İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6780 E. 2013/22790 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin deliline dayanma↗ yemin teklifi↗ pay devri↗ karine↗ yemin delili↗ satış sözleşmesi↗ yemin↗ hisse devir sözleşmesi↗ anonim şirket↗ protokol↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, pay devrine ilişkin sözleşmelerin menkul satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, BK'nın 182/2 maddesinde satış bedelinin ödenmesi konusunda alıcı lehine karine getirilmiş olup bu karinenin aksinin iddia eden satıcı tarafından ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 10.03.2010 tarihli hisse devir sözleşmesinde ve 18.03.2010 tarihli protokollerde devir bedelinin daha sonra ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket hisse devir bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinin deliller kısmında "her türlü kanuni delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığı nazara alınarak, davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18795 E. 2015/4323 K.
Ortak:yemin deliline dayanma · yemin teklifi · karine · yemin delili · yemin · anonim şirket · protokol · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «pay devrine» ilişkin sözleşmelerin menkul «satış sözleşmesi» niteliğinde olduğu, BK'nın 182/2 maddesinde satış bedelinin ödenmesi konusunda alıcı lehine «karine» getirilmiş olup bu karinenin aksinin iddia eden satıcı tarafından ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesinde» ve 18.03.2010 tarihli «protokollerde» devir bedelinin daha sonra ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinin deliller kısmında "her türlü kanuni delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığı nazara alınarak, davacı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine ka …
2- Dava, «anonim şirket» hisse devir bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca tarafların imzasını «taşıyan» 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan «anonim şirket» paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerektiği, 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve «yönetim kurulu» üyesi ile davacı arasında imzalanan «protokollerde» davacının imzasının bulunmaması nedeniyle «hisse devrinin» veresiye olarak yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hisse bedelinin alınmadığı hususunda açıkça «yemin deliline dayanmadığı», dava dilekçesi ve delil listesindeki "her türlü yasal delil" ibaresinin 6100 sayılı HMK'nın yeni düzenlenmesi karşısında yemin deliline de dayanılmış olduğunu kabule yeterli olmadığı, ayrıca alacak likit olmadığı gibi, davacının «kötüniyetli» olduğu hususunun da davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının «yemin deliline dayanmadığı» ve bu nedenle iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · kesin delil · kötüniyet tazminatı · hisse devri · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · kötüniyet · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca tarafların imzasını «taşıyan» 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan «anonim şirket» paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerektiği, 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve «yönetim kurulu» üyesi ile davacı arasında imzalanan «protokollerde» davacının imzasının bulunmaması nedeniyle «hisse devrinin» veresiye olarak yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hisse bedelinin alınmadığı hususunda açıkça «yemin deliline dayanmadığı», dava dilekçesi ve delil listesindeki "her türlü yasal delil" ibaresinin 6100 sayılı HMK'nın yeni düzenlenmesi karşısında yemin deliline de dayanılmış olduğunu kabule yeterli olmadığı, ayrıca alacak likit olmadığı gibi, davacının «kötüniyetli» olduğu hususunun da davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu «hisse devri» 10/03/2010 tarihli devir senedine istinaden yapılmış ve «ticaret siciline» de tescil edilmiştir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
… kanuni delil” şeklinde belirtmek suretiyle diğer yasal delillere de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği konusunda «yemin teklifi hakkı» hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişkin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3309 E. 2013/20532 K.
Ortak:yemin deliline dayanma · yemin teklifi · pay devri · karine · yemin delili · yemin · protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «pay devrine» ilişkin sözleşmelerin menkul «satış sözleşmesi» niteliğinde olduğu, BK'nın 182/2 maddesinde satış bedelinin ödenmesi konusunda alıcı lehine «karine» getirilmiş olup bu karinenin aksinin iddia eden satıcı tarafından ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesinde» ve 18.03.2010 tarihli «protokollerde» devir bedelinin daha sonra ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinin deliller kısmında "her türlü kanuni delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığı nazara alınarak, davacı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine ka …
Benzer bu karardaMahkemece davacının «yemin deliline dayanmadığı» ve bu nedenle iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının dosyaya sunduğu iki ayrı «protokolün» devir bedeli ve «pay devri» ile ilişkili olmaması dikkate alındığında, davacının devir bedelinden dolayı alacağını dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 288. ve 290. maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlaması gerekir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · kesin delil · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · ticaret sicili · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, ispatlanamayan dava ve birleşik davaların reddine, davacının «icra inkar tazminatına» ilişkin talebinin koşulları oluşmadığından, davalıların «kötü niyet tazminatı» talebinin takipler haksız ise de davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Davaya konu hisse devirleri 10/03/2010 tarihli devir senedine istinaden yapılmış ve «ticaret siciline» de tescil edilmiştir.
… kanuni delil” şeklinde belirtmek suretiyle diğer yasal delillere de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği konusunda «yemin teklifi hakkı» hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişkin …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13143 E. 2014/16479 K.
Ortak:yemin deliline dayanma · yemin teklifi · pay devri · karine · yemin delili · yemin · hisse devir sözleşmesi · protokol · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «pay devrine» ilişkin sözleşmelerin menkul «satış sözleşmesi» niteliğinde olduğu, BK'nın 182/2 maddesinde satış bedelinin ödenmesi konusunda alıcı lehine «karine» getirilmiş olup bu karinenin aksinin iddia eden satıcı tarafından ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesinde» ve 18.03.2010 tarihli «protokollerde» devir bedelinin daha sonra ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinin deliller kısmında "her türlü kanuni delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığı nazara alınarak, davacı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine ka …
Benzer bu karardaBu itibarla, davacı «yemin deliline» de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği iddiası konusunda «yemin teklifi hakkı» hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı şirketteki hisselerini davalıya devrettiği, söz konusu sözleşmede bedelin ödenmesine ilişkin kayıt bulunmadığı, davacının hissesinin devrine dair sözleşmenin davacının da «yönetim kurulu» üyesi olarak imzası bulunan karar ile onandığı ve «pay defterine» işlendiği, böylece satımın tamamlandığı, davacının yönetim kurulu üyesi olarak devir/satış işleminin tamamlanması için gereken kabul kararının altında imzası bulunduğu gözetildiğinde mülga BK'nın 182. maddesi uyarınca tamamlanmış satımda ödemenin peşin yapıldığına dair kuralın aksini ispat yükümünün davacı üzerinde bulunduğu, davacının dayandığı 18.03.2010 tarihli «protokolde» davalının «hisse devrine» ilişkin yükümlülüklerine dair bir hüküm mevcut olmadığı, davacının belirtilen kuralın aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının dosyaya sunduğu iki ayrı «protokolün» devir bedeli ve «pay devri» ile ilişkili olmaması dikkate alındığında, davacının devir bedelinden dolayı alacağını dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 288. ve 290. maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlaması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · kesin delil · hisse devri · pay defteri · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı şirketteki hisselerini davalıya devrettiği, söz konusu sözleşmede bedelin ödenmesine ilişkin kayıt bulunmadığı, davacının hissesinin devrine dair sözleşmenin davacının da «yönetim kurulu» üyesi olarak imzası bulunan karar ile onandığı ve «pay defterine» işlendiği, böylece satımın tamamlandığı, davacının yönetim kurulu üyesi olarak devir/satış işleminin tamamlanması için gereken kabul kararının altında imzası bulunduğu gözetildiğinde mülga BK'nın 182. maddesi uyarınca tamamlanmış satımda ödemenin peşin yapıldığına dair kuralın aksini ispat yükümünün davacı üzerinde bulunduğu, davacının dayandığı 18.03.2010 tarihli «protokolde» davalının «hisse devrine» ilişkin yükümlülüklerine dair bir hüküm mevcut olmadığı, davacının belirtilen kuralın aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu «hisse devri» 10.03.2010 tarihli devir senedine istinaden yapılmış ve «ticaret siciline» de tescil edilmiştir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Bu itibarla, davacı «yemin deliline» de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği iddiası konusunda «yemin teklifi hakkı» hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/320 E. 2012/7481 K.
Ortak:yemin teklifi · yemin · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «pay devrine» ilişkin sözleşmelerin menkul «satış sözleşmesi» niteliğinde olduğu, BK'nın 182/2 maddesinde satış bedelinin ödenmesi konusunda alıcı lehine «karine» getirilmiş olup bu karinenin aksinin iddia eden satıcı tarafından ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesinde» ve 18.03.2010 tarihli «protokollerde» devir bedelinin daha sonra ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinin deliller kısmında "her türlü kanuni delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığı nazara alınarak, davacı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine ka …
Benzer bu karardaMahkemece, «hisse devir sözleşmesinde» kararlaştırılan bedelin ödendiğine ilişkin ibare bulunmadığı, davacının davalıya gönderdiği «ihtarname» incelendiğinde davacının, “26.11.2000 tarihli hisse devir bedeline mahsuben aldığınız bedellerin tarafıma iadesi” şeklindeki ihtardan 26.12.2000 tarihli sözleşme yapılırken hisse bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığı, davacı tarafın hatırlatılmasına rağmen «yemin teklif» etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar dairemizce devir bedelinin ödenip ödenmediği konusunda sözleşmede açık bir beyan yer almadığı ancak, sözleşmenin 1.paragrafının «son» cümlesinde davalının; “Bu hisselerin devralana intikalini kabul ederim.” şeklinde beyanının mevcut olduğu, şirkete ait hisselerin satımı menkul satımına ilişkin hükümlere tabi olup, BK’nun 182/2 maddesine göre,aksine sözleşme yoksa,satıcı ve alıcının borçlarını aynı zamanda «ifa» etmeleri gerektiği,yasanın öngördüğü bu karinenin aksini «ispat yükü» bedelin ödenmediğini iddia eden davalıda olduğu,mahkemece yasa hükmüne aykırı olarak ispat yükünün davacıya ait olduğundan hareketle davanın reddine karar verildiği gerekçeleri ile bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyularak hisse satışının peşin ödemeli olmadığı konusundaki iddianın davalı tarafından gösterilecek kanıtlarla ispatı gerektiği, davalı yanın bu iddiasını delillerle ispat edemediğinden, yemin teklifi üzerine de yemin eden davacı satış bedelinin kendisine iade edilmediğini beyan ettiğinden hisse devir bedelinin davalıya ödendiği, «hisse devri» gerçekleşmediğinden devir bedelinin davalı uhdesinde sebepsiz kaldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri · ispat yükü · ifa · ihtarname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, «hisse devir sözleşmesinde» kararlaştırılan bedelin ödendiğine ilişkin ibare bulunmadığı, davacının davalıya gönderdiği «ihtarname» incelendiğinde davacının, “26.11.2000 tarihli hisse devir bedeline mahsuben aldığınız bedellerin tarafıma iadesi” şeklindeki ihtardan 26.12.2000 tarihli sözleşme yapılırken hisse bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığı, davacı tarafın hatırlatılmasına rağmen «yemin teklif» etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar dairemizce devir bedelinin ödenip ödenmediği konusunda sözleşmede açık bir beyan yer almadığı ancak, sözleşmenin 1.paragrafının «son» cümlesinde davalının; “Bu hisselerin devralana intikalini kabul ederim.” şeklinde beyanının mevcut olduğu, şirkete ait hisselerin satımı menkul satımına ilişkin hükümlere tabi olup, BK’nun 182/2 maddesine göre,aksine sözleşme yoksa,satıcı ve alıcının borçlarını aynı zamanda «ifa» etmeleri gerektiği,yasanın öngördüğü bu karinenin aksini «ispat yükü» bedelin ödenmediğini iddia eden davalıda olduğu,mahkemece yasa hükmüne aykırı olarak ispat yükünün davacıya ait olduğundan hareketle davanın reddine karar verildiği gerekçeleri ile bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyularak hisse satışının peşin ödemeli olmadığı konusundaki iddianın davalı tarafından gösterilecek kanıtlarla ispatı gerektiği, davalı yanın bu iddiasını delillerle ispat edemediğinden, yemin teklifi üzerine de yemin eden davacı satış bedelinin kendisine iade edilmediğini beyan ettiğinden hisse devir bedelinin davalıya ödendiği, «hisse devri» gerçekleşmediğinden devir bedelinin davalı uhdesinde sebepsiz kaldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4065 E. 2019/3523 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · mükerrerlik · kötüniyet tazminatı · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, devir tarihinde yürürlükte olan BK’nın 182/2. maddesine göre hisse devir bedelinin davacıya ödendiğine dair karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı ve «kötüniyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
818 sayılı BK’nın 182/2 maddesinden yola çıkılarak, davalının ödeme yaptığı karineten kabul edilmekle hisse devir bedeli talebi yönünden davanın reddi doğru olmakla birlikte, dosya kapsamında davalı tarafça ödemeye dair bir belge sunulmadığı gibi, davacının «mükerrer tahsil» istemine yönelik herhangi bir delil de mevcut değildir.
Bu durumda, davacının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, yerel mahkemenin davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin de reddine karar vermesi isabetli olup, anılan yönden yerel mahkemece verilen kararın bozulması yerinde olmamış, Dairemizin 20.06.2017 tarihli bozma ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6780 E. , 2013/22790 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/02/2013 tarih ve 2012//374-2013/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Gimak Akaryakıt Servis Paz. ve Tic. A.Ş.'ye ait hisselerin devrine ilişkin olarak müvekkili ..., dava dışı ..., ..., ... , ... ve davalı ... arasında 10.03.2010 tarihli hisse devir senedi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre müvekkilinin şirkette bulunan 44.200 pay karşılığı 110.500,00 TL'lik hissesini davalıya devrettiğini, şirket hisse senedi çıkarmadığından payın devrine ilişkin yazılı sözleşmenin geçerli olduğunu, bu devrin aynı tarihte şirket yönetim kurulunun 2010/3 nolu toplantısında görüşülerek kabul edilip, pay defterine işlendiğini, 18.03.2010 tarihinde yine bu devirle ilgili olarak şirket yetkililerince protokol düzenlendiğini, ancak davalının devir bedelini müvekkiline ödemediğini, bu kapsamda başlatılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında hisse devir sözleşmesi düzenlenip, şirket yönetim kurulu tarafından da kabul edilerek pay defterine işlendiğini, BK'nın 182. maddesi uyarınca davacının devir bedelini almadığını ispatlaması gerektiğini, devir bedeli alınmadan işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, pay devrine ilişkin sözleşmelerin menkul satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, BK'nın 182/2 maddesinde satış bedelinin ödenmesi konusunda alıcı lehine karine getirilmiş olup bu karinenin aksinin iddia eden satıcı tarafından ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 10.03.2010 tarihli hisse devir sözleşmesinde ve 18.03.2010 tarihli protokollerde devir bedelinin daha sonra ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket hisse devir bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinin deliller kısmında "her türlü kanuni delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığı nazara alınarak, davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571040200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz