6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Görevsizlik kararı kaldırıldı: kurucu intifa senedi devri mutlak ticari dava

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1923 E. 2024/52 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Kurucu intifa senedi mülkiyetinin tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir belgeye dayanılarak açılan mülkiyet tespiti davasında, dayanılan belgenin ölüme bağlı tasarruf (vasiyetname) olarak değil, sağlararası bir devir beyanı/delil olarak ileri sürülmesi ve davacının bu belgenin tenfizini talep etmemiş olması halinde, talebin niteliği vasiyetnamenin tenfizi olarak değerlendirilemez. Kurucu intifa senetlerinin usulünce devredilip devredilmediğine ilişkin uyuşmazlıklar TTK'nın 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğindedir ve TTK 5/1 uyarınca değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin görevine girer.

Ele alınan sorunlar

Talebin hukuki niteliğinin belirlenmesi (vasiyetnamenin tenfizi mi, mülkiyet tespiti mi) → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın vasiyetnamenin tenfizi davası olmadığını, sağlararası kazandırma ile edinilen mülkiyetin tespiti davası olduğunu, 17/09/1993 tarihli el yazılı belgenin sağlararası bir işlem olup ölüme bağlı tasarruf niteliğinde olmadığını, mahkemece nitelemenin hatalı yapıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı, kurucu intifa senetlerinin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, zilyetliğinin kendisinde bulunduğunu ve temettülerini aldığını, murisin vasiyetnamedeki beyanlarının zilyetliğin devri dışında haricen atılan ciro ve mülkiyetin intikaline yönelik prosedürün tamamlanmasına, kısacası bir devir beyanına vasıf olduğunu ileri sürmektedir; 17/09/1993 tarihli belgeye vasiyetname olarak değil, delil olarak dayanmaktadır ve bu belgenin tenfizine yönelik bir talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın konusu, kurucu intifa senetlerinin usulünce devredilip devredilmediğidir; mahkemenin talebi vasiyetnamenin tenfizi olarak nitelendirmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Görevli mahkemenin belirlenmesi (mutlak ticari dava niteliği) → kabul

İddia: Davacı vekili, ihtilafın mutlak ticari dava olduğunu belirterek görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK'nın 5/1 maddesinde dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevli kılınmıştır. Uyuşmazlık, kurucu intifa senetlerinin usulünce devredilip devredilmediği ile ilgili olup davanın TTK'nın 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğunun ve işbu davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kurucu intifa senetlerinin devrine ilişkin mülkiyet tespiti taleplerinin, dayanılan belgenin niteliğine göre (vasiyetname değil devir beyanı olarak ileri sürülmesi halinde) mutlak ticari dava sayılacağı ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olacağı yönünde bölgesel ikna edici bir emsal oluşturur.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Kurucu intifa senetlerinin usulünce devredilip devredilmediğine ilişkin uyuşmazlıklarda, TTK 4/1-a uyarınca dava mutlak ticari dava niteliğinde olup TTK 5/1 gereği değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri görevlidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurucu intifa senedi mutlak ticari dava vasiyetnamenin tenfizi görev dava şartı sağlararası kazandırma devir beyanı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 5/1TTK 4/1-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1923

KARAR NO 2024/52

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/05/2023

NUMARASI 2023/5 Esas - 2023/297 Karar

DAVA

Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/01/2024

Görev dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2020/510 esas sayılı dosyasında, müvekkili tarafından 678 adet Anadolu ... A.Ş.'nin kurucu intifa senetleri ile ilgili hak sahipliğinden kaynaklı ... A.Ş.'ye dava açıldığını, bu kurucu intifa senetlerinden dolayı müvekkiline tek hak sahibinin kendisinin olduğuna dair karar ibraz etmek üzere mahkemece süre verildiğini,murisin dava konusu kurucu intifa senetlerinin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu yazılı olarak ikrar ettiğini belirterek İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2020/510 esas sayılı dosyasına sunulan 678 adet Anadolu ... San A.Ş.'nin kurucu intifa senedinin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili; müvekkilinin davaya konu talep sonucunu ve davacının taleplerini kabul ettiğini, vasiyetnamenin müvekkilin babasının eli ürünü olmakla, son arzularını içerdiğini beyanla kabul beyanı uyarınca karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... ve ... vekili; müvekkillerinin murisin torunları olduğunu, 2020 yılına kadar bu senetlerin gelirlerini kendisinin aldığını, her ne kadar davacı senetlerin devri kabil olduğunu, nama yazılı kurucu intifa senetlerinin kimin yedinde ise mülkiyetin ona ait olacağını beyan etmişse de,senetlerin muris namına düzenlendiği,şirketin kuruluş döneminde yürürlükte olan 6762 S.lı TTK'nın 298. maddesine göre kurucu intifa senetlerinin yalnızca nama yazılı senet olarak düzenleneceğini, temettü ödemelerinin davacıya yapılmasının mülkiyetin davacıya ait olduğu anlamına gelmediğini, davacının sunduğu belgenin hukuken geçerliliği olmadığını,vasiyetname olarak kabul edilemeyeceği,senetlerin mülkiyetinin intikal yolu ile müvekkillerine de geçtiğini beyanla davacının taleplerinin reddine, uyuşmazlık konusu 678 adet Anadolu ...

Sanayi A.Ş.'nin Kurucu İntifa Senetlerinin mülkiyetinin 1/6'sının ...'a, 1/6'sının ...a aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; somut olayda müteveffa ...'ya ait 678 adet kurucu intifa senedinin mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitini talep ettiği, davalı ...'nun 27/01/2023 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiği, diğer davalıların ise miras payları oranında kendilerinin de kurucu intifa senetleri üzerinde hak sahipliğinin tespiti ve davacının talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği, davacı tarafın müteveffanın el yazısı ile yazdığını iddia ettiği 17/09/1993 tarihli el yazılı vasiyetnamesinde kurucu intifa senetlerinin kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini beyan ederek vasiyetnameye dayandığı,tenfiz talep ettiği, vasiyetnamenin konusunun kurucu intifa senedi de olsa eldeki davada irdelenmesi gereken konunun miras hukuku çerçevesinde irdelenmesi gerektiği, tenfiz davasında Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davanın vasiyetnamenin tenfizi davası olmadığını, davanın sağlararası kazandırma ile edinilen mülkiyetin tespiti davası olduğunu, 17/09/1993 tarihli el yazılı belgenin sağlararası bir kazandırma işlemi olduğunu, ölüme bağlı tasarruf söz konusu olmadığını, murisin bu belge ile intifa senetlerinin malikinin davacı olduğu hususunu sağlar arası bir işlem ile ikrar ettiğini, mahkemece nitelemenin hatalı yapıldığını,ihtilafın mutlak ticari dava olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kurucu intifa senetlerinin mülkyetinin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı; murisi adına düzenlenen 678 adet kurucu intifa senedinin mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini talep etmekte olup muris tarafından kaleme alınan 17/09/1993 tarihli el yazılı yazılı vasiyetnameye dayanmaktadır. Mahkemece talebin vasiyetnamenin tenfizi niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak davacı,kurucu intifa senetlerinin kendisine ait olduğunu, zilyetliğinin kendisinde bulunduğunu ve temettülerini aldığını, murisin vasiyetnamedeki beyanlarının zilyetliği devri dışında haricen atılan ciro ve mülkiyetin intikaline yönelik prosedürün tamamlanması, kısacası devir beyanı vasfında olduğunu, bu hususların muris tarafından kaleme alınan 17/09/1993 tarihli el yazılı yazılı vasiyetnameden açıkça anlaşıldığını belirterek 17/09/1993 tarihli belgeye vasiyetname olarak değil, delil olarak dayanmaktadır.

Davacının bahsi geçen vasiyetnamenin tenfizine yönelik bir talebi bulunmamaktadır.TTK'nın 5/1 maddesinde dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevli kılınmıştır. Uyuşmazlık, kurucu intifa senetlerinin usulünce devredilip devredilmediği ile ilgili olup davanın TTK'nın 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğunun ve işbu davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davaya bakmaya görevli olduğu halde görevsizlik kararı verildiği belirlenmekle, davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 Tarih 2023/5 Esas - 2023/297 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/57196 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.