Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6220 E. 2012/14929 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dövize endeksli kredi↗ müzayaka↗ ihtirazi kayıt↗ hesap kat↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ eş rızası↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın döviz kurunu hatalı uygulayarak fazladan kredi ödemesi tahsil ettiği, davacının kredi geri ödemelerinde ihtirazi kayıt koyması durumunda bankanın hesap kat etme riski bulunduğu, hesap katı durumunda davacının ödeme gücü olmadığı, yani müzayaka halinde bulunduğu, birleşen davada ise son taksit ödemesi ile birlikte hesap kapatıldığı için herhangi bir baskıdan söz edilemeyeceği, ödemenin ihtirazı kayıt öne sürmeden rıza ile yapıldığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, dövize endeksli krediden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, davacı taraf, 2 yıl vadeli, 3’er arayla 8 taksitte ödemeli dövize endeksli kredi kullandığını, kredilerin fiili ödeme gününde davalı tarafın döviz kurunu sözleşmede hüküm bulunmadığı halde ana para ve faiz alacağı yönünden sabitlediğini, bu durumun sözleşmenin 34/2. maddesine aykırı olduğunu, bankanın sözleşmenin 18. maddesi uyarınca hesabı kat yetkisi bulunması nedeniyle kredi geri ödemelerinde ihtirazi kayıt koymadığını ileri sürerek , asıl davada ilk 7 taksitte ödenen fazla tutarın, birleşen davada ise son taksite konu ödenen tutarın davalı bankadan istirdadını talep etmiştir.
Mahkemece, birleşen davada son taksit ödemesinin dava açıldıktan sonra yapıldığı, hesabın kapatılması nedeniyle müzayakadan söz edilemeyeceği , davacının ödemeleri ihtirazi kayıt koymadan rızası ile yaptığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar vermiştir. Oysa, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 62. maddesi “Borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zan ederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez. “ hükmünü haizdir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde bankanın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshederek icra takibi yapma yetkisi bulunmakta olup, davalı banka daha önce yaptığı uygulamayı son taksitte de devam ettirdiğine göre, artık yukarıda anılan hüküm uyarınca yapılan bir ödemeden bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak davacının talebinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin harca ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/19113 E. 2013/3709 K.
Ortak:müzayaka · ihtirazi kayıt · hesap kat · eş rızası · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz kararda… a, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın döviz kurunu hatalı uygulayarak fazladan kredi ödemesi tahsil ettiği, davacının kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koyması durumunda bankanın «hesap kat» etme riski bulunduğu, hesap katı durumunda davacının ödeme gücü olmadığı, yani «müzayaka» halinde bulunduğu, birleşen davada ise «son» taksit ödemesi ile birlikte hesap kapatıldığı için herhangi bir baskıdan söz edilemeyeceği, ödemenin ihtirazı kayıt öne sürmeden «rıza» ile yapıldığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, birleşen davada «son» taksit ödemesinin dava açıldıktan sonra yapıldığı, hesabın kapatılması nedeniyle «müzayakadan» söz edilemeyeceği , davacının ödemeleri «ihtirazi kayıt» koymadan «rızası» ile yaptığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar vermiştir.
2- Dava, dövize endeksli krediden kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, davacı taraf, 2 yıl vadeli, 3’er arayla 8 taksitte ödemeli «dövize endeksli kredi» kullandığını, kredilerin fiili ödeme gününde davalı tarafın döviz kurunu sözleşmede hüküm bulunmadığı halde ana para ve faiz alacağı yönünden sabitlediğini, bu durumun sözleşmenin 34/2. maddesine aykırı olduğunu, bankanın sözleşmenin 18. maddesi uyarınca hesabı kat yetkisi bulunması nedeniyle kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koymadığını ileri sürerek , asıl davada ilk 7 taksitte ödenen fazla tutarın, birleşen davada ise «son» taksite konu ödenen tutarın davalı bankadan istirdadını talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı bankanın döviz kurunu hatalı uygulayarak fazladan kredi ödemesi tahsil ettiği, davacının kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koyması durumunda bankanın «hesap kat» etme riski bulunduğu, hesap katı durumunda davacının ödeme gücü olmadığı, yani «müzayaka» halinde bulunduğu, birleşen davada ise «son» taksit ödemesi ile birlikte hesap kapatıldığı için herhangi bir baskıdan söz edilemeyeceği, ödemenin ihtirazı kayıt öne sürmeden «rıza» ile yapıldığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Da …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8066 E. 2013/22807 K.
Ortak:ihtirazi kayıt · eş rızası · istirdat
İncelediğiniz kararda… a, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın döviz kurunu hatalı uygulayarak fazladan kredi ödemesi tahsil ettiği, davacının kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koyması durumunda bankanın «hesap kat» etme riski bulunduğu, hesap katı durumunda davacının ödeme gücü olmadığı, yani «müzayaka» halinde bulunduğu, birleşen davada ise «son» taksit ödemesi ile birlikte hesap kapatıldığı için herhangi bir baskıdan söz edilemeyeceği, ödemenin ihtirazı kayıt öne sürmeden «rıza» ile yapıldığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, dövize endeksli krediden kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, davacı taraf, 2 yıl vadeli, 3’er arayla 8 taksitte ödemeli «dövize endeksli kredi» kullandığını, kredilerin fiili ödeme gününde davalı tarafın döviz kurunu sözleşmede hüküm bulunmadığı halde ana para ve faiz alacağı yönünden sabitlediğini, bu durumun sözleşmenin 34/2. maddesine aykırı olduğunu, bankanın sözleşmenin 18. maddesi uyarınca hesabı kat yetkisi bulunması nedeniyle kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koymadığını ileri sürerek , asıl davada ilk 7 taksitte ödenen fazla tutarın, birleşen davada ise «son» taksite konu ödenen tutarın davalı bankadan istirdadını talep etmiştir.
Mahkemece, birleşen davada «son» taksit ödemesinin dava açıldıktan sonra yapıldığı, hesabın kapatılması nedeniyle «müzayakadan» söz edilemeyeceği , davacının ödemeleri «ihtirazi kayıt» koymadan «rızası» ile yaptığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar vermiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 818 Sayılı BK'nun 62. maddesi uyarınca borçlu olmadığı şeyi «rızası» ile veren kimsenin hataen kendisini borçlu zan ederek verdiğini ispat etmedikçe «istirdat» isteminde bulunamayacağı, faturanın rıza ile «ihtirazi kayıt» öne sürülmeden ödendiği, davacının kendisini hataen borçlu zan ettiğini öne sürmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · kusur · dava sebebi · hasar
Benzer bu karardaDavacı, ödemeyi yapmışsa da davaya konu patateslerin davalının «kusuru» nedeniyle «hasar» gördüğünden aslında borçlu olmadığını iddia etmiştir.
Belirtilen maddedeki “hata”, iradenin hata sebebiyle bozulması değil, aksine borcun «sebebinin» yokluğudur.
Bu itibarla, davanın esasına girilerek davalının «sebepsiz zenginleşip» zenginleşmediği ve davacının delilleri değerlendirilerek davasında haklı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/379 E. 2012/7896 K.
Ortak:ihtirazi kayıt
İncelediğiniz kararda… a, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın döviz kurunu hatalı uygulayarak fazladan kredi ödemesi tahsil ettiği, davacının kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koyması durumunda bankanın «hesap kat» etme riski bulunduğu, hesap katı durumunda davacının ödeme gücü olmadığı, yani «müzayaka» halinde bulunduğu, birleşen davada ise «son» taksit ödemesi ile birlikte hesap kapatıldığı için herhangi bir baskıdan söz edilemeyeceği, ödemenin ihtirazı kayıt öne sürmeden «rıza» ile yapıldığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, dövize endeksli krediden kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, davacı taraf, 2 yıl vadeli, 3’er arayla 8 taksitte ödemeli «dövize endeksli kredi» kullandığını, kredilerin fiili ödeme gününde davalı tarafın döviz kurunu sözleşmede hüküm bulunmadığı halde ana para ve faiz alacağı yönünden sabitlediğini, bu durumun sözleşmenin 34/2. maddesine aykırı olduğunu, bankanın sözleşmenin 18. maddesi uyarınca hesabı kat yetkisi bulunması nedeniyle kredi geri ödemelerinde «ihtirazi kayıt» koymadığını ileri sürerek , asıl davada ilk 7 taksitte ödenen fazla tutarın, birleşen davada ise «son» taksite konu ödenen tutarın davalı bankadan istirdadını talep etmiştir.
Mahkemece, birleşen davada «son» taksit ödemesinin dava açıldıktan sonra yapıldığı, hesabın kapatılması nedeniyle «müzayakadan» söz edilemeyeceği , davacının ödemeleri «ihtirazi kayıt» koymadan «rızası» ile yaptığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar vermiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne karşın, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı tarafça yapılan 42.124 TL ödemeyi «ihtirazi kayıt» ile kabul etmesine karşın, aynı günlü bakiye 9.550' TL lik ödemeyi ihtirazi kayıt koymadan kabul ettiği, bu durumda bakiye alacak hakkından sarfınazar ettiği, böylece davalı ... şirketinin poliçe «teminatı» dahilinde davacının zararını karşılamış olduğu, ihtirazi kayıt ileri sürmeden kabul edilen ödeme ile «sigorta teminatı kapsamındaki» alacağın sükut ettiği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
… Ancak, dosya içeriğinden davacının işyerinin 1. katının 75.000 TL limitli IZ-T15-3231309, zemin katının ise 10.000 TL limitli IZ-T15-5308681 seri nolu işyeri paket «sigortası poliçeleri» ile sigortalandığı, riskin gerçekleşmesinden sonra davalının Z-T15-3231309 seri nolu poliçe nedeniyle davacıya 42.124 TL ödeme yaptığı, davacının bu ödemeyi ihtirazi kayıtla kabul ettiği, IZ-T15-5308681 seri nolu poliçeye istinaden ise davacıya 9.550 TL ödeme yapıldığı, ancak davacının bu ödeme nedeniyle davalıyı «ibra» ederken «ihtirazi kayıt» koymadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının 9550 TL'lik ödemeyi kabul ederken «ihtirazi kayıt» koymadığı, bu durumda poliçeden kaynaklanan talep haklarının sona erdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, IZ-T15-5308681 seri nolu poliçeye istinaden yapılan ödemeye ihtirazi kayıt konulmamış olması davacının Z-T15-3231309 seri nolu 2. poliçeye dayanan talep haklarını sona erdirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · ibra · teminat kapsamı · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne karşın, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı tarafça yapılan 42.124 TL ödemeyi «ihtirazi kayıt» ile kabul etmesine karşın, aynı günlü bakiye 9.550' TL lik ödemeyi ihtirazi kayıt koymadan kabul ettiği, bu durumda bakiye alacak hakkından sarfınazar ettiği, böylece davalı ... şirketinin poliçe «teminatı» dahilinde davacının zararını karşılamış olduğu, ihtirazi kayıt ileri sürmeden kabul edilen ödeme ile «sigorta teminatı kapsamındaki» alacağın sükut ettiği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
… Ancak, dosya içeriğinden davacının işyerinin 1. katının 75.000 TL limitli IZ-T15-3231309, zemin katının ise 10.000 TL limitli IZ-T15-5308681 seri nolu işyeri paket «sigortası poliçeleri» ile sigortalandığı, riskin gerçekleşmesinden sonra davalının Z-T15-3231309 seri nolu poliçe nedeniyle davacıya 42.124 TL ödeme yaptığı, davacının bu ödemeyi ihtirazi kayıtla kabul ettiği, IZ-T15-5308681 seri nolu poliçeye istinaden ise davacıya 9.550 TL ödeme yapıldığı, ancak davacının bu ödeme nedeniyle davalıyı «ibra» ederken «ihtirazi kayıt» koymadığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6220 E. , 2012/14929 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2004/973 Esas
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2010 tarih ve 2004/957-2010/626 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalı bankadan 16.12.2002 tarihinde 10.250.000 USD tutarında dövize endeksli kredi kullandığını, taksit ödemelerinde fiili ödeme tarihindeki döviz kurunun esas alınmadığını, kredi sözleşmesinin 18/1 maddesinde düzenlenen hesap kat yetkisi uyarınca bankanın belirlediği kurdan ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, 1.428.567,44 TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise son taksiti yine bankanın belirlediği kurdan ödediklerini, fazla ödenen tutar 566.690,90 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, bankanın sözleşme hükmü uyarınca kredi taksitlerini tahsil ettiğini, davalının ödemeleri yaparken ihtirazi kayıt öne sürmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın döviz kurunu hatalı uygulayarak fazladan kredi ödemesi tahsil ettiği, davacının kredi geri ödemelerinde ihtirazi kayıt koyması durumunda bankanın hesap kat etme riski bulunduğu, hesap katı durumunda davacının ödeme gücü olmadığı, yani müzayaka halinde bulunduğu, birleşen davada ise son taksit ödemesi ile birlikte hesap kapatıldığı için herhangi bir baskıdan söz edilemeyeceği, ödemenin ihtirazı kayıt öne sürmeden rıza ile yapıldığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, dövize endeksli krediden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, davacı taraf, 2 yıl vadeli, 3’er arayla 8 taksitte ödemeli dövize endeksli kredi kullandığını, kredilerin fiili ödeme gününde davalı tarafın döviz kurunu sözleşmede hüküm bulunmadığı halde ana para ve faiz alacağı yönünden sabitlediğini, bu durumun sözleşmenin 34/2. maddesine aykırı olduğunu, bankanın sözleşmenin 18. maddesi uyarınca hesabı kat yetkisi bulunması nedeniyle kredi geri ödemelerinde ihtirazi kayıt koymadığını ileri sürerek , asıl davada ilk 7 taksitte ödenen fazla tutarın, birleşen davada ise son taksite konu ödenen tutarın davalı bankadan istirdadını talep etmiştir.
Mahkemece, birleşen davada son taksit ödemesinin dava açıldıktan sonra yapıldığı, hesabın kapatılması nedeniyle müzayakadan söz edilemeyeceği , davacının ödemeleri ihtirazi kayıt koymadan rızası ile yaptığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar vermiştir. Oysa, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 62. maddesi “Borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zan ederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez. “ hükmünü haizdir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde bankanın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshederek icra takibi yapma yetkisi bulunmakta olup, davalı banka daha önce yaptığı uygulamayı son taksitte de devam ettirdiğine göre, artık yukarıda anılan hüküm uyarınca yapılan bir ödemeden bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak davacının talebinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin harca ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin harca ilişkin temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmediğine, aşağıda yazılı bakiye 41.579,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063441100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz