İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8066 E. 2013/22807 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtirazi kayıt↗ eş rızası↗ sebepsiz zenginleşme↗ istirdat↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 818 Sayılı BK'nun 62. maddesi uyarınca borçlu olmadığı şeyi rızası ile veren kimsenin hataen kendisini borçlu zan ederek verdiğini ispat etmedikçe istirdat isteminde bulunamayacağı, faturanın rıza ile ihtirazi kayıt öne sürülmeden ödendiği, davacının kendisini hataen borçlu zan ettiğini öne sürmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, borçlu olmadığı halde ödeme yaptığı iddiasıyla EBK 62. md. uyarınca açılan alacak davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar yeterli araştırmayı içermemektedir. EBK 62. maddesinin uygulanabilmesi için borç bulunmadığı halde ödemenin şahsın ihtiyarıyla ve hataen yapılması gerekir. Somut olayda şahsın ihtiyarıyla ödeme söz konusu ise de davacı hataen ödendiğini ve aslında borcun olmadığını iddia etmiştir. BK 62. maddesine göre, yerine getirilen borcun eda anında “mevcut olmaması” gerekir. Davacı, ödemeyi yapmışsa da davaya konu patateslerin davalının kusuru nedeniyle hasar gördüğünden aslında borçlu olmadığını iddia etmiştir. Belirtilen maddedeki “hata”, iradenin hata sebebiyle bozulması değil, aksine borcun sebebinin yokluğudur. Sebebin bulunmaması hata unsurunun varlığı için yeterli olup, nedensiz zenginleşmede hata unsurunun açıklandığı şekilde ele alınması gerekir. Bu itibarla, davanın esasına girilerek davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ve davacının delilleri değerlendirilerek davasında haklı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12136 E. 2014/13931 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · İstirdat
İncelediğiniz karardaBu itibarla, davanın esasına girilerek davalının «sebepsiz zenginleşip» zenginleşmediği ve davacının delilleri değerlendirilerek davasında haklı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı davada, davalının hesabına hataen para gönderdiğini bu nedenle davalının «sebepsiz zenginleştiğini» iddia etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmişse de, taraflar arasındaki uyuşmazlık «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanıp 6102 sayılı TTK'nın 4/f. maddesi kapsamında «mutlak ticari» davalardan değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklandığı, bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 4/f uyarınca «mutlak ticari» davalardan olup «görevli» mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmişse de, taraflar arasındaki uyuşmazlık «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanıp 6102 sayılı TTK'nın 4/f. maddesi kapsamında «mutlak ticari» davalardan değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9269 E. 2013/23238 K.
Ortak:istirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 818 Sayılı BK'nun 62. maddesi uyarınca borçlu olmadığı şeyi «rızası» ile veren kimsenin hataen kendisini borçlu zan ederek verdiğini ispat etmedikçe «istirdat» isteminde bulunamayacağı, faturanın rıza ile «ihtirazi kayıt» öne sürülmeden ödendiği, davacının kendisini hataen borçlu zan ettiğini öne sürmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davalı ... tarafından yapılan fazla «prim» tahsilatlarının «istirdatı» için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · ek prim · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, fazla ödemenin şirket yetkilisinin kredi kartının hesabından çekildiği, fazla ödemenin iadesinin adı geçen yetkili tarafından istenebileceği gerekçesiyle, davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Dava, davalı ... tarafından yapılan fazla «prim» tahsilatlarının «istirdatı» için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin sigortalı konumunda olduğu poliçenin «prim» tahsilatlarının, poliçenin iptali öncesi ve sonrasında dava dışı şirket yetkilisinin kredi kartı hesabından yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6220 E. 2012/14929 K.
Ortak:ihtirazi kayıt · eş rızası · istirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 818 Sayılı BK'nun 62. maddesi uyarınca borçlu olmadığı şeyi «rızası» ile veren kimsenin hataen kendisini borçlu zan ederek verdiğini ispat etmedikçe «istirdat» isteminde bulunamayacağı, faturanın rıza ile «ihtirazi kayıt» öne sürülmeden ödendiği, davacının kendisini hataen borçlu zan ettiğini öne sürmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın döviz kurunu hatalı uygulayarak fazladan kredi ödemesi tahsil ettiği, davacının kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koyması durumunda bankanın «hesap kat» etme riski bulunduğu, hesap katı durumunda davacının ödeme gücü olmadığı, yani «müzayaka» halinde bulunduğu, birleşen davada ise «son» taksit ödemesi ile birlikte hesap kapatıldığı için herhangi bir baskıdan söz edilemeyeceği, ödemenin ihtirazı kayıt öne sürmeden «rıza» ile yapıldığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, dövize endeksli krediden kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, davacı taraf, 2 yıl vadeli, 3’er arayla 8 taksitte ödemeli «dövize endeksli kredi» kullandığını, kredilerin fiili ödeme gününde davalı tarafın döviz kurunu sözleşmede hüküm bulunmadığı halde ana para ve faiz alacağı yönünden sabitlediğini, bu durumun sözleşmenin 34/2. maddesine aykırı olduğunu, bankanın sözleşmenin 18. maddesi uyarınca hesabı kat yetkisi bulunması nedeniyle kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koymadığını ileri sürerek , asıl davada ilk 7 taksitte ödenen fazla tutarın, birleşen davada ise «son» taksite konu ödenen tutarın davalı bankadan istirdadını talep etmiştir.
Mahkemece, birleşen davada «son» taksit ödemesinin dava açıldıktan sonra yapıldığı, hesabın kapatılması nedeniyle «müzayakadan» söz edilemeyeceği , davacının ödemeleri «ihtirazi kayıt» koymadan «rızası» ile yaptığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar vermiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dövize endeksli kredi · müzayaka · hesap kat · kredi sözleşmesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… a, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın döviz kurunu hatalı uygulayarak fazladan kredi ödemesi tahsil ettiği, davacının kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koyması durumunda bankanın «hesap kat» etme riski bulunduğu, hesap katı durumunda davacının ödeme gücü olmadığı, yani «müzayaka» halinde bulunduğu, birleşen davada ise «son» taksit ödemesi ile birlikte hesap kapatıldığı için herhangi bir baskıdan söz edilemeyeceği, ödemenin ihtirazı kayıt öne sürmeden «rıza» ile yapıldığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, dövize endeksli krediden kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, davacı taraf, 2 yıl vadeli, 3’er arayla 8 taksitte ödemeli «dövize endeksli kredi» kullandığını, kredilerin fiili ödeme gününde davalı tarafın döviz kurunu sözleşmede hüküm bulunmadığı halde ana para ve faiz alacağı yönünden sabitlediğini, bu durumun sözleşmenin 34/2. maddesine aykırı olduğunu, bankanın sözleşmenin 18. maddesi uyarınca hesabı kat yetkisi bulunması nedeniyle kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koymadığını ileri sürerek , asıl davada ilk 7 taksitte ödenen fazla tutarın, birleşen davada ise «son» taksite konu ödenen tutarın davalı bankadan istirdadını talep etmiştir.
Mahkemece, birleşen davada «son» taksit ödemesinin dava açıldıktan sonra yapıldığı, hesabın kapatılması nedeniyle «müzayakadan» söz edilemeyeceği , davacının ödemeleri «ihtirazi kayıt» koymadan «rızası» ile yaptığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar vermiştir.
Taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» bankanın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshederek icra takibi yapma yetkisi bulunmakta olup, davalı banka daha önce yaptığı uygulamayı «son» taksitte de devam ettirdiğine göre, artık yukarıda anılan hüküm uyarınca yapılan bir ödemeden bahsetmek mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8066 E. , 2013/22807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2012/99-2012/531 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait 54.000 kg patatesin taşınması işini üstlendiğini, alıcı firmanın ürünlerin donduğunu belirterek teslimattan kaçındığını, bunun üzerine durumun davalıya haber verildiğini, davalının da malları teslim almak istemediğini, kendilerine 30.10.2011 tarihli 21.434,22 TL bedelli fatura tanzim ettiğini, bu miktarı hiç kusurları yokken ödemek zorunda kaldıklarını, yaptıkları tespitte hasarın taşıma sırasında meydana gelmediğinin belirlendiğini ileri sürerek, anılan miktarın iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının patatesleri yüklemeye geç geldiğini, yüklemenin ertesi güne sarkttığını, gece ayaz olması nedeniyle patateslerin davacı kusuru sonucu donduğunu, düzenlenen faturanın rıza ile ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 818 Sayılı BK'nun 62. maddesi uyarınca borçlu olmadığı şeyi rızası ile veren kimsenin hataen kendisini borçlu zan ederek verdiğini ispat etmedikçe istirdat isteminde bulunamayacağı, faturanın rıza ile ihtirazi kayıt öne sürülmeden ödendiği, davacının kendisini hataen borçlu zan ettiğini öne sürmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, borçlu olmadığı halde ödeme yaptığı iddiasıyla EBK 62. md. uyarınca açılan alacak davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar yeterli araştırmayı içermemektedir. EBK 62. maddesinin uygulanabilmesi için borç bulunmadığı halde ödemenin şahsın ihtiyarıyla ve hataen yapılması gerekir. Somut olayda şahsın ihtiyarıyla ödeme söz konusu ise de davacı hataen ödendiğini ve aslında borcun olmadığını iddia etmiştir. BK 62. maddesine göre, yerine getirilen borcun eda anında “mevcut olmaması” gerekir. Davacı, ödemeyi yapmışsa da davaya konu patateslerin davalının kusuru nedeniyle hasar gördüğünden aslında borçlu olmadığını iddia etmiştir. Belirtilen maddedeki “hata”, iradenin hata sebebiyle bozulması değil, aksine borcun sebebinin yokluğudur.
Sebebin bulunmaması hata unsurunun varlığı için yeterli olup, nedensiz zenginleşmede hata unsurunun açıklandığı şekilde ele alınması gerekir. Bu itibarla, davanın esasına girilerek davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ve davacının delilleri değerlendirilerek davasında haklı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA,13.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571018900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz