Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8105 E. 2013/22602 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen gözetilme↗ husumet itirazı↗ zimmet↗ rücu hakkı↗ aktif husumet ehliyeti↗ gerçek zarar↗ aktif dava ehliyeti↗ ba formu↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ rücu↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı şirketin bölge müdürüne tahsis ettiği 3.644,18 TL tutarındaki laptop bilgisayarın davalı tarafın taşıma güvencesi ve sorumluluğu altında bagaja verildiği, burada düzensiz ve tedbirsiz davranışları nedeni ile kaybolduğu, davacı şirketin uğramış olduğu gerçek zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.644,18 TL zararın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hava yolu taşımacılığına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu olayda dosyaya sunulan belgelere göre kaybolan diz üstü bilgisayarın davacıya ait olduğu, bu bilgisayarın zimmet formu ile dava dışı ...’a verildiği, ...’ın ise olay tarihinde davacı şirketin Ege bölge müdürü bulunduğu, yolcu biletinin birbirini takip eden her iki taşıma için de ... adına düzenlendiği anlaşılmaktadır. Anılan kayıp bagaj davalı tarafa bu kişi tarafından teslim edilmiştir. Davalı tarafça davalının ...’ı taşıdığı, taşımadan doğan hakların bu kişiye ait olduğu, dava ve rücu hakkının davacıya devredildiğine veya temlik sebebiyle hak sahibi olduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığı, bu sebeple de davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı savunulmaktadır. Aktif dava ehliyeti mahkemece re’sen gözetileceğinden; davacı tarafından bu hususa ilişkin ibraz edilen belgeler de incelenmek suretiyle davada aktif husumet ehliyetinin tespiti ve aktif husumete yönelik itirazların değerlendirilmesi gerekirken bu hususa ilişkin gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/491 E. 2013/1364 K.
Ortak:taraf ehliyeti · ibraz · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaAktif dava «ehliyeti» mahkemece re’«sen gözetileceğinden»; davacı tarafından bu hususa ilişkin «ibraz» edilen belgeler de incelenmek suretiyle davada «aktif husumet ehliyetinin» tespiti ve aktif husumete yönelik itirazların değerlendirilmesi gerekirken bu hususa ilişkin gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Anılan kayıp bagaj davalı tarafa bu kişi tarafından «teslim» edilmiştir.
Davalı tarafça davalının ...’ı taşıdığı, taşımadan doğan hakların bu kişiye ait olduğu, dava ve «rücu hakkının» davacıya devredildiğine veya «temlik» sebebiyle hak sahibi olduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığı, bu sebeple de davacının aktif dava «ehliyetinin» olmadığı savunulmaktadır.
Benzer bu kararda… cı, dava dilekçesinde manevi tazminat talep etmiş ise de, daha sonra manevi tazminat talebinin bulunmadığını, kaybolan eşyalarının bedelini istediğini beyan ettiği, «teslim» alınan ve içerisindeki eşyaların bir kısmının kaybolduğu bildirilen valizin, davacının eşi adına kesilen 32 kg ağırlığındaki bagaj fişiyle işlem gördüğü, bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı, kayıp eşya bildiriminin davacı eş tarafından yapılmış olmasının sonuca etkili olamayacağı, davacının eşine ait bilet ve onun kaybolan bagajı nedeniyle zararın giderilmesini ve tazminini talep edemeyeceği, davada aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, havayolu ile taşımaya dayalı yolcu bagajının eksik «tesliminden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «ibraz» olunan ve davacının eşi adına düzenlenmiş fişin de bagaj takip fişi niteliğinde olması uyuşmazlığın bagaj içinde taşınan eşyaya yönelik olduğu, davacının söz konusu eşya için düzenlenen faturalara dayandığı hususu dikkate alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı gerekçeyle aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaAncak, uyuşmazlık hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.
Ortak:gerçek zarar
İncelediğiniz kararda… lı tarafın taşıma güvencesi ve sorumluluğu altında bagaja verildiği, burada düzensiz ve tedbirsiz davranışları nedeni ile kaybolduğu, davacı şirketin uğramış olduğu «gerçek zararın» davalı tarafından karşılanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.644,18 TL zararın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · kâr kaybı · taşıyıcı
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13246 E. 2018/490 K.
Ortak:teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaAnılan kayıp bagaj davalı tarafa bu kişi tarafından «teslim» edilmiştir.
Benzer bu karardaDavacıya ait bagajın 27.03.2014 tarihinde davalıya «teslim» edildiği ve davalı tarafından davacıya iade edilmediği hususunda ihtilaf bulunmamakta olup davacı, dava ve «ıslah» dilekçesinde uğradığı zararın kayıp tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pervasızca davranış · sınırlı sorumluluk · ıslah · maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu kararda… kaybolduğu hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, ....Sözleşmesi uyarınca taşımacının sorumluluğunun 1131 özel çekme hakkı ile sınırlandırıldığı, davalının kasıt veya «pervasızca davranışının» ispatlanamadığı, manevi tazminata hükmedilmesi halinde «sınırlı sorumluluğun» aşılacağı gerekçesiyle «maddi tazminat» talebinin kabulüne, 4.524 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacıya ait bagajın 27.03.2014 tarihinde davalıya «teslim» edildiği ve davalı tarafından davacıya iade edilmediği hususunda ihtilaf bulunmamakta olup davacı, dava ve «ıslah» dilekçesinde uğradığı zararın kayıp tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, manevi tazminat istemi hakkında «sınırlı sorumluluk» hükümleri uygulanamayacaksa da somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12033 E. 2018/4586 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · tüketici işlemi · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · cy/cy kaydı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıya ait bagajın kaybolduğu, uluslararası «hava taşımasından» kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlığa Montreal Konvensiyon hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından özel fayda «kaydı» bulunmamasından dolayı davalının 1.131 SDR den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın 4.556,69 TL'lik kısmı bakımından kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… i Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «taşıma sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Somut olayda, davacı tüketici olup, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı alacak istemine ilişkin işbu davada, 05.11.2014 dava tarihi itibariyle, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince «görevli» mahkeme tüketici mahkemesidir.
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15640 E. 2016/4224 K.
Ortak:gerçek zarar
İncelediğiniz kararda… lı tarafın taşıma güvencesi ve sorumluluğu altında bagaja verildiği, burada düzensiz ve tedbirsiz davranışları nedeni ile kaybolduğu, davacı şirketin uğramış olduğu «gerçek zararın» davalı tarafından karşılanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.644,18 TL zararın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · kâr kaybı · taşıyıcı
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda «bagaj kaybı» hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından süresi dahilinde «hasar» başvurusunda bulunulduğu, karar tarihi itibariyle 1 SDR kuru baz alınarak 1131 özel çekme hakkı karşılığı kadar davacının tazminat isteyebileceği gerekçesiyle 4.206,98 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden sonra gerçekleşmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8105 E. , 2013/22602 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2012 tarih ve 2012/650-2012/767 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin İzmir Bölge Müdürü olan ...'ın İsveç'te yapılan bir iş toplantısına katılmasından sonra 08/11/2007 tarihinde İstanbul'a dönüş için Arlanda Havaalanında uçağa binerken elindeki çantayı bagaja vermesinin söylendiğini, bunun üzerine içerisinde davacı şirkete ait ve bölge müdürüne tahsisli olan HP Marka Notebook Bilgisayar bulunan çantayı bagaja konulmak üzere teslim ettiğini, şirket yetkilisi ...'ın İstanbul aktarmalı olarak gittiği İzmir'de valizini aldığında çantanın açık olduğunu ve içinde laptop bilgisayarının olmadığını fark ettiğini, durumun Türk Hava Yolları yetkililerine bildirildiğini, davalının IATA Kuralları ve Varşova Konvansiyonu çerçevesinde 480,16 TL ödeme yapılacağını bildirildiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmediğini ileri sürerek, 3.644,18 TL tutarındaki zararın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, laptopun bagajda taşınması yasak olan bir eşya olduğunu, bu nedenle davalının sorumlu tutulamayacağını, buna rağmen müşteri memnuniyeti yönünden ödenecek miktarın 255 SDR üst sınırıyla hesaplanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı şirketin bölge müdürüne tahsis ettiği 3.644,18 TL tutarındaki laptop bilgisayarın davalı tarafın taşıma güvencesi ve sorumluluğu altında bagaja verildiği, burada düzensiz ve tedbirsiz davranışları nedeni ile kaybolduğu, davacı şirketin uğramış olduğu gerçek zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.644,18 TL zararın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hava yolu taşımacılığına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu olayda dosyaya sunulan belgelere göre kaybolan diz üstü bilgisayarın davacıya ait olduğu, bu bilgisayarın zimmet formu ile dava dışı ...’a verildiği, ...’ın ise olay tarihinde davacı şirketin Ege bölge müdürü bulunduğu, yolcu biletinin birbirini takip eden her iki taşıma için de ... adına düzenlendiği anlaşılmaktadır. Anılan kayıp bagaj davalı tarafa bu kişi tarafından teslim edilmiştir. Davalı tarafça davalının ...’ı taşıdığı, taşımadan doğan hakların bu kişiye ait olduğu, dava ve rücu hakkının davacıya devredildiğine veya temlik sebebiyle hak sahibi olduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığı, bu sebeple de davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı savunulmaktadır.
Aktif dava ehliyeti mahkemece re’sen gözetileceğinden; davacı tarafından bu hususa ilişkin ibraz edilen belgeler de incelenmek suretiyle davada aktif husumet ehliyetinin tespiti ve aktif husumete yönelik itirazların değerlendirilmesi gerekirken bu hususa ilişkin gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570487300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz