İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18795 E. 2015/4323 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin teklif hakkı↗ yemin deliline dayanma↗ kesin delil↗ yemin teklifi↗ karine↗ ticaret sicili tescili↗ yemin delili↗ kötüniyet tazminatı↗ yemin↗ hisse devri↗ anonim şirket↗ protokol↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca tarafların imzasını taşıyan 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan anonim şirket paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerektiği, 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve yönetim kurulu üyesi ile davacı arasında imzalanan protokollerde davacının imzasının bulunmaması nedeniyle hisse devrinin veresiye olarak yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hisse bedelinin alınmadığı hususunda açıkça yemin deliline dayanmadığı, dava dilekçesi ve delil listesindeki "her türlü yasal delil" ibaresinin 6100 sayılı HMK'nın yeni düzenlenmesi karşısında yemin deliline de dayanılmış olduğunu kabule yeterli olmadığı, ayrıca alacak likit olmadığı gibi, davacının kötüniyetli olduğu hususunun da davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamına temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacının ortağı olduğu dava dışı ... A.Ş. hisselerinin davalıya devri nedeniyle hisse devir bedeli alacağının tahsili amacıyla davacı tarafından girişilen icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu hisse devri 10/03/2010 tarihli devir senedine istinaden yapılmış ve ticaret siciline de tescil edilmiştir. Mahkemenin sözleşme tarihinde yürürlükte olan BK’nın 182/2.maddesine göre hisse devir bedelinin davacıya ödendiğine dair karine oluştuğu ve bu karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğine dair gerekçesi doğrudur. Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini kesin delil olan yemin delili ile de ispat edebilir. Mahkemece davacının yemin deliline dayanmadığı ve bu nedenle iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı asıl ve birleşen dava dilekçelerinde deliller kısmında “Her türlü kanuni delil” şeklinde belirtmek suretiyle diğer yasal delillere de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği konusunda yemin teklifi hakkı hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6780 E. 2013/22790 K.
Ortak:yemin deliline dayanma · yemin teklifi · karine · yemin delili · yemin · anonim şirket · protokol · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca tarafların imzasını «taşıyan» 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan «anonim şirket» paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerektiği, 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve «yönetim kurulu» üyesi ile davacı arasında imzalanan «protokollerde» davacının imzasının bulunmaması nedeniyle «hisse devrinin» veresiye olarak yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hisse bedelinin alınmadığı hususunda açıkça «yemin deliline dayanmadığı», dava dilekçesi ve delil listesindeki "her türlü yasal delil" ibaresinin 6100 sayılı HMK'nın yeni düzenlenmesi karşısında yemin deliline de dayanılmış olduğunu kabule yeterli olmadığı, ayrıca alacak likit olmadığı gibi, davacının «kötüniyetli» olduğu hususunun da davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının «yemin deliline dayanmadığı» ve bu nedenle iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «pay devrine» ilişkin sözleşmelerin menkul «satış sözleşmesi» niteliğinde olduğu, BK'nın 182/2 maddesinde satış bedelinin ödenmesi konusunda alıcı lehine «karine» getirilmiş olup bu karinenin aksinin iddia eden satıcı tarafından ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesinde» ve 18.03.2010 tarihli «protokollerde» devir bedelinin daha sonra ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline» de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinin deliller kısmında "her türlü kanuni delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığı nazara alınarak, davacı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine ka …
2- Dava, «anonim şirket» hisse devir bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · satış sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «pay devrine» ilişkin sözleşmelerin menkul «satış sözleşmesi» niteliğinde olduğu, BK'nın 182/2 maddesinde satış bedelinin ödenmesi konusunda alıcı lehine «karine» getirilmiş olup bu karinenin aksinin iddia eden satıcı tarafından ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesinde» ve 18.03.2010 tarihli «protokollerde» devir bedelinin daha sonra ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3309 E. 2013/20532 K.
Ortak:yemin teklif hakkı · yemin deliline dayanma · kesin delil · yemin teklifi · karine · yemin delili · yemin · protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca tarafların imzasını «taşıyan» 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan «anonim şirket» paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerektiği, 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve «yönetim kurulu» üyesi ile davacı arasında imzalanan «protokollerde» davacının imzasının bulunmaması nedeniyle «hisse devrinin» veresiye olarak yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hisse bedelinin alınmadığı hususunda açıkça «yemin deliline dayanmadığı», dava dilekçesi ve delil listesindeki "her türlü yasal delil" ibaresinin 6100 sayılı HMK'nın yeni düzenlenmesi karşısında yemin deliline de dayanılmış olduğunu kabule yeterli olmadığı, ayrıca alacak likit olmadığı gibi, davacının «kötüniyetli» olduğu hususunun da davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Mahkemece davacının «yemin deliline dayanmadığı» ve bu nedenle iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Mahkemece davacının «yemin deliline dayanmadığı» ve bu nedenle iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… kanuni delil” şeklinde belirtmek suretiyle diğer yasal delillere de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği konusunda «yemin teklifi hakkı» hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişkin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, ispatlanamayan dava ve birleşik davaların reddine, davacının «icra inkar tazminatına» ilişkin talebinin koşulları oluşmadığından, davalıların «kötü niyet tazminatı» talebinin takipler haksız ise de davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Davacının dosyaya sunduğu iki ayrı «protokolün» devir bedeli ve «pay devri» ile ilişkili olmaması dikkate alındığında, davacının devir bedelinden dolayı alacağını dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 288. ve 290. maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlaması gerekir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13143 E. 2014/16479 K.
Ortak:yemin teklif hakkı · yemin deliline dayanma · kesin delil · yemin teklifi · karine · yemin delili · yemin · hisse devri · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca tarafların imzasını «taşıyan» 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan «anonim şirket» paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerektiği, 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve «yönetim kurulu» üyesi ile davacı arasında imzalanan «protokollerde» davacının imzasının bulunmaması nedeniyle «hisse devrinin» veresiye olarak yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hisse bedelinin alınmadığı hususunda açıkça «yemin deliline dayanmadığı», dava dilekçesi ve delil listesindeki "her türlü yasal delil" ibaresinin 6100 sayılı HMK'nın yeni düzenlenmesi karşısında yemin deliline de dayanılmış olduğunu kabule yeterli olmadığı, ayrıca alacak likit olmadığı gibi, davacının «kötüniyetli» olduğu hususunun da davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Mahkemece davacının «yemin deliline dayanmadığı» ve bu nedenle iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, davacı «yemin deliline» de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği iddiası konusunda «yemin teklifi hakkı» hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini «kesin delil» olan «yemin delili» ile de ispat edebilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı şirketteki hisselerini davalıya devrettiği, söz konusu sözleşmede bedelin ödenmesine ilişkin kayıt bulunmadığı, davacının hissesinin devrine dair sözleşmenin davacının da «yönetim kurulu» üyesi olarak imzası bulunan karar ile onandığı ve «pay defterine» işlendiği, böylece satımın tamamlandığı, davacının yönetim kurulu üyesi olarak devir/satış işleminin tamamlanması için gereken kabul kararının altında imzası bulunduğu gözetildiğinde mülga BK'nın 182. maddesi uyarınca tamamlanmış satımda ödemenin peşin yapıldığına dair kuralın aksini ispat yükümünün davacı üzerinde bulunduğu, davacının dayandığı 18.03.2010 tarihli «protokolde» davalının «hisse devrine» ilişkin yükümlülüklerine dair bir hüküm mevcut olmadığı, davacının belirtilen kuralın aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10.03.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı şirketteki hisselerini davalıya devrettiği, söz konusu sözleşmede bedelin ödenmesine ilişkin kayıt bulunmadığı, davacının hissesinin devrine dair sözleşmenin davacının da «yönetim kurulu» üyesi olarak imzası bulunan karar ile onandığı ve «pay defterine» işlendiği, böylece satımın tamamlandığı, davacının yönetim kurulu üyesi olarak devir/satış işleminin tamamlanması için gereken kabul kararının altında imzası bulunduğu gözetildiğinde mülga BK'nın 182. maddesi uyarınca tamamlanmış satımda ödemenin peşin yapıldığına dair kuralın aksini ispat yükümünün davacı üzerinde bulunduğu, davacının dayandığı 18.03.2010 tarihli «protokolde» davalının «hisse devrine» ilişkin yükümlülüklerine dair bir hüküm mevcut olmadığı, davacının belirtilen kuralın aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının dosyaya sunduğu iki ayrı «protokolün» devir bedeli ve «pay devri» ile ilişkili olmaması dikkate alındığında, davacının devir bedelinden dolayı alacağını dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 288. ve 290. maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlaması gerekir.
Bu itibarla, davacı «yemin deliline» de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği iddiası konusunda «yemin teklifi hakkı» hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4065 E. 2019/3523 K.
Ortak:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca tarafların imzasını «taşıyan» 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan «anonim şirket» paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerektiği, 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve «yönetim kurulu» üyesi ile davacı arasında imzalanan «protokollerde» davacının imzasının bulunmaması nedeniyle «hisse devrinin» veresiye olarak yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hisse bedelinin alınmadığı hususunda açıkça «yemin deliline dayanmadığı», dava dilekçesi ve delil listesindeki "her türlü yasal delil" ibaresinin 6100 sayılı HMK'nın yeni düzenlenmesi karşısında yemin deliline de dayanılmış olduğunu kabule yeterli olmadığı, ayrıca alacak likit olmadığı gibi, davacının «kötüniyetli» olduğu hususunun da davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, devir tarihinde yürürlükte olan BK’nın 182/2. maddesine göre hisse devir bedelinin davacıya ödendiğine dair karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı ve «kötüniyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · mükerrerlik · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu kararda818 sayılı BK’nın 182/2 maddesinden yola çıkılarak, davalının ödeme yaptığı karineten kabul edilmekle hisse devir bedeli talebi yönünden davanın reddi doğru olmakla birlikte, dosya kapsamında davalı tarafça ödemeye dair bir belge sunulmadığı gibi, davacının «mükerrer tahsil» istemine yönelik herhangi bir delil de mevcut değildir.
Bu durumda, davacının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, yerel mahkemenin davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin de reddine karar vermesi isabetli olup, anılan yönden yerel mahkemece verilen kararın bozulması yerinde olmamış, Dairemizin 20.06.2017 tarihli bozma ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18795 E. , 2015/4323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/01/2014 tarih ve 2013/729-2014/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Akaryakıt Servis Pazarlama ve Ticaret A.Ş'ye ait hisselerinin devrine ilişkin olarak 10.03.2010 tarihinde hisse devir sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre müvekkilinin şirkette bulunan 3.600,00 pay karşılığı 9.000,00 TL'lik hissesini davalıya devrettiğini, bu devrin aynı tarihte şirket yönetim kurulunun 2010/3 nolu toplantısında görüşülerek oybirliği ile kabul edilip, pay defterine işlendiğini, devir bedelinin ödenmemesi üzerine Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2011/8252 sayılı takip dosyası ile başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında hisse devir sözleşmesi düzenlenip, şirket yönetim kurulu tarafından da kabul edilerek pay defterine işlendiğini, 15.03.2010 tarihinde yeni hissedarların genel kurul toplantısı yaparak görev taksimi yaptıklarını, olayların bu gelişimine rağmen davacının 16 ay sonra devir bedelini alamadığından bahisle icra takibi başlattığını, BK'nın 182. maddesi uyarınca peşin satışın söz konusu olup, davacının devir bedelini almadığını ispatlaması gerektiğini, devir bedeli alınmadan işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 182/2. maddesi uyarınca tarafların imzasını taşıyan 10.03.2010 tarihli hisse devir senedine göre, menkul niteliği taşıyan anonim şirket paylarının devri davacıya yapılmakla, bedelinin de aynı zamanda ödendiğinin kabulü gerektiği, 18.03.2010 tarihli dava dışı anonim şirket başkanı ve yönetim kurulu üyesi ile davacı arasında imzalanan protokollerde davacının imzasının bulunmaması nedeniyle hisse devrinin veresiye olarak yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hisse bedelinin alınmadığı hususunda açıkça yemin deliline dayanmadığı, dava dilekçesi ve delil listesindeki "her türlü yasal delil" ibaresinin 6100 sayılı HMK'nın yeni düzenlenmesi karşısında yemin deliline de dayanılmış olduğunu kabule yeterli olmadığı, ayrıca alacak likit olmadığı gibi, davacının kötüniyetli olduğu hususunun da davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamına temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacının ortağı olduğu dava dışı ... A.Ş. hisselerinin davalıya devri nedeniyle hisse devir bedeli alacağının tahsili amacıyla davacı tarafından girişilen icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu hisse devri 10/03/2010 tarihli devir senedine istinaden yapılmış ve ticaret siciline de tescil edilmiştir. Mahkemenin sözleşme tarihinde yürürlükte olan BK’nın 182/2.maddesine göre hisse devir bedelinin davacıya ödendiğine dair karine oluştuğu ve bu karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğine dair gerekçesi doğrudur. Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini kesin delil olan yemin delili ile de ispat edebilir.
Mahkemece davacının yemin deliline dayanmadığı ve bu nedenle iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı asıl ve birleşen dava dilekçelerinde deliller kısmında “Her türlü kanuni delil” şeklinde belirtmek suretiyle diğer yasal delillere de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği konusunda yemin teklifi hakkı hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172218200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz