Çek İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1678 E. 2013/22034 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçe-hüküm çelişkisi↗ hmk 297↗ sözleşmeye aykırılık↗ içtihadı birleştirme kararı↗ protokol↗ istirdat↗ kâr payı↗ çek↗ harç↗ dosya masrafı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait müteahhitlik karnesinin devri ile ilgili olarak davacılardan Teksen Ltd. Şti. ile davalı arasında yapılan tarihsiz sözleşme ile davalıya ait 18/04/2002 tarihli A grubu yaklaşık 18 trilyon tutarlı ve kanunen geçerlik süre 3 yıl olan müteahhitlik karnesinin davacı şirkete devrinin kararlaştırıldığı, devir için 31/05/2002 ve 30.06.2002 keşide tarihli 2.500.000,000 TL tutarlı çekler ile nakit 2.500.000,000 TL'nin verildiği karnenin 18 trilyon değil, 11,5 trilyon lira değerinde olması nedeniyle 08.05.2002 tarihli ek protokol gereğince 30.06.2002 tarih ve 2.500.000.000 TL bedelli çekin davacı şirkete iadesinin kararlaştırılmasına rağmen iade edilmediği, bu nedenle davacı şirketin bu çek
nedeniyle borçlu bulunmadığı, müteahhitlik karnesi sahibinin aynı zamanda şirket ortağı olmasının yasal zorunluluk olduğu için, davacı şirket ortağı Selahattin Çalpan kendisine ait 39 payı 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, daha sonra davalının şirketteki payını dava dışı Rukiye Orman'a devrettiğini, davacı şirket üzerinde kalan Bilecik-Bozöyük 75 kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal inşaatı ihalesinin, davacı şirkete karnesini devreden davalının, davacı şirket ortaklığından 06.06.2002 tarihinde ayrılması nedeniyle, şirketin karnesiz kalmasından dolayı iptal edildiği, bu nedenle zarara uğrayan davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, müteahitlik karnesinin devri için davalıya verdiği bedeli ve karne harcı için ödediği 4.091.960,000 TL'yi davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30/06/2002 keşide tarihli 2.500,00 TL bedelli çek sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, müteahhitlik karnesi nedeni ile ödenen nakit ve çek bedeli ile harç bedellerinin istirdadına ilişkin diğer talepler yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, müteahhitlik karnesi devri sözleşmesine aykırılık nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın istirdadı ile karne devri için yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir.
T.C. Anayasası, yargılamanın aleniyeti ilkesine benimsemiştir. Bunun anlamı yargılamanın açık olarak yapılması ve yargılama sonunda verilen kararın açıkça belirtilmesidir. HMK'nın 297. maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın hükme uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı ilamında kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağı belirtilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 297. maddesinin son fıkrası uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup aralarında çelişki bulunmamalıdır.
Somut olayda, mahkemece gerekçe kısmında, müteahhitlik karnesi devri sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle davacının sözleşme bedelini ve karne harcı için ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği belirtilmesine rağmen, davacının bu talepleri yönünden davanın reddine karar verilerek, gerekçeyle çelişkili hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11841 E. 2016/8217 K.
Ortak:gerekçe-hüküm çelişkisi · sözleşmeye aykırılık · protokol · istirdat · kâr payı · çek · harç · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… 500.000,000 TL tutarlı çekler ile nakit 2.500.000,000 TL'nin verildiği karnenin 18 trilyon değil, 11,5 trilyon lira değerinde olması nedeniyle 08.05.2002 tarihli ek «protokol» gereğince 30.06.2002 tarih ve 2.500.000.000 TL bedelli çekin davacı şirkete iadesinin kararlaştırılmasına rağmen iade edilmediği, bu nedenle davacı şirketin bu «çek» nedeniyle borçlu bulunmadığı, müteahhitlik karnesi sahibinin aynı zamanda şirket ortağı olmasının yasal zorunluluk olduğu için, davacı şirket ortağı Selahattin Çalpan kendisine ait 39 «payı» 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, daha sonra davalının şirketteki payını dava dışı Rukiye Orman'a devrettiğini, davacı şirket üzerinde kalan Bilecik-Bozöyük 75 kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal inşaatı ihalesinin, davacı şirkete karnesini devreden davalının, davacı şirket ortaklığından 06.06.2002 tarihinde ayrılması nedeniyle, şirketin karnesiz kalmasından dolayı iptal edildiği, bu nedenle zarara uğrayan davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, müteahitlik karnesinin devri için davalıya verdiği bedeli ve karne harcı için ödediği 4.091.960,000 TL'yi davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30/06/2002 keşide tarihli 2.500,00 TL bedelli çek sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, müteahhitlik karnesi nedeni ile ödenen nakit ve çek bedeli ile «harç» bedellerinin «istirdadına» ilişkin diğer talepler yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, müteahhitlik karnesi devri «sözleşmesine aykırılık» nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın «istirdadı» ile karne devri için yapılan «masrafların» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece gerekçe kısmında, müteahhitlik karnesi devri sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle davacının sözleşme bedelini ve karne harcı için ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği belirtilmesine rağmen, davacının bu talepleri yönünden davanın reddine karar verilerek, «gerekçeyle çelişkili» hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… samına göre, taraflar arasında tarihsiz sözleşme ile davalıya ait 18/04/2002 tarihli A grubu müteahhitlik karnesinin davacıya devri, karnenin çıkarılması ile ilgili «masrafların» davacı şirket tarafından karşılanması, karnenin her ne sebeple olursa olsun devredilmemesi, «taahhüt» edilen miktardan daha az rakamlı olması halinde devir sözleşmesinin «geçersiz» olması ile karne sahibinin üç yıllık çalışma karşılığı aldığı para ve çekleri koşulsuz iade etmesi, düşük karne çıkması durumunda şirketin kabulü halinde yeniden sözleşme yapılmasının kararlaştırıldığı, taraflarca davalıya ait karnenin 18 milyon değil, 11.5 milyon değerinde olduğunun anlaşılması üzerine 08/05/2002 tarihinde ek «protokol» imzalandığı, ek protokolle 30/06/2002 tarihli, 2.500,00TL bedelli çekin davacıya iadesi kararlaştırılmasına rağmen çekin davacılara iade edilmediği, müteahhitlik karnesi sahibinin şirketin ortağı olması yasal zorunluluk olduğundan davacı ...'ın kendisine ait hisseyi 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, davacı şirketin «sermaye artırım» kararı aldığı, sermaye artırımı ile davalının «payının» 199 olup, 28/05/2002 tarihinde payını dava dışı ... 'a devrettiği, müteahhitlik karnesinin devri için 4.091,96 TL «harç» yatırıldığı, davalının 06/06/2002 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı ve ortaklıktan ayrılması nedeniyle şirket karnesiz kaldığından almış olduğu ... - ...
75 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaat işine ait ihalenin iptaline karar verildiği, davalının müteahhitlik karnesi devir sözleşmesi ve ek «protokol» gereğince 3 yıl boyunca şirket ortağı olarak kalması gerektiği halde kararlaştırılan süre dolmadan ortaklıktan ayrılarak davacı şirketin inşaat işinin ihalesinin iptaline yol açtığından «şirketi zarara» uğrattığı ve bu itibarla, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının 30/06/2002 keşide tarihli, 2.500,00 TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, davalıya nakit olarak verilen 2.500,00 TL ile 31/05/2002 keşide tarihli «çek» bedeli 2.500,00 TL ve karne devri için yapılan «masraf» olan 4.091,96 TL olmak üzere toplam 9.091,96 TL'nin 06/09/2002 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, müteahhitlik karnesi devri «sözleşmesine aykırılık» nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın «istirdadı» ile karne devri için yapılan «masrafların» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihalenin feshi · müktesep hak · sermaye artırımı · şirket zararı · geçersizlik · taahhütname · kusur · eksik inceleme
Benzer bu kararda… samına göre, taraflar arasında tarihsiz sözleşme ile davalıya ait 18/04/2002 tarihli A grubu müteahhitlik karnesinin davacıya devri, karnenin çıkarılması ile ilgili «masrafların» davacı şirket tarafından karşılanması, karnenin her ne sebeple olursa olsun devredilmemesi, «taahhüt» edilen miktardan daha az rakamlı olması halinde devir sözleşmesinin «geçersiz» olması ile karne sahibinin üç yıllık çalışma karşılığı aldığı para ve çekleri koşulsuz iade etmesi, düşük karne çıkması durumunda şirketin kabulü halinde yeniden sözleşme yapılmasının kararlaştırıldığı, taraflarca davalıya ait karnenin 18 milyon değil, 11.5 milyon değerinde olduğunun anlaşılması üzerine 08/05/2002 tarihinde ek «protokol» imzalandığı, ek protokolle 30/06/2002 tarihli, 2.500,00TL bedelli çekin davacıya iadesi kararlaştırılmasına rağmen çekin davacılara iade edilmediği, müteahhitlik karnesi sahibinin şirketin ortağı olması yasal zorunluluk olduğundan davacı ...'ın kendisine ait hisseyi 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, davacı şirketin «sermaye artırım» kararı aldığı, sermaye artırımı ile davalının «payının» 199 olup, 28/05/2002 tarihinde payını dava dışı ... 'a devrettiği, müteahhitlik karnesinin devri için 4.091,96 TL «harç» yatırıldığı, davalının 06/06/2002 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığı ve ortaklıktan ayrılması nedeniyle şirket karnesiz kaldığından almış olduğu ... - ...
… 5 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaatı ihalesinin 16/07/2002 tarihinde hükümsüz sayıldığı, davalının ise, şirketin karnesiz kalmasının söz konusu olmadığı, anılan «ihalenin feshi» tarihinden sonra da (şimdiki ve değişiklikten önceki ticaret unvanıyla) davacı şirketin bu karne ile başka ihalelere katıldığı, bazılarını kazandığını savunarak 16/08/2004 tarihli dilekçesi ekinde bu konuda bazı belgeler «ibraz» ettiği, 18/04/2002 tarihli sözleşme ve 08/05/2002 tarihli ek «protokol» ile davalıya ait müteahhitlik karnesinin 3 yıl süreyle davacı şirkete devredildiği, sözleşmede ihale ismi belirtilerek sınırlama yapılmadığından karnenin 3 yıl boyunca davacı şirketin gireceği tüm ihalelerde kullanılacağının kabulü gerektiği, davalının bu yöndeki savunması üzerinde durulup, doğruluğu ve davacı şirketin dava konusu karne ile sözleşme süresi içinde katılıp kazandığı ihaleler olup olmadığı, menfaat temin edip etmediği araştırılmadan «eksik inceleme» sonucu sadece iptal edilen bir ihale nedeniyle davanın tamamen kabulünün doğru görülmediğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ise, ilk bozma ilamında belirtilen hususlarda yine herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, verilen ilk karar doğrultusunda hüküm tesisi cihetine gidilmesi ve bu itibarla ilk bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozmaya uymakla davalı lehine usuli «müktesep hak» oluştuğu nazara alınmaksızın, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
75 Kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal İnşaat işine ait ihalenin iptaline karar verildiği, davalının müteahhitlik karnesi devir sözleşmesi ve ek «protokol» gereğince 3 yıl boyunca şirket ortağı olarak kalması gerektiği halde kararlaştırılan süre dolmadan ortaklıktan ayrılarak davacı şirketin inşaat işinin ihalesinin iptaline yol açtığından «şirketi zarara» uğrattığı ve bu itibarla, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının 30/06/2002 keşide tarihli, 2.500,00 TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, davalıya nakit olarak verilen 2.500,00 TL ile 31/05/2002 keşide tarihli «çek» bedeli 2.500,00 TL ve karne devri için yapılan «masraf» olan 4.091,96 TL olmak üzere toplam 9.091,96 TL'nin 06/09/2002 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11053 E. 2013/9837 K.
Ortak:gerekçe-hüküm çelişkisi · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 297. maddesinin «son» fıkrası uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece gerekçe kısmında, müteahhitlik karnesi devri sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle davacının sözleşme bedelini ve karne harcı için ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği belirtilmesine rağmen, davacının bu talepleri yönünden davanın reddine karar verilerek, «gerekçeyle çelişkili» hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nun 297. maddesinin «son» fıkrası uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Mahkeme gerekçe kısmında davacının gerekli olan belgeleri eksik gönderilmesi nedeniyle davalının üzerine düşen edimini yerine getirmediğini belirtmesine rağmen, davanın kabulüne karar verilerek «gerekçeyle çelişkili» hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, danışmanlık «hizmet sözleşmesi» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4335 E. 2010/10697 K.
Ortak:istirdat · çek
İncelediğiniz kararda… 500.000,000 TL tutarlı çekler ile nakit 2.500.000,000 TL'nin verildiği karnenin 18 trilyon değil, 11,5 trilyon lira değerinde olması nedeniyle 08.05.2002 tarihli ek «protokol» gereğince 30.06.2002 tarih ve 2.500.000.000 TL bedelli çekin davacı şirkete iadesinin kararlaştırılmasına rağmen iade edilmediği, bu nedenle davacı şirketin bu «çek» nedeniyle borçlu bulunmadığı, müteahhitlik karnesi sahibinin aynı zamanda şirket ortağı olmasının yasal zorunluluk olduğu için, davacı şirket ortağı Selahattin Çalpan kendisine ait 39 «payı» 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, daha sonra davalının şirketteki payını dava dışı Rukiye Orman'a devrettiğini, davacı şirket üzerinde kalan Bilecik-Bozöyük 75 kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal inşaatı ihalesinin, davacı şirkete karnesini devreden davalının, davacı şirket ortaklığından 06.06.2002 tarihinde ayrılması nedeniyle, şirketin karnesiz kalmasından dolayı iptal edildiği, bu nedenle zarara uğrayan davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, müteahitlik karnesinin devri için davalıya verdiği bedeli ve karne harcı için ödediği 4.091.960,000 TL'yi davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30/06/2002 keşide tarihli 2.500,00 TL bedelli çek sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, müteahhitlik karnesi nedeni ile ödenen nakit ve çek bedeli ile «harç» bedellerinin «istirdadına» ilişkin diğer talepler yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, müteahhitlik karnesi devri «sözleşmesine aykırılık» nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın «istirdadı» ile karne devri için yapılan «masrafların» tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, muhatap sıfatıyla «hamile» ödenen «çek» bedelinin çekin sahte olduğu iddiasına dayalı «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davacı taraf, ödenen bu çekin kendisinin düzenlemiş olduğu «çek» karnesinden keşide edilmediğini, esasen «keşidecinin» imzası ve yazısını da içermediğini, tamamen sahte olduğunu, bu nedenle davalıya ödenen bedelin hesap sahibi keşideciye iade edildiğini ve davalının «sebepsiz zenginleştiğini» ileri sürerek, ödenen meblağın «istirdadını» talep etmiştir.
Oysa davacı taraf, hem «çek» karnesinin hem de çekin üzerindeki «keşideciye» ait yazı ile imzanın sahte olduğunu, gerçeği yansıtmadığını iddia etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · ciro · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaDava konusu olan ve «hamiline» düzenlenen bu çekin muhatabının davacı olduğu ve «ciro» yoluyla hamil bulunan davalının süresinde «ibraz» ederek bedelini tahsil ettiği hususları çekişmesizdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu çekin orijinal davacı çeki olduğu, davalının çeki «ibraz» ederek tahsil ettiği, «sahteciliğin» olmadığı, davacının talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, ödenen bu çekin kendisinin düzenlemiş olduğu «çek» karnesinden keşide edilmediğini, esasen «keşidecinin» imzası ve yazısını da içermediğini, tamamen sahte olduğunu, bu nedenle davalıya ödenen bedelin hesap sahibi keşideciye iade edildiğini ve davalının «sebepsiz zenginleştiğini» ileri sürerek, ödenen meblağın «istirdadını» talep etmiştir.
Bu durum karşısında, davacının iddialarına ilişkin olarak kanıtları tam toplanmadan, hem «çek» karnesinin hem de imzanın dava dışı «keşideciye» ait olup olmadığı hususu araştırılmadan yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz kararda… 500.000,000 TL tutarlı çekler ile nakit 2.500.000,000 TL'nin verildiği karnenin 18 trilyon değil, 11,5 trilyon lira değerinde olması nedeniyle 08.05.2002 tarihli ek «protokol» gereğince 30.06.2002 tarih ve 2.500.000.000 TL bedelli çekin davacı şirkete iadesinin kararlaştırılmasına rağmen iade edilmediği, bu nedenle davacı şirketin bu «çek» nedeniyle borçlu bulunmadığı, müteahhitlik karnesi sahibinin aynı zamanda şirket ortağı olmasının yasal zorunluluk olduğu için, davacı şirket ortağı Selahattin Çalpan kendisine ait 39 «payı» 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, daha sonra davalının şirketteki payını dava dışı Rukiye Orman'a devrettiğini, davacı şirket üzerinde kalan Bilecik-Bozöyük 75 kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal inşaatı ihalesinin, davacı şirkete karnesini devreden davalının, davacı şirket ortaklığından 06.06.2002 tarihinde ayrılması nedeniyle, şirketin karnesiz kalmasından dolayı iptal edildiği, bu nedenle zarara uğrayan davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, müteahitlik karnesinin devri için davalıya verdiği bedeli ve karne harcı için ödediği 4.091.960,000 TL'yi davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30/06/2002 keşide tarihli 2.500,00 TL bedelli çek sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, müteahhitlik karnesi nedeni ile ödenen nakit ve çek bedeli ile «harç» bedellerinin «istirdadına» ilişkin diğer talepler yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek karnesi · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… n önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan «yargılama giderlerinin» buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz kararda… 500.000,000 TL tutarlı çekler ile nakit 2.500.000,000 TL'nin verildiği karnenin 18 trilyon değil, 11,5 trilyon lira değerinde olması nedeniyle 08.05.2002 tarihli ek «protokol» gereğince 30.06.2002 tarih ve 2.500.000.000 TL bedelli çekin davacı şirkete iadesinin kararlaştırılmasına rağmen iade edilmediği, bu nedenle davacı şirketin bu «çek» nedeniyle borçlu bulunmadığı, müteahhitlik karnesi sahibinin aynı zamanda şirket ortağı olmasının yasal zorunluluk olduğu için, davacı şirket ortağı Selahattin Çalpan kendisine ait 39 «payı» 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, daha sonra davalının şirketteki payını dava dışı Rukiye Orman'a devrettiğini, davacı şirket üzerinde kalan Bilecik-Bozöyük 75 kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal inşaatı ihalesinin, davacı şirkete karnesini devreden davalının, davacı şirket ortaklığından 06.06.2002 tarihinde ayrılması nedeniyle, şirketin karnesiz kalmasından dolayı iptal edildiği, bu nedenle zarara uğrayan davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, müteahitlik karnesinin devri için davalıya verdiği bedeli ve karne harcı için ödediği 4.091.960,000 TL'yi davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30/06/2002 keşide tarihli 2.500,00 TL bedelli çek sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, müteahhitlik karnesi nedeni ile ödenen nakit ve çek bedeli ile «harç» bedellerinin «istirdadına» ilişkin diğer talepler yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek karnesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1678 E. , 2013/22034 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.05.2012 tarih ve 2011/376-2012/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşme gereğince davalıya ait ve 18.04.2002 tarihli A grubu 18 trilyonluk geçerlik süresi 3 yıl olan müteahhitlik karnesinin devir masrafları davacıya ait olmak üzere davacı şirkete devrinin kararlaştırıldığını, karşılığında davalıya iki adet toplam 5 milyar liralık çek ve 2,5 milyar lira nakit para verildiğini, aynı zamanda karne sahibinin şirket ortağı olması gerektiğinden şirket ortağı olan davacı ...’in kendisine ait 39 adet hisseyi davalıya bedelsiz olarak davalıya devrettiğini, davalı beyanının aksine devre konu karnenin tutarının 11,5 trilyon çıkması nedeniyle 08.05.2002 tarihinde düzenlenen ek protokol ile davalının lehine keşide edilen 30.06.2002 tarihli 2,5 milyar liralık çeki iade etmeyi taahhüt ettiğini, ancak taahhüdünü yerine getirmediğini, davalının devraldığı şirket hisselerini başkasına devrederek ortaklıktan ve şirketteki teknik müdürlük görevinden ayrılması nedeniyle davacı şirketin üzerinde kalan ihalenin şirketin karnesiz kaldığı gerekçesiyle hükümsüz sayıldığını ileri sürerek davalı lehine keşide edilen 30.06.2002 tarihli çekin iadesine, bu mümkün olmazsa davacının bu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, karne devir bedeli olarak davalıya nakit olarak ödenen 2.500.00 TL ile 31.05.2002 tarihli çek karşılığı ödenen 2.500.00 TL ve karne devri için yapılan 4.091.96 TL masrafın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait müteahhitlik karnesinin devri ile ilgili olarak davacılardan Teksen Ltd. Şti. ile davalı arasında yapılan tarihsiz sözleşme ile davalıya ait 18/04/2002 tarihli A grubu yaklaşık 18 trilyon tutarlı ve kanunen geçerlik süre 3 yıl olan müteahhitlik karnesinin davacı şirkete devrinin kararlaştırıldığı, devir için 31/05/2002 ve 30.06.2002 keşide tarihli 2.500.000,000 TL tutarlı çekler ile nakit 2.500.000,000 TL'nin verildiği karnenin 18 trilyon değil, 11,5 trilyon lira değerinde olması nedeniyle 08.05.2002 tarihli ek protokol gereğince 30.06.2002 tarih ve 2.500.000.000 TL bedelli çekin davacı şirkete iadesinin kararlaştırılmasına rağmen iade edilmediği, bu nedenle davacı şirketin bu çek
nedeniyle borçlu bulunmadığı, müteahhitlik karnesi sahibinin aynı zamanda şirket ortağı olmasının yasal zorunluluk olduğu için, davacı şirket ortağı Selahattin Çalpan kendisine ait 39 payı 08/04/2002 tarihinde davalıya devrettiği, daha sonra davalının şirketteki payını dava dışı Rukiye Orman'a devrettiğini, davacı şirket üzerinde kalan Bilecik-Bozöyük 75 kişilik Yetiştirme Yurdu İkmal inşaatı ihalesinin, davacı şirkete karnesini devreden davalının, davacı şirket ortaklığından 06.06.2002 tarihinde ayrılması nedeniyle, şirketin karnesiz kalmasından dolayı iptal edildiği, bu nedenle zarara uğrayan davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, müteahitlik karnesinin devri için davalıya verdiği bedeli ve karne harcı için ödediği 4.091.960,000 TL'yi davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30/06/2002 keşide tarihli 2.500,00 TL bedelli çek sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, müteahhitlik karnesi nedeni ile ödenen nakit ve çek bedeli ile harç bedellerinin istirdadına ilişkin diğer talepler yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, müteahhitlik karnesi devri sözleşmesine aykırılık nedeniyle sözleşme gereği verilen çeklerin ve paranın istirdadı ile karne devri için yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir.
T.C. Anayasası, yargılamanın aleniyeti ilkesine benimsemiştir. Bunun anlamı yargılamanın açık olarak yapılması ve yargılama sonunda verilen kararın açıkça belirtilmesidir. HMK'nın 297. maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın hükme uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı ilamında kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağı belirtilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 297. maddesinin son fıkrası uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup aralarında çelişki bulunmamalıdır.
Somut olayda, mahkemece gerekçe kısmında, müteahhitlik karnesi devri sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle davacının sözleşme bedelini ve karne harcı için ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği belirtilmesine rağmen, davacının bu talepleri yönünden davanın reddine karar verilerek, gerekçeyle çelişkili hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568945000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz