İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4065 E. 2019/3523 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer tahsilat↗ mükerrerlik↗ kötüniyet tazminatı↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, hisse devir bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, devir tarihinde yürürlükte olan BK’nın 182/2. maddesine göre hisse devir bedelinin davacıya ödendiğine dair karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı ve kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
818 sayılı BK’nın 182/2 maddesinden yola çıkılarak, davalının ödeme yaptığı karineten kabul edilmekle hisse devir bedeli talebi yönünden davanın reddi doğru olmakla birlikte, dosya kapsamında davalı tarafça ödemeye dair bir belge sunulmadığı gibi, davacının mükerrer tahsil istemine yönelik herhangi bir delil de mevcut değildir. Bu durumda, davacının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, yerel mahkemenin davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermesi isabetli olup, anılan yönden yerel mahkemece verilen kararın bozulması yerinde olmamış, Dairemizin 20.06.2017 tarihli bozma ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18795 E. 2015/4323 K.
Ortak:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
İncelediğiniz karardaMahkemece, devir tarihinde yürürlükte olan BK’nın 182/2. maddesine göre hisse devir bedelinin davacıya ödendiğine dair karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı ve «kötüniyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca tarafların imzasını «taşıyan» 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan «anonim şirket» paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerektiği, 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve «yönetim kurulu» üyesi ile davacı arasında imzalanan «protokollerde» davacının imzasının bulunmaması nedeniyle «hisse devrinin» veresiye olarak yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hisse bedelinin alınmadığı hususunda açıkça «yemin deliline dayanmadığı», dava dilekçesi ve delil listesindeki "her türlü yasal delil" ibaresinin 6100 sayılı HMK'nın yeni düzenlenmesi karşısında yemin deliline de dayanılmış olduğunu kabule yeterli olmadığı, ayrıca alacak likit olmadığı gibi, davacının «kötüniyetli» olduğu hususunun da davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · yemin deliline dayanma · kesin delil · yemin teklifi · karine · yemin delili · yemin · hisse devri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca tarafların imzasını «taşıyan» 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan «anonim şirket» paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerektiği, 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve «yönetim kurulu» üyesi ile davacı arasında imzalanan «protokollerde» davacının imzasının bulunmaması nedeniyle «hisse devrinin» veresiye olarak yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hisse bedelinin alınmadığı hususunda açıkça «yemin deliline dayanmadığı», dava dilekçesi ve delil listesindeki "her türlü yasal delil" ibaresinin 6100 sayılı HMK'nın yeni düzenlenmesi karşısında yemin deliline de dayanılmış olduğunu kabule yeterli olmadığı, ayrıca alacak likit olmadığı gibi, davacının «kötüniyetli» olduğu hususunun da davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Mahkemece davacının «yemin deliline dayanmadığı» ve bu nedenle iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… kanuni delil” şeklinde belirtmek suretiyle diğer yasal delillere de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği konusunda «yemin teklifi hakkı» hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişkin …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13143 E. 2014/16479 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · kesin delil · yemin teklifi · pay devri · karine · yemin delili · yemin · hisse devri
Benzer bu karardaBu itibarla, davacı «yemin deliline» de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği iddiası konusunda «yemin teklifi hakkı» hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı şirketteki hisselerini davalıya devrettiği, söz konusu sözleşmede bedelin ödenmesine ilişkin kayıt bulunmadığı, davacının hissesinin devrine dair sözleşmenin davacının da «yönetim kurulu» üyesi olarak imzası bulunan karar ile onandığı ve «pay defterine» işlendiği, böylece satımın tamamlandığı, davacının yönetim kurulu üyesi olarak devir/satış işleminin tamamlanması için gereken kabul kararının altında imzası bulunduğu gözetildiğinde mülga BK'nın 182. maddesi uyarınca tamamlanmış satımda ödemenin peşin yapıldığına dair kuralın aksini ispat yükümünün davacı üzerinde bulunduğu, davacının dayandığı 18.03.2010 tarihli «protokolde» davalının «hisse devrine» ilişkin yükümlülüklerine dair bir hüküm mevcut olmadığı, davacının belirtilen kuralın aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu «hisse devri» 10.03.2010 tarihli devir senedine istinaden yapılmış ve «ticaret siciline» de tescil edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4065 E. , 2019/3523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08/07/2015 gün ve 2012/557 - 2015/543 sayılı kararı bozan Daire'nin 20/06/2017 gün ve 2016/4870 - 2017/3892 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalının Truva Şirketinde hissedar olduklarını, müvekkiline ait 170 adet hissenin 170.000,00 TL karşılığında davalıya devri konusunda anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin hissesini davalıya devrettiğini, davalının hisse devir bedelini ödemeyi taahhüt etmesine rağmen ödemediğini, davalı aleyhine Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11027 esas sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, takibe davalının kötüniyetle itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, hisse devir bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, devir tarihinde yürürlükte olan BK’nın 182/2. maddesine göre hisse devir bedelinin davacıya ödendiğine dair karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı ve kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
818 sayılı BK’nın 182/2 maddesinden yola çıkılarak, davalının ödeme yaptığı karineten kabul edilmekle hisse devir bedeli talebi yönünden davanın reddi doğru olmakla birlikte, dosya kapsamında davalı tarafça ödemeye dair bir belge sunulmadığı gibi, davacının mükerrer tahsil istemine yönelik herhangi bir delil de mevcut değildir. Bu durumda, davacının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, yerel mahkemenin davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermesi isabetli olup, anılan yönden yerel mahkemece verilen kararın bozulması yerinde olmamış, Dairemizin 20.06.2017 tarihli bozma ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bette açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin REDDİNE, (2) numaralı bette açıklanan gerekçelerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.06.2017 tarih ve 2016/4870 E. 2017/3892 K. sayılı kararının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın ONANMASINA, peşin harcın onama harcından mahsubuyla 16,70 TL'nın davalıdan alınmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 08/05/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı ile davalı ortak arasında 14.02.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi akdedilmiş, hisse devri gerçekleşmiş ve şirketin pay defterine de tescil edilmiş olup, hisse devri sözleşmesi kapsamında davacı devir bedelinin ödenmediğini iddia etmekte, davalı ise hisse devrinin gerçekleştiğini kabul ve hisse bedellerini ödediğini savunmaktadır.
14.02.2006 tarihli hisse devir sözleşmesinde bedelin ödendiğine ilişkin hiçbir kayıt bulunmamaktadır.
Pay devri sözleşmesini klasik bir satım sözleşmesi yahut borçlandırıcı işlem olarak değerlendirerek Borçlar Kanunu 207/2 maddesi hükümleri dairesinde satılanın alıcıya teslimi ile bedelinin ödenmiş olduğuna karine teşkil ettiğini kabul etmek mümkün değildir.
14.02.2006 tarihli sözleşme makbuz niteliğinde bulunmamaktadır. Bu haliyle devir sözleşmesinin; edimlerin karşılıklı ifa edildiği yönünde, davalının savunması sadedinde yazılı delil niteğinde sayılamaz. Davalı sözleşme karşısında hisse devrininin gerçekleştiğini kabul ve fakat hisse bedellerinin ödendiğini iddia etmektedir ki bu halde hisse bedellerinin ödendiği hususunun davalı tarafça kanıtlanması gerekmektedir.
Yerel mahkemece isbat külfetinin davacıya tahmil edilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının karar düzeltme isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Karşı Oy
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517367900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz