Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7570 E. 2013/22747 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat emtia sigortası↗ rücuan tazminat↗ hırsızlık↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, davalı tarafından davacının sigortaladığı tekstil malzemesinin taşıması sırasında bu eşyaların bir kısmının çalındığı, bu eşyanın bedelinin 14.550,00 TL miktarında bulunduğu, yükleme ve hırsızlığın meydana geldiği yerin ülkemiz toprakları içerisinde bulunduğu, davalının .kendisine taşımak üzere emanet edilen eşyada meydana gelecek zararlardan dolayı sorumlu olduğu ve bu sorumluluğun tam sorumluluk olduğu, hırsızlık olayında eşyanın gereği gibi korunmaması nedeniyle davalının eşyası taşınan kişiye ve bunun sigortacısına karşı tam sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, 14.007,00 TL’nin ödeme tarihi olan 15/07/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, dava konusu taşıma Türkiye-Suriye arasında demir yolu taşıması olduğundan COTIF ve eki CIM hükümlerine tabidir. Mahkeme tarafından alınan raporda, bu hükümler değerlendirilmeden yeterli inceleme yapılmadan görüş bildirilmiş, mahkemece de bu rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı hasarın kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin kusuru nedeniyle meydana geldiğini savunduğuna ve eksik çıktığı iddia edilen emtianın değerine de itiraz ettiğine göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3575 E. 2014/10254 K.
Ortak:hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDavalı «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduğuna ve eksik çıktığı iddia edilen emtianın değerine de itiraz ettiğine göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… H.. demir yolu taşımasını üstlendiği, olayda COTIF-EK B) CIM hükümlerinin uygulanması gerektiği, demiryolu taşıması sırasında 15.05.2012 tarihinde Sırbistan gümrük «görevlilerince» yapılan kontrollerde tutulan CIT -20 belgesinde malların sayımının yapılamadığının tutanak altına alındığı, davacının sigortalısının Halkalı'da «hasar» tespitini de yapmadığı, COTIF-CIM 23/1 maddesi gereğince davalının sorumluluğunu doğuran CIM 42. maddesi gereğince tutulmuş bir tutanağın bulunmadığı, COTIF-CIM 47 …
Mahkemece, davacının bu iddiası üzerinde durulmadan buna göre «deliller değerlendirilmeksizin» «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi taşıyıcı · delil değerlendirmesi · rücuen tazminat · taşıyıcı · havale · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 22.08.2013 «havale» tarihli dilekçesinde davalının «akdi taşıyıcı» olduğunu, karayolu taşımasının da davalı tarafından üstlenildiğini, bu durumun davalı ile aralarında akdedilen sözleşmeden açıkca anlaşılacağını beyan etmiş, mahkemece davacı vekilinin bu itirazı üzerinde durulmamıştır.
… H.. demir yolu taşımasını üstlendiği, olayda COTIF-EK B) CIM hükümlerinin uygulanması gerektiği, demiryolu taşıması sırasında 15.05.2012 tarihinde Sırbistan gümrük «görevlilerince» yapılan kontrollerde tutulan CIT -20 belgesinde malların sayımının yapılamadığının tutanak altına alındığı, davacının sigortalısının Halkalı'da «hasar» tespitini de yapmadığı, COTIF-CIM 23/1 maddesi gereğince davalının sorumluluğunu doğuran CIM 42. maddesi gereğince tutulmuş bir tutanağın bulunmadığı, COTIF-CIM 47 …
1-Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının bu iddiası üzerinde durulmadan buna göre «deliller değerlendirilmeksizin» «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10371 E. 2012/2159 K.
Ortak:kusur · hasar · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavalı «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduğuna ve eksik çıktığı iddia edilen emtianın değerine de itiraz ettiğine göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… acının sigortaladığı tekstil malzemesinin taşıması sırasında bu eşyaların bir kısmının çalındığı, bu eşyanın bedelinin 14.550,00 TL miktarında bulunduğu, yükleme ve «hırsızlığın» meydana geldiği yerin ülkemiz toprakları içerisinde bulunduğu, davalının .kendisine taşımak üzere emanet edilen eşyada meydana gelecek zararlardan dolayı sorumlu olduğu ve bu sorumluluğun tam sorumluluk olduğu, hırsızlık olayında eşyanın gereği gibi korunmaması nedeniyle davalının eşyası taşınan kişiye ve bunun sigortacısına karşı tam sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, 14.007,00 TL’nin ödeme tarihi olan 15/07/2010 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...Ş.'nin «taşıyan sıfatına» haiz olduğu, «hasarın» sağlamlaştırma yapılmamasından kaynaklandığı, her iki davalının da «taşıyıcı» sıfatıyla yükleme ve istiflemeye «nezaret görevinin» bulunduğu gerekçesi ile 5.329,67 TL'nin 09.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası'nın kısa vadeli «avans faizi» ile birlikte tasilde «mükerrer» olmamak üzere davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak davalılar «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduklarınıa göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, anılan hususlarda ne şekilde uzman olduğu anlaşılmayan bilirkişiden alınan rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükme dayanak alınan raporda davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret «görevleri» olması nedeniyle kusurlu oldukları belirtildiği halde, yükleme ve «istife» «nezaret görevinin» yerine getirilmemesinden kaynaklanan «kusur oranı» belirlenip nazara alınmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · taşıyan sıfatı · istifa · kusur oranı · mükerrerlik · taşıyıcı · taşıyan · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...Ş.'nin «taşıyan sıfatına» haiz olduğu, «hasarın» sağlamlaştırma yapılmamasından kaynaklandığı, her iki davalının da «taşıyıcı» sıfatıyla yükleme ve istiflemeye «nezaret görevinin» bulunduğu gerekçesi ile 5.329,67 TL'nin 09.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası'nın kısa vadeli «avans faizi» ile birlikte tasilde «mükerrer» olmamak üzere davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak davalılar «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduklarınıa göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, anılan hususlarda ne şekilde uzman olduğu anlaşılmayan bilirkişiden alınan rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükme dayanak alınan raporda davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret «görevleri» olması nedeniyle kusurlu oldukları belirtildiği halde, yükleme ve «istife» «nezaret görevinin» yerine getirilmemesinden kaynaklanan «kusur oranı» belirlenip nazara alınmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15180 E. 2013/467 K.
Ortak:nakliyat emtia sigortası · rücuan tazminat · sigorta poliçesi · kusur · hasar · Rücû tazminatı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, dava konusu taşıma Türkiye-Suriye arasında demir yolu taşıması olduğundan COTIF ve eki CIM hükümlerine tabidir.
Davalı «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduğuna ve eksik çıktığı iddia edilen emtianın değerine de itiraz ettiğine göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Davalılar «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduklarına göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, anılan hususlarda ne şekilde uzman olduğu anlaşılmayan bilirkişiden alınan rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükme dayanak alınan raporda davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret «görevleri» olması nedeniyle kusurlu oldukları belirtildiği halde, yükleme ve «istife» «nezaret görevinin» yerine getirilmemesinden kaynaklanan «kusur oranın» belirlenip nazara alınmaması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… rın taşıma biçimine uygun olarak ambalajlanmadığının davalılarca ispatlanmadığı, dava konusu TV tüplerinin varış yerinde hasarlı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle «hasarın» taşıma sırasında, davalıların sorumluluğunda iken meydana geldiği, taşımanın her 2 davalı tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle davalıların hasardan birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.350,38 TL'nın 08.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · istifa · kusur oranı · ticari faiz · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavalılar «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduklarına göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, anılan hususlarda ne şekilde uzman olduğu anlaşılmayan bilirkişiden alınan rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükme dayanak alınan raporda davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret «görevleri» olması nedeniyle kusurlu oldukları belirtildiği halde, yükleme ve «istife» «nezaret görevinin» yerine getirilmemesinden kaynaklanan «kusur oranın» belirlenip nazara alınmaması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… rın taşıma biçimine uygun olarak ambalajlanmadığının davalılarca ispatlanmadığı, dava konusu TV tüplerinin varış yerinde hasarlı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle «hasarın» taşıma sırasında, davalıların sorumluluğunda iken meydana geldiği, taşımanın her 2 davalı tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle davalıların hasardan birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.350,38 TL'nın 08.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13594 E. 2018/4956 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, dava konusu taşıma Türkiye-Suriye arasında demir yolu taşıması olduğundan COTIF ve eki CIM hükümlerine tabidir.
Davalı «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduğuna ve eksik çıktığı iddia edilen emtianın değerine de itiraz ettiğine göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, davacı tarafından Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalanan emtia için sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup davalı, sigortalı malların yurtdışındaki alıcı tarafından itirazsız «teslim» alındığı, bu nedenle sigortalı gönderene halef olarak davacının işbu davayı açamayacağı savunmasında bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · rücuen tahsil · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi · taraf ehliyeti · taşıyan · teslim
Benzer bu kararda… şme'nin (COTİF) eki olan Demiryolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi ile İlgili Bileşik Hükümler'in (CİM) “Demiryoluna Karşı Dava Açabilen Şahıslar” başlığını «taşıyan» 54. maddesinin 3. paragrafı a bendinde, «taşıma sözleşmesinden doğan» diğer davaları açma hakkının “alıcının, taşıma belgesini çektiği, eşyayı «teslim» aldığı, 28. madde 4. paragraf veya 31. madde uyarınca kendine ait hakları kullandığı ana kadar göndericiye”, b bendinde, “alıcının taşıma belgesini çektiği, eşyayı …
… nin gerçekleştirildiği, yüklemeden sonra vagonun kapılarının kilitlendiği, yüklemeden önce gerekli ölçümlerinin yapıldığı, bu ölçüler çerçevesinde davalının malları «teslim» aldığı, Islahiye Gümlük Müdürlüğünde yapılan kontrolde vagonun kilit ve mühürlerinin kırılıp içerideki iplik niteliğindeki maldan 1.455 kg'ının kaybolduğunun tespit edildiği, bu iki tespit arasındaki zaman aralığında yüklenen malların davalının sorumluluğunda bulunduğu, brüt ağırlığı 1.455 kg. olan ipliğin net ağırlığının 1.322,226 kg miktarında olacağı, bu miktarın «birim fiyat» olan 7,768 TL ile çarpılması sonucu zarar miktarının 10.271,051 TL miktarında olduğu gerekçesiyle 10.271,05 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile bir …
1- Dava, davacı tarafından Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalanan emtia için sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup davalı, sigortalı malların yurtdışındaki alıcı tarafından itirazsız «teslim» alındığı, bu nedenle sigortalı gönderene halef olarak davacının işbu davayı açamayacağı savunmasında bulunmuştur.
Bu itibarla, mahkemece COTİF ve eki CIM'de düzenlenen yukarıdaki hükümler uyarınca davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken dava şartı olan aktif dava ehliyeti hususunda bir değerlendirme yapılmadan işin esasına girilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7570 E. , 2013/22747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2012 tarih ve 2011/124-2012/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı Ak-Al Tekstil San. A.Ş'ye ait eşyanın İstanbul’dan Suriye'ye taşınması için davalıya ait vagonlara yüklendiğini, Konya ve İslahiye garında yapılan kontrollerde tren vagonlarındaki gümrük kurşunlarının kopartıldığını ve eşyaların eksik çıktığını, eksik çıkan eşya miktarının 46 koli olduğunu, söz konusu bu malların müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalandığını ve sonuçta dava dışı şirkete 14.007,00 TL'nin 15/07/2010 tarihinde ödendiğini, TTK'nın 1301. maddesi uyarınca davacının dava dışı şirketin halefi olduğunu ve meydana gelen zarardan dolayı davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 14.007,00 TL'nin 15/07/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu taşımanın uluslararası nitelikte bir taşıma olduğunu, bu nedenle ilişkinin COTİF ve ekleri CİM VE CİV'e tabi bulunduğunu, CİM'nin 44. maddesi uyarınca davacının doğrudan TCDD'ye dava açma hakkının bulunmadığını, COTİF'e göre eşyaların gönderici tarafından yüklenmesi halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağını, ayrıca çalındığı iddia edilen malın değerinin de belirtilen miktarda bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, davalı tarafından davacının sigortaladığı tekstil malzemesinin taşıması sırasında bu eşyaların bir kısmının çalındığı, bu eşyanın bedelinin 14.550,00 TL miktarında bulunduğu, yükleme ve hırsızlığın meydana geldiği yerin ülkemiz toprakları içerisinde bulunduğu, davalının .kendisine taşımak üzere emanet edilen eşyada meydana gelecek zararlardan dolayı sorumlu olduğu ve bu sorumluluğun tam sorumluluk olduğu, hırsızlık olayında eşyanın gereği gibi korunmaması nedeniyle davalının eşyası taşınan kişiye ve bunun sigortacısına karşı tam sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, 14.007,00 TL’nin ödeme tarihi olan 15/07/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, dava konusu taşıma Türkiye-Suriye arasında demir yolu taşıması olduğundan COTIF ve eki CIM hükümlerine tabidir. Mahkeme tarafından alınan raporda, bu hükümler değerlendirilmeden yeterli inceleme yapılmadan görüş bildirilmiş, mahkemece de bu rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı hasarın kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin kusuru nedeniyle meydana geldiğini savunduğuna ve eksik çıktığı iddia edilen emtianın değerine de itiraz ettiğine göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571606900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz