendisinin uzun yıllardır işletmekte olduğu dersaneyi, dersane binasını, içerisindeki malzeme vs., telif hakları ve isim haklarıyla birlikte devretmeyi «taahhüt» ettiği, devredilen bu hakların ...'ın binayı tahliye etmesi ile birlikte bina sahibine geçeceğinin yani ...'ın haklarının «son» bulacağının sözleşmenin 3. maddesinde kararlaştırıldığı, Nitekim, Dairemizin 03.04.2012 tarih, 2010/5085 E.
… a akdedilen 25.03.1997 tarihli sözleşmenin sona erdiği, 30.06.2008 tarihinde taşınmazın davalı tarafça tahliyesi ile sözleşme çerçevesinde isim kullanma hakkının da «son» bulduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davacının markasını, marka üzerindeki hak sahipliğini bilen davalı tarafın davacının ''Fen Bilimleri'' esas unsurlu markaları ile aynı ibareyi asıl unsur olarak benimseyen dava konusu markayı kendi adına tescil ettirmek istemesinin «kötüniyetli» olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taahhütname · kötüniyet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının “FEN BİLİMLERİ MERKEZİ” ibareli markasının 556 sayılı KHK m.
8/4 anlamında ilgili sektörde tanınmış marka olmadığı, «kötüniyetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… le davacının kendisinin uzun yıllardır işletmekte olduğu dersaneyi, dersane binasını, içerisindeki malzeme vs., telif hakları ve isim haklarıyla birlikte devretmeyi «taahhüt» ettiği, devredilen bu hakların ...'ın binayı tahliye etmesi ile birlikte bina sahibine geçeceğinin yani ...'ın haklarının «son» bulacağının sözleşmenin 3. maddesinde kararlaştırıldığı, Nitekim, Dairemizin 03.04.2012 tarih, 2010/5085 E.
… a akdedilen 25.03.1997 tarihli sözleşmenin sona erdiği, 30.06.2008 tarihinde taşınmazın davalı tarafça tahliyesi ile sözleşme çerçevesinde isim kullanma hakkının da «son» bulduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davacının markasını, marka üzerindeki hak sahipliğini bilen davalı tarafın davacının ''Fen Bilimleri'' esas unsurlu markaları ile aynı ibareyi asıl unsur olarak benimseyen dava konusu markayı kendi adına tescil ettirmek istemesinin «kötüniyetli» olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6779 E. 2021/6855 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz karardaDava, davalıların davacının «marka hakkına tecavüz» niteliğindeki kullanımlarının önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, davacının TPE.nezdinde tescilli “FEB Fen Bilimleri Merkezi+şekil” ibareli markanın sahibi olduğu, 28.05.1997’den itibaren koruma altında olan markanın «yenilendiği», davacı ile davalılardan ... arasında 25.03.1997 tarihli "dershane devir ve isim kullandırma" sözleşmesinin imzalandığı,bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde, davalı ...’ın, devraldığı dershaneyi işlettiği, ismi kullandığı ve bu isimle başka şubeler de açtığı, ancak, anılan taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği ve 30.06.2008 tarihinde davalı ...'nın de kurucu «temsilcisi» olduğu, kiracı olan dava dışı şirketin, taşınmazı tahliye etmesi ile sözleşme çerçevesindeki isim kullanma hakkının da «son» bulduğu, yine 28.07.1997 tarihli davalı ... ile dava dışı Fen Bilimleri Merkezi A.Ş.ni temsile yetkili davacı arasında dersane "devir sözleşmesi"nin imzalandığı, davalı şirketin, İzmir Ticaret Siciline 07.07.2006’da tescil edildiği, davalı ... ’ın, İstanbul Ticaret Odası’na 08.12.1997 tarihinde başvurma suretiyle elde ettiği, “Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi ...” şeklinde işletme «kaydının» bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı adına tescilli markada yer alan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresinin davalılar …
Benzer bu kararda… tarih itibariyle markanın ayakta olup, davacının adına tescilli markadan kaynaklanan hakları kullanabileceği kabul edilerek, davalı yanın kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil eder nitelikte olup olmadığının değerlendirmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine kara …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · hakkın kötüye kullanılması · kısıtlılık · şirket müdürü · ziya · ikrar · taşıyan · maddi tazminat
Benzer bu kararda… yle hak sahibi olmadığını bildiği marka için başvuruda bulunduğu, tescil başvurusunda kötü niyetli olduğu, işbu davadaki talebinin ise marka tescilinden kaynaklanan «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olması nedeniyle korunamayacağı, bu nedenle davacının dava ve iptal kararı arasındaki dönemde hak sahibi olarak korunmasının kabul edilemeyeceği, bir an için ilk sözleşmede yer alan «kısıtlayıcı» hükümlerin davacıya hak sahipliği tanıdığı ve devrin 01/07/1997 tarihi itibarı ile sonuç doğuracağı kabul olunsa bile 29/07/1997 tarihli işletme devir sözleşmesinde markanın kullanılması bakımından ilk sözleşmedeki kısıtlamalara yer verilmediği, yani davalı şirketi markayı sadece belli bir mekanda kullanmakla yükümlendiren bir kısıtlama bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın “ Markanın Devri” başlığını «taşıyan» 16. maddesine göre, bir «işletmenin devri» aksi kararlaştırılmadığı müddetçe işletmeye ait markanın devrini de kapsayacağından davacının dava ve iptal kararı arasındaki dönemde hak sahibi olarak kabul edilemeyeceği, aksinin kabulü halinde dahi davacı vekilinin 02/02/2010 tarihli celsedeki «ikrar» niteliğindeki beyanında müvekkilinin dosyaya sunulan devir sözleşmelerinin yapıldığı 1997 tarihinden sonra dershanecilik alanında herhangi bir faaliyette bulunmadığını belirtmesi karşısında davacının tescil ettirdiği markayı herhangi bir şekilde kullanmadığının anlaşıldığı, bu hale göre tescil sonrası oluşmuş bir durumdan «ziyade» tescil anından itibaren iptal şartlarının oluştuğunun ve markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin verilen kararın işbu dava tarihini de kapsayacak şekilde so …
… onu markaya ilişkin ikinci sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılan, 29/07/1997 tarihli işletme devir sözleşmesi olduğu, bu sözleşmede ilk sözleşmede yer alan «kısıtlamalara» yer verilmediği, 556 sayılı KHK’nın “ Markanın Devri” başlığını «taşıyan» 16. maddesine göre, bir «işletmenin devri» aksi kararlaştırılmadığı müddetçe işletmeye ait markanın devrini de kapsayacağından davacının bu tarih itibariyle markayı davalıya devrettiğinin kabulü gerekeceği …
Dava, markaya tecavüzün önlenmesi ve «maddi tazminatın» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
… işse de yukarıda da ifade edildiği üzere, davacı davaya konu markanın kullanım hakkını 25.03.1997 tarihli “Dershane Devir ve İsim Kullandırma Sözleşmesi” ile davalı «şirketin müdürü» olan dava dışı ...’a devretmiş ve marka davalı şirket tarafından 30.06.2008 tarihine kadar bu sözleşme kapsamında kullanılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5085 E. , 2012/5225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.01.2010 tarih ve 2009/5-2010/5 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Fen Bilimleri Merkezi" markasının sahibi olduğunu, "Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi" ni kurup geliştiren onu bir marka haline getirenin davacı olduğunu, müvekkilinin bu markanın kullanımını "Dershane Devir ve İsim Kullandırma Sözleşmesi "ile mekân ve süre sınırlaması içerecek şekilde davalılardan ...'a devrettiğini, ancak bu şahsın markayı kullandığı 11 yıl içinde yetkisi olmamasına rağmen çeşitli yerlerde şubeler açtığını, tüm Türkiye'de markayı kullanıp ve kullandırdığını, bununla yetinmeyen davalının bazı yerlerde açtığı şubeleri üçüncü şahıslara devrettiğini, böylece markanın değerini düşürdüğünü, bu davalının aynı zamanda diğer davalı şirketi kurduğunu, bu şirketin İzmir'de dört ayrı adreste açtığı dershaneler ile müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini, kiracısı olduğu taşınmazı tahliye ettiğini iddia eden davalının kullanım haklarının sona erdiğini ileri sürerek, davalıların marka hakkına tecavüz niteliğindeki kullanımlarının önlenmesine, şimdilik 20.000.00 YTL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından markaya tecavüz olarak nitelendirilen ibarelerden "Fen Bilimleri" kısmının, davalı tüzel kişinin ticaret unvanında yer aldığı, davacının sözü edilen ibareyi kullanışının, ticaret unvanının bir kısmını işletme adı olarak kullanmaktan ibaret olduğu, bir ticaret şirketinin, ticaret unvanını kullanarak kendisini ve işletmesini tanıtmasında, kendi başına hukuka aykırılık bulunmadığı, "Fen" ve "Bilim" sözcüklerinin, eğitim ve bilim alanını ifade eden ve doğrudan eğitime yollama yapan sözcükler olduğu, davalı şirketin kayıtlı ticaret unvanında bu sözcükler yeraldığından TTK'nin 41. maddesinden kaynaklanan bir haklı sebep bulunduğu, 556 sayılı KHK.nın 14/2 - a maddesi uyarınca, bir markanın kullanılmış kabul edilebilmesi için, ayırt edici karakteri bozulmadan kullanılması gerektiği, davalı kullanımının aynı zamanda verilen hizmete yollama yapması nedeniyle KHK.nın 12.
maddesine uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların davacının marka hakkına tecavüz niteliğindeki kullanımlarının önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, davacının TPE.nezdinde tescilli “FEB Fen Bilimleri Merkezi+şekil” ibareli markanın sahibi olduğu, 28.05.1997’den itibaren koruma altında olan markanın yenilendiği, davacı ile davalılardan ... arasında 25.03.1997 tarihli "dershane devir ve isim kullandırma" sözleşmesinin imzalandığı,bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde, davalı ...’ın, devraldığı dershaneyi işlettiği, ismi kullandığı ve bu isimle başka şubeler de açtığı, ancak, anılan taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği ve 30.06.2008 tarihinde davalı ...'nın de kurucu temsilcisi olduğu, kiracı olan dava dışı şirketin, taşınmazı tahliye etmesi ile sözleşme çerçevesindeki isim kullanma hakkının da son bulduğu, yine 28.07.1997 tarihli davalı ...
ile dava dışı Fen Bilimleri Merkezi A.Ş.ni temsile yetkili davacı arasında dersane "devir sözleşmesi"nin imzalandığı, davalı şirketin, İzmir Ticaret Siciline 07.07.2006’da tescil edildiği, davalı ... ’ın, İstanbul Ticaret Odası’na 08.12.1997 tarihinde başvurma suretiyle elde ettiği, “Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi ...” şeklinde işletme kaydının bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı adına tescilli markada yer alan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresinin davalılar tarafından dershanecilik faaliyetlerinde varsa kullanmalarının 556 sayılı KHK.nın 9 ve 61 madde hükümleri anlamında davacı markasına tecavüz teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçelerle davalı tarafın kullanımının hukuka uygun bir kullanım olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, dava konusu olayda davacı adına tescilli markada yer alan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresinin davacı tarafından çok uzun yıllar İstanbul-Beşiktaş'ta işletilen dershanede markasal biçimde kullanıldığı sabit olup, aynı ibarenin davalı şirket tarafından İzmir/Konak adresindeki dershande tespit edilen kullanımları mahkeme kabulünün aksine işletme adı olarak veya 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi kapsamında bir kullanım değil markasal biçimdeki bir kullanım olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davalı tarafın tespit edilen kullanımları davalı şirketin tescilli unvanı karşısında, ne ticaret unvanının bir kullanımı, ne de davalı ...'nin işletme adının tescil edildiği şekli de nazara alınarak, işletme adının kullanımı olarak kabulü olanaklı değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında ilke olarak, davalı tarafın davacının tescilli markasının asli unsuru olan "Fen Bilimleri Merkezi" ibaresini kullanmasının 556 sayılı KHK.nın 9 ve 61 nci madde hükümleri uyarınca davacı adına tescilli markaya tecavüz niteliğinde eylemler olarak kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken isabetli olmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056270500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz